İçeriğe geç

YAKARIŞ

Bölüm 27 · 11 dk okuma

YAKARIŞ

Bölüm 27

Yirmi yedi

•••

Elimi acıtmaya başlayan damar yoluna gözlerimi açıp baktığımda serum için gelen hemşire vardı.

-"İstemiyorum. Çıkarın." dedim ve yataktan destek alarak doğruldum.

-"Üzgünüm bunu takmam gerekiyor."

Başımı sallayıp bir hamlede çekip çıkarttım. Bu onu ikna edince damar yolunu da çekmiş pamuk bastırmıştı.

Üçüncü hafta dolmuştu. Annem ve babam restoran için mecburen bir kaç saat gidiyor geri geliyordu. Başak da gündüzleri eve uğrayıp çoğunlukla yanımda duruyordu.

Ben bitmiştim.

Gecem gündüzüme karışmıştı. Herkesin yüzünde o anlam vermek istemediğim ifade vardı.

Hayır umut tükenmeyecekti. Esved o yataktan kalkacaktı. Ne şekilde ne halde olursa olsun gözleri açılacaktı.

Yanaklarımı sertçe silip yataktan kalktım ve banyoya geçtim. Birbirine girmiş saçlarımı tepemde topuz yaparak çıktığımda Kadir amcayla karşılaştım.

-"Kızım niye kalktın ?" diye sordu.

-"Saat kaç Kadir amca ?" dedim sorusunu cevaplamadan.

Kolundaki saate baktı.

-"2 olmak üzere. Yat uyu düşüp bayılacaksın endişeleniyoruz."

Gözüme uyku mu girdiği vardı. Kapatıyor açıyordum.

-"Esved'e bakacağım." dedim ve koltuktan aldığım ince hırkamı üzerime geçirdim.

-"Babanlar altta kahve içiyorlar. Yanlarına gitmek istersen."

Başımı olumsuz anlamda sallayarak odadan çıktım. Adımlarım şuursuz aklım yerinde değildi.

Yoğun bakıma geçmeden Gürkan beyin hala daha kaldığı odanın önünde durdum. Kapısını tereddüt etsem de tıklattım.

Açan kişi daima yanında duran adamdı.

-"Uyuyor mu ?" diye sordum.

-"Hayır buyrun." diyerek kenara çekildi.

Bir kaç adımla içeri girdim. Oturduğu yerde tansiyonu ölçülüyordu.

-"Kızım gel." dedi düzensiz soluklarıyla.

-"Sizi görmek istedim. Nasılsınız ?" diye sordum.

Doktoru çoğunlukla ayağa kalkmamasını istediği için sıklıkla çıkmıyordu.

Kazağının kolunu aşağı sıyırıp nefesini üfledi.

-"Nasıl olacağımı şaşırdım. İnsan her yaşında bir tecrübe kazanıyormuş. Bak bana...onca mal mülk güç hiçbir şeymiş." durdu. Çökmüş gözünden süzülen yaşı sildi.

Yaşına rağmen dimdik duran adam omuzlarını kaldıramaz olmuştu.

-"Sahip olduğum hiçbir şey torunumu bana geri vermiyor. Oturdum bekliyorum."

İki gözümden ardı ardına yaşlar döküldü. Hızlıca silip tavana doğru baktım.

-"Uyanacak. Böyle ümitsiz konuşmayın." dedim kaşlarımı çatıp.

Son günlerde herkes böyleydi ve ben çıldırmak üzereydim.

-"Uyanacak uyanacak elbette. " dedi kendi kendine söyler gibiydi.

-"Siz dinlenin. İyi geceler." diyerek odasından çıktım.

Gelmekten bıkmadığım usanmadığım camın önünde yaklaşık yarım saat durdum. Dizlerimin canı kalmadığında duvara sırtımı yaslayarak yere çöktüm oturdum. Bacaklarımı kendime çektiğimde başım dizlerime düşmüştü.

