•
Elimi yüzünden indirip yatağın diğer tarafından ayaklarını sarkıttı. Şok olarak kaşlarımı çattım.
-"Ne oldu ?" dedim ve yataktan kalktım.
-"Ne olacak kızım ? Koş kimliğini getir gidiyorum ben."
Kahkahayı patlattığım sırada Melek teyze de odaya girmişti.
-"Allah neşenizi bozmasın." dedi gülerek.
-"Amin anne amin." Esved bunu söylerken yüzüme bakmış iç çekmişti.
Şapşal.
Küçük tepside taşıdığı su ve ilaçları komodine koydu.
-"Ciddiyim ben."
Esved'e gözlerimi büyüttüm. Annesi burada !
-"Delirdin bence." dedim zoraki gülümsememle.
Melek teyze kaşını kaldırmış sorarcasına bakıyordu.
-"Anne." dedi Esved.
Tanrım.
Elimi alnıma koyup nefesimi üfledim.
-"Efendim oğlum. "
-"Biz en erken Bade'yi ne zaman isteyebiliriz ?"
Ya beni sipariş mi veriyorsun ?!
-"Esved !" dedim hayret içinde.
Melek teyze şoktaydı. Ağzıyla gözleri aynı oranda açılmıştı.
-"Ne ? Ne diyorsun sen oğlum ?" Eliyle göğsünü tutup bana döndü.
Acı çeken yüz ifademi saklayamadım.
Esved'i boğmayı bir kenara yazdım.
-"Niye bu kadar şaşırdınız ?" dedi ikimize doğru.
Normal değil mi ?!
-"Oğlum. Bir anda söyleyince şaşırdım. Ne diyeceğimi bilemedim." dedi Melek teyze.
-"Bakma sen ona Melek teyze. İlaçlarını içsin uyusun." dedim araya girip.
Esved'i gözlerimle uyardığımda yatağa oturmuştu.
-"Eğer öyle bir isteğiniz varsa oturup konuşabiliriz." dedi ilaçlarını verirken. Kadın bile utanıyor ya !
-"Konuşacağım ben." diye huysuz bir halde söylendi.
-"Hayırlısı olsun yavrum. " Melek teyze iki arada kalmış gibi derin bir nefes aldı ve kendisini odadan dışarı attı.
Şimdi koşarak annemin yanına gittiğini düşünmek istemiyordum.
-"Ya sen delirdin mi ? " dedim direkt.
-"Evlenirim demedin mi ? Bir an önce isteyelim seni."
Ona inanamaz halde başımı sallarken kolumdan çekti ve dizine oturttu.
-"Güzelim ne kızıyorsun ? Seni istiyorum diyorum. Birlikte yatıp uyuyalım istiyorum. Çok mu ?"
Yüzümü düşürüp ona bakmadım.
-"Değil ama böyle şeyler yapma. Utanıyorum."
Çenemi tutup yüzümü yüzüne yaklaştırdı ve burnumu öptü.
-"Ama ben seni çok seviyorum. " dedi.
Gülümseyip dudağından minik bir öpücük çaldım.
-"Bende çok seviyorum ama konumuz bu değil." dedim mırıltıyla.
-"Benim için tamamen konu sensin." Belimdeki elini sıklaştırdığı zaman içimdeki şeytan dürtüklüyordu. Dizinden kalkıp tamamen kucağına oturmak ve...ah tanrım.
Hayır Bade !
-"Eğer daha çok dinlenip hemen iyileşirsen senden uzak durmayacağım." dedim aniden aklıma gelen bu fikirle.
Gözlerini devirip başını omzuma yasladı.
-"Benim zaafımı kullanıyorsun. Olmaz ki böyle."
-"Olur olur."
-"Ne kadar bir yakınlıktan söz ediyoruz ?" diyerek başını kaldırdığında gözlerinden geçen ifade hiç hayra alamet değildi.
Dudaklarına hafifçe vurup yanağını öptüm.
