•
Suçluluk duygusunu bir kenara atmam gerektiğini bilerek yeni bir sayfa açmıştım.
Annem ve Melek teyze Sena'nın evine giderken gelemeyeceğimiz bildirmiş sorunsuz şekilde aklımdan atmıştım.
Benim bozduğum bir evlilik yoktu. Ortada bozulacak evlilik yoktu.
Evet aynen öyle.
Geçtiğimiz haftada Kaya tekrar Almanya'ya dönmüştü. Bende gidip teyzemleri görmek istiyordum fakat Esved'den nasıl ayrı kalırdım bilmiyorum.
-"Ben bittim. Bırakın beni ne olur ya ?" Başak hepimizi güldürürken ellerimi yıkayıp kuruladım.
Yine bir pazar klasiği hep birlikteydik. Bu defa Kadir amcanın canı baklava çektiği için toplanmış baklava açmıştık.
Dün gece balığa çıkmışlardı. Babamın ısrarı üzerine beni şaşırtarak Esved onlara eklenince içim içime sığmaz olmuştu.
Bir haftadır sadece iki akşam görüşmüş herhangi bir yakınlık yaşamamıştık. Birbirimize değdikçe görünmez bir kıvılcım yaşanıyordu. Ve ben çok özlemiştim.
Sanırım azıcık daha sabredecektim.
Her şey hazır olduğunda Başak'la eve geçerek duş almıştık. En sevdiğim vücut losyonunu bedenime sürmüş saçlarımı özenerek düzleştirmiştim. Hafif bir makyajın peşinden siyah neredeyse transparan sayılan iç çamaşır takımını giyindim.
Altıma kısa bir etek üzerime ise düz boğazlı kazak giyerek tamamladım.
Ayağıma herhangi bir şey giyinmedim. Evlerimiz sıcak olduğu için üşüyeceğimi düşünmüyordum. Aksine Esved'in geleceğini bilmek ateşler veriyordu.
Telefonumu da aldıktan sonra Başağın hazır olmasıyla alt kata indik. Babam çoktan gelmiş bu soğuğa rağmen bahçede balık için mangal yakıyorlardı.
Onlara göre dinlenme sayılıyormuş.
Esved ise onlarla gelmemişti. Eve geçip öyle geleceğini söylemiş.
Tanrım ! Göğsüm sıkışıyor !
-"İyi görünüyorum değil mi ?" dedim Başağa son kez.
-"Evet aşkım son derece seksi ve çekicisin yürü popom dondu !"
Bahçe kapısını açıp içeri girdi. Peşinden gidip burada giyindiğim pofuduk terlikleri ayağıma geçirdim.
El birliğiyle biz masayı hazırlarken babamlar balıkları pişiriyordu. Masanın olmazsa olmazı rakı bardaklarını koyduğum anda kapı çaldı.
Nefes al ver.
-"Nerede kaldın oğlum ?"
Melek teyze kapıyı açtığı için sırtımı kapıya çevirdim. Bakarsam gözlerimi alamayacaktım.
-"Masa bitti." dedi Başak.
Benimde işim bitmişti. Usulca elimi belime koyup nefesimi üfledim.
-"Hoşgeldin. "
Başağın arkama bakışıyla dizlerimden titreme geçti.
Yavaş yavaş döndüm. Neyse ki annem ve Melek teyze mutfaktaydı.
-"Hoşgeldin. " dedim mırıldanarak.
Hafifçe başını eğdi ve yaklaştı.
-"Hoş buldum."
Gönül boynuna sarılmak isterken uzak durmak zorundaydım. Annemler görmese bile bahçeden babamlar görürdü çünkü güneşlik kapalı değildi.
Sertçe yutkundum.
-"Otur istersen." derken sesim kısık çıkmıştı.
Bakışları çok keskindi. Kısık gözleri içimi alt üst ederken karşıya koltuğa çöktü. Siyah ince yarım boğaz bir kazak giyiniyordu. Altında aynı şekilde siyah pantolon vardı. Gözleri üstündeki parçalar gibi siyaha çalmıştı.
Bakışları utanmadan çıplak bacaklarımda gezindi. Başak salondan mutfağa geçince bahçeye doğru baktım. Babamların sırtı dönüktü.
-"Şöyle bakıp durma." diye fısıldadım ve dişlerimi sıktım.
Dudağının kenarını ısırdı. Benimle eğleniyordu.
Hadi ama !
Şeytan diyor ki git öp !
-"Sende düzgün giyin gözüm kayıyor."
