İçeriğe geç

YAKARIŞ

Bölüm 19 · 11 dk okuma

YAKARIŞ

Bölüm 19

On dokuz

•

-"Çantamı buraya bırakıyorum." dedim arabadan inmeden.

Eşyalarımı koyduğum karton çantayı kastediyordum.

Başını sallayıp indi ve benim de kapımı açarak indirdi. El ele tutuşarak girdiğimiz kulüpte ilk olarak Kaya'nın yanına gittik.

-"Hah sonunda geldiniz. Sende hoşgeldin birader." dedi Esved'e hitaben.

-"Hangisi çabuk söyleyin ?" diyerek iki askıyı kaldırdı.

-"Sağ." dedim.

Başak da onu söyleyince üzerindeki gömleği çıkarttı ve tişörtü giyindi. Bilerek bakmayıp Esved'e dönünce gözleri bendeydi.

Tebessüm ettim.

İlişki konusunda ancak bu kadar vasat olabilirim.

-"Hadi sahne senin." Kuzey kapıdan başını uzatmış söylemişti.

-"Tamamdır." dedi. Son olarak boynuna bir kaç zincir takıp odadan çıkmıştı. Bizde Kuzey'in arkasından ayarladıkları locaya geçtik.

Siyah kadife koltuğa oturup kabanımı çıkarttım ve kalçamın yanına bıraktım.

Esved'in oflamasıyla başımı kaldırdım. Kaşları elbette çatıktı.

-"Bir şey demiyorum Bade." dedi soluğunu üfleyerek.

Telefonunu çıkartıp önüne dönünce yüzüm asıldı. Birisiyle mesajlaşıyordu. Bakmayarak Başağa döndüm.

O da Selim'in gelmesini bekliyordu.

İçten içe oflayıp bluzun yakasını düzelttim. Tamam biraz açıktı ama kulüp çıplak kızlarla dolu olunca ben dikkat çekmiyordum.

Yine dayanamadım. Ellerimi kucağıma bırakıp usulca Esved'e yaklaştım. Garsonun bolca getirdiği içkilerden birini almış yudumluyordu.

-"Böyle mi oturacaksın ?" dedim duyacağı yükseklikte.

-"Şuan sinirliyim." derken bana bakmıyordu bile.

Kaya parçaya giriş yapınca bende sahneye bakmıştım. Dans pistinde olan kalabalıkta kızların çoğunluğu önlere yığılmış video çekiyordu.

Ezbere bildiğim rap parçaları insana enerji katıyordu.

Fakat bana işlemiyordu.

-"Buraya bakın !" Başak telefonunu kaldırınca saçlarımı düzeltip duruşumu değiştirdim.

Esved görünme çabasında bulunmayınca ikimizi çekerek paylaşmıştı.

Bir anda locaya tanımadığım bir adam yaklaştı. Esved hareketlenip başıyla işaret etmişti.

U şeklini alan koltukta adam Esved'in olduğu tarafa geçti. Geniş bir bölüm değildi bu yüzden elini eğilerek uzatınca bana yetişmişti.

-"Merhaba ben Kaan."

Tereddüt ederek tebessüm ettim ve elini sıktım.

-"Bende Bade." diyip bakışlarımı Esved'e kaydırdım.

-"Yakın arkadaşım Kaan." dedi açıklayarak.

-"Memnun oldum." diyince gülümsemişti. Başağın sorgulayan bakışlarını fark ettim.

-"Bade'nin kardeşi Başak. " dedi Esved ikisini tanıştırıp.

-"Umarım rahatsız etmiyorumdur. Yalnız kalınca Esved'i aradım burada olduğunuzu söyledi. Bende öyle uğradım." dedi. Sempatik bir adamdı.

En önemlisi Esved'in arkadaşıydı. Hayatından biriyle tanışmak iyi hissettirmişti.

-"Hiç sorun değil." dedim samimi olmaya özen göstererek.

-"Var mısın ?" Başak omzumu dürtünce kare masaya baktım.

Sırayla dizilmiş dolu shot bardaklarını işaret etti.

Hızla kafamı salladım.

