İçeriğe geç

YAKARIŞ

Bölüm 24 · 12 dk okuma

YAKARIŞ

Bölüm 24

Yirmi dört

İyi okumalar ❤❤

•

-"Kalkıp gitmeliyim." dedim mayışık halde.

Dakikalardır vücudumu okşayan ellerinin altında neredeyse uyku moduna geçmiştim.

-"Yine kısacık giyinmişsin. Seni bu halde gördükten sonra nasıl bırakacağım ?!" Bir anda değişen ruh haliyle göğsünden kalkıp ellerimle omuzlarını tuttum.

-"Çok kısa değil ki." diyip dudağımı ısırdım.

Baş parmağıyla çekip dişlerimin arasından alınca şaşırıp gözlerimi geriye açtım.

-"Eğer seni öpmüyorsam duramayacağım içindir. Zaten kucağımda sınırlarımı zorluyorsun." diye uyardı.

Minik bir tebessümle yüzüne yaklaşıp dudaklarımı dudaklarına sürttüm.

Bu ilişkide ruhumu ele geçiren kadını tanıyamaz olmuştum. Ancak hoşuma gidiyordu.

-"Bende birlikte gitmeyi isterdim ama...maalesef. " dedim dudaklarım dudaklarına değerken.

İç çekerek sert bir şekilde öptü geri çekildi. Sarsılmıştım.

-"Akşama benimle uyumalısın. Seni yatağımda özlüyorum."

Kalbimi cayır cayır yakan cümlelerin peşinden dolgun dudağına dişlerimi geçirip dudaklarımın arasına sıkıştırdım.

Durmadan öpmek istiyordum. Ellerim sıcak vücudunda gezinsin kokusu burnumdan uzaklaşmasın istiyordum.

Boğuk inlemesi kulağıma geldi. Daha fazla şehvetle harmanlandığımda iki elimle ensesini tuttum ve dudaklarımı araladım. Dili dilimi okşayarak gezinirken istemsizce kendimi ona bastırdım.

Hırçın bir hareketle eteğimi sıkışan altımdan çekip ellerini kalçama yapıştırdı. Küçük dantel bir tanga giymiştim. Neredeyse çıplaktım.

Uzun parmakları sertçe kalça kıvrımlarıma yapışmıştı.

Kalbim sanki vajinamda atıyordu. İçimden çıkan bu iç güdüler beni yönlendirdikçe kendime inanamıyordum.

Zar zor dudaklarından koptuğumda Esved huysuzlanarak homurdandı.

-"Beni bu halde bırakıp gidemezsin." Aralık dudaklarıyla birlikte başını geriye bıraktı.

Islak dudaklarımı boynuna kondurup çekildim.

Azdım mı ben ne ?

Başak bilse benimle gurur duyardı.

-"Çok yoğun olan sen değil miydin ?" diye muzip bir tavırla sordum. İçten içe yanarken böyle toparlanmam olağanüstüydü.

Ki hala elleri kalçamdaydı.

-"Evet ama.." Başını yeniden kaldırıp nefesini üfledi.

-"Sen gidince kafamı nasıl toplayacağım ?"

Bir şey söyleyecekken durdum. Kaşımı hafifçe kaldırdım ve karnına doğru kalçamı kaydırdım. İrkilip kısık sesle inlemişti.

-"O kadın kimdi ?" diye sordum ardından dilimi ısırdım.

Dudağını ıslatıp dudaklarıma uzanmasıyla elimi ağzına koydum. Anlayınca oflayıp geri yaslandı.

-"Şuan beynimi kullanmam gereken sorular sorma. Çünkü aklım başka yerde."

Sesli gülmemek için kendimi zor tuttum.

Göğsüne vurup bekledim. Bir kaç saniye sonra ellerini kalçamdan çekti eteğimle kapattı.

-"Finans müdürü." dedi en sonunda.

Kemirdiğim dudağımı serbest bıraktım.

-"Hım...güzel kadınmış." dedim gözlerimi yüzünde gezdirirken.

Yayıldığı konumda belimi okşarken omuz silkti.

-"Evet öyle." demesiyle dudaklarım aralandı.

Ne ?!

