İçeriğe geç

YAKARIŞ

Bölüm 15 · 10 dk okuma

YAKARIŞ

Bölüm 15

On beş

•

Makyajımda yalnızca ruj ve maskara sürerek düzeltme yapıp saçlarıma yine dokunmadım. İç çamaşırlarımı çıkartıp ince bir külot giyindim.

Dolaptan ilk önce lacivert elbise seçmiştim. Fakat içime sinmeyince geri koydum. Ne şekilde olursa olsun iyi görünecek sırt dekolteli elbiselerimden birisini çıkarttım.

Altına geçen yıl baya bir para biriktirerek aldığım çizmeleri çıkarttım. Çok giymeye kıyamıyordum.

İkisini giyindiğimde kendimi çok güzel hissettim.

Parfüm sıkarken Başak odama girdi.

-"Vaoov ! Efsane olmuşsun."

O da beğendiyse tamamım demektir. Hızlıca siyah kabanımı giyindim. Başak da siyah bir kürk giyinince hazırdık.

Kapının önünde Samet'in arabasına bindik. Sokağın başında duran siyah jeep bana göz kırpıyordu.

Başak Samet'e durmasını söylediğinde benim kalbim yerinden çıkıyordu.

-"Bizi takip eder. " dedi inmeden.

Başımı sallayıp kapıyı kapattım. Bacaklarım sallana sallana arabanın ön kapısını açtım. Karanlık bir noktada durmuştu. Arabanın içi de tamamen karanlıktı. Fakat gözlerim kör dahi olsa bu kokudan onu tanırdım.

-"Yarına falan gelirsin diye düşünmeye başlamıştım." Kısık tonda söylenmesi beni sinirlendirmekten çok hoşuma gitmişti.

Küçük bir gülümsemeyle çantamı kucağıma bıraktım.

-"Bu en hızlısıydı." dedim.

Karanlıkta yüzüne sızan sokak lambası eşliğinde tebessümüne rastladım.

Yeniden doğmak gibiydi. Dünyanın en güzel oksijenini solumuş gibi huzura ermiştim.

Arabayı çalıştırıp Samet'in arabasının arkasından ilerlemeye başladı. Sürerken elinin direksiyonu kavrayışından bakışlarının sertliğine kadar hayran kalıyordum.

-"Daha çok bekleyeceğiz anlaşılan. "

Başımı eğdim ve sırıtan dudağımı ısırdım. Ellerimle oynayıp dikkatimi dağıtmaya çalışıyordum ama tamamen kopmuştum.

Tartışmadan birbirimize vedalar etmeden yan yanaydık.

Sol eliyle direksiyonu tutup sağ elini bana doğru kaldırdı. İlk önce saflığıma geldi anlamadım ancak bu çok sürmedi.

Kalbim sıkışa sıkışa elimi elinin içine koydum. Bakışları parıldarken gözlerini yoldan çekmeden elimi çekti ve parmaklarımın üzerini birer birer öptü.

Elimi her defasında öpüyor olması beni mahvediyor !

-"Bize katılmaktan rahatsız değilsin değil mi ?" diye sordum bacaklarımı birbirine bastırırken.

Sessizlik beni daha fazla germişti.

Başını sallayıp kırmızı ışıkta durdu ve bana döndü.

-"Daha çok yalnız olmayı isterdim ama...böylesi de kabul." dedi yüzümü izlerken.

Hala tam olarak rahat değildim. Aslında hiç değildim. Çok stresliydim. Aklımda sürekli ailelerimiz vardı. Ve bunu atıp anı yaşayamıyordum.

-"Bu kadar çok düşünme." Son kez elimi öpüp yola devam etti.

Başımı geriye yasladım. Söylemeyle olmuyordu. Kendimi o kadar çok şartlamıştım ki bir anda gevşeyemezdim.

-"Böyle boktan yerlere gelirken bana haber vermelisin."

Gittiğimiz yolun sonunda ulaştığımız mekan Esved'i rahatsız etmişti. Arabadan inmeden çatık kaşlarıyla kulübün binasına baktı.

Yıkık dökük fazlasıyla korkutucu duruyordu.

Başağı görünce çantamı koluma astım.

-"Bekle." dedi gergin şekilde.

Telefonunu ve cüzdanını ceketine koyup son olarak sigara paketini aldı. İndikten sonra gelip kapımı açtı. Elimi tuttu ve indirdi.

Karnıma saplanan sancılara rağmen mutluluğum görülmeyecek gibi değildi.

Arabayı kilitledi. Elimi bırakmadan adımlar atarken Samet kendi halinde ıslık çalmıştı. Ancak bu banaydı farkındaydım.