-"Daha geceden kalanları sindiremedim."

Gözlerini devirdi.

-"Bir tane atalım bari."

Birine uzanıp aynı anda kafamıza dikleyince yüzümü buruşturup güldüm.

Boğazımı yakan sıvının ardından geriye yaslanırken Esved kolunu belimden geçirdi. Aldığım nefes yavaşça takıldı. Sakin kalmaya çalışarak geri üfledim.

Her dokunduğunda bir kıvılcım çıkıyordu.

İçimden şarkıya eşlik ederken bacak bacak üstüne atıp çantamdan sigara paketimi çıkarttım.

-"Aa geldiler." Başak elbisesini çekiştirerek ayağa kalkmıştı.

Locaya çıkan basamaklara baktım. Selim gelmişti. Yanında Macit de vardı. Şansa.

Bakışları beni buldu. Ardından yaslandığım gövdeye baktı. Kaş çatar gibi olurken yanımıza gelmişlerdi. Selam vererek Başağın tarafına oturdular. Esved çekiştirince arkadaşının olduğu yere kayıp beni de göğsünde yaslamıştı.

-"Bu lavuğun arabasına binmiştin değil mi ?" Yakıcı sesi saçlarımın arasından kulağıma değdi.

Huylanmama rağmen tepki veremedim.

-"Evet." dedim korka korka.

Parmakları belime baskı uygularken keskin bakışları Macit'ten hiç ayrılmadı.

-"Kılıksız." demişti sinirli şekilde.

Başımı omzumun üstünden ona çevirdim. Yakınlığımızla biraz geri kaydım yoksa...kötü olurdum.

-"Sakin olur musun ?" derken elimi bacağına koymuştum.

Ani bir refleksle kıpırdandı. Elimi çekmedim. Avucumla baskı uyguladığım elime baktı ve iç çekerek Kaan'a döndü.

Aralarında bir bakışma yaşanmıştı. Peşinden ufak tebessümler ettiklerinde önüme döndüm.

-"Çok kalabalıkmış oğlum ya."

Kaan'la bir sohbete girmişlerdi. Ben ise diğer yana bakmaktan çekiniyor sadece Başak bir şey söyleyince konuşuyordum.

Macit bana bakıyordu. Bakmamalıydı. Esved sinirlensin istemiyordum.

Aradan bir saat geçmişti. Kaya sonunda dinlenmek için sahneden inerken bir yarım saat fotoğraf çekilme aşaması oldu. Ardından kulübün güvenlikleri eşliğinde yanımıza gelerek Başak'la aramdaki boşluğa oturdu.

Alçak sehpada duran peçeteleri ter biriken alnına bastırdı.

-"Ich bin müde." dedi soluk soluğa.

Yorulmaması mucize olurdu. Çok hareketliydi.

Sigaramı yakmak için çakmağa uzanırken soğuk su şişesini de alıp ona uzattım.

-"Arkadaşın mı ?" dedi Kaan gözleriyle Kaya'yı gösterip.

Başımı aşağı yukarı salladım.

Loca ikiye bölünmüş durumdaydı. Esved gergindi. Bedeni kaskatı duruyordu.

-"İçki içme." dedi kulağıma doğru.

Zaten öyle bir isteğim yoktu.

-"İçmeyeceğim." dedim. Geceye ayık devam etmeliydim.

Bu düşünce kanımı kaynatıyordu.

Kaya ikinci çıkışında daha az kalmıştı. Benim başım artık bu gürültüyü kaldıracak gibi değildi.

Geçen sürede daha çok Kaan'la sohbet etmiştim. Ara sıra Selim'le derken zaman geçmişti.

-"Kalksak mı ?" dedim Esved'e bakarak.

Çıplak karnımı okşayan eli durdu. Dakikalardır bana işkence ettiğinin farkında değildi.

-"Fark etmez." Hala tersti. Esved'i çözmem elbette uzun sürecekti. Belli ki inatçıydı.

Kaya kulüp sahibiyle bir araya gelmek için bizimle vedalaşmış gitmişti. Bizde kalabalık halde oradan çıkıp otoparka yürüyorduk.