Bütün kelimelerimi yutup kucağından kalkmaya yeltenirken sıkıca belimi tuttu. Aynı zamanda sinir bozucu şekilde gülmeye başlamıştı.

-"Bırak beni Esved." dedim sinirle. Kollarını itmeye çalıştıkça daha sıkı sarılıyordu.

-"Şaka yaptım Bade'm. Bir dur çırpınma." Enseme bastırıp zorla göğsüne yatırdı.

Sert öfkeli soluklarımla kaskatı duruyordum.

Güzelmiş.

Pislik.

-"Kızdırmak için söyledim. Yüzüne bile doğru düzgün bakmamışımdır. Ne bileyim ben güzel mi çirkin ? Benim için işini nasıl yaptığı önemli."

Kollarını bollaştırdığı saniye kaçarak ayağa kalktım.

-"Size iyi çalışmalar o zaman ben gidiyorum."

Adım atmamla yine kolları sarmaladı. Sırtımı göğsüne yapıştırıp saçlarımı öptü.

-"Güzelim. Dünyada benim gözümün gördüğü tek güzel kadın sensin. Küçük güzel bir kadın." Son cümlesinde kısık sesle mırıldanıp boynuma dudaklarını sürttü.

Tüylerim ürperdi. Aynı anda eli karnımı okşayınca kasıklarıma aynı sinyallar kaymıştı.

-"Ben küçük değilim. Seninle de konuşmuyorum gidiyorum." Huysuz tavrımı bozmadan çantamı gördüğüm yerden aldım.

24 yaşıma gireceğim nerem küçüktü tanrı aşkına ?

-"Bade yapma ama. İşlerim ters gidecek bak."

Elimden çekip kendine döndürdü. Omuzlarımı silktim. Gülümsedi.

Çenemi kavradı ve dudaklarımı nazikçe öptü.

-"Bana diyorsun ama asıl sen kıskanç bir kadınsın."

Olabilir. Olamaz mı ?

-"Seven kıskanır diyorlardı sanırım." Ona gözlerimi kısıp ters bir bakış attım ve başımı çevirdim.

Güldüğünü biliyordum.

-"Evet kendimden biliyorum."

Sırnaşmaları öpmeleri elbette zayıf noktamdı. Onu affetmem yaklaşık üç dakika sürdü.

-"Emir seni gideceğin yere bıraksın."

Başımı salladım.

-"Gerek yok. Başak'la buluşacağım."

Ellerini ceplerine sokup kaşını kaldırdı.

-"Onun neyi vardı ?" diye sordu.

Dudağımı sarkıttım.

-"Selim biraz...kötü çıktı diyelim." Ağzımdan şerefsiz kelimesi çıkacakken durmuştum.

-"Bir yanlışı olduysa ?"

-"Yok yok Başak halletmiştir. Akşama dışarı çıkacağız. Nereye gideceğimizi bilmiyorum ama haber veririm." dediğimde yüzü asıldı.

Çok tatlı.

-"Akşam seni kendime alamıyorum öyle mi ?"

Kaşlarımı kaldırıp şirince tebessüm ettim.

Şirketin kapısına kadar yanımda gelmesi bir sürü insanın dikkatini çekmişti. Ben gerildikçe gerilmiştim. En son öpeceğini anladığımda ise direkt kaçmıştım.

Şirketin önünden geçen taksiye atlar atlamaz Başağı aradım.

'

Gündüz kızlarla kafede oturmuş biraz alışveriş yapmış vakit geçirmiştik. Başak gergin ve sinirliydi. Selim'e saydırmıştı. Hiç inkâr etmeyince tokatı basmış gelmişti.

Akşam için babama haber verdikten sonraysa plan belirlenmişti.

Kapısından içeri girdiğimiz yer bildiğimiz meyhane tarzında bir yerdi. Hem modern hem salaş tarzıyla içerisi düzgün görünüyor insanlar kendi halinde içip şarkılara eşlik ediyorlardı.

-"Sarhoş olmak istiyorum. " diye mırıldanan Başak gözlerini mekanda gezdirdi.

Bir kaç masa bizim girmemizle bakmış önlerine dönmüşlerdi. Garsonun eşliğinde bir masaya yerleştik. Dört kızdık. Müge ve Özlem de yanımızdaydı.

