•
Bulduğumuz sahil kenarında ısıtıcının yakınlarında bir masaya oturmuştuk. Ahşap taburede soğuktan donarken Esved'in gelme umuduyla içten içe yanıyordum.
Sahilde olduğumuzu söylemiştim. Ve onu Kaya ile tanıştırmak istediğimi de eklemiştim.
Kesin bir yanıt vermeyince gözüm yolda balık ekmeğimi yiyordum.
-"Bade bir çay daha kap gel."
Kuzey'e ters ters baktığımda Kaya bıyık altından gülüyordu. Almanca ona dalga geçmemesini söyleyerek uyarmıştı.
Ona gıcık olmam için her şeyi yapıyor.
Sırıtmaya devam ederken elini kaldırıp çalışan çocuğa işaret etti. Bende o sırada daha fazla yiyemeyeceğimi anlayarak tabağa bıraktım ve sıcak çayımı aldım.
Bir araba yaklaşırken anında başımı yol tarafına çevirdim. Tam olarak görünmüyordu.
-"Gelmiş midir ?" dedi Kaya da bakınırken.
Dudağımı büktüm ve bitmeye yakın olan sigaramdan son kez çekip söndürdüm.
Konum atmıştım. İsterse gelirdi. Umarım gelirdi diye ekledim.
-"Çok soğuk ya."
Telefon konuşması bitmiş ve geri dönmüş olan Başak titreyerek ısıtıcıya yöneldi.
O sırada tekrar geriye doğru baktım.
Esved.
Tanrım çok yakışıklıydı. Lacivert bir takımın üzerine daha koyu tonda bir palto giyinmiş bu yöne doğru yürüyordu.
Yüzümde oluşan ışıltı dışarıdan görünüyor mudur ?
-"Eniştemiz de hiç boş bırakmaz." Başak bizim duyacağımız yükseklikte mırıldanmıştı.
Ona hiç takılmadan kalbim ağzımdayken tabureden kalktım.
-"Gelmezsin sanıyordum. " dedim ve hafifçe tebessüm ettim.
Güzel gözleri gözlerime sıcaklık aktardı. Başını oturanlara çevirdi. Selam verince Kaya ayağa kalkıp el sıkıştı. Peşinden Kuzey de kendini tanıtmış tokalaşmıştı.
-"Yer misin sende ? Efsane yapıyorlar." dedi Kaya büyük bir zevkle yerken.
Esved başını iki yana salladı.
-"Yok sağ ol. Gelmeden yemekteydim." diyip garsonun getirdiği tabureye oturdu. Uzun boyuyla ve koca bedeniyle pek sığmamıştı ama Kaya ile Kuzey de aynı şekilde olduğu için göze batmıyordu.
-"Nasılsın ne var ne yok ?" Başak sonunda ısınıp yanıma geri oturmuş Esved'e bakmıştı.
-"İyidir seni sormalı ?" derken sigara paketinden bir dal çıkarıyordu. Kaya da o sırada Esved'e çay söylemişti.
-"İyiyim valla. Ama bunlar yüzünden dondum ya yaptıkları plana bak."
Gözlerimi devirerek ellerimi birbirine sürttüm. Bende üşüyordum ama Başak kadar söylenmeyip tadını çıkarmaya çalışıyordum.
-"Merhaba bir fotoğraf çekilebilir miyiz ? Sizi görünce dayanamadım !"
Bir tane kız yüzündeki gülümsemeyle yanımıza yaklaşmıştı. Çok utangaç görünüyordu ama gözlerini Kaya'ya kitlemişti.
-"Tabi bir dakika."
Kaya ellerini ve dudaklarını silip tabureden kalktı. Kaya kızın omzuna elini koyup yaklaşınca kız bir an bayılacak sandım. Bu durumlara alışıktım.
Sessizce kıkırdayıp başımı çevirdim. Esved'le göz göze geldik. Sigara tuttuğu kemikli eli dizinde duruyordu. Bana kısık gözleriyle bakınca içimde hücrelerim erir gibi oldu.