-"Sabah ararım." Başak yanıma yaklaşıp kulağıma kısık sesle söylemişti.

Sanırım o da Selim'le gidiyordu.

-"Anneme bir şey demedik." Evet heyecandan unutmuştum.

-"Özlem'de kalacağız diye mesaj atarım." diyince iç çekerek döndüm.

Esved arabanın kapısını açmış binmeden sigarasını yakıyordu. Yanında da Kaan vardı.

-"İyi geceler." diyen Selim önümde belirdi.

Bir kaç adım ötede duran Esved'in bakışları üstümdeydi.

-"İyi geceler." dedim tebessümle.

Çaprazında ki Macit'le göz göze gelince tepki vermedim. Ona sonra konuşuruz dedikten sonra geri dönmemiştim.

Fakat beklenmedik bir şey olmadı. Başıyla hafifçe selam verip kendi arabasına geçti. Başak da Selim'le gittiğinde ben minik adımlarla Esved'e yürüdüm.

-"Tanıştığıma çok memnun oldum. Tekrar bir ara görüşürüz." dedi Kaan yanımızdan ayrılmadan.

Ona aynı şekilde karşılık verdikten sonra arabadaki yerimi aldım. Üşümüş ellerimi birbirine sürterken soğuktan titremiştim.

-"Klimayı açar mısın ?" dedim Esved'in binmesiyle.

Yola girdikten bir kaç dakika sonra ancak açmıştı. Sıkıntılı halimize daha fazla katlanamadım.

-"Benimle konuşmayacak mısın ?" diyerek bedenimi sol tarafa döndürdüm.

-"Yorgunum biraz keyfim yok." Bu bir bahane mi ?

Dudaklarımı birbirine bastırıp ellerimi koluna doğru uzattım ve sarılıp başımı yasladım. Kaslı koluna sarılıp göğsüme değmesi dahi içimde bilmediğim noktaları harekete geçiriyordu.

-"İstersen eve gidebilirim." dediğim gibi çatık kaşlarıyla bana saniyelik bakmıştı.

Tehlikeli bir bakıştı.

İçten içe güldüm. Tam bir huysuzdu.

-"Benim de bırakacağımı mı düşündün ?"

Başımı iki yana sallayıp gözlerimi kapattım. Ne huzurlu bir yoldu.

Uykuya dalmam an meselesiydi. Geceden uykusuzdum ve yorgun hissediyordum.

Uzun sürmeden siteye ulaştığımızda hala koluna sarılı yatıyordum. Kontağı kapatıp saçlarımı öptükten sonra ondan ayrıldım.

Kol çantam ve eşyalarımı koyduğum çantayla arabadan indim. Birlikte apartmana girmiştik. Kalbim yine ağzımda atıyordu.

-"Duş alıp geliyorum." dedi içeri girdiğimizde.

Kabanımı ve çantamı kenara koyup karton çantayla giysi bölümüne girdim. Makyaj temizleme mendilini çıkartarak aynanın karşısında yüzümdeki fazlalıktan kurtuldum.

Rahatlamıştım.

Beden olarak da ruh olarak da rahattım. İkinci kez girdiğim bu ev beni mutlu ediyordu. Belki de ikimizin varlığı olduğu içindi bilmiyorum.

Nefesimi daraltan nokta aynı yatağa girecek olmamızdı. Hücrelerim şaha kalkmış beni kışkırtıyordu.

Zincirlerim sağlam değildi. Esved'e karşı koymak imkânsızdı. Dokunuşları , parmak ucu bile iç çektiriyordu.

Aynanın karşısında görüntüme dalmışken kendime gelip toparlandım. Saçlarımı geriye doğru attım ve koltuğa geçerek oturdum. Ses olması amacıyla televizyonu açtığımda içeriden su sesi kesilmişti.

Yutkundum. Alnımı sıvazlayıp bacak bacak üstüne attım.

Ateşim mi çıkıyor benim ?

Hah yok canım.

Görüş açıma giren tanıdık görüntü boğazımı kuruttu. Yine belinden düşecek gibi duran havlusu ve heykelleri andıran bedeniyle karşımdaydı.

