İçeriğe geç

YAKARIŞ

Bölüm 17 · 11 dk okuma

YAKARIŞ

Bölüm 17

On yedi

•

Geldiğimiz restoran erken saatte olduğu için neredeyse boştu. Denize bakan bir masaya oturmuştuk. Yağmur başlamıştı ve damlalar denize vurunca güzel bir manzara oluşuyordu.

Fakat gözüm orayı değil de karşımdaki adamı görüyordu.

-"Akşam yemek yiyelim mi ?"

Yüzümü güldürüyordu. Ruhumla birlikte.

-"Benden sıkılmayacak mısın ?" dedim gülümseyerek.

Kaşını havaya kaldırdı. Bana gerçekten mi dercesine bakmıştı.

-"Duymamış olayım küçük hanım."

Dudaklarımı ıslatıp ağzıma bir lokma peynir attım.

-"Bana yaşımı sormuştun. Öğrenebildin mi ?"

Esved'le hem normal arkadaş hem erkek arkadaş gibi sohbet etmek hoşuma gitmeye başlamıştı.

Başıyla onayladı.

-"Anneme sordum. " dediği an önce şok oldum sonra küçük bir kahkaha attım.

-"Azmine hayran kaldım. Benden yaşlı olduğunu öğrenince üzüldün mü ?" diye sordum yalandan ciddiyetle.

Kaşları çatıldı. Bu haliyle bile çok yakışıklıydı.

-"Yaşlı olduğumu mu düşünüyorsun ?" diyip peçeteyi dudaklarında gezdirdi.

Hiç öyle bir düşüncem yoktu. Amacım onu biraz sinir etmekti.

Başımı iki yana salladım.

-"Hayır düşünmüyorum." dedim.

Dik dik bakmayı sürdürdü. Sıcak çaydan bir yudum aldı. Gözlerini gözlerime kenetlemişti.

-"Bugün ne yapacaksın ?" diyerek konuyu değiştirince tebessüm edip devam ettim.

-"Evde olurum. Sen ne iş yapıyorsun ?" Aklıma takılan bir konuydu Başağa sormayı da unutuyordum.

-"Mühendisim. Ama daha bir çok alanla ilgileniyorum."

Dudaklarımı birbirine bastırıp tabağımdan aldığım omlet parçasını yedim.

-"Çalışmayı seviyorsun." dedim düşüncemi söyleyerek.

Başıyla onayladı.

-"Çalışıp daha iyi konuma gelmeyi seviyorum. Olduğum yerde kalmak pek bana göre değil." dedi.

Bunu biliyordum. En basiti hayatına dedesiyle yön vermesi buna örnekti.

-"Boşanmanızı Gürkan bey nasıl karşıladı ?"

Aklımda dolaşıp duran soru işaretlerini gidermek istiyordum. Bu yüzden sürekli sorular soruyordum.

Hakkımdı değil mi ?

Derin bir soluk aldı çay fincanını masaya bıraktı. Uzandığında elimi elinin arasına almıştı.

-"Böyle önemsiz konuları sonra konuşsak ?"

Omuzlarımı düşürdüm.

-"Olur...nasıl istersen." dedikten sonra kahvaltımıza birbirimizi tanıyarak devam ettik.

Restoran boş olduğu için makyajsız ve solgun görüntüme takılmıyordum. Oradan kalkmadan Başak'la konuşmuştum.

Restoranın önünde Selim'in arabası durmuştu. Yanımda heybetiyle dikilen Esved bana yandan bir bakış attı.

-"Kim bu ?"

-"Sevgilisi." diye yanıtladım.

Otoparktan gelen arabadan Esved'in şoförü Emir indi. Aynı anda Selim ve Başak da inmişti.

-"Günaydın. " dedi Selim güler yüzüyle.

Başak da arabanın yanında el salladı.

-"Selim de beni almaya gelmişti. Evde üzerimi değiştireceğim sonra kahvaltı yapacağız."

Esved'in beni eve bırakmasını istememiştim. Başağa birlikte dönelim diyince Selim'le geleceğini söylememişti.

-"Günaydın. Zahmet oldu sana." dedim Selim'e tebessüm edip.

İkisini Esved'le tanıştırdığımda Selim onu tanıdığından bahsetmişti. Esved gergindi.

Kıskanç bir adamdı.

-"Yok canım ne zahmeti ? Gidelim isterseniz."

Eli elimde olan Esved parmaklarını farkında olmadan sıkınca başımı ona çevirdim.

-"Gidince haber veririm." diyip elimi elinden çektim.

Bedenini bana çevirdi. Saçlarımın arasını öpüp belime destek verdi.