İster istemez gülümseyince salondan kaçarcasına çıktım. Sonunda masa tamamdı. Balıklar koyulmuş hazırladığımız mezeler yerleşmişti.
Babamlar rakı içerken Esved de bir kadeh içmiş daha istememişti. Ben ise boğazım kurudukça suyumdan yudumluyordum.
Masaya oturduğum gibi yanıma kurulan bir adam vardı. Kimse yadırgamıyordu ancak benim içim hopluyordu.
-"Selin doğum yapmadan gitsem iyi olurdu aslında."
Annemin sesiyle karşıya baktım. Melek teyzeye söylüyordu.
Selin bahsettiğim kuzenim ve en yakınlarımdandı.
-"Bende gitmek istiyorum anne." diyerek yeri gelmişken dahil oldum.
-"Teyzene mi ?" diyen babamdı.
Başımı salladım.
-"Uzun zaman oldu. Biraz kalıp dönerim."
Çıplak bacağımda kemikli elini hissettim. Tüylerim diken diken oluverdi. Belki kimsenin dikkatini çekmemişti ancak irkilmemek için zor durdum.
Parmakları etime baskı uygularken zar zor yutkunmuştum.
-"Sen nasıl istersen kızım." dedi babam.
Yemeğe dönülmüştü. Teknede yaşadıkları olayları anlatıp gülüşenlere rağmen Esved hala bacağımı tutmuş yavaş yavaş okşuyordu.
Ne iştah kalmıştı ne bir şey.
Elinin altında olan tenim cayır cayır yanıyordu. Kimseye fark ettirmeden elini alması için bacağımı çektim.
Çekemedim.
Bastırarak sabit tuttu.
-"Ben anlamam dedim size. Çok sallanıyordu zaten uyumasam duramazdım." Esved'in sözleri üstüne Melek teyze gülmüştü.
Soluklarım git gide hızlanıyordu. Elimi enseme attım. Buz kesilmiştim.
Eli küçük hareketlerle yukarı çıkıyordu. Neredeyse kasıklarıma gelmişti.
Düşüp bayılmama çok az kalmıştı.
-"Çay ister misiniz ?" Annemlere bir hışımla dönerken elimi masanın altına attım ve anında Esved'in eline tırnaklarımı geçirerek ittirdim.
Kısık sesle acıyla inlemişti. Yalnızca ben duymuştum.
-"Ben alırım." dedi Başak.
-"Biz sonra içerir değil mi Nermin ?"
Babamlara sormama gerek yoktu. Sandalyeyi ittirip kalktım.
-"Sormadın ama zahmet olmazsa bende alırım. Demli olsun."
Yüzündeki ciddiyeti gören anlamazdı. Ancak gözlerinde yatan muzipliği tanıyordum.
Soluğum takılı kalmışken elimi sandalyeden çekip eteğime sürdüm.
-"Ne zahmeti...tabii." dedim zoraki tebessümle.
Resmen halimden zevk almıştı.
Ve ailemizin bakışları ilk kez bu anda ikimize çevrilmişti. Başağın boğazını temizlemesiyle o bakışlardan sıyrıldım.
Mutfağa girip tezgaha tutundum. Bacaklarım değil kasıklarım uyuşmuştu.
Dolaptan bir bardak alıp soğuk su doldurdum ve bitirene kadar içtim. Çenemden süzülen suyu elimin tersiyle sildikten sonra çay bardaklarını çıkarttım.
Uzaktan yine Esved'in sesi geliyordu. Bir de adım sesleri.
Göz ucuyla baktım.
Telefonla konuşarak mutfağa girmişti. Bakışlarında sertlik vardı. Ancak o sertlik bana rüzgâr gibi esiyordu.
Neden mutfağa gelmişti ki ?!
-"Gerek yok sen işini yap. Daha önemli bir sorun olmadan arama."
Saçlarımı geriye ittirip çay tabaklarına uzandım. Alt dolaptan beyaz bir tepsi alarak doğruldum.
-"Daha kısası yok muydu ?"
Masaya kalçasını yaslamış gözleri telefondayken bunu söylemişti. Ona karşı aşağı eğildiğimi fark etmemiştim.
Her yerde gözü var !
-"Var onu da giyerim." dedim içten içe gülerken.
Çıkarttıklarımı tepsiye yerleştirirken bir anda belime sarılmasıyla sıçrayıp onu ittirdim. Kollarını hissetmek beni yerle bir etmişti.
-"Esved lütfen birisi gelir. " diye fısıldadım.
