İçeriğe geç

YAKARIŞ

Bölüm 29 · 11 dk okuma

YAKARIŞ

Bölüm 29

Yirmi dokuz

•

O sabah Esved uyanmadan kalkmış birisine yaklanmayarak rahatlamıştım.

Üç gün daha geçirdiğimiz hastanede onu ayakta görmek bana sanki çocuğumun ilk adımı gibi duygu dolu anlar yaşatmıştı.

Yatmaktan sıkıldığı için koridorda Kaan'ın desteğiyle yürüyordu.

Babam ve Kadir amca restoranda işler çok boşlandığı için gitmek zorunda kalmıştı. Esved de gitmeleri için ısrarcı olmuştu.

-"Oğlum tamam yorma kendini daha."

Gürkan bey koridorda oturduğu sandalyede gözünü kırpmadan torununu izliyordu. Herkes gerçek anlamda nefes almaya başlamıştı.

Kötü günler atlatmıştık.

-"Aynen hadi odaya dönelim." Esved itiraz etmeden Kaan'ın yönlendirmesiyle odasına girdiğinde bende arkalarındaydım.

Melek teyze yarım saat önce kıyafet almak için eve gitmişti. Birazdan gelirdi.

-"Yatabilecek misin ?" diye sordu Kaan.

Esved başını olumsuz anlamda sallayıp elinin içiyle duvara tutundu.

-"Yatmayacağım." dedi.

Kaan göz ucuyla bana bakıp önüne döndü.

-"Tamam...öyleyse dışarıdayım ben. Yatacağın zaman seslen." diyerek geriye döndü çıktı ve kapıyı kapattı.

Bir kaç adımla önüne gittiğim Esved'in yakasına uzandım. Siyah üstten bir kaç düğmeli bir pijama takımı giyiyordu.

Onu ütüsüz gömlekle dahi görmeyen insanlar için bu görüntü azıcık değişik geliyordu.

Açıkta duran düğmeleri ilikleyip düzelttim ve ellerimi çekmeden yanağını okşadım.

Duvara tutunmayı bırakıp kollarını sırtıma dolayınca nefesim kesilmişti.

Ne kadar olmuştu böyle sarılmayalı ?

-"Yanımdasın ama seni çok özlüyorum." dedi ve omzumu öpüp oradan saçlarımın arasına burnunu bastırdı.

Yüzümü göğsüne yaslarken beline kollarımı sardım. Sıkmamaya dikkat ediyordum çünkü bedeni tam olarak iyi değildi.

-"Sen bir de bana sor. Kaç gün seni uzaktan izledim haberin var mı ?" dedim küskün bir tavırla.

Yanağımı sertçe öptüğünde haliyle hemen gülümsemiştim.

-"Seni öpmem lazım acilen."

Gözlerimi büyüterek geri çekildim. Daha ayakta doğru düzgün duramıyordu düşündüğüne bakın !

-"Saçmalama Esved. Yatağa geç artık çok durdun." Kollarından sıyrılmaya çalıştığımda yüzünü buruşturup inleyince panik yapıp dondum kaldım.

-"Dikişlerine mi çarptım ?! Ya Esved yaklaşma dedim sana işte of !"

Buna rağmen yine de bırakmıyordu. Acı çekiyordu ama o acıyla gülüp saçlarımı öptü.

-"Güzelim. Bana iyi gelen sensin görmüyor musun ?" dedi kısık tonda.

Yüzümü kaslı göğsüne sürtüp kalbinin üzerini öptüm.

-"Ama korkuyorum."

-"Korkma sen bana bir şey olmaz." Yanaklarımı tutup eğildiği an ciddi anlamda kaçtım.

-"Esved hayır dedim ya uslu dur !" diye kızarken kaşlarımı çatmıştım.

Bende istiyorum herhalde ama burada olur mu hiç ?!