-"Ararım." dedi kısık tonda.

Küçük adımlarla arabanın yanına yaklaştım. Esved bana son kez bakıp Selim'e başıyla selam verdi arabasının arka koltuğuna oturdu.

-"Kalbim sizi böyle görmeye dayanamıyor."

Başak yüksek enerjili sesiyle bana dönünde oturduğum koltukta kıpırdandım. Açıkçası Selim'in yanında utanmıştım.

-"Birlikte misiniz ?" diye sormuştu Selim yolu izlerken.

-"Yani...öyle sayılır." Dile getirmek tuhaftı. Ama mutlu olmuştum.

-"Tebrik ederim. Yakışıyorsunuz." dediğinde içimi heyecan bulutu sardı.

Gülümsemekten ağzım ağırmıştı.

Eve giden yolda geceyi ve sabahı düşünmüş kıpır kıpır oturmuştum. Geldiğimizde Başak hazırlanmak için odasına koşmuştu. Bende odama girmiş soyunmaya başlamıştım.

O sırada Esved'e eve geldiğime dair mesaj atmıştım.

İç çamaşır giyinip kendimi yatağıma attım. Ellerimi iki yana açıp gülümsedim.

Güzel günleri göreceğimizi düşünmüyordum.Ama hayat bize güzel bir ışık tutmuştu.

Mesaj sesi duyunca kalp atışlarım hızlandı. Dizlerimin üzerine kalkıp telefonuma uzandım.

-Uçağım var inince arayacağım' yazıyordu.

Dedesiyle konuşurken duyduğum İzmir'e gitmesiydi.

-Kendine dikkat et' diye yazıp gönderdim.

Anında geri bildirim geldi.

-Seni seviyorum'

Yüzümde oluşan değişik mutluluk ifadesiyle yatakta tepinirken telefonumu göğsüme bastırmıştım.

-Seni seviyorum' yazdım aynı şekilde.

Geldim geleli odamda geçirdiğim en sevinçli günümdü. Başağın gitmesiyle bugünü bakım günü ilan ederek yüzüme bir maske uyguladım. Makyaj masamda uzun sivri tırnaklarımı törpülerken görüntülü olarak Kaya'yı aramıştım.

Yine Alev'le bozuşmuş konuşmuyorlardı.

-"Senin bu herifi daha detaylı dinlemek istiyorum. " dedi konuyu bana döndürüp.

Azıcık bahsetmiş olabilirim.

-"Herif mi ?" dedim ve yüzümü buruşturdum.

İçkisini içerken gülmüştü.

-"Oraya geleceğim. Bir kulüple anlaşmam var. Bir kaç gece çıkacağım." dedi.

-"Cidden mi ? Bu çok güzel bir haber. Seni özlemiştim." dedim gerçekten.

Başıyla onayladı.

-"Hafta sonu orada olurum. Ev ayarladık yanıma gelirsin."

Bir kaç dakika daha konuştuktan sonra maskemi temizleyip geri gelmiştim. Hala içiyordu.

-"Alev'le konuşmamı ister misin ?" diye teklifte bulundum.

Kaşlarını çattı.

-"Her seferinde peşinden koşamam. Biraz da o çabalasın sıkıldım." dedi.

İlk kez Alev konusunda umursuz olduğunu görüyordum. Araları hep bozulur hep birleşirdi.

-"Haklısın. Peki karışmıyorum sen daha iyi bilirsin." diyerek çekmecemden nemlendirici bir serum çıkartıp avucuma sıktım.

-"Kayda gitmem lazım gelmeden ararım seni."

Vedalaşarak kapattım. Yüzümle işim bitince tırnaklarıma oje sürmüştüm. Peşinden annemleri aramış akşam yemeği için konuşmuştum. Ancak akşama daha çok vardı.

Bu yüzden Başak'la konuşmuş plan yapmıştık. Hazırlanmak için sandalyemden kalktığımda kalçamın uyuşukluğuna göz devirdim.

Siyah dar bir pantolon üzerine sweat giyindim. Beyaz spor ayakkabılarla kombinleyip montumu giyindikten sonra Başağa mesaj attım.

Zincir bir çantaya eşyalarımı atarak evden çıktım. Taksi durağına yürüdüğüm sırada çok üşümüştüm ancak yağmur yağmaması şansımaydı.

Taksiciye alışveriş merkezinin ismini söyleyerek arkama yaslandım.

Yol boyunca teyzemin kızıyla mesajlaşmıştım. Almanya'da onunla büyümüştüm ve en yakınlarımdan biriydi.