Loş ortamda tek aydınlık olan şarkı söyleyen adamlardı. Elinde darbukasıyla çalan adama solist olan eşlik ederken durdukça bir kadeh içiyordu.

Derdi olmayan dertlenirdi.

Masamız doldurulurken Esved'e geldiğimiz yerin mesajını attım. Kaç saattir sorup duruyordu.

Üzerimdeki kalın hırkayı çıkarıp ahşap sandalyenin arkasına astım.

-"Bu gece bütün şerefsizlere kadeh kaldırıyoruz." dedi Özlem.

-"Aynen öyle ilk kadehimi baş şerefsiz adı lazım değil onun için kaldırıyorum." Başak doldurulan rakı bardağını kavrayı kaldırdı.

Uzanıp benimkini aldıktan sonra dördümüz tokuşturup koca bir yudum aldık. Boğazımı yaka yaka inince yüzümü ekşitmemek için zor durdum.

Aradan bir saat geçtiğinde biz birazcık hızlı ilerliyorduk. Ortada ufak boşlukta bir kaç kişi ellerinde bardakla sallana sallana oynarken biten şarkının devamı herkese bir of çektirmişti.

Evde babam tam bir arabesk adamıydı. Sürekli aynı şarkıları dinlediği için Türk arabesk şarkılarına hakimdim.

Müge dibe vurmuş bardakları yeniden doldururken çatalın ucuyla mezelerden birinden aldım. O sırada kolumun yanında duran telefonum titredi. Esved mesaj atmıştı.

Kaşlarımı çatıp kilidi açtım. Hafiften bir baş dönmem vardı.

-Biraz yavaş mı gitsen güzelim ?'

Anlamadım desem.

-"Samet orospusu sevgili yapınca bizi sattı görüyor musunuz ?" dedi Özlem.

Kulağım onlardayken parmaklarımı klavyede gezdirdim.

-Nasıl yani ?' diye zar zor yazdım gönderdim.

-"Bizim elimizi tutan adamlar satmış Samet satsa ne olur be ?" diyen Müge'ye içimden hak verdim.

-"Erkek mahlukatından ne bekleyeceğiz kızlar ? Hepsi aynı bok."

İçtiğim rakı bardağını indirip dudaklarımdan cık sesini çıkarttım.

-"Benim sevgilim öyle değil." dedim yalpalayan dudaklarımla.

Sol kolumu geriye sandalyeye yaslayıp sağ elimle bardağımı tutmaya devam ettim.

Başak bana değişik cins bir bakış attı.

-"Biliriz biz öylelerini." Bunu Müge söylemişti.

Umursamadan omuz silktim. Şuan pek aklım doğru çalışmıyordu.

-"Olabilir. Evliyken bana aşık oldu." dedim ve keyifle kıkırdadım.

Bardağı kafama diklediğimde vücudum titremişti.

-"Ya seninleylen başkasına aşık olursa ?" Kafasını masaya dayayan Müge'ye baktım.

Yüzümden o keyifli ifade silindi.

-"Sikerim öyle işi." dediğimde kızlar kahkaha atmıştı.

Titreyen telefonuma bakacakken karşımda oturan Başağın bakışları sertleşti. Kaşlarını çatarak arkama doğru bakıyordu.

-"Bunun burada ne işi var ya ?!"

Üçümüzde baktığı yeri görmeye çalıştık.

Yok artık.

Gözlerimiz birleştiğinde yakalanmış olmanın verdiği suçlulukla omuzlarını düşürdü.

Esved.

Gerçekten beni mi takip etmişti ?

Masamızdan bir kaç masa geride Kaan'la birlikte içiyorlardı. Üzerinden ceketi yeleği çıkarmış kollarını kıvırdığı beyaz gömlekle baş döndürücü görünüyordu. Üstelik üst düğmelerini açmış yanık teniyle göz kırpıyordu.

Gel de dayan !

Ateş bastı sanki.

Hayır Bade hayır o seni takip etti.

Önüme döndüğüm gibi onu aradım. Hiç kalkıp gidemeyecektim.

-"Ne işin var burada ?!"

-"Güzelim iki kadeh içmeye geldik. Şans eseri aynı mekan işte." dediğinde göz devirdim.