Takılmamaya çalışırken Başak koluna girdi ve kıkırdadı.

Hadi ama yeterince utanmıyor muyum ?!

-"Müge'yle Özlem de yoldalar. Şimdi burada olurlar." dedi Başak.

Esved arabasının ön kaputuna yaslanıp beni de yanına çekti. Gözleri bacaklarımdaydı.

-"Hiç giyinmeseydin amına koyayım." Kafasını çevirip söylediklerini duymadığımı sanmıştı.

Ancak duydum !

Elinin içinde olan elimi uyarırcasına sıkmıştım. Tamamen refleks olarak.

Çatık kaşlarını bana çevirdi. Gözlerimi devirip yanına kalçamı yasladım. Karşımızda Samet ve Başak fotoğraf çekiliyordu.

-"Bizi çeksene aşkım ! Lütfen lütfen. İki gündür post atmıyorum bu üzücü." Başak dudağını bükerek telefonunu elime tutuşturdu.

Ona hayır deme imkanınız yoktu.

Kolumdan kayıp duran çantamı arabanın kaputuna bıraktım. Başak ışıklarla aydınlanan değişik mekanın kapısına sırtını dönerek elini Samet'in koluna koydu ve pozunu verdi.

Bir kaç adım gerileyip hafifçe eğildim. Çektiğim pozlara baktıktan sonra son bir tane çektirdi.

-"Yeter bence."

Esved elimden aldığı telefonu suratı asılan Başağa verdi. Bileğimden çekerek yanına yaklaştırdı.

-"El kadar şeyle eğilip durma !" diye sessizce kızdı.

Yutkunup başımla onayladım. Dikkat etmemiştim. Kızların gelişiyle çantamı da aldım ve bardan içeri girdik.

İçerisi şaşırtacak derecede güzeldi. Ayrıca çok kalabalıktı. Esved başkalarına sürünmemem için beni önüne almış daha çok kalbimi sıkıştırıyordu.

Bir masanın etrafını çevirdiğimizde kabanımı alttaki küçük askıya astım. Kızlar da zar zor sığdırıp astıktan sonra Samet içki almaya gitmişti.

Müge ile Özlem şaşkın bakışlarıyla bana göz kırptılar.

Haliyle ne iş diyorlardı.

Başak dudağını ıslatıp kızların kulaklarına doğru konuştu. İkisinin de ağzı önce açıldı sonra gülümseme yerleşti.

-"Off Bade off !"

Esved'in sessiz isyanıyla yan döndüm ve dirseğimi masaya yaslayarak kızgın karizmatik yüzüne baktım.

-"Ne oldu ?" diye sorarken bir adımla bedenime sokulup elini belime doladı. Neyse ki ışıklar azdı ve kızlar fark edip dalga geçemezdi.

-"Daha az dikkat çekmeni istiyorum." Dudaklarıma bakarak kurduğu cümle sonucu dilimle dudağımı ıslatıp gülümsedim.

Nefesim göğsüme sıkışmış kalmıştı. Parmak uçlarını sırtımda hissettim. Can yakıcı.

-"Yalnızca senin dikkatini çekiyor." dediğim sırada sadece ve sadece dudaklarıma bakmaya devam ediyordu.

Dudağında esrarengiz bir tebessüm oluştu. Yüksek müziğe rağmen birbirimize öyle yakındık ki rahatça duyuyorduk.

-"Bir saat." dedi sustu.

-"Bir saat sonra gideceğiz." diyince dilim damağım kurudu.

-"Nereye ?" diye sordum çoktan kabullenmiştim.

-"Sakin bir yere." dedi ve önüne döndü.

Samet'in getirdiği bira şişelerinden birine uzanırken aklıma o sarhoşluk anım geldi. Uzanıp dudaklarına yapışmam...ve sonrası.

Değişik bir anı.

Hayat değiştiren türden.

-"Durdun durdun turnayı gözünden vurdun diye buna derim." Müge kulağıma bu cümleyi kurmuş gülmüştü.

Fakat sorun şu ki ben anlamamıştım. Anlamını sorana kadar Özlem onu çekiştirince boşverdim.

-"Yaa bu çok iyi !" Başak içki şişesiyle ellerini kaldırıp dj kabinine döndü. Masaya yasladığım dirseğimi oynatıp saç diplerimi kaşıdım.

Elbette eğlenemiyorum. Belimde duran eli kanımı kaynatırken başka ne düşünebilirim ?

-"Pek sizlik bir mekan değil." Samet sigarasını yakarken Esved'e doğru konuşmuştu.