-"Aklındaki müstehcen düşünceleri yok et."
Yeniden göz devirdiğinde ne kadar karizmatik olduğunu düşündüm.
-"Güzelim biliyorsun ki sen benim altımda çırılçıplak haldeydin. Her noktana dokunmuş ve öpmüşlüğüm-"
Daha fazla dayanamayıp elimle ağzını kapattım.
O gecenin ayrıntılarını bilmeyi kesinlikle istemiyorum.
-"Sarhoştum ! Sende unutuyorsun !" dedim kesin bir ifadeyle.
Elimi ittirip bakışlarını göğüs dekolteme düşürdü. Dudaklarında beliren gülümseme nefes kesiciydi. Eğildi ve iki göğsümün arasını öptü.
Dudaklarım aralık kalmıştı. Omzunda duran elimi farkında olmadan sıktım.
-"Göğüslerini emdiğimde aldığın zevki hatırlasaydın...unutmak istemezdin bebeğim."
Evet tam olarak şuan iptalim.
Bacaklarımın yok olduğunu ve uçtuğumu hissediyorum. Kasıklarıma yerleşen sızı o kadar belirgindi ki bacaklarımı birbirine bastırmak istedim.
Göğüs aramdan başını kaldırıp gözlerime baktı ve dilini dudağında gezdirdi.
Bu kadar açık bir cinsellik konuşmamız olmamışken o gecenin yaşanması komikti. Ek olarak hatırlamıyordum. Şaka gibi.
Ve ben bu cümlesinde her santimime kadar kızardıysam yaşayacağımız yakınlıklara nasıl dayanacaktım ?
-"Unut işte Esved ! Ben hatırlamıyorsam sende hatırlama."
Ne zamandır tuttuğumu bilmediğim nefesimi verdim. Utanç duygusuyla sarmalandığım için şu yere düşüp bayılmak istiyordum.
Sağ elini kaldırıp göğüslerimin hemen altına koydu. Baş parmağını bastırarak göğsümde gezdirince hemen altındaki kalbim durdu duracaktı.
-"Olur güzelim. Birlikte hatırlarız." Sesinin tonu can yakıyor soyut bir zevk veriyordu.
Zar zor yutkunup elini ittirdim ve ayağa fırladım.
-"Ben...ben gidiyorum. Hem babamlar da gelir sen uyu. Yarına gelirim. " dedim hızlıca.
Ter içinde kalmıştım.
İyi geceler dileyerek odadan kaçtığım zaman kendime gelmem epey zaman aldı.
Ertesi gün kahvaltının ardından annemler restorana giderken ben yine evdeydim. Güzel bir duş almış saçlarımı kendi halinde açık bırakmıştım. Yüzüme yalnızca ufak dokunuşlar yaptıktan sonra dolaptan seçtiklerimi üzerime giyindim.
Esved'i rahatsız eden göğüs dekoltemden vazgeçmeyi pek düşünmüyordum.
-"Ben çıkıyorum !"
Başak odama daldığında bende son olarak parfüm sıkıyordum.
-"Görüşürüz. " dedim.
Arkadaşlarıyla kahvaltıya gidiyordu. Bana da teklif etmişti ancak gitmeme nedenimi biliyorsunuzdur.
Başağın ardından bende bahçeden yan bahçeye geçtim. Saat öğleye geliyordu. Uyanmış olmalıydı.
Sorun olmayacağını bilsem bile içeri girmeden kapıyı tıklattım. Hemen açılmıştı.
-"Kuzum hoşgeldin. " dedi Melek teyze.
Hızlı açmasının nedeni hem salonda oluşuydu hemde burada Gürkan bey de vardı.
Gergin bir şekilde tebessüm ettim.
-"Merhaba hoş buldum. Sizde hoşgeldiniz." dedim.
-"Sağ ol kızım nasılsın ?"
Bir kaç kelime konuştuktan sonra gözüm Esved'i arıyordu. Kadir amca da yoktu. Belli ki restorana gitmişti.