Dinlemeden tekrar sarıldı ve ellerini karnımda birleştirdi. Saçlarımın arasına girip boynumu öpüşüyle farklı yerde olmayı diledim. Aksi halde hiç itiraz etmezdim.
-"Özledim kızım iki tane öpeyim bir şey olmaz."
Tekrar tekrar öpücüklere boğuşu benim kıkırdamama neden olurken mecburi olarak kollarından sıyrıldım ve ona döndüm. Hala dibimde duruyor beni tezgahla arasına sıkıştırıyordu.
Dudaklarımı dudaklarının ihtiyacıyla dilimle ıslatırken ellerimi göğsüne koydum ve ittirdim. Geniş sert göğsü elimin altında kasılmıştı.
-"Bende özledim ama yapma." diye sızlandım. İki yana salladığım yüzümü kavrayıp saniyelik hızla dudağımı öptü geri adım attı.
-"Ya Esved !" derken direkt kapıya göz atmıştım.
İçeride ailelerimiz varken yaptığına bakın !
Endişe duymuyor olması bana iki kat olarak geri dönüyordu.
-"Bade canım baklavaya baktın mı ?"
Melek teyze konuşa konuşa mutfağa girdiğinde olağanüstü bir durum yokmuş gibi ona döndüm.
Ama içim hiç öyle değildi.
Önümde duran Esved'e pek bakmadı diyebilirim. Duraksayıp ne iş dercesine bakabilirdi ancak olmadı.
-"Çekmiş mi güzelce şerbetini ?" diyerek fırına yöneldi.
-"Yok bakmadım Melek teyze çayları döküyordum."
Esved'e gözlerimi kısıp sinirle baktığımda dudağının kenarıyla bana gülümsedi. Mutfak kapısından bahçeye çıktı.
-"Masayı toplayana kadar tamam olur. Güzel görünüyor." dedi gülümseyerek.
Fırının kapağını kapattı sırtımı sıvazlayarak yanımdan geçti ve çıktı. İçimde sıkışan nefesi dışarı üfledim.
Çay tepsisiyle dönmüş yerime oturmuştum. Bir iki dakika içinde Esved'de geri gelmişti.
-"Doğum gününü Almanya'da mı kutlasak ?" Başak bir yandan telefonuna bakıp diğer yandan yerken bana dönmüştü.
Doğru ya.
Bunca yaşananlar arasında doğum günümü unutmuştum.
İki hafta sonraydı. Şimdiye dek en büyük kutlamalarım Kaya sayesinde olmuştu.
-"Bakıyorum da iyice bizden uzaklaşılmaya başlanmış." Babam homurdanmış bize ters bir bakış atmıştı.
-"Olur mu hiç öyle şey ?" diyerek başımı hafifçe eğdim.
-"Burada da kutlarız hep birlikte hayatım. Sonra canları nerde isterse orada kutlasınlar." Annem kesinlikle dünyanın bir numaralı annesiydi.
-"Ya iki hafta sonra değil mi ?" Melek teyze annem aracılığıyla her yıl doğum günümü kutlardı.
Onu başımla onayladım. 24 yaşına girmemin en güzel ayrıntısı hayatımda bir mucize olmasıydı.
Yanımda sıcaklığını ruhuma aktaran bir mucize.
-"Sena'nın da doğum günü sanki bu aydı yanlış mı hatırlıyorum ?" Melek teyzenin Esved'e yönelttiği sorusuyla yutkunmama engel oldu.
Sol elimin tırnaklarını avucuma batırırken sağ elimle saçımı düzeltir gibi yaptım.
Esved nefesini üfledi.
-"Hatırlamıyorum anne." dedi tok sesiyle.
-"Bir ara konuşmuştuk. Bende net hatırlayamadım."
-"Kutlarsınız sizde. Ne olursa olsun bir hatrı var. En önemlisi kimsesi yok üzülmesin bir başına." demişti Kadir amca.
Başağın bana baktığını hissediyordum. Tepkisiz kalmaya çalıştım.
Bu olabilecek bir şeydi. Duymaya alışmalıydım.
Sevdiğim adamın eski karısı hep bir yerlere dahil olacaktı.
-"Bence de öyle. Onlar yollarını ayırmış dahi olsalar sizi anne baba yerine koyuyor." diyen ise annemdi.
Salladığım bacağıma elimi koydum. Elim de dahil olmak üzere bütün vücudum buzdan ibaret olmuştu. Sıcak evin içinde bana yağmurlar yağıyordu.
-"Ellerinize sağlık." Esved sandalyesini ittirip kalkarken babamlar da ona uymuş masadan bir anda kalkmışlardı.