Bakışlarımı kaçırmak güçtü.

Giyinmeye gitmeden yanıma yaklaştı yanağımı sertçe öptü. Islak saçları yüzüme değmişti.

Çok tatlı bir histi.

Uzaklaşmasıyla koltuğa gömüldüm. Tahminen ne zaman alışırım ?

Dakikalar geçmişti. Ben daha yeni kendime gelmiştim.

-"Uykun var gibi görünüyor. Yatalım mı direkt ?"

Dudağımın ucunu ısırarak ayağa kalktım. Altında siyah pijama altı vardı. Üstü ise çıplaktı ve saçlarını havluyla kuruluyordu.

Dayan kalbim dayan daha çok yolumuz var.

-"Yanıma pijama almıştım." dedim ve boğazımda tıkanan nefesi üfleyip devam ettim.

-"Üzerimi değiştireyim." Saç diplerimi kaşıyıp yanından hızlıca geçtim.

Kokusu büyülenmek için yeterliydi. O yüzden hiç soluk almadan geçmiştim.

Gelmesinden endişelenmiyordum çünkü gelmeyeceğini biliyordum. Rahatlıkla soyundum.

İç gıdıklayıcı bodysuit üzerime tam oturmuştu. Fazla seksi. Aynadaki yansımam yanaklarımı kızartıyordu.

Kuruyan dudağımı yalayıp hemen pijama takımının şortunu ve tişörtünü giyindim. Bir fıs parfüm sıkarak elimle yüzümü yelledim.

Sakin ol

Evet sakin

Bu ilk değil !

Sevimli pijamam içimde saklanan ateşli parçayı gizlerken şortumun fazla kısa olması gözüme çarptı.

Neredeyse popomun kıvrımları görünecekti.

Al bir de buradan yak !

-"Giyindin mi ?" diye seslendi Esved.

Hafif bir irkilmeyle derin soluk aldım. Giysi bölümünün ışığını söndürdüm içeri geçtim.

Onun yarı çıplak olduğunu unutmuştum. Bütün gece böyle mi yatacak ?

-"Biraz serin değil mi ? Sen yat." dedi. Göz ucuyla bedenimi süzmüş ardından klimaya dönmüştü.

Isıyı yükseltirken yatağın yorganını kaldırdım. Elim titriyordu.

Oyalanmadan yatağa girdim ve başlığa yaslanırken dizlerimi kendime doğru çektim. Yorgan karnımdaydı bir yerimin görünmediğinden emindim.

Bakışlarımı çekmeden izlediğim adam önce ışıkları söndürdü. Ardından beni bayıltacak yavaşlıkta yanıma geldi.

Yorganın altına yattığı gibi başını kucağıma koydu ve gözlerini kapattı.

Bu görüntü karşısında eridim bittim.

Elimi saçlarına bıraktım. Yumuşacıklardı. Okşarken mırıldanıyordu. Kolunu uzatmasıyla eli çıplak bacaklarımda durdu. Avuç içiyle okşayınca aralanan dudaklarımı zorla kapattım.

-"Her gece seninle uyumak istiyorum."

Bende.

-"Bunu bir de babama söyle istersen." Alaya vurup kıkırdayınca gözlerini açtı ve kendi yastığına kaydı. Aynı anda belimden çekerek benim de yatmamı sağlamıştı.

-"Söylerim." dedi burun buruna kalırken.

Bacağımı hareket ettirip kıvranmamak için zor durdum.

Konuşmak yerine ellerimi çıplak göğsüne bıraktım ve başımı boyun girintisine gömdüm. Gergin teninden yükselen ısıyla ruhum okşanıyordu.

-"O piç sana bir şekil bakıyordu. Bilmediğim herhangi bir şey mi oldu ?"

Şimdi bunun sırası mıydı ?

Yüzümü bastırdığım teninden kaldırarak başımı yan tarafa bıraktım.

-"Aradı. Kahve içip konuşalım mı dedi bende geçiştirdim. Yanımda seni görünce artık öyle bir istekte bulunmayacaktır." diye açıkladım.

Saklamanın bir mantığımı vardı ?

