•
Dairede duyulan nefeslerimiz düzene girerken beni kollarının arasına almıştı. Yorganın altında kıvrılıp yattığım yatak sıcacıktı. İkimizin bedenleriyle ısınmıştı.
Olağanüstü.
-"Daha önce kimseyle uyumamıştım. Bir seninle uyudum...senden de kopamaz oldum." dedi sesi yorgun çıkıyordu.
Titrek kirpiklerim yukarı kaydı. Bakışları içime işliyordu. Dudaklarımı yumuşak şekilde öperek sırtımı okşadı.
Gerçekten hiç ilişkisi olmamış mıydı ?
Mükemmel bir adamdı.
-"İlişki yaşamamış olman inandırıcı gelmiyor." derken sesim uykulu çıkmıştı. Başımı eğip göğsüne kıvrıldım.
-"Evlenmeden önce yalnızca gecelik ilişkilerim oldu...bunu inkâr etmem. Ama severek dokunduğum kimse olmadı."
Yaşadığı geceleri tahmin etmeyecek değildim ancak yine de böyle duyunca rahatsız ediciydi. Dokunuşlarını hissedenler ona kapılıp giderdi.
-"Pekâlâ bunu şimdi konuşmayalım." Mızmız sesime karşılık göğsü sarsılmıştı.
Ona doğru biraz daha sokulunca bacağımı bacaklarının arasına alıp bana sıkıca sarıldı.
-"O zaman seni konuşalım." dedi boğuk boğuk. Aynı anda sırtımdaki eli kalçamın kıvrımına kaymış kalbimi sıkıştırmıştı.
Sıkıp gevşetti. Parmaklarıyla tüy gibi okşarken yutkunamıyordum.
-"Bu geceye özel mi böyle nefes kesicisin ?" Boynuma yönelip ısırdığı yerleri öptü. Diğer yandan parmağı kalçamın küçük kısmını kavrayan kumaşın altına girmiş baskı uyguluyordu.
Utanıyordum.
İstiyordum.
İki arada kalmıştım.
-"Beni utandırıp durma." diyip göğsünü ittirdim. Ateşler içerisinde kaldım !
Kıvrılan dudaklarıyla yüzüme eğildi. Burnumun ucunu, gözlerimi , yanaklarımı ve en son dudaklarımı öperken kendimden geçmiş mayışmıştım.
-"Seni çok seviyorum. İyi ki hayatıma girdin Bade."
Her fırsatta dile getirmesi tuhafıma gidiyordu. Daha önce hiç böyle güzel sevilmemiştim.
Sevgi gösterince güzeldi. Sevildiğini hissettirince bambaşka oluyormuş.
Kendimi dünyanın en mutlu kadını gibi hissediyordum.
Göğsünden boynuna uzandım sarıldım. Sırt üstü dönerken üzerinde kalmıştım. İki avucu kalçamda olunca rahat nefes alamıyordum.
Başımı biraz uzaklaştırıp dudaklarımızı hizaladım.
-"Beni hep böyle çok sever misin ?" diye masumca sordum.
En ufak utanç duymadan sorduğum soru karşısında önce tebessüm etti ardından sıkı sıkı bedenime sarıldı. Adeta beni kendine hapsediyordu.
-"Seni hep böyle çok seveceğim." dedi ve boynumda derin bir soluk çekti.
Onunla hiçbir şey düşünmeden sarmaş dolaş yatmak güzeldi. Ancak daha çok konuşmak sohbet etmek istiyordum. Sesi beni rahatlatıyordu.
Üstünden yana kaymak isteyince izin vermedi. Homurdanıp kalçamı kendine bastırdı. Gülümseyen yüzümü göğsüne yasladım. Bizi güzelce örttü hareketsiz kaldı.
Her nefesinde yükseliyor tekrar iniyordum.
-"Nasıl bir huzur verdiğini bilsen." Daha çok kendi kendine söyleniyordu. Saç diplerimi okşarken başımı öptü.
Gözlerim usulca kapandı.
-"Sanırım uyuyacağım." dedim mırıltıyla.
-"Uyu güzelim." Sıcak avucunu çıplak sırtıma bıraktı bende kendimi uykunun huzurlu kollarına bıraktım.
•
Bütün gece tenimi okşadığını hissetmiş hayatımda böyle huzurlu uyumamıştım.
Sabah ikimizde Esved'in telefon sesine uyanmıştık. Yorganı başıma çekerken o diğer tarafa dönüp komodinden telefonunu almıştı.
Gözlerimi kapattım sıcak yatakta kıvrıldım ve uyumaya devam etmek istedim. Ömrümü burada geçirme şansım var mıydı ?