Bir yudum bile almadığım çayımla birlikte rastgele bir tabak aldım ve mutfağa girdim.
-"Bade-"
-"Sorun yok gerçekten boşver. " dedim Başağın üzgün bakışlarına.
Tekrar içeri dönüp masadan bir şeyler alırken banyodan çıkan Esved'le karşılaştık. Arkamdan Melek teyze geldiği için ona bakmadan yanından geçtim.
Masayı el birliğiyle toplamıştık. Tatlı servisi için biraz daha beklemek istediklerinde anneme eve geçip geleceğimizi söylemiştik. Başak'la yavaştan kaçarken salonda oturan Esved'in beni izlediğini biliyordum.
Hızlı adımlarla odamın balkonuna çıkmıştık. Konuşmadan yaktığımız sigaralarla korkuluğa yaslandık.
Soğuk havayı soludukça göğsümdeki ağrı çoğalıyordu. Yalnızca güçlü olmam gerekiyordu.
-"Her seferinde böyle düşmemelisin. Çabuk yıpranırsın. Herkes öğrenene kadar bu duruma alış."
İleri bakarken başımı eğdim. Sigaranın gevşetmesine izin verirken tek istediğim yatağımın içine girmekti.
-"Alışmaya çalışıyorum ama elimde değil. Sanki birisi bir yerden çıkacak ve senin yüzünden diye bağıracak gibi geliyor." dediğimde gülmüştü.
Gergin ruh halim dışıma yansıyordu.
-"Deli deli konuşma. Öyle birisi çıksa Esved onu alnından vurur merak etme." dedi gülümsedi.
İç çekip sigaramı söndürdüm.
-"İç de gidelim." diyerek odama girdim.
Parfüm sıktıktan sonra dudak rengimde olan rujumu tazeledim. Başağın gelişiyle geri döndüğümüzde her zamanki gibi babam ve Esved tavla oynuyordu.
Esved bakışlarını kaldırıp gözlerime değdirdi. İfadesizdi. İfademi çözmek istercesine bakıyordu.
Gözlerimi annemin sesiyle ondan kaçırdım. Tatlıları hazırlamamızı istemişti.
Başak'la hızlıca ayarlayıp servis ettik. Esved istemediğini söyleyerek tatlı tabağına dokunmamıştı.
-"Senin ev ne alemde ? En son inşa halindeyken gitmiştik merak ediyorum. "
Oturduğum tekli koltukta gözlerim babama kaydı.
Ne evi ?
-"Bitti sayılır gideriz bir ara. Şu sıralar yoğunum pek vaktim yok." demişti Esved.
Annem mobilyalarla ilgili bir konuya giriştiğinde sessiz sakin dinliyordum.
-"Uğraştırma bizi Nermin ya. Mobilyayı bırak yazın tatile götürürüm ben seni yenilenmiş olursun." Babamın cümlesiyle dudaklarımda minik bir tebessüm oluştu.
Esved de hafifçe gülümsemiş zarları atmıştı.
-"Sen bakma amcama Nermin teyze. Bizim mağazalardan birine git istediğini al çık." dedi.
Babam tavlaya bakarken
-"İlla beni masrafa sokacaksın." demiş imayla gülmüştü.
-"Lafı mı olur ? Canın sağ olsun." diyen Esved'e dalıp gittim.
Aynı yataktan kalkmış iki insandık. Burada birbirimize yabancı.
Çıplak göğsüne yatışımı düşündüm bana sarılmasını , aynı nefesi soluduğumuzu.
Kendime gelmiştim.
Karnımda oluşan yangın o hisleri hatırlamaktan dolayıydı. Şimdi gözlerimiz birleşince o an ki tutkuyla birleşiyordu.
Yalnızca ikimiz biliyorduk.
Dirseğimi koltuğun kol kısmına yaslamış yanağımı tutarken diğer elimde çay bardağı vardı. Dikkat çekecek kadar ona dalmamalıydım.
Dikleşip bardağı bıraktım. Herkes ayrı bir sohbetteydi. Başak sosyal medyasında , ben iç karmaşamda takılıyordum.
Saat geç olduğu için kalkmaya karar verildiğinde Melek teyze yoğun ısrarlarıyla Esved'i kalmaya ikna etmişti. Esved pek kalma yanlısı olmasa bile annesinin hevesini kıramamış kabul etmişti.
Sanırım yaşamına burada devam etmediği içindi bu uzaklığı. Onları sevdiğine emindim nihayetinde ailesiydi fakat hayat şartlarından bu hale gelmişti.