Ofluyordu ki odanın kapısı tıklatıldı. Gürkan bey gelmiş şirkete gidip geleceğini haber vermişti. Ardından Kaan'a Esved'i yatırmasını söyledikten sonra koridorda soluklanmaya çıkmıştım.

Bu uzun sürmedi. Çünkü Sena Melek teyzeyle birlikte buraya doğru yürüyordu.

Sertçe yutkunup yaklaşmalarını bekledim.

-"Bade kızım Esved uyuyor mu ?"

-"Yok Melek teyze Kaan yanında." diye yanıtladım.

İçim sıkıntılı olsa dahi gönül rahatlığı dileyerek Sena'ya baktım. Minicik bir ifade aradım. Kendimi kötü hissetmeme yetecek ufacık bir tepki.

Ancak çok rahattı. İlk tanıştığımızda gibiydi.

-"Biraz konuşabilir miyiz ?" diye sorarken nefesimi tutmuştum.

Bunu yapmalıydım evet.

-"Ben odaya geçip şunları bırakayım." Melek teyze hiç takılmadan geçip giderken Sena tebessüm etmiş başını sallamıştı.

Bu katta olan terasa çıkarken avuçlarımın terlediğini hissediyordum.

İlerleyip beyaz masa takımına oturduk.

-"Sena lafı hiç gevelemeyeceğim. İnan bana seni kırmak üzmek , hakkımda kötü düşünmeni sağlayacak hiçbir şey yapmamaya çalıştım. Yemin ederim seninle ilk ben konuşacaktım-"

Masada duran elimi tutup sıktı.

-"Bade kendini kötü hissetme. Böyle endişelenme ben seni biliyorum. Söylesen de söylemesen de seni biraz olsun tanıdığım için hiçbir tereddütüm yok. Aksine ikiniz için mutluyum. Bizim yanlış birlikteliğimiz buna asla engel değil. Biz diye bir şey de yoktu." demesiyle tuttuğum nefesimi üfledim.

Yine de üzülüyordum işte.

-"Esved'le ikimiz ailesi mutlu olsun diye oyun oynadık o kadar. İlerisi yok. Senin de için rahat olsun çünkü benim içim çok rahat. Esved mutlu , ben kendi ayaklarım üstünde hayat kurdum bende mutluyum."

İç çekip diğer elimi birleşmiş ellerimizin üstüne koydum.

-"Teşekkür ederim. Belki saçma bir durumdayız ama içim rahatladı. " diye mırıldandım.

-"Yarım saatliğine öğle arasında çıktım. İşe geri döneceğim. Tekrar bir ara görüşürüz." diyerek ayağa kalktı.

-"Görüşürüz." dedim minik bir tebessüm ederek.

Onun terastan çıkmasıyla sandalyede geri yaslandım. Bahar aylarına girmiş olduğumuz için ılık hava yüzüme doğru esiyordu.

Gece gündüz birbirine girdiği için doğru düzgün nefes dahi almayı unutmuştuk.

Kollarımı göğsümde birleştirmiş vücudumu dinliyordum.

Çok yorulmuştum. İtiraf ediyorum çok yoruldum.

Ama değerdi.

O sandalyede sanırım bir saat oturmuştum. Rüzgar esintisi iyi gelmişti.

Hastanenin artık bıktırıcı kokusuna karıştığımda soluğu Esved'in odasında aldım. Koridorda kimse olmadığı için direkt girmiştim.

Uyuyordu.

Gülümseyip başımı eğdim. Dayanamayarak yanına yürüdüğümde uyanmasından korksam bile yanağını öpmüştüm.

Ufak bir öpücüktü. Muhtemelen yorgun düştüğü için derin bir uykuya dalmıştı.

Odadan geriye çıkıp kaldığımız odaya döndüğümde herkes burada kahve içiyordu.

-"Afiyet olsun." dedim girerken.

-"Sana baktım göremedim kızım." diyen babamdı.

-"Terasta oturuyordum." diyip koltuğun boş yerine Kadir amcanın yanına oturdum.