-"Haber vermeyi unuttum oğlum ya gelmeyeceğim." Esved sıkıntıyla oflayıp yanıma sokulurken uykusuz huysuz konuşuyordu.
Aramayı kapattığında uykum kaçmıştı. Başımı yorganın altından çıkarttım. Sırtım göğsüne yaslı duran adam omzumu öpüyor karnımı okşuyordu.
-"Ne oldu ?" diye sordum ve çekinmeden esnedim.
-"Arkadaşım Hakan , aynı zamanda spor eğitmenim." dedikten sonra boynuma sokulup öpücükler bıraktı.
Kapalı gözlerimle huylanarak sessizce kıkırdadığımda belime sarılmıştı.
-"Akşama annemlere yemeğe geleceğim. Sende gel özlem gideririz."
Gülerek arkaya döndüm.
-"Sarılıp öpüşürüz istersen." dedim dalgaya vurup.
Dudağını yalayıp gülümsedi.
-"Hım...neden olmasın ?" dedi ve dudaklarıma saldırdı.
Gülmekten bir kaç saniye karşılık verememiştim. Kendimi dudaklarına bıraktığımda ise vücudumu okşayan elleri eşliğinde dudaklarımı istila ediyordu.
-"Ölüyorum sana kızım." Islak dudakları boynuma kayarken başımı yastıkların arasına yerleştirdim.
Hiç böyle ayılacağımı düşünmezdim. Fakat çok ama çok büyüleyiciydi.
Göğsümün açıkta duran kısmına dişlerini geçirdiği gibi inleyerek omuzlarına tutundum.
Oradan uzaklaşıp yeniden alt dudağımı çekiştirdi. Odak noktam kaymıştı. Eli bileğimi kavrayıp aramıza getiriyordu.
Nutkum tutulmuş halde öpüşürken diliyle damağımı okşayıp geçti. Yoğun bir zevk dalgasıyla titrerken sesli şekilde inledim.
-"Seni nasıl istediğimi bilmelisin güzelim." demişti hırıltıyla.
Üst dudağımı ısırıp emdiği saniyelerde elimi alt pijamasının belinin olduğu yere bastırdı. Hissettiğim inanılmazdı.
Elimi bastırdığı yerdeki uzvu pijamasının beline doğru uzanmış semsertti !
Genzinden gelen iniltiyle titrediğine şahit oldum.
Sarhoş mu olmuştum ? Dudaklarının böyle bir etkisi olabilir miydi ?
Göğsüme bir ağırlık çökmüştü. Gözlerim şok içinde açılmış onu tanımlamaya çalışıyordum.
Elimi usul usul sertliğine bastırıp çekerken gözlerimin geriye kaydığını hissediyordum.
Altımdaki ıslaklık nasıl böyle yoğun olabiliyor ?
Tanrım !
Deli gibi utanmam gereken bu durum vücudumu uyuşturacak kadar zevkliydi.
-"Bade...ah beni..bitirdin." Burnunu yanağımdan boynuma sürükledi. Isırırcasına öptükten sonra tenime doğru inlemesini bıraktı.
Dudağımı sertçe ısırıp derin bir soluk aldım üfledim. Esved'in kasılmaktan terleyen bedenine tek kolumla sarılırken diğer elimi kendi iradesiyle kullanmasına engel oldum.
İçimden bilmediğim farklı bir kadın çıkmıştı.
Beynimin damarlarının normalden fazla zorlandığını hissettiğim şu noktada avuç içimi demir kadar sert uzvuna yerleştirdim.
Esved'in boğuk hırıltısı boynuma vuruyordu. İki dirseğini üzerimden yatağa bastırmıştı. Ve hemen ardından dudaklarıma yöneldi.
Öpüşünü yarıda kesip dudaklarıma nefesini üfledi.
-"Devam et...hadi." derken sesi yalvarır gibiydi.
Bacaklarımı aralayıp kalçamı hafifçe oynattım. Vajinama bilmediğim şeyler oluyordu.
Kurumuş dudaklarımı dudaklarıyla ıslatırken ince kumaşa sahip pijamasının üzerinden sertliğini kavramaya çalıştım. İnlemeleri beni titretiyordu.
Yeniden elimi tutunca hareket ettirmeye başladı. Alnını alnıma yaslamış aralık dudaklarıyla soluk soluğa duruyordu.
Pijaması ve boxerı olmasına rağmen her ayrıntısını hissettirecek bir sertliğe sahipti.
Galiba öleceğim..
Hem sert hem ah damarlıydı.