Boğazımı temizleyip saçımı düzelttim.

Esved başını belli belirsiz salladı. Dudağını bükünce içim geçti.

-"Yo fena değil. " diye karşılık verdi.

Samet hafifçe gülümseyip içkisini yudumladı. Sonrasında kızlar story çekmek isteyince aralarına geçmiştim.

Başak boşta olan elini koluma sarıp müzik eşliğinde sallanmaya devam etti. Esved'e bakmadan biradan koca bir yudum aldım.

-"Seni gözleriyle yiyor. Tekrar aynı yatağa girmek için can atı-" Dirseğimle karnına vurdum.

-"Sus Başak !" diye uyardım. Çoktan tepeden tırnağa ısınmıştım.

Kahkaha atınca sırıtmamak için kendimi sıktım.

Bir kaç adımla Esved'in yanına yaklaşmıştım. Anında kolunu belime sarıp sırtımı göğsüne yasladı.

-"Çok içmemelisin bence. Pek iyi yerlere gitmiyor." Elimden şişeyi alıp masaya koydu.

Başımı geri çevirdim. Suratımdaki ifade onu eğlendiriyordu.

-"Beni sinir etmeye çalışıyorsun." diyip kaşlarımı çattım.

Dudaklarını birbirine bastırırken çok tatlı görünüyordu.

-"Hayır hiç alakası yok. İstiyorsan iç tabii." derken belimdeki elini sıklaştırmıştı.

Derin soluklarla kendimi geniş göğsüne rahatça bıraktım.

Gözüm masaya kayınca Başağın telefonu çalıyordu. Başak görmediği için uzanıp telefonunu aldım.

Selim yazıyordu.

Gözlerimiz buluştuğu gibi telefonu gösterdim. Hemen uzanıp aldıktan sonra aramayı reddetti mesaj yazmaya başladı.

Bende Esved'in söylediğinden dolayı artık içmiyordum. En ufak sarhoşlukla neler yapabileceğimi kestiremiyordum.

-"Gidelim mi ?" Kulağıma değen nefesiyle nefesimi tuttum.

Kafa dağıtmadan önce konuşmamız gerekenler vardı. Ve öncelik sırasındaydı.

Bu yüzden başımı sallayarak onayladım.

Kolundan sıyrılıp Başağa yaklaştım.

-"Biz gidiyoruz. " dememle başını telefonundan kaldırdı.

-"Nereye be ?"

Dudağımı büktüm.

-"Bilmiyorum ki."

İç çekerek arkamda görünen Esved'e baktı tekrar bana döndü.

-"Birlikteyseniz eğer annemi arayıp Müge'de kalacağımızı söylerim."

Başımı hızla salladım.

-"Yok...yok canım ne alaka ?" dedim çabucak.

Güldü.

-"Hasret gidermece !" diyip dil çıkarttı.

-"Haber veririm." dedim en sonunda.

Kızlarla ve Samet'le vedalaşıp kabanımı giyindim. O sırada Esved'de Samet'le el sıkışıyordu.

Yanlarından uzaklaşırken Esved elimi sıkıca tutmuştu. Binadan çıktığımız anda rahat bir soluk aldım. İçerisi çok havasızdı.

Ancak nefesimi kesen en önemli neden yanımdaydı.

Arabaya binince telefonunu yerine koyup kontağı açtı.

-"Üşüdün mü ?" diye sordu bir anda bana dönüp.

-"Biraz." dedim ve ellerimi birbirine sürttüm.

Arabayı çalıştırıp bir iki dakika bekledikten sonra klimayı açtı. Sıcak havanın gelmesiyle gevşeyerek Esved'i izledim.

Yaktığı sigarayı dudaklarından alıp direksiyonu tuttu.

-"Nereye gidiyoruz ?" Başımı sola çevirip koltuğa yasladım.

Yüzü izlemeye doyulmazdı.

-"Gidince görürsün." diye ucu açık bir yanıt verdi.

Onunla her yere gideceğime emin olabilirdi.

Gideceğimiz yere kadar gözlerimi ondan çekmemiştim. Onu izlediğimin farkındaydı. Gülen gözlerle yola bakıyordu.

Arabayı durdurmasıyla dikleşip camdan dışarı baktım. Büyük lüks apartmanların olduğu bir sitedeydik. Otoparkında duran arabadan sessizce indik.

Kalbim son derece hızlı atıyordu.

-"Gel."

Uzattığı elini bir saniye düşünmeden kavradım. Birlikte güvenlikten geçerken selam vermiş asansöre binmiştik.