-"Aç mısın ? Yada kahve ister misin sende ?" diye soran Kadir amcayı olumsuz olarak yanıtladım.

Hastanede iştahım bütünüyle kapanmıştı.

-"Esved çıktığımızda inat eder ama onu bir şekilde bizim eve götürmemiz lazım." dedi Melek teyze.

Elbette gözümün önünde olmalıydı.

-"Ben konuşurum onunla." Refleks olarak boş boğazlık etme sonucunda tepeden tırnağa utançla kavruldum.

Annem boğazını temizlerken Melek teyze alttan alttan gülmüştü.

-"Belli ki seni dinleyecek kızım." dedi Melek teyze.

Babam ve Kadir amca da buradayken bunu konuşmak oldukça kötüydü. Ben kaşındım evet.

-"Ahiretlik dostluğumuzun dünürlüğe varacağını hiç düşünmemiştim." Kadir amca eğlenerek güldüğünde ben başımı nerelere vursam diye bakınıyordum.

Başım eğik dudaklarımı ısırmış kurbanlık koyun gibiydim.

-"Çocuklarımız ne isterse yanlarında olacağız." dedi babam ciddiyetini bozmadan.

Bana baktığını biliyordum. Utançtan başımı kaldırmamıştım.

-"Şimdi bunları konuşmayalım. Kızımı utandırmayın." Annem bunu söylerken bile beni utandırdığını görmüyordu.

Yanağımı kaşıyıp titrek bir soluk aldım.

-"Ben şey...telefonuma bakayım." diyerek kalktığım gibi içeri odaya girdim.

Prizde takılı duran telefonumla yatağa oturduğumda yüzüm yanıyordu.

Düşünmemek için gelen bildirimlere bakmaya başladım. Kaya Esved'in nasıl olduğuna dair yine mesaj atmıştı. Onu yanıtlayıp ekranı kitledim.

Esved uyanana dek yatağın ucuna uzanmış dinlenmeye karar vermiştim.

'

Aradan geçen günlerde Esved'in sağlığı herhangi bir ihtimal olmadan tamamen düzeldiğinde taburcu olma vakti gelmişti.

Hayatımızın ve bizim normale dönme vaktimizdi.

Yalnızca bu süreçten sonra iyi bakılması gerekiyordu.

-"İnce mi oldu bu sanki ?" diyip kaşlarımı çattım.

Üzerine giydirdiğim basic tişörte bakarken uzanıp burnumu öptü. Dikkatimi dağıtıyordu.

Onun yorulmaması için bu görevi üstlenmiştim. Melek teyze fazlasıyla yerleştiğimiz odadan eşyaları toparlıyordu. Ben kendi kıyafetlerimin çoğunu annemle gönderdiğimden dolayı rahattım.

Şimdi ise Esved'e siyah bir eşofman altı giyinmesinde yardımcı olmuş ardından yatağa oturtup tişörtünü giydirmiştim.

Bu sıralarda birazcık utandığım doğru olabilirdi. Çoğunlukla bakmamaya çalışarak yapmıştım.

-"Üşümem ben güzelim ince falan değil." dedi hala düşündüğümü görünce.

İç çekerek kenarda duran ceketi de aldım ve kollarından dikkatlice geçirdim.

-"Beni hep sen giydirsene." Belimden çekmesiyle az kalsın üzerine düşecekken son anda kurtarmıştım.

-"Birisi gelecek." dedim endişeyle.

Belime sarıldığı için bacakları arasında sıkışıp kalmıştım. Hiç zorlanmadan göğüs dekolteme dudaklarını bastırdı.

Ruhumu titretmişti.

-"Sensizlikten öleceğim kızım yeter artık."

Kaşlarım yeniden çatılırken çenesini tutup başını yüzünü göreceğim şekilde kaldırdım.

-"Şu kelimeyi kullanma !" diye kızdım.

Dolgun dudaklarına gözüm kayıp duruyordu. Kendimi tutmadım. Çoğunlukla temastan kaçınmama rağmen benim de bir sabrım vardı canım !