Sanırım içime bir şeyler oluyor. Şimdi bayılsam rezillik kendime gülerim.
Dizlerimi hafifçe kırıp birleşen ruhumuza odaklandım. Aynı anda elimi aşağı yukarı bastırarak hareket ettirirken benimde vajinam deli gibi sızlıyordu.
Hızlıca elimi geri itmesiyle kendime geldim.
-"Ah...siktir !" İçime ateş veren bir inleme yükseldi boğazından. Titrek soluklarıyla üzerimden kalkıp yanıma yattı. Bunu yaparken yorgan altında kaldığı içi yarı çıplak kalakaldım.
Avucumda sanki alev topu vardı.
Dudağımı yalayıp başımı güçlükle sol omzuma doğru yatırdım.
Göğsü hiddetle inip kalkıyordu. Sakinleşmeyi bekliyordu.
En sonunda bana doğru dönünce parıldayan kahveleri kahvelerimle buluştu. Uzanıp omzumu öptükten sonra yüzünü omzuma yaslamıştı.
-"Sana kapılınca kendime hakim olamıyorum özür dilerim. Çok uzun süredir senden başka kimseyle bu kadar yakın olmadım. Anlıyorsun değil mi ?" diye kısık sesle konuştu.
Yavaşça başımı sallayarak onayladım. Haddinden fazla temasta bulunmamıza rağmen fazla bile dayanmıştı. Saf değildim ne olduğunu fark ediyordum. Rahatlaması gerekiyordu.
-"Bana kızdın mı ?" diyip burnunu burnuma sürttü.
Kasılmaktan yorulmuş yüzümü tebessüm etmeye zorladım. Yan dönerek elimi göğsüne koydum ve çenesini öptüm.
-"Hayır sus artık utanıyorum." dedim mırıldanarak. Ardından gülümseyip yüzümü boynuna soktum.
İsteyerek devam ettirmiştim neden kızacaktım ki ?
-"Imm...temizlensem iyi olacak." dedi ve uzun bir solukla yataktan kalktı.
Benden uzaklaşırken yataktaki görüntüme uzun uzun bakmıştı. Utanarak yorganı üzerime çektim.
Bembeyaz dişleri göründü. Sırtını döndü. Her kası ayrı hareket ederken gözden kaybolmuş banyoda suyu açmıştı.
Gider gitmez yüzüme yastığını bastırdım. Yatakta tepinmeyi ihmal etmeden hem güldüm hem utançtan kavruldum.
Biz böyle ne yaşadık ?
Esved çıkmadan kendimi yataktan attım. Yere saçılmış pijama takımımı giyindikten sonra giysi bölümünde aynadan kendime baktım. Tamam iyiyim.
Hayır sırıtmamalısın Bade.
Boğazımı temizleyerek oradan geri çıktım. Beş dakika içinde su sesi kesilmişti.
Usulca banyonun kapısına yaklaştım. O sırada içeriden çıkınca yüz yüze geldik. Hiç fırsatını kaybetmeden kolunu belime doladığı gibi dudaklarıma uzandı.
Uzunca tutkulu bir öpücük vermişti. Vücudundan yayılan ferah koku da eklenince fena baş döndürücü olmuştu.
Omuzlarına tutunurken ayaklarım yere basmıyordu.
-"Şey...bende duş alsam olur mu ? Hemen çıkmamız gerekiyor mu ?" diye sorarken aklım hiç başımda değildi.
Dayanamayıp sakallı yanağını öptüm.
-"Sence sorman gerekiyor mu bebeğim ?"
Bu sefer kesin öteki tarafa yolcuyum.
Saçlarımın arasını öptü ayaklarımı yere bastırdı.
Bebeğim dedi ya !
Kalbim avucumda boğazımda bir yumruyla donakaldım.
Toparlanmam az biraz zor olmuştu. Yanımdan gitmesiyle kendimi buhar dolu banyoya attım ve kapıyı kapattım.
Yaşadıklarımız terleticiydi. Eve kadar böyle sabredemezdim. Özellikle böyle ıslanmışken..
Direkt soyundum hızlıca suyun altına girdim. Saçlarımı köpürttükten sonra vücudumu yıkarken gözüm göğsüme kaydı.
Bodysuitin kapatmadığı yerde morluk oluşmuştu. Şimdi çıplakken dikkat etmiştim ve...vahşi görünüyordu.
Yıkanıp çıktığımda aynı kızarık izlerden boynumda da vardı. Kapatıcıyı kendime boca etmem gereken zevkli bir olay.
O utanç veren anı düşünmeyince güzel bir sabahtı.