Evlendikten sonra uzağa yerleştiği için eskisi kadar görüşememeye başlamıştık sonra da ben dönmüştüm.

-"İyi günler." diyerek taksiden indim.

Başak girişte beni bekliyordu.

Kol kola girdiğimiz gibi sorgusu başlamıştı.

-"Olmadı Başak deli deli konuşma !" dedim kısık tonda bağırarak.

Seviştiğimizi düşünerek beni sıkıştırıyor daha çok utandırıyordu.

-"Esved azgın bir boğa gibi nasıl kendine hakim olabildi ki ?" Hayalleri suya düşmüş el kol hareketleriyle bunu gösteriyordu.

-"Sen net olarak ruh hastasısın." dedim ve nefesimi üfledim.

Azgın boğa dedi.

-"Doğanın kanunu bu canım. İnsanlar sevişir çiftleşir. "

Kolunu sıktım.

-"Sus lütfen birisi duyacak !"

Omuz silkti.

-"Herkes sevişir."

Sinir bozukluğuyla kahkaha attığımda telefonum çalmaya başlamıştı.

Esved arıyordu.

Mağazaya giren Başağı takip ederken aramayı yanıtladım.

-"Senin yanından kalkınca gün daha zor geçiyormuş." dedi açar açmaz.

Kıkırdadım.

-"Bu iyi mi kötü mü ?"

-"Elbette kötü. Canım bütün günü seninle geçirmek istiyor."

-"Seni özledim." derken birisi duyar da utanırım diye etrafa bakıyordum.

-"Böyle söyleme işte. Nasıl sabredeceğim ?" derken oflamıştı.

Sırıttığım yüzümün karşısında hain gözlerle Başak belirdi. Yine dalga konusu oldum iyi mi.

-"Ne zaman döneceksin ?" diye sordum.

-"Akşama dönmüş olurum. Seni görmek isterim ama zor durumda kalmanı istemiyorum."

Anlayışı beni rahatlatıyordu. Bir kaç dakika daha konuşmuştuk. İşi olduğu için kapatmak zorundaydı.

Günün geri kalanında Başak'la mağazadan mağazaya gezmiş beğendiklerimizi almıştık. Akşam yemeği için eve erken dönünce onu da ikna ederek birlikte mutfağa girmiştik.

Her şey güzel ilerliyordu.

Bozulmamasını diliyordum.

'

Sena'nın Melek teyzelerden ayrılmasıyla içim biraz buruktu. Yalnız kalmıştı. Kimsesi yoktu. Üzülüyordum.

Ne kadar düşünmemeye çalışsam da bu durum beni çok etkilemişti. Tek dileğim geri kalan hayatında mutlu olmasıydı.

Bunlar yaşanırken aradan bir hafta geçmişti. Esved'le bir kere akşam yemeği yemiştik daha görüşmeye fırsat bulamamıştık.

Hafta sonu Kaya'nın gelişiyle bahsettiği eve yanına gitmek için hazırlanıyordum. Beni almaya geliyordu.

Moralim bozuktu.

Esved , Kaya ile olacağımı öğrendiğinde sert bir tavır göstermişti. İstememişti huysuzluk çıkartmıştı.

Bunu anlaması gerekiyordu. Kaya benim arkadaşımdı ve Esved'in onu tanımadan kıskanması yüzünden ondan uzaklaşamazdım. Yine de içim rahat değildi. Huzursuzdum.

İlişki olayımız henüz bir haftalıkken aramız bozulunca üzgündüm.

Onu birazdan arayıp konuşacaktım.

Evde yaptığım kahvaltının ardından beyaz bir eşofman takımı giyinmiş saçımı ve makyajımı yapmıştım.

Bir kaç parça kıyafet koyduğum çantamın askısını koluma geçirdim ve gözüme gözlük taktım.

Evden çıktığımda Kaya lüks aracanın önüne yaslanmış sigara içiyordu.

Beni görünce kollarını geri açtı. Gülerek ona sarıldım.

-"Ben süreyim mi ?" dedim hevesle.

Araba kullanmayalı uzun zaman olmuştu. İyi bir sürücü olmamda Kaya'nın katkısı vardı.

-"Atla bakalım." diyip başıyla işaret etti.

Şoför koltuğuna geçerek çantamı arkaya bıraktım. Kaya da yanıma oturacakken mahallede yaşayan bir çocuk yanına gelmişti.

Fotoğraf isteğini kırmayıp çekildi ve arabaya bindi.

-"Yolu bilmiyorum. " diyince navigasyonu açmıştı.

