İçeriğe geç

Yakamoz Güzeli

Bölüm 8 · 12 dk okuma

Yakamoz Güzeli

Bölüm 8

8. Bölüm

"İddiayı kazandım!"diyip kahkaha attığımda hepsi bana şaşkın bir şekilde bakıyordu. Ne yani reddedildim diye depresyona falan gireceğimi mi sandılar? "Nasıl yani?Nasıl reddedildin ya?Bir saniye ama Defne'den bahsediyoruz.Demekki onda akıl yokmuş."Arya'nın dediğini duyunca kıkırdadım. "Heh,şöyle düşüneceksiniz işte."diyip ekledim"Ayrıca iddiayı kazandığıma göre yeni patenimi isterim."diyip güldüm. Şuan bendeki keyif hiç kimsede yoktu. Yeni patenim olacak Allah'ım! "Şuan senin reddedildiğin için birazda olsa üzülmen gerekmez mi?"Ayça'nın dediğini duyunca afalladım. Ayça'ya bir tane çakmama son bir. "Bir erkek için niye üzülmem lazımki?Benden daha mı önemli?"diyip omuz silktiğimde Yelda'nın bana gurur duyuyormuş gibi baktığını gördüm. Film izlemeye geri döndüğümüzde filmin neredeyse bitmek üzere olduğunu gördük.Onlar izlemeye devam ederken ben telefonumdan başka ne izleyebileceğimiz için film önerilerine bakıyordum.Annem içeri girdiğinde bana dönerek"Defne,kalk gidiyoruz,ayrıca evde valizini hazırlaman gerek,yarın Trabzon'a gideceğiz."dediğinde şaşkınlıkla kaşlarım yukarı doğru kalktı. "Nereden çıktı bu şimdi?" "Öyle aklımıza geldi işte.Gitmiyorduk bayadır, aklımıza geldi.E hazır yaz tatilindesiniz sizde.Bir hafta sonra okullar açılacak zaten.Öyle birkaç gün durur geliriz geri."dediğinde kafamı salladım. Annem abime de dönüp aynı şeyi söylediğinde ikimizde ayağa kalktık.Abim odadan dışarı çıktığında ben hala masanın yanında ayakta duruyordum.Kızlara dönüp baktığımda hepsi sanki onlar da bizimle gelmek istiyormuş gibi bakıyordu.Gülümseyerek"Sizi de valizime mi sıkıştırsam acaba?"dediğimde hepsi hafiften güldü.Fakat neredeyse her gün buluştuğumuz için yokluğumu hissedeceklerinden üzülüyor gibiydiler."Ayrıca orada da hiç arkadaşım yok,tüh.Aslında güzel fikirmiş şu valize sıkıştırma işi."dediğimde bu sefer daha çok güldüklerinde Arya aklına bir şey gelmiş gibi bana döndü. "Aklıma bir şey geldi!"dediğinde bu sefer hepsinin bakışları benden ayrılıp ona döndü.'Ne geldi' anlamında ona başımı sağa sola sallayarak baktığımda tekrar konuşmaya başladı"Ben ,sizinle geleyim." "Olabilir aslında"dediğimde gülümsedim.Abime baktığımda bize her zamanki gibi çatık kaşlarla baktığını gördüm.Evet sanırım buna alışmayacaktı. "Bir hafta bile ayrı kalamıyorsunuz be.Bari sen değil, şu"diyip duraksadı ve kaşlarını biraz daha serbest bırakıp"ismin neydi?"diye sorduğunda göz devirdim. Yelda'nın güldüğünü duyduğumda "Yelda"dedi. Abim konuşmaya devam etti"Heh işte.Yelda gelsin.Size katlanamam."dediğinde konuşmaya ben daldım. "Yok yani ilgi alanlarımız benziyor demiyorsunda Yelda gelsin size katlanamam diyorsun.Yemezler."Bu sefer abim hiç bir şey demeden ayağa kalktı ve odadan çıktı.Abim alışmayacak gibi duruyordu ama ben o gideli gerçekten değişmiştim ve önceden tek arkadaşım o olduğu için geri döndüğünde beni yakın arkadaşlarımla görünce bu durumu çokda hoş karşılayamamıştı. "Aman ,herneyse."diyip tekrar onlara döndüğümde konuşmaya devam ettim"Olabilir aslında.Ayrıca siz de gelin o zaman?"dediğimde heyecanlanmıştım çünkü ilk kez elimize birlikte şehir dışına çıkma fırsatı geçmişti. Eflal de yerinde