Daha fazla oyalanmadan havluyu bedenime sardım ve banyodan çıktım. Esved'in konuşma sesleri geliyordu.
Giysi bölümüne girdiğimde oradaydı. Telefonu omzuyla kulağı arasına sıkıştırmış pantolonunu ilikliyordu.
-"Öğleden sonraya kalsın. Tesisin inşaası başlamadan bütün pürüzleri hallet. Kusursuzluk istiyorum biliyorsun değil mi ? "
-"Evet mümkünse."
Omzumu yasladığım cam kapıdan doğrulurken telefonu kenara bırakmıştı. Bir elim havluyu tutuyordu ve fazla açıktım.
Yakıcı bakışlar bedenime yöneldi. Çıplak bedeninin mükemmelliği karşısında dilim tutuluyordu.
-"Karşımda bu şekilde durmaya devam edersen evden çıkamayız haberin olsun. "
Ah tamamen unutmuştum.
Zar zor yutkundum. Boğazım kurumuştu.
-"Burada giyin." diyerek çıkınca telaşlı halde çantadan yedek külodumu çıkartıp altıma geçirdim. Dün giydiğim pantolon ve bluzu giydikten sonra makyaj çantamla birlikte içeri geçtim.
-"Kahve ister misin ?" dedi ve yanımda yürümeye başladı.
Banyonun karşısındaki mutfağa girmeden yanıtladım.
-"Kahvaltı hazırlayabilirim." diye teklif sundum.
Kaşı havaya kalktı.
-"Seni uğraştırmak istemiyorum. "
Gözlerimi devirdim.
-"Hemen hallederim. Sen bekle geliyorum." diyip banyoya girdim.
Önce ıslak saçlarımı hafifçe kuruttum. Makyaj çantamda olan lastiği çıkartıp kahve saçlarımı tepemde sıkı bir topuz yaptım.
Hızlıca yüzümü renklendirme işlemi yaparak mutfağa geçtiğimde Esved tezgaha yaslanmış sigara içiyordu.
-"Kahvaltı yapacağız." Dudaklarına götürmekte olduğu sigarayı tuttuğum gibi tezgahta söndürdüm.
Tepki vermedi. Elini indirdi ve belime dolayarak beni önüne çekti.
Uzun boyuyla yukarıdan bakıyor beni iyice büyülüyordu. Minik minik öpücüklerle yine aklımı başımdan almış uçurmuştu.
En son burnumu öpüp yanaklarımı okşadı ve başını çekti.
-"Canını sevdiğim...çok güzelsin. "Beni göğsüne yaslayınca tamamen gevşeyerek çıplak beline sarıldım.
Sesini duyup hayran olmamak elde değildi. Sahi ne kusuru vardı ?
-" Beni oyalarsan aç kalırız. Böyle ayrılamıyorum." diye sızlandım.
Sert şekilli göğsünde elimi gezdirdim. Ardından parmak ucumda yükseldim ve çenesini öperek kollarından çıktım.
Tıklım tıklım dolu buzdolabında kahvaltı için pratik ne varsa hazırlamıştım. Ben bütün bunları yaparken yanımda durmuş beni izlemişti.
Hazırladığım masaya onun oturmasını bekledim. Bende yanına oturacaktım ki buna izin vermedi. Bir hamlede kucağına düşmüştüm.
Şaşıramayacağım kadar ani olmuştu.
-"Ne yapıyorsun ?" dedim keyif içinde gülerken.
Kulağımın altında huylandırıcı bir noktayı öperek beni iyice kucağına yerleştirdi. Yan oturuyor onu görebiliyordum.
-"Sevgilimi ellerimle yedirmek istiyor olamaz mıyım ?"
Şu eriyip giden iradem miydi ?
Evet evet oydu.
Avuç içimi yanağına koyduğumda batan sakallarının muhteşem hissiyle dudaklarına uzandım.
Benliğimi ele geçiren dudakları dudaklarımı hızla emmeye başlamıştı. Elini saç diplerime koymuş kendine doğru çekerken karşı koyamayıp bir inleme çıkarttım.
-"Dudakların benim sonum olacak. " dedi ayrıldığımızda.
Hızlı soluklarım dudaklarına çarparken başımı omzuna bırakarak sakinleşmek için bekledim.
Kokusuna söyleyecek bir şiir dahi olamazdı. Öyle güzel öyle büyüleyici.
-"Kalbinin böyle atmasına sebep olmak...tarifsiz bir duygu."
Utanç karışımı tebessümle başımı kaldırdım. Avuç içimi çıplak göğsünde kalbinin üstüne koydum. Sıcacıktı.