-"Görüşürüz. " dedim çıkarken.
Melek teyze el sallayıp kapıyı kapattı.
Odama çıkar çıkmaz soyunmuş makyajımı temizlemiştim. Telefonuma gelen mesajları sonraya bıraktığım için üzerimi giyinmeden tamamen çıplak olarak yatağıma oturup elime aldım.
İnstagram ve arkadaşlarımdan gelenleri es geçerek Esved'in mesajına tıkladım.
-Bir daha yüzüme bakmadan bana sırtını dönme'
Vücuduma soğuk bir ürperti gelmişti.
-Farkında olmadan olmuş' diye yazdım gönderdim.
Yataktan kalkıp dolaptan saten takımı çıkarttım. Aynanın karşısında göğüs arasında duran parçaları birbirine bağladıktan sonra yakamı düzelttim.
Telefonuma uzanırken diğer yandan bir dal sigara çıkarttım ve çakmağımı aldım.
-Yatıyor musun'
Dudağımı ısırıp odanın ışıklarını kapattım.
-Hayır henüz yatmadım sen ?' diye gönderirken balkona çıktım.
Dışarısı çok soğuktu ama bir sigara içip geri girecektim. Gece yarısı olduğu için sokak fazlasıyla insizdi.
Telefonu titreşime alıp balkonun mermerine koydum sigaramı yaktım. Çakmağı bırakırken titreyince mesaja baktım.
-İçeri girmen için iki saniyen var' yazıyordu.
Kaşımı kaldırıp duraksadım. Parmağım klavyede iken refleks olarak etrafa baktığımda yan balkondaydı.
Gözlerimi devirip omuzlarımı düşürdüm.
Kaşlarını çatmış sinirli sinirli bakarken sigarasını içiyordu.
Dikkatinizi çekerim üzerinde hiçbir şey yoktu ve heykel gibi orada dikiliyordu.
Biraz sesli konuşsam duyulurdu ancak riske atmak istemedim ve telefona geri döndüm.
-Sen çıplaksın ben değilim'
-Yan apartmanda öğrenci kızlar yaşıyor beni delirtme Esved üzerini giyin'
Hızlı hızlı yazarken buradan o balkona uçmak içeri sokmak istiyordum.
Mesajlarımı okurken dudaklarıa pis bir sırıtış peyda olmuştu.
Sigaramdan derin bir soluk almış ona ters bakışlar atıyordum. Bakışları göğüs dekoltemde gezinirken dudakları düz çizgi halini aldı.
Yazıyordu.
-Kapıya dayanmamı istemiyorsan göğüslerini gözlerimin önünden çek güzelim'
Dudaklarımdan kaçan kıkırtıya engel olmak için sertçe ısırdım.
Korkuluğa yaslanıp popomu hafifçe dışarı attım. Kollarımın değdiği yerler buz gibi olmuştu ancak aldırmadım.
Keyfim yerindeydi.
Sigarayı dudaklarımda bırakıp parmaklarımı klavyede gezdirdim.
-Daimi komşum olmanı istiyorum mümkün müdür ?'
Gönderdiğimde bana kısık gözleriyle gülümseyerek baktı. Yanında olsaydım bu bakışlarının sonunda öpücük olurdu.
-Bence sen benimle aynı evi paylaşmalısın'
-Uzaktan sana dokunamıyorum hiç çekilir değil'
Soğuk havayla birleşen sözcükleri beni titretti.
-Cazip bir teklif düşünülür' diye yazdım gönderdim.
Ardından yerde olan küllüğe eğilip söndürdüm ve tekrar yan tarafa döndüm.
Gülümsedim hafifçe el salladım. Küçük çocuk sevincine sahiptim. Bunu yalnızca varlığıyla başarabiliyordu.
Odama geri girdiğimde mesajı gelmişti.
-Seni seviyorum iyi uykular güzelim'
Yatağa sırt üstü yatıp sırıttım.
-Tatlı uykular seni çok seviyorum'
Hayatımda gerçekleştirdiğim en mutluluk verici mesajlaşma buydu. Hayat enerjimi tek bir bakışıyla ruhuma enjekte edebiliyordu.
Neden daha önce tanışmamıştık ki diye düşünürken yastığıma sarılmıştım. Yastığımın Esved olduğunu hayal ederek yüzümdeki saçma tebessümle uykuya daldım.
•••
Merhaba iyi geceler ❤
Uyumayanlar olur diye yayınlıyorum. Daha erken gelecekti ama fırsat bulamadım üzgünüm.
Bölümü beğendiniz mi ?