-"Üşüdün." dedi kısık sesle.
Başımla onayladım.
-"Eve mi gideceksin ?" diye sorunca kızacağını bilerek mecburen cevapladım.
-"Hayır...şey Başak'la Kaya'nın evinde olacağız. " dedim.
Anladım dercesine başını sallayıp önüne döndü.
-"Eğer sevgilin olsaydım...olamazdık. Düşündüm de yok ben çıldırırdım." diyen Başağa kulak verdim.
-"İyi ki değiliz o zaman. Senin deli kafana dayanamam." diyince Kaya'nın dizine sertçe vurmuştu.
-"Dön de kendine bak. Öküz." Kollarını göğsünde bağlayıp saçlarını savurdu.
Gülerek tekrar kalbimi yerinden oynatan adama döndüm. Aynı anda bana baktı.
-"Bundan sonra Bade'ye laf söylerken üç beş kere düşünürsün." Kaya'nın sözleri Kuzey'i güldürmüştü.
Benimde dudaklarım yukarı kıvrılırken kolu koluma değen Esved'in dirseğine elimi sardım.
Ona temas etmeden durunca içim karıncalanıyordu.
Esved anlamadığı için yalnızca öylesine bakmıştı. Kaya da ona Kuzey'in benimle uğraştığını açıklayıp konuyu geçiştirdi.
-"Biraz yürüyelim mi ?"
Diğerleri bir sohbet halindeyken ben Esved'e dönük durmuş onu izliyordum.
-"Olur yürüyelim." dedi ve soluğunu üfleyerek ayağa kalktı.
-"Dolaşıp geliriz." dedim.
Ardından Esved'in elimi kavramasıyla peşinden ilerledim. Yürüyüş yoluna çıktığımızda kayalara vuran sert denize baktım.
Başımı koluna doğru yaslarken kolunu kaldırıp omuzlarıma sardı ve beni göğsüne çekti.
-"Seni özledim." diyip saçlarımın arasını öpünce tebessüm ettim.
-"Bende özledim." dedim mırıltıyla. Yanaklarımın kızardığına eminim.
İç çekerek daha sıkı sarıldı.
-"Seninle olmak istiyorum. Yarına bir şeyler yapalım mı ?"
Elimi kaldırıp omzumdan sarkan elini tuttum ve öyle yürümeye devam ettim.
-"Yarın Kaya bir kulüpte çıkacak. İstersen...sonra-"
-"Evet benimle kalırsın. İyi fikir." diyerek sözümü kesti.
Kıkırdayıp başımı geriye attım. Başını çevirmiş soğuktan donmuş burnuma öpücük kondurmuştu.
-"Eğer işin yoksa sende gelir misin ?" diye teklif ettim.
-"Bakarız güzelim. Eğer yine elim kadar şeyler giyeceksen ben hiç gelmeyeyim asabım bozuluyor."
Ah kıyafetlerimi de kıskanacak mıydı ?
-"Giyim tarzım hoşuna gitmiyor mu ?"dedim kaşımı kaldırıp.
Yanımızdan yürüyüş yaparak geçen kadınların bakışları Esved'e takıldıkça içimi öfke kaplıyordu.
-"Hoşuma gidip gitmemesi değil de ortalıkta ki orospu çocuklarının hayaline girmeni istemiyorum. Bu seninle alakalı değil. Kanı bozuk şerefsizlerle ilgili Bade'm." Cümlesinin sonunda daha nazik olarak yeniden başımı öptü.
Çok küfür ediyor olması açıkçası rahatsızlık vermiyordu. Ancak asabi ve sinirli bir adam olacağını düşünmemiştim. Dışarıdan daha sakin duruyordu.
-"Bana bakanı döver misin yoksa ?" Konuşmamızı dalgaya vurup kısık sesle gülünce onun da dudakları kıvrılmıştı.