Koltuk otomatik olarak boyuma ayarlanmış yola girmiştim. Dikkatlice sürerken bir yandan Esved'le olan ilginç hayat hikayemizi anlatıyordum.

Bar kısmında gülmekten çatlayacaktı.

Bu beni biraz sinirlendirmişti. Arabayı çarpmakla tehdit edince zar zor susmuştu.

-"Telefonun çalıyor çatlak."

Gözlerimi devirdim. Çatlakmış.

-"Versene." Dönüp almamı bekliyordu.

Çantamı karıştırarak içinden çıkarttı ve arabanın telefon için olan bölümüne taktı.

Macit yazısıyla kaşlarımı kaldırdım. Gözlerimi yoldan bir saniyeliğine ayırıp aramayı yanıtladım.

-"Merhaba Bade. Müsait miydin ?"

Boğazımı nazikçe temizledim.

-"Merhaba...evet." dedim tereddüt ederek.

-"Seni görmek istiyordum. Kahve içer miyiz ?" Beni mi görmek istiyordu ?

Kaya kısık seste değişik bir küfür söylemişti.

-"Şey arkadaşımla birlikteyim üzgünüm." diye yanıtladım.

Esved , Macit'in bu teklifini duysa tozu dumana katardı.

Macit sesli bir soluk verdi.

-"Pekâlâ. Ne zaman müsait olursun ? Yani...gerçekten seninle konuşmak görüşmek istiyorum. "

Yüzüm Kaya ile aynı şaşkınlıktaydı.

Ne bu ısrar ?

-"Net bir şey söyleyemiyorum. Daha sonra konuşsak olur mu ?" dedim. Nasıl kaçacağımı bilememiştim.

-"Elbette tabi." dedi.

Bir kaç şey daha söyleyip kapattı.

-"Bu sana yürümeye başlamış." diyen Kaya'ya kısa bir bakış attım.

-"Pek ihtimal vermiyorum ama sanırım biraz." diyip düşüncelere daldım.

Eğer Selim Macit'in bu isteğinden haberdar olsaydı eminim Esved'i söylerdi. Belli ki Macit'in haberi yoktu.

Sohbet ederek gittiğimiz yol epey uzaktı. Şehire tepeden bakan muhteşem manzaralı bir villaya gelmiştik.

-"Çok güzel !" dedim hayranlıkla.

-"Ne sandın kızım ? Bizi aşağısı bozar."

Kaya'ya küçük bir kahkaha atıp çantamı aldım. Şehirin yüksekleri daha soğuktu ve ben mont giymemiştim.

Evden içeri adım atar atmaz salona yayılmış Kuzey'i gördüm. Kaya'nın hem abisi hem menejerliğini yapan kişiydi.

-"Ooo pastacı kız." dedi beni görür görmez.

Sinir bozucu bir kişiliği var lakin onun dışında iyi bir adam.

-"Bunun olduğunu söyleseydin gelmezdim." dedim. Yüzüme yapmacık olduğu belli olan iğrenme ifadesini koyunca Kuzey kahkaha atmıştı.

-"Hadi koş sarıl. Beni özlememiş olamazsın."

-"Almayayım sağ ol." diyip çantamı kenara attım. Telefonumla birlikte rahat yumuşak koltuğa gömüldüm.

-"Yemek sipariş ediyorum." dedi Kaya karşı koltuğa otururken.

Benim buraya gelmeden önceki hayatım bundan ibaretti. Kaya ile gezer dolaşır çalışırdım. Her zaman birlikte olurduk. Tabi buna arkadaşlarımız da dahildi. Kaya'yla tanıştıktan sonra benim kuzenim ve arkadaşlarım onunla tanışmış bende onunkilerle tanışmıştım.

Onun çevresinin geneli popüler ve ünlü kişilerdi. Zevkli bir hayat.

Benim hayattan zevk almama sebebiyet veren adamın numarasına tıklar tıklamaz içime aynı heyecan dalgası geldi. Oturamayıp ayağa kalktım ve gördüğüm kapıdan bahçeye çıktım.

-"Efendim Bade." Sesi oldukça resmi ciddiydi.

Bir tık düştüm diyebilirim.

-"Ama üzülüyorum." dedim direkt. Görmese bile dudağımı büküp omuz silktim.

-"Bende kızıyorum. Ne yapacağız ?"

Bahçede adımlar atarken soğuğa katlanıyordum.

-"En yakın arkadaşım. Artık eskisi kadar görüşemiyoruz ve buraya geldiğinde onunla vakit geçirmek istiyorum. Bu konuda kızmamalısın. Kaya gerçek anlamda dostum." dedim ses tonumu onun gibi ciddi tutarak.