-"Esved'in biraz ağrısı oldu. Halsizdi pek kalkmadı yataktan. Doğru düzgün bir şey de yediremedim." der demez yüzüm değişmişti.
Kalbim anında tepki veriyordu.
-"Kötü mü ? Nasıl ?" dedim hızlıca.
-"Normaldir olacak o kadar." demişti Gürkan bey.
Yine de dayanamayıp koltuktan kalktım.
-"Gidip baksam içim rahat etmeyecek." dedim.
Melek teyze başıyla onayladığında merdivenlere yöneldim. Sessiz sessiz odasına girmiştim. Kapıyı da aynı sessizlikte kapattım ve yatağa yaklaştım.
Üzerini çıkartmış göğsüne kadar çektiği pikeye sarılı halde dümdüz yatıyordu. Bir kolunu yukarı başına doğru attığı için bu görüntüsü yürek hoplatıyordu.
Dudağımı ısırarak yanına oturdum ve başlığa yaslandım. Düzenli nefesleriyle uyuduğu belliydi.
Eğer gerçekten ağrısı olmasaydı uyumayacağını biliyordum.
Melek teyzenin gelmeyeceğinden emin olarak Esved'in yanına uzandım. Yatak çift kişilik olduğu için sığmakta zorlanmamıştım. Yan yatıp elimi usulca yanağına yerleştirdim.
Onu kaybetmeyle bu kadar yakından yüzleşmek hiç kolay olmamıştı.
Nefes almadığı bir dünyada yaşamak...düşünmek dahi istemiyordum.
Benim her şeyim.
Gülümsedim. Ona bakıp gülümsememek mümkün müydü ?
Yavaş yavaş yaklaştıktan sonra tüy kadar hafif bir öpücüğü yanağına değdirdim. Kirpikleri kıpırdayınca başımı yastığa bıraktım.
Vücudunun sıcaklığını hissedebiliyordum. Ona sokulup uyumayı öyle özlemiştim ki.
Keşke şimdi uyuyabilseydim.
-"Sevgilim."
Kapalı gözlerini açmadan dudaklarını oynatmıştı. Tatlı uykulu sesi beni bir pamuğa döndürdü.
-"Buradayım." diye fısıldadım ve çıplak omzunu öptüm.
Derin bir iç çekip yan tarafına dönerken yüzünü buruşturmuştu. Ardından gözlerini açtı gözlerimle buluşturdu.
-"Uyandırdım mı ?"
Gözlerini kapatıp yüzünü boynuma gömdü.
-"Uyuyacağım." demişti.
Gülümseyip ensesini okşadım ve boynunu öptüm. Sağ elini sırtıma atarak bedenimi kendine çekti. Dudakları tenimi yakmak istercesine sürtünüp duruyordu.
Sessizliğimi korudum.
Varlığına sessiz dualar ediyordum. İyi ki vardı. İyi ki nefes alıyor ve iyi ki benimdi.
Aldığım nefesle elimi omzuna koyup onu göğsüme bastırdım.
-"Sen olmasan ben ne yapardım ?" diye fısıldadım. Saçlarının arasına dudaklarımı bastırıp sıcak tenini okşamaya başladım.
-"Aynı acıyı yaşatmayacağım. Hep seninle olacağım." Söylediğimi duymuş başını kaldırmıştı.
Birleşen bakışlarımız fazlasıyla derin anlamlar içeriyordu.
Dudağının kenarını öptükten sonra doğruldum ve saçlarını elimle düzelterek gülümsedim.
-"Nasıl hissediyorsun ?" diye sorarken ne olur ne olmaz diye yataktan kalkmaya karar vermiştim.
Elini kaldırıp elime uzatınca geri çevirmeyi tuttum.
-"Seninle uyanınca daha iyi hissettim." diyip dudağını diliyle ıslattı. Yüzü solgundu. Dün olanlar onu yıpratmış olmalıydı. Gece uyumadığına da emindim.