-"Hiç şüphen olmasın ufaklık."
Tuttuğum eline hafifçe vurdum.
-"Ufak mıyım ben ?"
-"Değil misin ? Küçüksün. En azından bana küçüksün."
Tenha bir yerde durup demir korkuluklara yaslanarak beni de bacaklarının arasına çekti ve belime sarıldı.
-"Aramızda 9 yaş olması seni düşündürüyor sanırım." derken iki elimi görünen yeleğinin üzerine koyup gözlerine baktım.
Sahil ışığı durduğumuz yerde daha yetersizdi. Neredeyse karanlıktaydık.
-"Onu bunu bırak da..." Dudaklarını ıslatıp belimi sıkınca nefesimi tuttum. Dudağımın kenarına dudağını bastırmış nefesini üflemişti.
-"Böyle tatlı tatlı konuşman beni fena etkiliyor güzelim." diye boğuk bir sesle konuştu.
Eğer tutmuyor olsaydı titreyen bacaklarımdan dolayı düşebilirdim.
Dudaklarımı araladım. Çok yakındı. Dudakları yanağımda duruyordu.
-"Doğru düzgün Türkçe bile konuşamıyorum." dedim minik tebessümle.
Aksanımı ne yazık ki düzeltemiyordum.
Bir elini diğer yanağıma çıkartıp parmağıyla okşadı.
-"O yüzden tatlı geliyor." dedikten sonra dudaklarıma hafifçe dudaklarını sürttü.
Birinin görme korkusuyla titreyerek geri çekildim. Bu adamla yakınlaştıkça ben nefes almayı unutuyordum.
-"Şey...dönelim mi ?" dedim hızlanan soluklarımla.
Etkilendiğimi gördüğü için karşımda keyifli keyifli duruyordu.
-"Dönelim dönelim." diyerek önce elimi tuttu ardından dudaklarını bastırdı ve omzuma sarıldı.
Geriye yürürken soğuk sakinleşmeme yardımcı olmuştu.
Masaya yaklaştığımızda kolunu indirmiş elimi avuçlamıştı.
-"Geldiğinize göre kalkalım mı ?" dedi Kaya.
Onu onayladım. Balık ekmek işletmecisi olan adam Kaya'yı tanıyınca hesap almamış iyi geceler demişti.
-"Esved sende gel bir şeyler içeriz otururuz." diyen Kaya'ydı.
Esved arabaların olduğu yerde elimi bırakmadan Kaya'ya döndü.
-"Başka zaman olsun." diyip göğsünü şişirdi.
Keşke gelseydi.
-"Sen bilirsin hiç fark etmez."
Montumun cebinde duran araba anahtarıyla kilidi açınca Başak hemen içeri daldı. Arkasından Kuzey de binmişti.
Kaya son kez vedalaşıp arabaya bindiğinde Esved bana döndü. Şoförü kapıyı açmış onu bekliyordu.
-"Sen mi kullanıyorsun ?" dedi hafif çatık kaşlarıyla.
Sırıttım ve başımı salladım.
-"Arabasını önemsemeyen bir tek Kaya olduğu için bana emanet edebiliyor." dedim.
Başını eğerek yüzümü inceledi.
-"Pekâlâ dikkatli ol. Gidince haber ver."
Yeniden başımı aşağı yukarı salladım.
-"Görüşürüz." Bir anlık cesaretle parmak ucumda yükseldim ve çenesinin köşesini öptüm. Yanağına boyum yetmedi de.
Hızlıca arabaya kaçmış koltuğa oturmuştum.
-"Gerçekten taşaklı herif demiştim."
Daha motoru çalıştırmadan Kaya konuşunca gözlerimi büyütüp güldüm.
Esved'e bu şekilde yorum yapması beni tuhaflaştırıyordu.
Arkadaki Kuzey'le Başak buna kahkaha atmıştı.