Çenesini bırakmadan dudaklarına dudaklarımı bastırıp öptüm. Boğuk inlemesiyle düşeceğim sandım.

Dudaklarını aralamış alt dudağıma yapışmıştı ki kapı açılma sesi geldi. Gelen her kimse koridoru dönüp yatağa bakana kadar ben Esved'in yakınından çekilmiştim.

Esved ise ağzının içinden okkalı bir küfür savurmuştu.

-"Araba hazır efendim çıkabiliriz." Gelen şoförü Emir'di.

-"Kapısız yerden mi çıktın amına koyayım ?! " Bir anda bağırmasıyla adam da kalakalmıştı.

Geldiği gibi özür dileyerek çıktı.

-"Sakin ol sevgilim. Sinirlenme sen hastasın." Sevimli sevimli gülümseyip ceketinin şapkasını düzelttiğimde bakışları değişmişti.

Sanırım sevgilim dediğim içindi ve şuan üzerime atlayacak gibi bakıyordu.

-"Sana hastayım da işte anlayana." dedi iç geçirerek.

Sessizce kıkırdayıp boynuna sarılmıştım ki yeniden kapı açıldı. Bu defa kaçmadım ama kollarımı ondan çektim ve önünde durup geriye baktım.

Yanlış oldu.

Gelen Kadir amcaydı.

Utanç içerisinde önünden uzaklaşıp kenara çekildim. Kadir amca da bizi öyle dip dibe gördüğünde bakışlarını hızla kaçırmıştı.

Tanrım !

-"Sandalye getireyim mi yürüyebilecek misin diye soracaktım ?" dedi bir kaç adım daha atıp.

Esved gergin yüzüyle birlikte yatağa tutunarak ayağa kalktı.

-"Yürürüm baba. Bir el atsan yeter."

Odada eşyamız kalmadığından emin olarak peşlerinden yürüyüp çıktım. Annemler çoktan gitmişti. Babam restoranda , annem evde Esved'e yemekler pişiriyordu.

Hastanenin sağlık personeli gördükçe geçmiş olsun dileklerini sunuyorlardı. Otoparka inene dek bu böyle devam etmişti.

Gürkan bey kendi aracına , Kadir amcayla Melek teyze kendi arabalarına yönelmişlerdi. Aslında Melek teyze Esved'in yanında olur diye düşünmüştüm ama sanırım bilerek binmemişti.

Haftalar sonra hastaneden ayrılmanın mutluluğuyla Esved'in arabaya binmesini bekliyordum.

Normalde kullandığı çeşit çeşit arabaların aksine bu büyük bir Mercedes modeliydi. Kapısı otomatik olarak yana kayıp açıldığında arabanın içi resmen parlıyordu.

Esved binmeden başını bana çevirince ona baktım.

-"Bin." dedi yalnızca.

Sesimi çıkarmayıp içeri adım attım ve rahat deri koltuğa oturdum. Gelip yanıma oturduğunda kapı kapanmış çoğu aydınlatma sönmüştü.

-"İyisin değil mi ?" diye sordum teyit etme amaçlı.

Geniş bedeniyle bedenime yaklaşırken biçimli kaşı havaya kalkmıştı.

-"Ne kadar iyi olduğumu kanıtlamamı ister misin ?"

Bu adamın serumlarına bir şey mi katmışlardı ? Azgınlığına azgınlık eklenmişti.

İçimden söylerken bile utanıyordum.

-"İyisin iyi görüyorum belli." dedim ve gergin bir gülümsemeyle ondan uzaklaşmaya çalıştım.

-"Niye benden uzak duruyorsun ?" Bir tık daha ciddi ve sinirli olarak sorunca uzanıp elini tuttum. Ardından omzuna yaslandım.

-"Uzak durmuyorum ki. Olası tehlikeli yakınlaşmanı önlemek için şey yapıyorum." derken fazlasıyla kısık tonda konuşuyordum.