-"Uyumak istersen yanında durabilirim."
Başını iki yana salladı.
-"Yanımda dur ama uyumak istemiyorum. Sana doya doya bakmak istiyorum. " Ses tonunun güzelliği karşısında kalbim ısınmıştı.
Dışarıdan gelen seslerden dolayı konuşmadan bakışlarımı kapıya çevirdim ve elimi elinden çektim.
Çok geçmeden kapı tıklatıldı. İçeri ilk önce Melek teyze girdi. Arkasında birileri vardı.
-"Oğlum. Halanlar seni görmeye gelmiş."
Esved donuklaşan yüzüyle ellerini yatağa bastırdı ve doğruldu.
-"Şunu versene." diyip çenesiyle işaret etti.
Yatağın ucunda duran pijama üstünü alıp ona uzattım. Üzerine geçirirken Melek teyze kapıyı tamamen açtı.
Cama doğru sırtımı verip ellerimi birleştirdim.
İçeriye iki kadın girdi. Yüzlerinde yer edinmiş üzgün ifadeyle yaklaştılar.
-"Halacım geçmiş olsun."
-"Çok korkuttun bizi." dedi bir diğeri.
Esved başlığa yaslanırken yüzü tuhaf olunca ona eğildim ve az önce yattığım yastığı bel boşluğuna koydum.
-"İyiyim hala sağ olun."
-"Geçmiş olsun." Aynı ağızdan söyleyen iki kız ve bir erkek kapının oradaydılar.
Hemen hemen yaşıt gibi duruyorlardı. Erkek olanla göz göze geldiğimizde üzerimi saniyelik olarak süzünce gözlerimi çektim.
Esved başını belli belirsiz sallayınca halaları kaçamak bir bakışla bana baktılar.
Melek teyze de fark etmişti.
-"Bade , büyük görümcem Emine , küçük görümcem Nurdan. Bade...kızım sayılırdı. İnşallah gelinim olacak."
Nefes almadan sıkışan kalbimle birlikte tebessüm ettim.
Açıkçası duygulanmıştım.
Beni böyle tanıtması içime dokunmuştu.
Esved'in yoğun bakışlarını hissediyor utançtan bakamıyordum.
-"Memnun oldum." diye mırıldandım. İyi ki az da olsa makyaj yapmıştım yoksa kırmızı bir suratla duracaktım.
-"Memnun olduk biz de." dediler ve Esved'e döndüler.
Kısa sayılacak konuşmanın ardından onu yormamak için odadan ayrılmışlardı. En sona kalan Melek teyzeydi.
-"Çorba getireceğim yedirirsin olur mu ?" dedi bana.
-"Anne ellerim tutuyor." Esved'e gözlerini devirip gittiğinde kıkırdayarak yanına oturdum.
-"Ben yedirsem ne olur ?" dedim.
Cümlemden çok bana odaklıydı. Fakat yüzündeki sertlik iyiye işaret değildi.
-"Ne ? Ne oldu ?" derken ensesini kaşıyıp boynunu çıtlatmıştı.
Başıyla kapıyı işaret etti.
-"Kendime bir geleyim. O piçin sana bakan gözlerini sikmezsem şerefsizim."
Ciddiyeti ve öfkesi beni duraklattı. Elini tutup sıktım.
-"Saçmalama sakin ol. Kuzenin o senin."
-"Sikmişim kuzenini. Utanmadan süzüyor ! Ayağa kalkacak halim olsaydı gözlerini götüne sokardım ama işte elden ayaktan kesildik anasını satayım."
Sesinin alta ulaşmasından korkarak ona iyice yaklaştım ve başını göğsüme çekerek sarıldım.
-"Kötü bir anlamda bakmadığını düşünüyorum. Sende sinirlerine hakim ol ve sakinleş." diyerek saçlarını öptüm.
Solukları hızlı düzensizdi. Normale dönmesi biraz sürmüştü. Kaskatı kesilmiş bedeni nihayet gevşediğinde ellerini belimde birleştirdi ve burnunu boynuma sürttü.