heyecanla doğrulurken"Evet!Kesinlikle olur."diyip diğerlerine baktı. Yelda da olumlu anlamda kafa salladı fakat kaşları çatıktı.Bir şeye tereddüt ediyor olmalıydı."Olabilir fakat şöyle bir sorun var."dediğinde 'neymiş o'dermişcesine kafamı iki yana salladım."Beşimiz de gidersek eğer Defnelerin arabasına sığmayız.2 araba ya da 1 tane büyük bir araba daha gerekli çünkü sadece biz değiliz arabaya binecek olan, valizlerimiz de var."dediğinde bu mantıklı konuşmasına kafa salladım. "Bizim arabada bir yer var.Aranızdan biri gelebilir isterse."dediğimde heyecanlanarak "Ben!" Dedi. Gelme planını diğerlerinin de kabul ettiği açıktı fakat şuan da sığmama problemi vardı.Nasıl gidecektik bu kadar kişi? Biraz sonra annem tekrar içeri girdiğinde direk konuşmaya başladı. "Bu arada kızlar, sadece biz değil.Ayça'nın ve Eflal'in ailesi de geliyor.Siz de kalkın hazırlanın."dediğinde hepimizin yüzü güldü.Anneme tekrar hızlıca dönüp konuşmaya başladım. "Anne, hani Ayça ve Eflal de geliyor ya.Diğerleri de gelse diyorum.Hatta Arya bizim arabada olsa olur mu?" "Birde soruyor musunuz?Tabiki gelebilir.Ara anneni babanı ve sor tamam mı?.İzin verirse biz seni evine bırakırız valizini toplarsın." Hemen Arya'ya döndüğünde kocaman gülümseyerek bana bakıyordu. "Peki o zaman." Dediğimde annem çoktan odadan çıkmıştı." Eflallerin arabasınada Ayça ve Yelda binecek.Evet!Bir hayalimizi daha birlikte gerçekleştirebiliyoruz sonunda."dediğimde gülümseyerek hepsinin üstünde geçirdim bakışlarımı.Yelda da onaylarcasına kafasını salladı ve ayağa kalktı "Haydi valizleri toplayalım!" Dedi. Yaklaşık 10 dakika kapının önünde duruyorduk çünkü aile bireylerimiz her zamanki gibi kapıda konuşmayı devam ettiriyordu.Sanki evde konuştukları yetmemiş gibi.Bari biraz uzaklaşın birbirinizden telefondan arayıp konuşun be kardeşim!Kapıda durmaya ne gerek var? Çok şükürki bu sefer çok geçmeden konuşmaları bitmişti ve asansöre doğru gidiyorlardı.Tabi ben,Arya ve Yelda dışında.Benim asansörden korktuğumu bildikleri için direk merdivene yönelmişlerdi.Fakat arada bana attıkları ters bakışları yakalıyorum.En sonunda dayanamayıp konuştum."Allah Allah!Ne olmuş ya asansörden korkuyorsam.Olabilir böyle şeyler."diyerek onları avutmaya çalışıyordum. Yelda ters ters bakarak konuşmaya başladı"Tabi canım, haklısın. Altı üstü 5 kat aşağı inicez.Çok bir şey değil ya.Sadece bacaklarımız dile gelip 'yeter artık' diye konuşacak!"dediğine alttan alttan güldüm fakat Yelda konuşmasını bitirdiğinde önüne döndüğü için görmemişti. Arya da "Katılıyorum.Ama bu çok değil diğerlerine göre.Ben 7 kat hatırlıyorum.Kuaföre gitmiştik birlikte.Kuaför 7. Kattaydı hem inip hem çıkmıştık onca kat!" Dediğinde yine gülmüştüm. Biraz sonra otoparka geldiğimizde saate bakmak için telefonunun ekranını açtım.Saat 12.27 idi.Ekranı kapatıp tam cebime koydum.Daha sonra bizim arabayı ve Yeldaların arabasını aramaya başladık. Otoparkta dolaşıp arabaları arıyorduk fakat bulacak gibi değildik.O yüzden telefonumu çıkarıp annemi arayacaktım ki arkamdan Eflal'in sesini duydum."Defne!"sesin geldiği tarafa doğru döndüğümde Eflal'in bize doğru geldiğini gördüm.Elinde bir şey tutuyormuş gibi yumruk halindeydi.Ona sorgulayıcı bakışlarımı atarken çoktan yanımıza gelmişti."Buz pateni