-"Ney yapıyorsun ?"

Başımı kaldırıp yüzüne baktım.

-"Senin için yer zaman fark etmiyor ama herkesin gözü bizim üstümüzde. Utanıyorum anlamıyor musun ?"

Sürekli biri girecek yakalanacağız korkusuyla durmuştum.

Kolunu omzumdan atıp beni göğsüne çektiğinde hemen yerime yerleştim.

-"Bir de annemlere gitmem için o kadar ısrar ettin. Ben sana elimi süremeyecek miyim kızım ?!" Elleri okşarken sesi kızgın çıkınca gülüp dudağımı ısırdım.

Çok agresifti.

Bundan utanıyorum ama agresif olmasının tek sebebi kendime dokundurmuyor oluşumdu. Bu kadar etkileneceğini düşünmemiştim.

-"Hep bunu düşünürsen olmaz. Sen iyileşmeye odaklan. Ben hep yanındayım." dedim. Geniş göğsünde elim dolaşırken onun da eli belimden kalçama kaymıştı.

İrkilsem bile kendimi sıkarak belli etmedim.

-"Sorun da bu zaten. Sen hep yanımdayken başka bir şey düşünemiyorum."

Yüzlerimiz yakınlaşmış burnunu burnuma sürtmüştü. Göğsümün sıkışmasıyla bakışlarım dudaklarına kaydı.

Kalçamın kıvrımını sıktığında parmakları çok tehlikeli bölgelerdeydi. Omzuna tutunup göğsümü indirdim.

-"Yapma." Sesim fısıltıdan ibaretti çünkü aklım tabiki uçmuştu.

Avuç içini bastırıp okşarken dudaklarını dudaklarıma bastırmış çekilmişti.

-"Ama çok özledim. " Mızmızlanan bir çocuk gibi söylemesine rağmen kasıklarım sesinin etkisiyle alevlenmişti.

Pes eden ben oldum.

Evet yanlış duymadınız.

Omzundaki elimi yanağına çıkartıp alt dudağını dudaklarımın arasına sıkıştırdım. Dilimle ve dudaklarımla emerken o anın tutkusuyla dişlerimi geçirmiştim.

İçtikçe iştah açan bir nimet gibiydi. Başını kendime doğru çekip dudaklarının daha fazlasını isterken boğuk inlemelerini özlediğimi fark ettim.

Kontrolü benden alıp dudaklarımı uyuştururcasına öpüyordu.

Dilimi diliyle okşadığı sırada dolgun dudağını emmek istedim. Fakat kalçamı çekince nefes nefese dudaklarından ayrıldım.

Kaşları çatıldı.

-"Kucağıma gel." dedi emir kipiyle.

Başımı salladım.

-"Olmaz saçmalama." Adam ölümden dönmüştü yaptığına bakın.

-"Ya gel dedim sana bir şey olmaz."

İtinayla reddettim.

-"Hayır dedim Esved." Ben günlerce o koridorda gözünü açmasını beklemiştim.

Korkumu nasıl yenebilirdim ki ? Canı yanacak diye ödüm kopuyordu.

-"Of...sikeceğim ama." Ağzının içinden gevelerken elini kalçamdan çekti ve önüne döndü.

-"Senin iyiliğin için. Anlamıyor musun ?"

Camdan dışarı bakarken başını salladı.

-"Anlamıyorum anasını satayım." dedi umursamazca.

Onun bu haline içimden gülüyordum. Bir yanım kıyamıyor diğer yanım endişeleniyordu.

Mahalleye girene kadar surat asmış benimle konuşmamıştı. Dar mahalle sokaklarında arabanın girmesiyle çekilen çocuklar kenardan izliyordu.

Bazı kadınlar yaklaşmış Melek teyzeye geçmiş olsun dilerken Esved önden bahçeye girmişti.

-"Eve geçeyim gelirim." dedim yanında durduğumda.