-"Gıcıklık yapma Esved ya. Beni kontrol ediyorsun resmen." diye kızdım.

-"Alakası bile yok. Öyle olsa yanına gelirdim." dedi pişkin pişkin.

Oflayarak telefonu yüzüne kapattım. Normalde böyle bir şey yapmazdım ama şimdi biraz sarhoştum.

-"Bu adam beni çok seviyor." derken parmağım kendiliğinden kızlara doğru sallanıyordu.

-"Oo bu şarkı benden bana gelsin." Başak kadehlerimizi tokuşturup olduğu yerde başını salladı.

İçimden bir his geriye bakmamı söylüyordu ama ortam fazla loştu ve sarhoş gözlerim seçemiyordu.

-"Bir teselli veeer." Müge ile Başak senkronize sallanmalarıyla şarkıya eşlik etmeye başlamışlardı.

Bende bildiğim kadarını mırıldanırken elimin içiyle yanağımı tuttum.

-"Sevenin halinden sevenler anlar."

-"Gel gör şu halimi bir teselli ver."

-"Doldur be meyhaneci !" Özlemin başını omzuma koymasıyla saçma sapan sallanmayı bırakıp başımı başına koydum.

Mekanın içinde herkes şarkıya eşlik ederken kelimelerimiz birbirini yutuyordu.

-"Ben zaten her acının tiryakisi olmuşum !" Aynı anda söylediğimiz cümlenin sonunda tekrar tokuşturup başımıza dikledik.

Sigaramdan bir dal alıp yaktıktan sonra başımın dönmesiyle gözlerimi kapatıp açtım.

Özlem sallanırken durmadan omzuma çarptığı için gülesim geliyordu.

-"Aşkın zehir olsa yine içerim !"

-"Yolun ecel olsa korkmam geçerim."

Şarkıyı söylemeyi bırakıp sigara dumanını üfledim ve refleks olarak başımı çevirdim.

Damarlarımda dolaşan rakının etkisiyle zaten uçmuştum ve gördüklerim de cabasıydı.

Yüzünde kalbimi hoplatan gülüşüyle Kaan'la kadehlerini tokuşturup içiyordu.

Pislik.

İnsan sevgilisine dönüp bakardı.

Ortama öyle uygun ve yakışır halde duruyordu ki iç çekmeden edemedim. Dudağımı bükerek önüme döndüm.

Bilmem kaçıncı kez boşalan bardağın sonunda hıçkırdım.

-"Kızlar." derken o sırada farklı bir şarkı başlıyordu.

Burnumu çekip yanağımı tuttum.

-"Ben en son sarhoş olduğumda.." Dilim yalpalayınca durdum öyle devam ettim.

-"Bir adamın altına girmiştim."

Kahkahalarımız uçuştuğu ortamda dayanamayıp kafamı masaya bıraktım. Hem gülüp hemde küçük boşluktan dudaklarıma sigaramı koymuştum.

-"Ayy sende az kaşar değilsin ha."

Müge'ye göz devirip ardından kıkırdadım.

-"Karşı koyamadım." diyip kaşlarımı kaldırdım ve başımı salladım. Tepkime kendim bile gülmüştüm.

Yeni bir şişe daha açtırdığımızda zil zurna sarhoştuk. Adeta kırılıyorduk. Saçma sapan konuşup kelimeleri söyleyemediğimizde bile kahkaha atıyorduk.

Benim kafamı kaldırmaya mecalim yokken Başak ve Özlem oynayan insanların arasında göbek atıyorlardı.

Telefonum kolumun altında titriyordu ama bakma zahmetine girmedim. Bardakta kalan son yudumu içip kolumun üstüne yattım.

Masada kaç dal sigara yakılmış kaç kadeh rakı içilmişti bilmiyorum.

Mekan yeniden bir hüzne bulandı. Rakıların son yudumları hayatı sorgulama aşamasına gelmişti.

Saçımı kaşıyıp çalan arabesk şarkıya kulak verdim.

"Sen tanrı mısın beni öldürdün "

"Eşime dostuma beni güldürdün "

-"Doldursana." diyip yattığım yerden bardağı itekledim.