Bedenime sarılı kolları kasılmıştı. Nefes alışından sinirini hissediyordum.

-"Sinirlenmeyeceğim...sakin olacağım çünkü bu anı mahvetmek istemiyorum. " dedi derin soluklar alarak.

Elimi göğsünden omzuna oradan ensesine çıkarttım. Dokunuşumla sanki daha bir gerilmişti.

-"Bir şey soracağım." dedim en sevimli ses tonumla.

Burnunu burnuma sürtüp dudağımın kenarını öptü.

-"Sor güzelim."

Ben o minik öpücükle uçmuş gitmiştim.

Bir yandan saç diplerini okşarken diğer yandan tebessüm ettim ve siyaha çalan gözlerine baktım.

-"Çok kıskanç bir adam mısın ?" dediğimde iç çekerek elini belime attı. Tişörtümün biraz yukarı sıyrıldığını hissediyordum. Parmakları bodysuitin dantelindeydi.

-"Doğruyu söylemek gerekirse şimdiye kadar kıskançlık duygusunu hiç yaşamadım. Düzgün bir ilişki de yaşamadım çünkü kendimi bildim bileli çalışıyorum. Hayatıma...daha doğrusu içime işleyen tek kadın olduğun için bu duyguları seninle yaşıyorum."

Utanmadan çekinmeden içini öyle güzel anlatıyordu ki onu öpesim gelmişti.

Ancak yapamadım.

Yalnızca iç çekerek onu kendime çektim ve sıkıca sarıldım. Başı göğüslerimde iki koluyla belime sarılmıştı.

-"Ama sanırım kıskanç bir adammışım."

Gülümseyerek saçlarının ferah kokusunu içime çektim.

-"Sanırım bende öyle." diye mırıldandım.

Göğüslerimde yatmaktan memnundu. Kıpırdamadan bana sokulmaya devam etti. Onun yanında ufacık kalıyordum. Dev gibiydi.

-"Bunu gerçekten duymak istiyor muyum bilmiyorum ama senin özel hayatını merak ediyorum."

Neyi duymak istediğini biliyordum. En azından anlıyordum.

-"Senin gibi düzgün bir ilişkim olmadı. Takılmaya çalıştığım...arkadaşlarımın baskısıyla biraz flört etmeye zorlandıklarım oldu. Bu konuda çok başarılı değilim." diyip kıkırdadım.

Sonra devam ettim.

-"Hiç aşık da olmadım." dedim sustum.

Ilık nefesi boynuma vurdu. Ardından geri çekildi ancak elleri hala bana dolanmış haldeydi.

Yüzünü yüzüme yaklaştırdı. Dudakları neredeyse dudaklarımın üstündeydi.

-"Hiç mi ?" diye kısık sesle sordu.

Tüylerimin birer birer ürperdiğini hissettim. Sırtımdan bir soğukluk gelmişti.

Dudaklarımı dilimle ıslattım. Onun dudağına da değmiştim. İkimizde irkildik.

-"Seni görene kadar."

Cümlemin sonunda nokta değil yangın vardı.

Bir elini kalçama diğerini sırtıma kaydırıp dudaklarıma asıldı. Çekiştirerek öperken anında inlemiştim. Refleks olarak bacağımı ona doladığımda kalçamı parmaklarıyla acıtırcasına sıktı.

Acı yoktu. Zevkten inletti.

Dudaklarım dudaklarında ezilip parçalanırken ona bütün şehvetimle karşılık veriyordum. Yumuşak dudağını emdim ve karışan ıslaklıkla birlikte öpüp geri çekildim.

Nefese ihtiyacımız vardı.

-"Tenini özledim." dedi boğuk tonda. Dudaklarımı ısırıp sertçe öptükten sonra bedenini üzerime çıkarttı. Tepeden bakışmamızı bölmüş boynuma yönelmişti.

Islak ıslak öpüşüyle altında kalçamı oynattım. Elini yatakla arama sokup şortun içinden kalçamı avuçladı.

O an belim yay gibi kıvrıldı. Boynumda hissettiğim dili cabasıydı. Etimi dudaklarına sıkıştırmış durmadan emiyor ısırıyordu.