Ben ise kızarık yanaklarımla hala binmeden bekleyen Esved'e baktım. Nefesimi üfleyerek küçük bir el salladım ve arabayı geri geri çıkarttım.
Villaya döndüğümüzde sabaha kadar delirmiş gibi beni uyutmayacaklarını bilmiyordum.
Esved'i görmem dışında fazlasıyla çılgın bir gece olmuştu.
Saat bilmem kaçta uyandığımda Kuzey tekli koltukta sızmış uyuyordu. Muhtemelen uyanırken söverek kalkacaktı.
Kaya üçlü koltukta bacaklarıma yatmış uyurken halının üstünde yorgana sarılmış uyuyan Başak'tı.
Şömineye yakın olacağım diye yere yorganlardan yatak yapmış öyle yatmıştı.
Deliydi evet kaç kere daha söylemeliyim ?
-"Kaya kalk ! Bacaklarım kopmuş !" dedim uykulu uykulu bağırarak.
Tamamen uyuşuktum. Neden bacaklarımda ?!
-"Bu ne bokum bir ağrı ya ?" Uyanmaya başlamasıyla kafasını bacaklarımın arasına düşürdü.
Hiç umursamadan yatmaya devam ederken ellerim başımdaydı.
Onların aklına uymuş içtikçe içmiştim.
Yeniden uykuya dalıyordum ki koltuğun altına ne zaman koyduğumu bilmediğim telefonum titriyordu.
Hiç kıpırdamadan elimi uzatarak aldım. Kapalı gözlerimle açıp kulağıma getirdim.
-"Arayıp sormak yok mu ufaklık ?"
Tanrım...Esved mi ?!
Kafam o kadar ağırıyor ve o kadar uykusuzdum ki zihnimi açamadım. Yüzümü buruşturup kapalı gözlerimle yan döndüm.
Kaya bacağıma sarılıp saçma bir pozisyona girdiğinde sabit kaldım.
-"Günaydın. " derken sesim berbat ötesiydi.
-"Günaydın mı ? Saat 3."
Ne ?
-"Of gerçekten mi ?" diyip alnımı ovuşturdum.
-"Hareketli bir geceydi galiba ?" Esved sesine sertlik karıştırınca gözlerimi zorlukla araladım.
-"Şey sabah yattık. Henüz ayılamadım kusura bakma." dedim kısık sesle.
Ayağımı çektikçe Kaya daha sıkı sarılıyordu.
O ayılıp bayıldığı hayran kitlesi şu halini görse ne yapardı acaba ?
-"Belli fark ettim. İstersen ayıldığında ara." O tınısı beni huzursuz etmişti.
-"Kalktım kalktım. Sen ne yapıyorsun ?" diyip nazikçe boğazımı temizledim.
-"Uzun bir toplantıdaydım. Sesini duymak istedim."
Her şeye rağmen tebessüm ettim.
-"Bende sesinle ayıldım." diye mırıldandım.
Kaya'yı biraz daha silkeleyince nihayet bacağımı bırakmıştı. Sendeleyerek koltuktan kalktım ve mutfağa doğru yürüdüm.
-"Akşamı sabırsızlıkla bekliyorum."
Çok uzakta olmasına rağmen sanki nefesi enseme vurmuş gibi soluğum kesilmişti.
-"Gitmeden seni ararım." dedim en sonunda. Bir türlü ne diyeceğimi bilememiştim.
-"Tamam güzelim." dedi kapatmadan önce.
Her güzelim diyişinde gözlerimi kapatıp tekrar tekrar zihnimde canlandırıyordum.
Günün geri kalanında hep birlikte yoğun bir baş ağrısıyla geçirmiştik. Kaya daha erken kulübe giderken bizde giyinmek için eve gelmiştik.
Duştan sonra saçlarımın uçlarını dalgalandırıp makyajımı yapmaya başladım.
O sırada Başak içeri girmişti.