Soğuk zemin kendimi bırakmama izin vermeden beni dinç tutuyordu.

Ayak sesi duyduğum anda ise hiç bitmemiş gibi başımı kaldırdım. Doktoru gece kontrolü için gelmişti.

-"Yanına girebilir miyim ?" diye hızlıca sordum.

Her gün izin vermiyordu. Canımı en çok da bu yakıyordu.

Halime bakarak düşündü onayladı. Yerden kalktığım gibi içeride hazırlanarak yanına girdim. Doktoru kontrollerini yapmak için benim çıkmamı bekleyeceğini söylemişti.

-"Sevgilim. Ben geldim."

Dudaklarımdaki tuzlu suya rağmen gülümseyerek elini ellerimle kavradım. Öpüp okşarken istemsizce hıçkırmıştım.

-"Esved kalk ne olur.Uyanmayacağını düşünüyorlar ben buna katlanamıyorum ! " diye bağırdım.

Ruh hallerimi ben kendi içimde dahi çözemiyordum.

-"Lütfen. Lütfen aç gözlerini sevgilim."

Sesim gittikçe kısılırken sandalyeye oturdum. Başımı yatağa bırakıp elini öpmeyi sürdürdüm.

Sadece küçük bir an refleks olarak başımı kaldırmak istedim. Tam o saniyede parmağıma çok ama çok hafif bir baskı oldu.

Ve kirpikleri kıpırdadı.

Kalbimin göğsümden çıkacağını sandım. Aralanan ağzımla elini sıkmaya devam ederken sandalyeden kalktım.

-"Esved ! Esved aç gözlerini ! Buradayım bak duy beni yalvarırım sana duy ! "

Bütün duygularım düşüncelerim her şey birbirine girmişti. Gözümdeki yaşlarla gülüp şükürler yağdırdım.

-"Doktor ! Doktor bey !!" Boğazım yırtılırcasına bağırırken Esved'in elini kaldırıp göğsüme bastırdım.

İçeriye hemşirelerle doktor koşarken ben hıçkıra hıçkıra ağlıyordum.

Gözlerini açıyor.

Gözlerini açıyor !

Haftalardır kapalı gözlerinin gözlerimi bulması sanki asırlar sürmüştü.

Mutluluktan başım dönüyordu. Ama istemsizce ağlıyordum.

-"Esved bey. Beni duyabiliyor musunuz ?"

Göz kapaklarını geriye açıp o gelecek olan belirtiyi bekledi. Nefes almadan doktorun hareketlerini izliyordum.

Esved gözlerini açıp kapattığında ellerimle yüzümü kapattım. Ağlamam şiddetlendiğinde hemşirenin zorlamasıyla oradan çıkarılmıştım.

Gecenin bir vakti koridor ağlama sesimle yankılanıyordu.

Ama bu sefer farklıydı.

Haykırışım mucizemin hayata dönmesinden dolayıydı.

-"Bade !! Oğlum ! Oğluma bir şey mi oldu ?!!"

Koridorun başından yanıma doğru koşan Melek teyzeye baktım. Zar zor ayakta tuttuğum bedenimle ona sarıldığımda herkes şoktaydı.

-"Uyandı ! Esved uyandı !"

'

Beklemek hiç bu kadar zor olmamıştı. Koridorda ileri geri yürürken içeriden çıkacak olan doktoru bekliyorduk.

İki saat geçmişti. Onu göremiyordum. Yoğun bakım ünitesine geçemiyorduk.

Bir saat önce odaya alınacağını söylemişlerdi. Bunu bilmek bile öyle büyük bir şeydi ki kalbim sıkışıyordu.

Biliyordum. Uyanacağını biliyordum.

O beni bırakmazdı ki.

-"Bade başım döndü. Allah aşkına otur kızım."

Annemin sesiyle duraksayıp ensemi tuttum ve duvara yaslandım.