dolabının anahtarını unutmuşsun."dediğinde gözlerimi kocaman açarak ona baktım. "Az kalsın kendimden bile değerli eşyamı unutuyordum."dediğimde bakışlarım üçünü buldu. Evet,buna kimse inanmamıştı. "Hayır,ben daha değerliyim."dediğimde güldüler.Anahtarı cebime attığımda Eflal "Görüşürüz." Dedi.El salladığımızdaysa arkasını dönüp yürümeye başladı. Eflal geri dönerken bizde arkamızı dönmüş arabayı aramaya devam ediyorduk.Annemi aradığımda ikinci çalışında açıldı.Annem arabanın tam olarak nerede olduğunu bize tarif ettikten hemen sonra telefonu kapattığında zaten bizde çok geç olmadan arabayı bulmayı başarmıştık.Tabi bizim arabanın hemen yanında da Yeldaların arabası olduğu için tekrardan bir arama çabasına geri dönmeye gerek kalmamıştı. Yolda giderken gruba girdim ve fotoğraf çekmek için kameraya bastım.Arya,her şeyden habersiz camdan dışarısını izlerken bende elimle poz verip fotoğrafımızı çektim ve attım.Atmadan önce 'Arkadaş biraz efkarlı🥂'yazmayı da unutmamıştım. İlk önce benim valizimi hazırlamak için bizim eve gidiyorduk Arya ile.Sonraysa onların evine gidip Arya'nın valizini hazırladıktan sonra yola çıkacaktık. Bu sefer telefonundan efektli bir fotoğraf çekmek için kamerayı tekrar ona doğrulttuğumda bana ters ters baktığını gördüm fakat hiç bozmadan tekrar fotoğrafını çektiğimde fotoğrafın çok komik çıktığını gördüm.Efekt,zaten komik bir efektti ve Arya'nın da bana o bakışıyla birlikte uyumu çok komik duruyordu. Ben gülmekten kendimi durduramazken Arya fotoğrafa bakmak için telefonu elimden çekip aldı.O da gülmeye başladığında ikimizde gülüşümüzü bir şekilde bastırmaya çalışıyorduk fakat bu hiçde mümkün değilmiş gibi gözüküyordu.Karnım ağrıdığında elimi karnıma doğru götürdüm ve derin nefesler almaya başladım.Böyle gülmemi durdurabilirim diye düşünürken kendimi gülmemek için böyle saçma hareketler yaptığımı düşününce tekrar gülmeye başladım. Sanırım günlük gülme dozumu aldım. Fakat hala duramıyordum,bu sorunda bir terslik vardı. Artık gerçekten gülmeyi durdurduğumuzda fotoğrafı gruba attım.Saniyeler içersinde onlarda mesajı görüp randomlar ve gülme sesleri içeren ses kayıtları attıklarında tek anormal kişilerin biz olmadığımızı fark ettik. Biraz sonra araba bizim evin yanında durduğunda Arya kapıyı açtı ve indi.Ardından ben de peşinden atladığımda kapıyı sertçe kapattım ve beni bekleyen Arya'nın yanına geçtim.Yürümeye başladığımızda binadan içeri geçtiğimizde asansörle anlık bir bakışma yaşadık fakat Arya yine benim asansöre binmek istemeyeceğimi bildiği için direk merdivenlere yönelmişti. 2 saat sonra Valizime kıyafetlerimi koymuş ve sadece koymam gereken artı eşyaları Arya ile birlikte çantama koyuyordum.Benim eşyalarım bittiğinde ise onun evine gidip onun valizini hazırlayıp akşam yola çıkacaktık. Ailemin bir anda böyle bir karar almasının sebebi ise ailelerimizin kendi aralarında konuşurken annemin 'Bizde bu sene memlekete hiç gitmedik ya' demesiymiş.Tabi bunun üzerinede Eflal'in annesi ona gitmesi için birkaç şey diyip valizleri hazırlamak üzere oturduğu yerden kaldırmış.Kaldırmış kaldırmasına ama annem de onu kaldırmış ayağa çünkü onlar da geliyordu. E sonuç olarak da biz şuan valiz hazırlıyorduk. "Arya ben sizin yatağınızı valize koyamamki"diyip