Özlem elini kafasından çekerek bardaklara yeniden rakı doldurdu.

-"Burada mı yatsak ne yapsak ?" diye mırıldanan Müge'ydi.

Yerimden kalkacak gibi değildim. Kafamda davul zurna çalıyor gibiydi.

-"Oo senin yeri yakan yürek bakanın geliyor."

Başak omzumu dürtünce kafamı kaldırdım.

-"O söz öyle miydi ya mal ?" Özlem kıkırdayarak geri yaslandı.

Saçlarımı geriye ittirirken bir el omzuma dokunmuştu.

-"Kardeşim hesabı getirsene." demişti diğer elini kaldırıp.

-"Ya gitsene sen." Omzumu silkeleyip elini atmaya çalıştım olmadı.

Hırkamı aldı kollarımdan geçirdi. İtiraz etmeyişim şundandı , eğildiği için yakındı ve kokusunu alınca öylece kalmıştım.

-"Başak sende şöyle yakışıklı bir enişte bulsana bize be !"

Müge'ye kafamı çevirirken Esved hala hırkamı giydirmekle meşguldü.

-"Benim sevgilimi mi kesiyorsun sen ?" dedim cümleyi güçlükle tamamlayarak.

-"Bir rahat dur Bade."

Esved belimden tutup kaldırdığında elimi masaya koyup Müge'ye eğilmeye çalıştım.

O kim ki benim sevdiğime yakışıklı diyor ?!

-"Çevir şu gözlerini bakmasana be." derken sendeleyince belim daha sıkı kavranmıştı.

Esved önümde tıpkı bir dağ gibiydi. Yüzüm göğüs hizasında olunca yüzünü göremiyordum.

-"Kaan sen burada dur ben Bade'yi arabaya sokup geliyorum."

-"Kimi nereye sokuyorsun sen ?" Yüzüne hesap sorar gibi elimi sallayınca tutup boynuna getirdi. Aynı anda havalanınca ağzımdan çığlık kaçtı.

-"Of Bade of güzelim ne derdin var acaba ? Bu kadar içilir mi ?"

Omuz silkip dudağımı büktüm. İşaret parmağımı dudaklarında gezdirirken rahat bir yolculuk yapıyordum.

-"Bu gece de benimle sevişecek misin ?" diye sorduğumda duraksamasını umursamadan gülümseyip omzuna yattım.

-"Biz sevişmedik güzelim. Ayrıca biraz sessiz ol insanlar duyacak."

Kıkırdayıp boynunu öptüm.

-"Seviş benimle ya." diye mızmızlandım. Saniyesinde yüzüm düştü.

-"Ya sabır Allah'ım. Neyle sınıyorsun beni ?"

-"Güzel değil miyim yoksa ?"derken boyun girintisine yerleşiyordum.

Dışarı çıkınca soğuktan titremiştim.

-"Hayır çok güzelsin."

Kaşlarımı kaldırdım.

-"O zaman sevişir miyiz ?" dediğimde beni yere bıraktı. Bastığım yer kayıyor ne diye koyduysa.

-"Bade'm...güzel sevgilim ilk kez bunu istiyorum senden ama biraz susar mısın ?" Yüzünün sertliğinden dolayı kaşlarım çatıldı.

Göğsüne elimi çarptım.

-"Sen aldın beni şimdi de sus diyorsun ! Oturuyordum ne güzel sıcak sıcak. Deli mi ne ya ?"

Yürüyecekken belimden tutup beni arabanın içine oturttu. Kemerle sabitlediğinde çekiştirmek istedim izin vermedi.

-"Çok sıkı bu kusacağım bak."

-"Kus güzelim ama buradan kalkma tamam mı ? Kızları da halledeyim hemen geliyorum." dedi. Yüzü yakışıklıydı. Yüzüne dalıp gidince söylediklerini dinlememiştim.

Arabanın kapısını kapattı gitti. Başım omzuma doğru düşünce geri kaldırdım.

Omzuma ne zaman asıldığını bilmediğim çantamdan sigara paketi aradım bulamadım. Arabada gözüme çarpınca uzanıp aldım ve çakmakla yaktım.

Daha bitiremeden Esved gelmişti. Kapıyı açarak sigarayı dışarı attım.