Hepimiz bekliyorduk. Arkadaşları da gelmişti. Gürkan bey odasından çıkmış burada oturuyordu. Sena gelmişti. Melek teyzenin yanında ayaktaydı.

Hiç bunları düşünmüyordum. Tek isteğim bir an önce Esved'e kavuşmaktı.

Ömrümden çalan saatler son bulduğunda doktoru yanımıza geldi. Haftalar sonra bedenimi rahatlatan bir soluk aldım.

-"Öncelikle tekrar geçmiş olsun. Esved beyin durumu beklediğimiz gibi olmadı. Çok daha iyi. Bütün tetkikler sonucunda fiziksel hasarları dışında hiçbir problem görünmüyor. "

Şükürler olsun.

Nefesimi üfleyip o an yanımda olan Kaan'a tutundum. Hiç yadırgamadan elini omzuma sararak ayakta kalmama yardımcı oldu.

-"Şuan uzun bir süre istirahat dışında.." Doktor hafif bir tebessümle bana döndü cümlesini sürdürdü.

-"Bir de Bade hanımı görmeye ihtiyacı var."

Dudaklarımı birbirine bastırıp yaşlı gözlerimle başımı salladım. Göğsümdeki ağrıyla ağlarken Kaan omzumu sıvazlıyordu.

Başka hiçbir dileğim yoktu.

-"Hemen görebilir miyiz doktor bey ?" diye sordu Melek teyze.

Benim değil konuşmaya dudaklarımı oynatmaya halim kalmamıştı.

-"Elbette fakat kalabalık değil. Ve bir kaç dakika fazla yormadan."

Herkes rahat nefesleriyle bir şeyler söylerken ben daha fazla ayakta duramadım. Başak koluma yapıştı. Yardımıyla sandalyeye çöktüğümde ellerimle yüzümü kapatmış göz yaşlarına boğulmuştum.

-"Tamam ablacım sakin ol. Derin derin nefes al. Bitti bak geçti." Saçlarımı öperken bana sıkıca sarılmıştı.

Bitti.

Evet bitti.

-"Su getireyim mi ?"

-"İyi olur sağ ol." dedi Başak Kaan'a.

Bir iki dakika içinde Kaan elime su vermişti. Sırtımı dikleştirip getirdiği suyu içtim.

Yanımdaki kapının içinden Melek teyzenin ağlama sesi geliyordu.

Tek düşüncem Esved içeride ve iyiydi. Gerisi boştu.

Başımda bekleyen annem ve babama baktım. Akrabaları sandalyelere çökmüş ara sıra bana bakıyorlardı. Görüş açıma Gürkan bey girdi.

İçeriden çıkmış gözlerini siliyordu. Bana bakıp gülümsedi.

-"Hadi kalk görsün seni."

Ayaklarımda derman yoktu ki.

Bedenim tuhaf bir şekilde uyuşmuştu. Günlerin acısı çıkıyordu sanki. Bunu anlayan Başak belimden destek olarak kaldırdığında odadan bu defa Kadir amca çıkmıştı. Melek teyzeyi tutmuş yürütüyordu.

Soluklarım boğazımı tıkarken içeri adım attım. Göz yaşlarım dinmiyordu ki önümü göremiyordum.

-"Ben yardım edeyim dur."

Kaan Başağın yerini aldığında daha sağlam durdum. Ellerim göğsümde nefes almadan adımlar attım.

Yatakta sabit yatıyordu. Artık bir solunum cihazına bağlı değildi. Çıplak gövdesindeki sargılar gitmişti. Ama bedeni yüzü hala solgundu.

Başını yavaşça sola yatırdı.

-"Tamam artık emaneti teslim ediyoruz." Kaan titreyen sesini gizlemek için zorlukla güldüğünde ben burnumdan soluğumu dışarı verdim ve dudaklarımı ısırdım.