gülmeyip ciddi kalmaya çalıştım.Ardından ekledim"E betonda yatarsın artık napalım" Arya ilk önce dediğimi algılamayıp onaylar bir mırıltı çıkardığında bavula artı olarak koyacaklarımı uygun yerlere koymaya devam ediyordu.Hala anlamamasına dayanamayıp burnumdan güldüğümü anlatacak bir ses çıktı.Bunu duyduğunda kaşları havalandı. Arkadaşlar, gazamız mübarek olsun. "Tabi,efendim.Tabi,efendim.Siz, nasıl isterseniz öyle olsun."diyip hızlıca ayağa kalktığımda artık gülüyordum.Beni kolumdan tuttuğu gibi odamdan dışarı attığında ve yüzüme kapıyı sertçe kapattığında birde üzerine kilit sesi duydum.Ardından büyük ihtimalle yere tekrar oturduğunu belli eden bir ses geldiğinde"Yazıklar olsun bu hayat!"diye bağırdığında daha fazla gülmeye başladım.İçeride onun da güldüğüne emindim. Aklıma gelen şeyle annemin yanına,yatak odasına,doğru yürümeye başladım.Büyük ihtimalle o da bizim gibi valizini topluyordu. Yatak odasına girdiğimde odada sadece annemin olduğunu gördüm.Babamı göremeyince onun nerede olduğunu merak edip asıl konu yerine ilk onu sordum."Anne,babam nerede?"dediğimde annemin bakışları valizinden bana döndü.Tekrar önüne dönüp kıyafetleri katlayarak valize dizmeye devam ederken bana da cevap verdi. "Babanı dışarı yolladım ,kızım.Başımda öylece hiç bir şey yapmadan dikiliyordu.Bende dışarı yolladım."dediğinde güldüm. Yanına oturup kıyafetleri katlayıp valizine dizmeye başladığımda aynı anda da asıl gelme nedenimi sormaya karar verdim."Trabzon'da buz pateni var mı?" Annemin bakışları sanki bu soruyu soracağımı biliyormuş gibi bakarak bana döndü.Gülümseyen bakışlarıyla birlikte yavaşça başını iki yana salladı"Bilmiyorum,vardı ama kapatıldı sanırım.Emin değilim." Kaşlarım çatıldığında hemen söze girdim"Ne kadar saçma.İnsanların hobilerini yapmalarına izin verilmiyor.Belkide benim gibi buz pateni antrenörü olmak isteyenler var orada fakat çalışabilecekleri bir yer olmadığı için kendilerini geliştiremiyorlar." Ayağa kalktım ve annemin yatak odasından çıkıp kendi yatak odama doğru ilerledim.Kapıyı açıp içeri girdiğimde Arya'nın valizimi kapattığını gördüm. İki dakikada bitirmiş miydi? Helal lan yusufi! Arya'nın yanına oflayarak oturduğumda bakışları direk bana döndü.İlk olarak sorgularcasına başını iki yana salladı ve daha sonra"Ne oldu?Oflamazsın sen böyle."dediğinde hafiften güldüm. Trabzon'da buz pateni yok diyemedim... Şaka şaka.Diyeceğim tabiki. Ben de bakışlarımı ona döndürdüğümde çatık kaşlarla beni izlemeye devam ettiğini gördüm. Şunu bir kandırsam mı ya? Kızım Defne!Sende az değilsin ha! Mükemmel oyunculuğumla üzülmüş gibi başımı öne eğdiğimde ve dolabıma yaslandığımda ağlama taklidi yapmaya çalışıyordum. Bunu başarabilirsin Defne!Ha gayret kızım. Yüzümün tamda istediğim gibi kıpkırmızı olduğunu düşünüyordum ve ayrıca gözlerimde hafiften dolmuştu.Biraz daha çabalasam gözümden akacak kadardı. Arkadaş ben oyuncu olacağım yok böyle yetenek. Gözyaşının akmasınl sağladığımda Arya bu sefer ismimi söyledi onunla göz göze gelmemiz için fakat bakmadım.Bakarsam gülecekmişim gibi geliyordu fakat ilk gözyaşı düştükten sonra gerisi geliyordu sanki ha?Baksam ve gülmemeye çalışsam olur aslında?Ancak ben daha bakışlarımı ona çevirmeden o çenemden tutup ona bakmamı sağlayınca