-"Başak telefonunu aç." diyordu ablama.

Başak arabaya yaslanıp kafasını kaldırdı.

-"Olmaz."

Esved telefonunu çevirip parmağını bastırınca bağırmıştı.

-"Çıplak fotoğrafım vardır bakma ayıp." diyince kıkırdadım.

-"Saçmalama Başak sus."

Esved Başağın telefonunu kulağına getirdiğinde niye bu kadar yakışıklı diye düşünüyordum.

Lanet olası.

-"Ben Esved. Kızlar yanımda sarhoş olmuşlar evlerinin adresini bilmiyorum." dedi dinledi.

Hıçkırıp yanağımı kaşıdım.

-"Tamam Samet bekliyorum hızlı ol."

Samet'i neden aramıştı ki ?

-"Sende bin arkaya." Başağı arka koltuğa bindirip kapısını kapattı.

Gözleri bana kaymıştı. Sinirli sinirli bakıyordu.

Öpücük atınca gözlerini devirmişti.

-"Yerim seni ben." dediğimde ise kafasını kaldırıp sabır diledi.

Seviyoruz ne olmuş ?

-"Yengenin de sarhoş hali bir fena." Kaan kızların yanında dikilirken kahkaha atınca kaşlarımı çattım.

-"Çok sinirleniyorum Kaan hiç bulaşma." demişti Esved.

-"Ne yengesi ya ?" dememle bana döndüler.

-"Kardeşimin sevgilisi olunca yengem oluyorsun ya otomatik olarak." Kaan mala anlatır gibi söyleyince nefesimi üfledim.

Ateş basıyordu. Kemeri çekiştirip biraz daha kaydım.

-"Sevgili değiliz biz." dedim ve takılmadan paketten bir sigara daha çıkarttım.

-"Değil misiniz ?" dedi arkadan eğilen Başak.

-"Değil miymişiz ?" diyen Esved'di.

Cıklayıp başımı salladım.

-"Adaylarımı bekliyorum."

-"Sikerim adaylarını Bade gece gece asabımı bozma." dediğinde sırıttım ardından kahkaha attım.

Yanıma gelip yeni yaktığım sigarayı elimden aldı ve fırlattı. Uzaklaşmasına izin vermeden kemerin müsaade ettiği kadarıyla eğilerek boynuna sarıldım.

-"Kızdın mı sen ? Küstün mü yoksa ?" Geri çekilip yanaklarını tuttum.

Gözlerinden öfke fışkırıyordu.

-"Dayak mı istiyorsun ?" diyince yeniden cıkladım. Boynundan çekiştirip yanağını öptüm.

-"Seni istiyorum. " diye fısıldadım kulağına.

Sırıtarak uzaklaştığımda sert nefesini yüzüme üflemişti.

Ardından kapıyı üzerime kapattı. Oflayıp geri yaslandım.

Samet'in gelip kızları almasıyla Kaan Esved'le vedalaşmış arabaya binmişti. Başak öne eğilerek şarkı açtığında o arkada oynuyordu.

Benim birazcık uykum gelmişti.

-"Mehmet amca babamla balığa gitmedi mi ? Anahtarınız var mı ?"

Esved'in sorusunu bilmediğim için içimden cevapsız bıraktım bir tane sigara yaktım.

-"Kime soruyorsam ?" gibisinden bir şeyler mırıldanmış telefonunu çıkartmıştı.

Şarkıyı değiştirip sesini açtım. Esved kıstı ben açtım. Elime vurmasıyla kötü kötü ona bakarak koltuğa sindim.

Pis vahşi.

-"Alo anne Nermin teyzenin evinin anahtarı bizde var mı ?"

Konuştuklarını dinlemeyerek yeniden şarkının sesini açtım. O da kapatmıştı zaten.

Bu geceden sonra hayatlarımızın nereye sürükleneceğini bilmeden sırıtarak camdan dışarı döndüm.

•••

İyi geceler millet ❤

Saat 3 olmak üzere ve muhtemelen çoğunuz uyumuşsunuzdur. Yarına okuduğunuzda yorumlarınızı bekliyor olacağım.

Görüşmek üzere ❤

Bölüm sonu

1 yorum