Sevdiğim aşık olduğum yüzünde bitkin bir tebessüm oldu.

Yüzümü silip yanına ulaştığımda hep yaptığım gibi ellerini kavradım. Duramıyordum çünkü sinirlerim boşalmıştı.

Güçlü durmaya çalıştıkça göğsüme biriken ağrılar bedenime yayılmıştı. Tuttuğum elini bırakmadan ağlarken yatağın yanında yere dizlerimin üstüne çöktüm.

Onu kaybedebilirdim.

Onu bir daha göremeyebilirdim.

Bu çok büyük bir acıydı.

Bunu beklemek dayanılmazdı.

Doktorlar yanından her çıktığında ümitsiz bakarken ben onları inkâr etmiştim.

Buna dayanılır mıydı ?

-"Bade. " Kuru cansız sesi bedeninden zar zor çıkmıştı.

Adım o güzel sesinden haftalar sonra çıkmıştı.

Bunun tarifini nasıl yapabilirim ?

-"Yapma Bade sakin ol. Kalk." Kaan belimden kavrayıp beni kaldırınca uzun zamandır harcadığım bedenim sonlardaydı.

Uyumayıp yemek yemeden oturmadan durmadan ağlayarak yaşamıştım.

Sonu böyle olmuştu. Bedenim ruhum daha dayanamayıp kendini kapatmıştı. Kaan'ın kollarında gözlerim geriye kaymış bilincim tamamen gitmişti.

'

Yine aynı rahatsız hisle elimi kıpırdattığım anda yorgun gözlerimi araladım.

Tam kalbimin sızısı ruhuma geçecekken hafızamı yokladım.

Esved ?

İyiydi evet uyanmıştı.

-"Kızım. Annem."

Saçıma değen ele döndüm. Yanı başımda annem oturuyordu. Arkasında Başak ayaktaydı.

-"Esved...Esved iyi mi ?" Kurumuş çatlamış dudaklarımı kıpırdatmak çok zor gelmişti.

Annem hafifçe kaşlarını çatmıştı.

-"Çok korktuk Bade ! Sana bir şey olacak diye aklımız çıktı."

Gözlerimi kaçırınca Başağa dönmüştü.

-"Babana haber ver." demişti.

-"Esved'i görmem lazım anne." Yatağa ellerimi bastırıp kalkmaya çalıştığımda engel oldu.

-"Sen birden bayılınca o da kötü oldu. Sakinleştirici verdiler uyuyor. Uyandığında gidersin. "

Kim bilir ne kadar endişelenmiştir ?

-"İyi değil mi ?" dedim boğuk sesimle.

-"İyi kızım. İyi olmayan sensin. Doktor hala nasıl ayakta durabildiğine inanamadı. Kendine hiç dikkat etmedin Bade !"

Annemin azarlaması babamın yanımıza gelmesiyle son bulmuştu. Arkasından Melek teyzeyle Kadir amca da gelmişti.

-"İyi misin yavrum ?" diye sordu Melek teyze.

Uzanıp elimi kavradı yavaşça okşadı.

-"İyiyim." dedim ve belli belirsiz tebessüm ettim.

-"Perişan oldun. Kuş kadarsın zaten dayanamadın tabi."

Konuşulanlar arasında düşüncelerim beynimden taşacak durumdaydı.

Hiçbir taviz vermeden o yataktan kalkmama izin çıkmadı. Sinirden ağlamamı bile umursamamışlardı.

-"Yeter artık tamam mı ?! Gidiyorum ben !"

Saatler önce serumum bitmişti ama gelin görün ki dinlenecekmişim !

-"Bade ya sen bizi hiç düşünmüyor musun ?"

Annemin kolumu tutan elini savurup yataktan çıktım.

-"Sizi değil kendimi düşünmüyorum anne. Önceliğim Esved. Kusura bakmayın."