-"Pek sık gelmediğim bir evim." diye açıkladı asansördeyken.

Bir şey söylemedim. Asansörden çıktık. Uzun bir koridora ayak basmıştık.

47 numara yazan kapıya geldiğimizde cebinden çıkarttığı anahtarla açtı.

Kapı direkt olarak dairenin içine açılmıştı. Esved'in yetersiz loş ışıkları açmasıyla daha iyi göründü.

Gözüm görünen büyük yatağa kayınca ister istemez tüylerim ürperdi.

-"Geç hadi." Belimden ittirip kapıyı kapattı.

Etrafa bakmayı bırakıp kapının yanında olan uzun dikdörtgen bölmeye çantamı bıraktım.

İçerisi sıcaktı. Yavaşça kabanımı çıkarttım. Elimden aldı askıya astı. Aynı şekilde kendisi de çıkartıp astıktan sonra gözlerini gözlerime kenetledi.

-"Şarap içer miyiz ?"

-"Beni yatağa atmayacağına söz verirsen...olabilir." Sırıtmamı gizleyip salona adım atarken arkamda güldüğünü hissediyordum.

-"Ben mi sen mi acaba ?"

Aralanan dudaklarımla arkaya dönerken çoktan sırtını dönmüş ileri doğru yürüyordu.

Sinir.

Evin yeni olduğu havasından belliydi fakat tam olarak Esved gibiydi. Karanlık ilgi çekici.

Koltuğa parmaklarımı değdirerek yürümeye devam ettim. Televizyonun olduğu duvarı kitaplık kaplamıştı. Onun dışında herhangi bir aksesuar yoktu.

Yatağa doğru baktım. Fazlasıyla büyüktü.

Sena ile hiç gelmiş midir ?

Ayak sesi duymamla geriye dönüp koltuğun başlığına ellerimi koydum.

Elinde şarap şişesi ve iki kadehle geldi tutunduğum koltuğa oturdu. Bende yanına oturunca başını çevirdi. Omzuma dudaklarını bastırıp kadehlerden birini uzattı.

Beni aşırı derecede heyecanlandırıyordu.

Dilim tutuluyordu.

-"Hala benden rahatsız oluyorsun." dedi kısık tonda.

Doldurduğu kadehi dudaklarıma yaklaştırırken geriye yaslanıp gözlerimi ondan çektim.

-"Farklı yerlerde farklı zamanda tanışmalıydık." dedim içimden geldiği gibi.

Benim gibi geriye yaslandı fakat başını omzuma koyunca içim bir değişik oldu. Tebessüm ederek başımı başına yasladım.

Nasıl da rahatlatıcıydı..

-"Sana dair hiçbir yanlışlık hissetmiyorum. Yine olsa yine seninle tanışmak isterdim."

Olduğum yerde kıpırdanınca omzumdan kalktı. Yüzümdeki imalı ifade ile ona döndüm.

-"Benden uzak dur diye tehdit dağıtan kimdi acaba ?" diyip kaşımı kaldırdım.

Dudakları fazla fazla seksi şekilde yukarı kıvrıldı.

Gülümsemesini sürdürürken kadehi cam sehpaya bıraktı ve bana döndü. Dirseğini koltuğa yaslayıp saçımı kulağımın gerisine ittirdi.

Birbirinden kopmayan bakışlarımız varken daha çok titriyordum.

-"O biraz...iç savaş gibiydi desek daha doğru olur. Yenilen taraf oldum." Cümlesinin sonunda kısılan sesiyle gözleri dudaklarıma kayınca yutkunup kadehten büyük bir yudum aldım.

Gittikçe mesafemizi kapatıyordu. Eli saçımdan yanağıma kaymış okşarken sırtımdan süzülen ter damlasını hissediyordum.

Boşalan kadehi kenara bırakıp eski halime geçtim. Biraz daha yaklaştı. Kolunu belime dolayarak başımı göğsüne yasladı.

-"Duyduklarında , duyacaklarım beni korkutuyor. " Ardından doğrulup gözlerimi kucağıma düşürdüm. Derin solukla devam ettim.

-"En çok...anne ve babam. Onların başını eğmek istemiyorum. İki ailenin arasını bozmak istemiyorum. Sen sadece basit bir istememek sanıyorsun." dedim sustum.

İçimde sönmeyen bir yangın vardı. Bir türlü dindiremiyordum.

Verdiği sesli nefesle ellerimi tuttu yeniden bedenime sarıldı.

-"Ailelerimiz anlayışsız insanlar değiller. Biz açıkladığımızda anlayacaklar ve bu kadar üzülmelerin boşuna olacak. Kendi irademizle yol alacağız."