Bu temasla tenim karıncalandığında tam gözlerim kapanacaktı ki başını geri çekti.
-"Şu göğüslerini açıp dolaşmaktan vazgeç ! Sana başka gözlerin değmesinden rahatsız oluyorum Bade." diye bağırdı.
Ellerimi üstünden çekip yataktan kalktım.
-"Bağırma lütfen birisi duyacak." diye uyardım.
Başını geriye yasladı ve elini saçlarından geçirdi.
-"Sende biraz dikkat edersen daha mutlu olacağım."
Düz çizgi halindeki dudaklarımı oynattım.
-"Dikkat ederim. Sende daha sakin bir dilde konuşursan ben mutlu olurum."
İnadına daha açık giyineceğimi içimden geçirirken ona sırtımı dönerek camın önünde durdum.
Bağırmasına gerek mi vardı canım ?
-"Anlamıyorsun Bade."
Sesi ve sıcaklığı yakından gelince kalktığını anladım. Arkamda durup kolumu okşadı ve omzuma dudaklarını değdirdi.
-"Senin giyimine kuşamına karışmak bana düşmez ama bir başkası bedenine iç çekiyorsa benim kafam atıyor. Emin ol yerimde olsan aynısını düşünürdün."
Omuz silkince tekrar öptü ve çıplak belime sarıldı.
Bağırmasından hoşlanmıyordum.
-"Seni çok seviyorum. " derken bluzun yakasını çekmiş boynumu öpmüştü. Huylanıp kıpırdandığımda uzaklaşmama izin vermeden bir kaç defa daha öptü.
-"Affettin mi ? Hastayım bak üzme beni."
Kaşlarımı çatıp bedenimi ona çevirdim.
-"Yeri geldi mi hastayım diye duygu sömürüsü yapıyorsun !" dedim yalandan bir kızgınlıkla.
-"Ne yapayım başka türlü affetmezsin."
Uyuz.
Parmak ucumda yükselip boynuna sarıldığımda hemen belime sarılmış ayaklarımı yerden kesmişti.
Ona küsmem mümkün değildi ki.
-"Bade."
-"Hım.." diye bir mırıltı çıkarttım. Kulağımın altını öperken içim gidiyordu.
Hafifçe geri çekildi. Burnunu burnuma sürttü.
-"Seni kollarımdayken bile özlüyorum. Bu normal mi ? Hayatımda hiç böyle şeyler hissetmedim. Kendimi tuhaf ama...tamamlanmış hissediyorum. "
Gözlerim gözlerindeyken gülümsedim ve dudaklarından öptüm.
-"Sanki kalbimin kayıp yarısı sendeymiş ve...bulmuşum gibi." dedim fısıltıyla.
Hislerimiz birdi.
Gülümsedi.
-"Sende benim gibi hissediyorsun." dediğinde mutluluğu sesine yansımıştı.
Başımla onaylayıp çenesinin kenarını öptüm. Sakalları dudaklarımda tatlı bir his yarattı.
Birbirimizde dinlenmemiz kapı çalınana kadar sürmüştü. Melek teyze çorbayı getirmiş börek yapacağını söyleyerek gitmişti.
Bende Esved çorbasını içene kadar onu izlemiştim. Sonrasında yatakta oturmuştuk.
Durmadan çalan telefonuyla konuşuyordu. Ben ise İnstagram'a girmiş öylesine bakınıyordum.
Bir ara telefonum elimden çekildiğinde irkildim.
-"Neye bakıyorsun bakayım bende."
Oldukça dikkatli şekilde ele aldığında sesimi çıkarmayıp kollarımı göğsümde birleştirdim.
Direkt olarak dolu olan dm kutuma tıkladı. Çok uğraş vermesem bile bulduğum fırsatta fotoğraf çekip atıyordum. Bunu seviyordum fakat Başak gibi işim değildi. Fotoğraflarım beğenildiği için de hem takipçi hem beğeni sayım yüksekti.