-"Bade bak....neyse siktir et keyfini kaçırmak istemiyorum. Şantiyedeyim sonra konuşuruz." dedi sustu. Bende sustum.

-"Seni seviyorum. " diyince göğsüme ferahlık aldı.

-"Bende seni seviyorum. Dikkat et." dedim gönül rahatlığıyla kapattım.

İçeri döndüğümde Kuzey telefon görüşmesi yapıyor Kaya da koltuğa uzanmış oyun oynuyordu.

Yürüyüp yanına oturdum.

-"Esved mi ?" dedi. Başımı sallayarak onayladım.

-"Buraya çağırabilirsin. Tanışmış oluruz."

-"Geleceğini sanmıyorum." diye mırıldandım.

Aradan bir saat geçtiğinde geniş yemek masası üç kişiye göre fazlasıyla yemekle dolmuştu. Onlardan atıştırıp kendime kahve yapmıştım.

Kaya da story çekiyordu.

Aklıma gelen şeyle birlikte telefonuma sarıldım. Başağın profiline girip takip ettiklerine tıkladım ve Esved'in ismini yazdım.

Hadi canım.

Baya instagramı var !

Pek sosyal medya kullanan birine benzemiyordu. Profilinde genel olarak işleriyle ilgili postlar vardı. Bazı topluluklarda ve tek başına olduğu fotoğraflarda vardı. Hepsi lüks yalılarda , otellerde jilet gibi takım elbiseleriyle olan fotoğraflarıydı.

Siktir.

Yorumları neredeyse eskortluk yapan kadınlarla doluydu. Hepsi beni delirten cinsten yorumlar yazmıştı.

Tanrım. Dm kutusunu hayal dahi etmek istemiyorum !

-"Ver bakayım." Kaya elimden telefonumu çekerken aldığım minderi yüzüme bastırdım.

Ne yapabilirdim ki ?! Hayır ne diyebilirim ?! Fotoğrafların çok seksi lütfen siler misin mi ?!

Ah. Bayılacağım.

-"Taşaklı adammış."

Kaya'ya ağzım açık baktım. Elinden telefonumu alarak minderi suratına attım ve ondan uzağa kaydım.

-"İğrençsin." demeyi ihmal etmeden profilinde gezmeyi sürdürdüm.

Tabiki de takip ettim. Takip ettiklerine girdim. Neredeyse bir milyona yakın takipçisi olmasına şaşırmayı hiç düşünmedim. Baya şaşırmadım.

Beni şaşırtan yalnızca ve yalnızca 100 kişiyi takip ediyor olmasıydı. Evet hepsine baktım. Hiç kadın yoktu.

Sırıtarak telefonumu yanıma bıraktım.

İşte bu kadar.

-"Akşam bir yerlere çıkalım mı ? Dolaşmaya yani."

Kaya'ya doğru döndüm.

-"Soğuk olmazsa olabilir. " diye yanıtladım.

-"Kulübe gitsek ortama bakardık ?" diyen Kuzey oldu.

-"Sonra gideriz ya kafam hiç kaldırmayacak." Alev'le aralarının bozuk olmasından da kaynaklanıyordu. Kaya bir duruma canı sıkılınca başka hiçbir şeye kafasını veremezdi.

-"Başağın da işin bitince alırız. Arayayım hatta. " diyerek telefonuna döndü.

Planlar yapılırken benim aklım Esved'de idi. Onu özlemiştim.

Saatler geçip giderken koltuğa kedi gibi sokulmuş fotoğraflarına bakmaya devam ediyordum.

-"Hadi kalkın."

Kaya bacağıma vurup koltuktan kalkınca telefonu indirdim.

-"Nereye ?" diye sordum. Saat akşam olmak üzereydi ne zaman çıkacağımızı sormamıştım.

-"Sahile. Kışın balık ekmek var mıdır ?" dedi düşünerek.

Omuz silktim ve kalktım.

-"Vardır herhalde. " dedim. Benim koştuğum sahilde o tarz yerler yoktu görmemiştim

Dışarı çıkmadan Kaya'nın şişme montlarından birisini alıp üzerime geçirdim. Oversize gibi olunca kötü durmamıştı.

-"Al bakalım."

Dışarı çıktığımızda arabanın anahtarını fırlattı. Havada kaptım ve gülümseyerek kilidi açtım.

Hayatım yolundayken artık bazı anların tadını çıkarmalıydım.

•••

Merhaba ❤

Biraz Esved'siz bir bölüm oldu ama hep dip dibe olamazlar ya hajs

Yine de umarım beğenmişsinizdir ❤

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.