Arkamdan seslenmelerine aldırmadan hızlı adımlarla odayı terk ettim. Başım dönüyor gözüm kararıyordu fakat daha sonra bayılabilirdim.

Sevdiğim adamı görmeliyim.

Henüz gün doğmadığı için hastane sessizdi. Melek teyzeler dahi uyumuştu. Ama annem başımda gardiyan kesilmişti.

Esved uyanık mıydı bilmiyorum. Kaldığı odanın önüne geldiğimde hemşireler kontrol için hasta odalarına girip çıkıyorlardı.

Titreyen parmaklarımla kapıyı araladım. Oldukça loş bir ışık yanıyordu. Sessiz olmaya özen göstererek girdiğim kapıyı kapattım.

Nefesimi tutmuş karşımdaki görüntüye bakmıştım.

Sağlıklıydı. Şükürler olsun nefes alıyor yaşıyordu.

Onu uyandırmamak için dudağımı ısırıp yanına ilerledim. Günlerdir olduğu gibi sırt üstü dümdüz uzanmış gözleri kapalıydı.

Elimi kaldırdım hafifçe yanağına bıraktım. Gerçekliğine inanamıyordum.

Beline gelen örtüye baktığımda acaba üşür mü diye düşündüm. Yavaşça göğsüne kadar çektikten sonra gülümseyip gözümden akan yaşı sildim.

Yatağın hemen yanında tekli koltuk vardı. Kenarına kıvrılıp elimi kolunun üstüne koydum ve başımı yastığının yanına bıraktım.

Şükürler olsun dedim binlerce kere.

Derin bir uykudaydı. Düzenli nefesleri sanki benim ciğerlerimden çıkıyordu.

Öyle huzurluydum öyle rahatlamıştım ki hiç farkında olmadan oracıkta uyuya kalmıştım.

'

Yüzümde hissettiğim dokunuşlar uykumdan uyanmama neden olurken kaşlarımı çattım.

Çok güzel uyuyordum ve uyanmak istemiyordum.

Ama mümkün değildi. Gözlerimi aralayıp baktım. Durumu algıladığımda başımı hızla kaldırmıştım. Yüzümdeki el boşluğa düşerken gözlerime inanamadım.

-"Günaydın sevgilim."

Göğsüm usulca indiğinde şoktan sıyrılıp sızlayan gözlerimi kapattım ve açtım.

Dudaklarım cansızdı. Konuşamadım. Çıplak omzuna yüzümü eğilerek koyduğumda göz yaşlarım birer birer süzülmüştü.

Sesini duymanın mutluluğu tarifsizdi.

-"Ağlama. Bade."

Zor konuştuğunu anladığımda iç çekerek başımı kaldırdım ve elimi uzatıp yanağını okşadım.

-"Yorma kendini." derken başımı iki yana sallamıştım.

Yüzünü elime yasladı. Paha biçilmez bir an.

-"Ağlama sende. " dedi kısık sesiyle.

İstemsizce hıçkırınca başımı yana çevirip diğer elimle gözlerimi sildim.

Mutluluktan ağlıyordum ki.

Başımı tekrar yüzüne çevirdiğimde gözleri gözlerimdeydi. Bu gözleri nasıl özlemiştim.

-"Çok korktum." dedim çatallı ses tonumla.

Eğilip yüzümü yüzüne yaklaştırdım. Burnu burnuma değerken gözlerini kapatmıştı.

-"İyiyim. Ağlama...ne olur." dedi duraksayıp.

Başımla onaylayarak yaşlar arasında gülümsedim.

-"Beni bir daha sakın yalnız bırakma." diye mırıldandım.

Kuru dudaklarında dilini gezdirince minik bir öpücük kondurup geri çekildim. Öpmemle sesli bir soluk almıştı.

-"Bırakmam asla."

Elini tutarak kaldırdım ve iki elimle kavrayıp dudaklarımı bastırdım.