-"Şerefsizlere bak." Ağzının içinden ettiği küfürlerin haddi hesabı yoktu. Mesajlarda erkeklerin attıklarına göz gezdirip siliyordu.
Bir çoğu iğrenç içerikli olduğundan uzun zamandır bakmayı bırakmıştım.
-"Neden karıştırdığını sorabilir miyim ?" dedim en sonunda.
Çatık kaşlarıyla bana yandan yandan bakış attı.
-"Karıştırmıyorum güzelim. Bakamaz mıyım ?"
Kaşımı kaldırıp dudağımı büktüm.
-"Bakabilirsin tabiki. Takip edebilirsin mesela ?" dedim güldüm.
Bana göz devirince sakalını çekiştirdim. İnleyip elimi ittirmiş bakmayı sürdürmüştü.
-"Bu ne amına koyayım ?! Böyle fotoğraf mı olur lan ? Bu ne kızım ?! Seni kendimden esirgiyorum kaç yüz bin kişi bunu görüyor mu ?!"
Baktığı post bir detay fotoğrafıydı. Evet açıktı. Dikkat çekiciydi ve seksiydi.
-"Şey...bir partideydim de...beğenilince şey ettim bende."
-"Şeyini siktirtme bana kızım ! Al kaldır şunu derhal !" diye bağırmasıyla olduğum yerde sıçradım.
Fotoğrafta Kaya ve arkadaşlarımızla birlikte hafta sonu için büyük bir kumsalda partiye katılmıştık. Ve bikinimin üzerinde kullandığım aksesuarları çekmiştim.
-"Böyle dolaşmış olma gerçeğini kafamdan nasıl sileceğim ?!" diyip nefesini üfledi.
-"Bikini giyemeyecek miyim Esved ?" dedim durgun yüz ifademle.
-"Giyersin giyersin de yanında ben olurum. Sana gözü kayanı döverim en azından içim rahat olur. Neyse sen sil şunu hadi." Siniri olduğu gibi yüzüne yansıyordu.
Bunun onu rahatsız edeceğini bile bile inada vurmayacaktım. Fotoğrafı arşivledim.
Benim için hiçbir önemi yoktu.
Alt tarafı fotoğraftı ve sevdiğim adamla tartışmak istemiyordum.
Dudaklarımı birbirine bastırıp telefonu uzattım. Rahat bir nefes alırken yeniden bakmaya koyuldu. Aynı zamanda başını omzuma bırakmıştı.
-"Neden bacaklarını çekip koyarsın ki ?"
Kıkırdayıp saçlarını kokladım.
-"Topuklular ünlü bir markaydı ve bana da yakışmıştı." diye yanıtladım.
Bu fotoğrafı kesinlikle silemezdim çünkü çok seviyordum.
-"Tamam vazgeçtim al daha fazla bakamayacağım." Telefonumu kilitleyip bacaklarıma bıraktı.
Ağır hareketlerle yan dönüp yattığında sırtına adeta koala gibi yapışarak sarıldım. Elbette karnına dikkat ediyordum.
-"Seninle uyumayı özledim."
Bu itirafım onu döndürmeye yetmişti. Kedi gibi boynuma sokularak bedenime sarıldı ve sayısız kere öptü.
-"İzin versen kalkacağım. Evimize gideriz uyuruz ama kızıyorsun."
Evimiz kelimesi bir insana bu kadar mı iyi hissettirir ?
Yanağını uzun uzun öpüp dudağının kenarını okşadım.
-"Birazcık daha iyileşmen gerekiyor sevgilim." dedim mayışmış halde.
Gözleri iyice açılan dekolteme kaydığında ona bu kadar yakınlık yeter diyerek yanından zorla kalktım.
Bu adam gittikçe azgınlaşıyordu ve en fenası beni de kendine benzetmesiydi.
•••
Herkese merhaba ❤
İyi bayramlar 🙏