Elimdeki fondöteni bırakıp ona döndüm.
-"Başak ya gece yine birlikte kalacağız. Çok heyecanlıyım." dedim.
Gülerek masama yaklaştı. Rujlarıma bakarken bende makyajıma başladım.
-"Gece için önemli olan nokta iç çamaşır biliyorsun." demesiyle yanaklarım kıpkırmızı kesildi.
Elimi saçlarımdan geçirdim. Hala başım ağrıyordu.
-"Söyleme şöyle. Hem utanıyorum hem..." dedim sustum devamına dilim dönmedi.
-"Hem de hoşuna gidiyor. Bir zahmet gitsin ! Kendime bir hediye almıştım ama sana hediye edebilirim. Umuyorum ki yanında panda gibi serilip yatmazsın."
Odamdan bana laf sokarak ayrıldığında ona kızmak yerine dondum kaldım.
Hiç tecrübem yok ki !
Dediği gibi panda gibi mi yatmıştım ? Tanrım.
Hiç de bile ! Birlikte uyuduk sonuçta. Daha nasıl yatılırdı ?
-"Başak Panda ne ya ?!" diye bağırırken elinde bordo dantel bir parçayla geri geldi.
-"Ay Bade hiç ablana çekmedin. Azcık işveli cilveli ol. Adam zaten sana aşık. Yanlış bir sıralamayla yakınlaşmış olsanız bile ufak şeyler ilişkinize canlılık katar. İç giyimine dikkat etmen onu eminim dibine kadar zorlayacaktır." diyip omuz silkti.
Nefesimi vererek omuzlarımı düşürdüm.
İlk uyuduğum erkek Esved'di. Nasıl cilveli olunur nerden bilecektim ?
-"Bana biraz taktik vermelisin." dedim pes ederek.
Başağın en sevdiği konu olunca makyaj masamın köşesine oturdu. Geç kalmamak için bir yandan makyajımı yapıyordum.
-"Sana dokunduğunda yaklaştığında hoşuna gittiğini belli et. Diğer türlü rahatsız oldun sanıp kendini geri çeker. Haliyle sende kara kara düşünürsün. Zevkli işler bunlar akışına bırak. Yani Esved'in ellerine." dedi kıkırdadı.
Boynumdan yukarısı alev aldığına göre şuraya düşebilirim.
-"Sonra sende dokunmaktan çekinme. Farkında değilmişsin gibi onu tahrik et. Ne bileyim işte ufak bir dekolte falan nabzını yükselt. Eğlenirsin." diyince utançtan patlasam bile sessizce güldüm.
-"Tamam devam etme kalbim kaldırmıyor." dedim abartıyla.
Ardından getirdiği parçaya baktım. Çok ama çok iyi bir bodysuitti.
Genelde bende iç giyimde seksi parçaları tercih ederdim. Zevk meselesi.
-"Ben giyinmeye gidiyorum !" dediği sırada Esved de beni arıyordu.
Masaya koyduğum telefonumu hoparlöre alıp kalktım ve kapıyı kapattım.
-"Sizi almaya geleyim mi ?" diye sordu açar açmaz.
Kaşlarımı havaya kaldırdım. Eş zamanlı olarak bornozumu çözmüş yere bırakmıştım.
-"Şey...annemler gelmek üzeredir. " dedim.
-"Bir şey olmaz Bade. Dışarı çıkıyor olmamızdan kim rahatsız olabilir ?" dedi daha sert tonda.
Yine de biraz tedirgin ediciydi. Ama onu kızdırmak istemiyordum.
-"Pekâlâ olur. Hazırlanmamız yarım saat sürmez."
-"Tamam geliyorum." dedi ve kapattı.
Başağın getirdiği parçayı kenara koyduğum karton çantaya attım. Üstüne en az seksi olan pijama takımını koyarak küçük bir makyaj çantası ekledim.
Çekmeceden altıma bir külot alıp giyindikten sonra bluz ve pantolonumu hızlıca giyinmiştim.