Tıpkı hayat gibi atıyordu.
-"Seninki de benim için mi böyle ?" diye mırıldanarak sordum.
Kalbini tuttuğum elimi aldı ve öptü.
-"Kalbimin varlığını bir tek senin yanında hissediyorum. "
Dişlerimi birbirine bastırdım. Sevilmek tehlikeliydi. Doyumsuz bir histi.
Ve ben daha fazla sevilmek istiyordum. İçimde bastıramadığım bir arzu vardı. Ona doymamak istiyordum. Hep saçlarımı okşasın hep avuç içimi o öpsün istiyordum.
-"Seni çok seviyorum." dedikten sonra onun beni öptüğü gibi yanağını öpüp gülümsedim.
Bluzden açıkta kalan belimi okşarken dudaklarında dünyanın en güzel gülümsemesi vardı.
-"Üzerine izlerim var." Ateşlenen bakışları göğüs dekolteme kaymıştı.
Ah tamamen unutmuşum.
Dudaklarını göğsüme bastırmasıyla bir gram nefese ihtiyaç duydum. Başım dönmüştü.
-"Ben...şey...unuttum halledeceğim." dedim bilincim yarı yarıya kapanmışken.
Yutkunduktan sonra bacağımı usulca okşadı ve masaya döndü. Kucağında ufak kalmıştım. Geniş omuzları ardından sığındığım bir evdi.
-"Karnını doyuralım." dedi ve hafifçe kıpırdandı. Altıma var olan sertliğini tekrar yutkunarak yok saymaya çalıştım.
Kurumuş dudaklarıma bir salam parçası getirdi. Dudaklarımda dilimi gezdirip araladım. Gözleri bir saniye bile dudaklarımdan kopmamıştı.
Karardığını görüyordum. Derin ve titrek bir iç çekişle yeniden masaya baktı.
Ufak ufak karnımı doyurmaktan zevk alıyordu. Ara sıra kendisi de yiyor çoğunlukla benim ağzıma koyuyordu. Doyduğumu söylediğimde göğsüne yaslandım.
Beni kucağından indirmeye niyeti yoktu. Bir dal sigara yaktı ve dolgun dudakları arasına koydu.
Ardı ardına bir kaç kere çektiğinde yanakları içe çökmüştü. Yoğun gri duman burnundan dahi hızla dışarı süzülürken boğazım kurumuştu.
Sigarayı adeta içmiyor yiyordu.
Başımı kaldırıp kemikli parmaklarının arasından sigarayı aldım. Beni izliyordu. Derin bir solukla çektim. Ciğerlerime nüfus ederken yüzüne doğru üfledim.
Belimdeki parmakları sıklaşmıştı. Çekiştirip iyice kendine yasladı.
Sigarayı aldı külünü kahvaltı tabağına attı. Başımdan tutarak beni boyun girintisine yatırmıştı.
-"Tenini öpmeye , sevmeye kıyamazken...mükemmel varlığını hor kullanma. Kendine zarar verme. İçmemelisin güzelim." Son cümlesi boynum ve omzum arasını öperken boğuk çıkmıştı.
Kısa düzensiz soluklarım kokusundan ibaretti. Her hücreme yerleşmiş durumdaydı.
-"Ama sen içiyorsun." dedim fısıldayarak.
Derin bir nefes verdi. Omzumu okşayıp başını başıma yaslamıştı.
-"Sen kendine zarar vermemelisin. Beni boşver. " demesiyle kaşlarımı çattım.
Başımı hızla kaldırıp yüz yüze geldim.
-"Ben senin için önemliysem sende benim için o kadar değerlisin. Ne demek boşver ?" diye ters ters sordum.
Sinirim bir bakışında geçiyordu. Çok güzel bakıyordu ve ben hiç güçlü duramıyordum.
Hele bir de gülümseyince bütün fonksiyonlarımı yitiriyordum.
Burnumun ucuna dudaklarını hafifçe bastırdı.
-"Beni kendine deli gibi aşık ediyorsun. Bunca sevgiyi içime nasıl sığdıracağım söylesene ?" dedi oldukça kısık karizmatik ses tonuyla.
Bacaklarım titremişti.
Sevmek de sevilmek de bu adama yakışıyordu. O sevilmek için vardı. Böyle bir kusursuzluğu kim nasıl sevemezdi ?
Ben kalbimi ilk geceden avuçlarına koymuştum. Ona kendi kalbi gibi iyi bakacağını biliyordum.
•••
Merhaba bölümü nasıl buldunuz ? ❤