O sırada odanın kapısı tıklatılarak hemen ardından açılmıştı. Yalnızca geriye baktım kıpırdamadım.

Doktor ve hemşire görünce mecburen elimi çekmiştim.

-"Az önce geldiğimde uyanmamıştınız. Kendinizi nasıl hissediyorsunuz ?" Enerjik sesiyle Esved'in ayak ucuna geçti.

-"İyiyim." dedi Esved.

Bu sefer gülümseyen doktor bana dönmüştü.

-"Siz iyi olduğunuza göre Bade de biraz kendini iyi etmeli öyle değil mi ?"

Mahcup yüzümü utanarak aşağı eğdim.

-"Rutin kontrollerinizi yapacağım. Akşam üzeri biraz fiziksel olarak çalışmalarımız olacak. Bedeniniz ne durumda gözlemlememiz gerekiyor."

Bacaklarımı birbirine bastırıp göğsümü havayla doldurdum.

-"Yürümesine yada hareketlerine engel bir durum olabilir mi ?" diye sordum.

Elindeki dosyaya bakarak başını salladı.

-"Şimdilik görünmüyor. Ki olsa bile fizik terapi çalışmalarıyla destekleyeceğiz."

-"Tamamen iyi değil mi ?" Hala o korkumu yenemiyordum.

Günlerdir ne çektiğimi anlatamazdım.

Varlığına dualar ettiğim adam o anda elimi kavrayınca kalbim çok kötü sıkışmıştı.

-"Endişelenme iyiyim ben."

Onu bekleyişlerimden sonra hiçbir şey sözcüklerle düzelmezdi. Görmem inanmam gerekiyordu.

-"Evet. Biz Esved beyi muayene ederken senin de gidip istirahat etmeni istiyorum. Eğer vücudunu toparlayamazsan Esved bey taburcu olduğunda sen hala yatıyor olursun."

Dudaklarımı kemirip göz ucuyla Esved'e baktım. Kaşları hafifçe çatılmış ileriye doğru bakıyordu.

-"Bende iyiyim gerçekten. Siz çıkana kadar kapıda beklerim." diyerek koltuktan kalktım.

Her yerim uyuşmuştu. Yüzümü buruşturmamak için yoğun bir çaba sarf ettim.

-"Siz uyanana kadar da böyleydi. " Başıyla Esved'e beni işaret etmişti.

Esved bitkin yüzünü yana çevirip bana baktı. Dudaklarını araladığında aldığı nefesle biraz bekleyip öyle konuştu.

-"Git ve dinlen olur mu ?"

Dilimi ısırıp sessiz kaldım. Onayladıktan sonra istemeye istemeye odadan çıktığımda kapıdakilerle karşılaştım.

Herkes elbette buradaydı.

-"İtiraz istemiyorum. Odaya gidip kahvaltı yapıyorsun. " dedi babam kesin ve net bir dilde.

Başağın hazırlamasıyla oturduğum koltukta uzun zaman üstüne karnımı doyurmuştum. İçim içime sığmıyordu. Doğru düzgün oturamıyordum bile.

Kalkıp koşa koşa Esved'e gidesim vardı.

-"Yatmasam olmaz mı ? Uyudum zaten." dediğimde başını iki yana salladı.

-"Hayır ablacım. Biraz uzan sonra duş alırsın kendine gelirsin."

Dediğini yapmıştım. En azından işin ucunda sevdiğime kavuşmak vardı. Söz dinlemekten başka çarem yoktu.

•••

Merhaba millet ❤

Rahat bir nefes aldınız diye düşünüyorum.

Teorilerinizin hepsini okudum. Ve evet benimde en sinir olduğum şey hafıza kaybıdır. Halbuki başıma gelse ne kadar sevinirim hajskd

Elbette öyle bir şey yapmayacaktım ve bu kadar hüzün yeter dedim.

Bölümü nasıl buldunuz ?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.