Elbise giyesim gelmemişti ve böyle daha rahat olacağımı düşünüyordum.
Üzerime parfüm sıkarak kısa kürklü kabanımı geçirdim. Hazırdım. Ama çok heyecanlıyım !
Sanki ilk kez görecek gibi kıpır kıpırdım.
-"Başak hadi !" diye seslenirken çantama cüzdanımı ve telefonumu atıyordum.
Nihayet hazır olup indiğimizde annemle babam da eve giriyordu.
-"Kızlar ? Yüzünüzü gören cennetlik." dedi babam sitemkâr halde.
Yanına gidip yanağını öptüm.
-"Biraz kafa dinleyin fena mı ?" dediğimde gülmüştü.
-"Esved de sizinle geliyormuş. Kapıda karşılaştık. En azından yanınızda olduğunu bilince içim rahat etti." diyen annem oldu.
-"Evet annem. Görüşürüz." Başağın çekiştirmesiyle evden çıkarken göğsüm sıkışıyordu.
Esved yanında Kadir amca ile arabasına yaslanmış konuşuyordu. Bedenini gördüğüm an bedenimde karıncalanma yaşadım.
-"Oo bu ne güzellik kızlarım ?" dedi Kadir amca bizi görünce.
Hafif bir tebessüm ettim. Kabanımın önünü kapatmıştım ve görünmüyordu.
-"Hep duymak istediğim iltifatlar." Başak saçını savurup kıkırdadı.
-"İyi eğlenceler size. Kızlar sana emanet ona göre." Kadir amca karşısında ki oğlu değilmiş gibi ayar verince gözlerim gözlerine kaydı.
Dizlerim titredi.
Beni çok etkiliyor !
-"İyi akşamlar. " dedim arabaya yaklaşırken.
Esved ön kapıyı açınca utanmıştım. Kadir amcaya hiç bakmadan oturup kapıyı kapattım. Başak da arkaya oturduğunda Kadir amca arkasını dönmüş eve giriyordu.
Rahat bir nefes verdim.
Esved de oturmuştu. Nefesimi kesiyordu.
Arabayı çalıştırırken elimi elinin içine aldı ve dudaklarını bastırdı.
-"İyi görünüyorsun." dediğinde yüzümü buruşturdum.
-"Başımı koysam uyuyacağım." diye itiraf ettim.
-"Al benden de o kadar. Sırtım tutulmuş." Başağa sesli gülerken Esved'e döndüm.
-"Yerde yorganla uyudu." dedim gülmeyi sürdürüp.
-"İnsan ablasını uyarır. Kalk der ama sen yaymış poponu yatmışsın." Gözlerimi büyüterek geriye baktım.
-"Yok artık." dedim imalı sesimle.
Eminim uyarmışımdır fakat net hatırlamıyordum.
-"Bade'ye alkol pek yaramıyor."
Bir hışımla döndüğüm yakışıklı suratında dudağının kenarı yukarı kıvrılmıştı. Kızamadım ki.
-"İkiniz de sinir bozucusunuz." diye mırıldanarak elimi elinden çektim.
Göğsümde bağlayacakken yeniden tutup kendine çekti. Bana sert bir bakış atmıştı.
Yol boyunca elimi hiç bırakmadı. Ömrüm boyunca o elini tutmak isteyeceğimden emin olmalıydı.
•••
Merhaba iyi geceler ❤
Umarım keyifler iyidir vee bölümü beğenmişsinizdir 🌸
İkisinin arasındaki ilişki hemen bütünüyle sevgililiğe kaymasındansa birbirilerini benimseme olayına girmek istedim.
Siz ilişkilerini beğeniyor musunuz ?
Elbette harlanmış ateşli kısımlarımız olmayacak değil 🔥
Minik minik ilerleyelim bakalım neler olur ❤
Sizi seviyorum şimdiden teşekkürler 🌸