Saçlarıma dudaklarını bastırırken başımı kaldırıp ona baktım. Burun buruna geldik.

-"Son söylediğini anlayamadım ama bu-"

Dudaklarını yanağıma bastırıp çekilmesiyle kalbim kuş oldu uçtu. Çok saniyelikti. Çekildiğinde dudağında tebessüm vardı.

-"Çok güzelsin." dedi. Utanç içinde başımı göğsüne soktum.

-"Sena ne yapacak ?" diye konuyu değiştim.

Sarılmamızı sonlandırınca kadehlerimizi tekrar doldurdu. Ayaklarını sehpaya uzatıp beni de göğsüne çekti.

-"Ne istiyorsa yapmasına yardımcı olacağım." Kolumda gezinen parmaklarıyla gözlerimi kapattım.

-"Önemli olan sen yanımda olmak istiyor musun ?" diye sordu.

Yaslandığım göğsünde soluklarını dinledim. Huzurluydu.

Geçen zamanda yaşadığım o çıkmazlar şimdi hiç yaşanmamış gibiydi.

-"Olmazsam...olduracak mısın ?" Zar zor ciddi şekilde sorunca hemen başını çevirdi.

Kıkırdayarak yüzümü göğsünde kapattım.

-"Benimle alay edip durma küçük hanım. Seviyoruz diye dalga konusu olduk."

Gülümsedikçe gülümseyesim geliyordu. Sevilmek güzel şey.

-"Esved." dedim ve elbisemin izin verdiği kadarıyla bedenimi ona döndürdüm.

Dolgun dudağında dilini gezdirdi. Çok yakışıklı.

-"Çok zorlanacağız." diye mırıldandım.

Elimden kadehi alıp bıraktı. İki elini sırtıma koyduğunda geri çekilmeden sarıldım.

-"Üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir zorluk yok." Burnunu saçlarımda gezdirişi her defasında kalbimi yerinden oynatıyordu.

Uzun uzun birbirimize sarılmanın keyfini çıkarmıştık. Bir kadeh daha içmiş sarılıyorduk. Az önce açtığı televizyonun sesini umursamadan kalp atışlarını dinliyordum.

-"Bu gece benimle kalmak ister misin ?"

Beni şaşırtmayan fakat kalakalmama neden olan bir soruydu.

Başımı göğsünden kaldırmadan elimi yüzümün yanına bıraktım.

-"Bilmem ki." dedim.

İçten içe onunla sabahlamak istiyordum. Ama çekiniyordum.

Çıplak belime bastırıp biraz daha kendine çekince nefesim daralmıştı.

-"Bence istemelisin." dedi kulağıma doğru.

Hızlanmaya başlayan soluklarımla yüzümü boynuna çıkarttım. Teni sıcacıktı.

-"Artık sana hayır diyemiyorum." İtirafım onu güldürmüştü.

Açıkta kalan boynuma minik bir öpücük kondurup beni hiç zorlanmadan kucağına aldı.

Şaşkınlıkla boynuna sarıldım.

-"Misafir odam yok ne yazık ki." diye fısıldadı.

Bedenimi yatağa bırakmış doğrulmadan dudaklarıma fısıldamıştı.

Büyülenmiştim. Konuşamadım.

Yavaşça üzerimden kalktı. Oldukça yüksekte olmamıza rağmen perdeleri aşağı indirdi ve bana döndü.

Büyüsünden koparak ellerimi yatağa bastırdım ve oturur pozisyona geldim.

-"Film izleyelim mi ? Ne tür seversin ?"

Saçlarımı düzeltip başımı kaldırdım.

-"Korku hariç her şey." dedim otomatik olarak.

-"Sen seç. Bende üzerimi değiştirip gelirim." Elime kumandayı vererek yataktan görünen geniş giyinme odasına geçti. Giriş kapısı cam olduğu için görüyordum ama fazlasıyla karanlıktı. Bir yere uzandı ve bütün dolaplardan ışık yükseldi.

Başımı televizyona döndürmek hiç bu kadar zor olmamıştı.

Sertçe yutkundum. Gece benim için...yada bizim için çok zor geçeceğe benziyordu.

•••

Merhaba millet ❤

Açlıktan tansiyonlar düşmüşken sizi biraz oyalasın diye yayınlamaya karar verdim.

Bu bölüme söyleyeceklerinizi merakla bekliyoruuum 🙌

Bölüm sonu

1 yorum

  • Açıkçası diğer kızla evli oldukları süreçte ki saygıları çok iyiydi ama garip hissettiriyor