Kadir amca kapıyı açarken bize sırtını dönmüştü.

-"Sende dinlen. Öyle gelirsin." dedi Esved.

Belli belirsiz başımı salladığımda annem bizim evden çıktı. Esved'le konuşurlarken ben yavaştan eve ilerlemiştim.

Açıkçası evimi de özledim. Özellikle yatağımı.

Odama girer girmez ilk iş yarım saat duş almak olmuştu. Hastane kokusunu üzerimden sökmek istercesine defalarca saçımı ve bedenimi köpürtmüş arındırmıştım.

Buhar içinde duş kabinden çıktığımda saçlarıma havlu sararak tepemde bıraktım. Odama girip vücudumu nemlendirerek çıplak halde yatağıma uzandım.

En sevdiğim aktivite buydu. Güzel kokmak ve yatmak.

Yorgunluğum şu anda geride kalmıştı. Belki dakikalarca öyle uzandım. En son üşüyerek kalkmıştım.

İç çamaşır takımı giyinip dolaptan pembe tonlarında bir elbise seçtim ve giyindim.

Annem odamın kapısını tıklatınca onun zorlamasıyla mutfağa inmiş kahvaltı yapmıştım.

-"Annecim. Ben sorup sıkıştırmak istemiyorum ama aklım da hep orada." Karşıma oturduğunda sıkıntılı yüzünü fark ettim.

Çay fincanını bıraktım ve elimle yanağımı tuttum.

-"Neyi merak ediyorsan sor anne." dedim.

Bu olağan bir durumdu. Esved ve ben onlar için ayrı yerlerdeyken sevgili olduğumuzu öğrenmişlerdi.

-"Yani...herhangi bir engel yok ama...aranızda kaç yaş var seni bu durum tedirgin ediyor mu ?" diyince daha önce bu konuya hiç takılmadığımı fark ettim.

Ben onunla aramda olan her şeyi seviyordum.

Başımı iki yana salladım.

-"Hayır hiç. Anne bak...biz bu duruma gelene kadar zor bir süreç geçirdik."

Nefesimi üflerken o günleri hatırlamak aynı hisleri yaşatmıştı.

-"Evliydi ?" dedi sorarcasına. Beni kırmaktan kaçınıp zorla soruyordu.

Hala ıslak duran saçlarımı elimle geri ittim.

-"Melek teyzenin oğlu olduğunu öğrenmeden önce tanıştık. Ben evli olduğunu da bu kadar ailemizin içinde olduğunu da bilmiyordum anne. Yemin ederim yanlış hiçbir şey yapmadım. Özellikle evli olduğunu öğrendikten sonra...inan bana. Zaten işin iç yüzünü biliyorsun. Başta evliliklerine zarar vereceğimi düşünerek çok üzüldüm. Öyle olmadığını öğrendim. Buna rağmen geri durdum." dedim sustum.

Annem uzanıp elimi tuttu.

-"Esved seni seviyor muydu ? Boşanmadan önce."

Gözlerimi kaçırıp başımla onayladım.

-"Annecim evet yanlış olan kısımları var. Fakat evliliklerinin gerçek olmadığını öğrendiğimiz için onlar hakkında en hayırlısı buydu. Sizin içinse bunu zaman gösterecek. Neyse uzun uzun konuşmak istiyorum ama daha sonra. Sanırım Esved'in yanına gideceksin değil mi ?"

Utançtan kıvranırken başımla onayladım. Annem de ufak bir tebessümle masadan kalkmıştı.

Bende saçlarımı kurutmak ve biraz yüzümü renklendirmek için odama doğru yol aldım.

•••

Merhaba millet ❤

Umarım bölümü beğenmişsinizdir.

Hikayenin gidişatı hakkında ne düşünüyorsunuz merak ediyorum ❤

Bölümlerin biraz gecikeceğini söylemek istiyorum. Çok yoğunum ve yalnızca dinlenmeye vakit bulabiliyorum üzgünüm ❤

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.