İnlemekten dudaklarım kuruyunca yüzünü tutup boynumdan çektim. Bir saniye durmadan dudaklarımı kavradı.

Anladığım hızla gerçekleşen diğer olay tişörtümü çekip çıkartmasıydı.

Dilimle ıslanmış dudaklarını aralayıp nefesini verdi.

-"Siktir...Bade...beni öldürecek misin ?" dedi inlercesine.

Şehvetle tutkuyla buğulanmış gözlerimi kaçırdım. Eğildi göğüslerimin arasına dudaklarını bastırdı.

Aynı anda göğsüm havalanmıştı. Bu defa geniş omuzlarına tutundum. Göğüs aramdan boynuma kaydı. Sayamadığım kadar öpmüştü.

-"Duramam diye korkuyorum." Fısıltısı kulağıma ulaşınca kapattığım gözlerimi araladım.

Soluk soluğa boynumdan uzaklaştı. İhtiyaçla aralanmış dudaklarımın isteğini geri çevirmedi.

Zihnim tamamen kapalıydı. Ruhumun beni yönlendirmesine izin veriyordum.

Sonradan utanacağımı bilsem de ellerimi omuzlarından aşağıya beline doğru kaydırdım. Pürüzsüz teni terle nemlenmişti.

Ellerim belinde kaldı. Tenini istemsizce okşarken dudaklarımı severcesine yavaş yavaş öpüyordu.

Kalçamı sıkan eli yukarı kaydı. Şortumu aşağı indirirken hiç ama hiç umursamadan çıkartmasına yardımcı oldum.

Ardından beni yeniden yatırıp göğüslerimin açıkta kalan kısmını birer birer öpmeye girişmişti.

Deliriyordum.

Adeta çıldırmıştım.

Kıvranıp bacaklarımı aralıyor başımı geriye atıyordum. Sonra tekrar kendimi sıkıyordum. Hepsi refleks olaraktı.

İki bacağımın arasındayken karnıma değen sertliğini hissediyordum. Kasıklarım bir nabız gibi atarken dilimi ısırdım.

Esved dudaklarını bastırdığı tenimden başını kaldırdı. Nefes nefeseydi. Alnı terlemiş saçları düşmüştü.

Çok seksi görünüyordu.

-"Devam edemem güzelim." Dudaklarımı öpüp açıkta kalan kalçamı sıktı. Hala kaskatıydı. Kendini bana yaslamış sertleşmiş haldeydi.

Bırakmak istemediğini biliyordum. Benim için durmuştu.

-"İrademi kaybetmek üzereyim. Çok güzelsin dayanamıyorum." diye mırıldanıp benimle yeniden öpüşmeye başladı.

Fakat aniden kesti. Dizlerinin üstünde doğruldu.

Karanlıkta belli belirsiz görünen bedenime doyarcasına baktı. Bakışlarında edepsiz şeyler gizliydi. Dudağının kenarını ısırarak kendini yanıma attı. Göz ucuyla ona baktım.

-"Bana biraz değmeden durursan senin için iyi olur." Keyifli çıkarmaya çalıştığı sesi biraz inler gibiydi.

Elini kasıklarına atıp pijama altını düzeltti ve başını yastıklara bastırdı.

Yüzüm alev ateş yanıyordu.

Fazla şişkindi.

İyi ki karanlıktı. Aksi halde hafızama kazınacaktı.

Çıtım çıkmıyor sesim soluğum kesilmişti. Bir anda alev topuna dönüşür gibi hararetle kendimizi kaybetmiştik.

Sorun şu ki şimdiye dek böyle şeylerden utanan ben , şuan onun kucağına çıkmak istiyordum.

•••

Merhabaaa ❤

Soluksuz yangın bir sonraki bölüm elbette devam edecek 🔥Bölümü beğendiniz mi ?

İç giyim görsellerinin rahatsız etmeyeceğini düşünerek yer veriyorum biliyorsunuz.

Yorumlarda bazen göremediklerim oluyor o yüzden buradan herkese teşekkür ediyorum 🌸

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.