hazırlıksız yakalanıp tepkisiz kalmak zorunda kaldım. Tepkisiz dediğim şaşkınlıktı çünkü Arya'dan bir anda böyle bir hareket beklemiyordum. Kafasını tekrar iki yana sorgularcasına salladı ve bu sefer daha sert bir şekilde ismimi tekrarladı. İsmimi ezberlemeye çalışıyor galiba, anlamadık sanki. "Bir dakika ya."diyip ifadesi normal halini alınca konuşmaya devam etti."Rol yapıyorsun değil mi?Bu kadar yıldan sonra saniyesinde anlamam lazımdı ama bir anda ben de hazırlıksız yakalandım tabi." İlk defa şakayı ve gerçeği ayırt edebildi.Şok geçireceğim sanırım! Ayrıca bu kadar mı duygusuzuz be gözünüzde!Pu yazıklar olsun! Gülmeye başladığımda zaten rol yaptığımı anladığı için o da benimle birlikte güldü.Arya'ya az önce annemle konuştuklarımızı anlattığımda o da bana hak vermişti. "Aklıma bir şey geldi!"Arya bir anda yüksek sesle bağırınca irkilerek yerimden sıçradım.Kaşlarımı çatarak ona baktığımda irkildiğimi görerek güldü.Bende onun omzuna vurduktan sonra aklına gelen şeyi söylemeye başladı."Bende evden kendi patenimi alayım birlikte süreriz." Yüz ifadelerim bu fikri sevmiş gibi değişirken istekli bir şekilde kafamı aşağı yukarı salladım.Daha sonra oturduğumuz yerden kalkıp valizi de alıp odadan çıktık ve kapının yanına bıraktık.Fakat her ihtiyacımız olduğunda valizi açmayacağımız için artı olarak da kendimize küçük bir çanta hazırlayacağımız için odaya hızlıca geri döndük.O çantaya da yolda gerekli olacak bazı şeyleri koyup kapının yanında duran valizin üzerine bıraktık.Daha sonra annemin yanına gidip onlardan önce çıkarak Arya'nın valizini de almak için evden çıkacağımızı söyledikten sonra dışarı çıkmıştık. Aryaların evine geldiğimizde annesi Arya'nın valizini bitirmek üzereydi.Bizde o daha fazla yorulmasın diye onu mutfağa göndermiş, bıraktığı yerden devam ettiriyorduk.Biraz sonra valiz bittiğinde ona da benim gibi artı bir çanta yapmak için çantasını dolabından çıkardık ve koymamız gereken birkaç eşyayı da koyduğumuzda her şey hazırdı.Arya tam valizin kapağını kapatacaktı ki bir anda bağırdım."Dur,bir şey unuttuk!"Arya sorgularcasına kafasını iki yana salladığında patenlerinin olduğu dolabın çekmecesini bir hışımda açıp onları dikkatli bir şekilde çıkardım.Patenleri ona doğru uzattığımda neyden bahsettiğimi anlamış gibi bir şey mırıldandı.Daha sonra onu da valizine koyduğunda kapağını kapatıp odadan çıkardı.Bende çantasını alıp peşinden çıktığımda kapının yanına bıraktığı valizin üstüne çantasını bıraktım.Geriye sadece bizi almalarını beklemek vardı. Biraz sonra zil çaldığında ağzıma götürmekte olduğum mantıyla bir süre bakıştım. Arya'nın annesinin mantılarını yanımda götürebilir miyim? Biraz daha böyle kalamayacağımı anlayıp mantıyı ağzıma attığımda ayağa kalktım ve mutfaktan çıktım.Arya da peşimden geldiğinde birliktre kapıyı açtık.Gelenin annem olduğunu ikimiz de tabiki biliyorduk fakat birde böyle görünce yüzüme bir hüzün sindi. Hüznün sebebi ise tabiki mantı yemeye devam edememek. "Anne,beş dakika bekler misin!Nolur."diye anneme beş dakika için yalvardığımda annem gülerek kafasını salladı.Daha sonra ben arkamı dönüp giderken Arya'ya sorgularmışcasına dönüp baktığını gördüm.Hızlı adımlarla mutfağa doğru ilerlerken kendi ayağıma takılıp bir anda yere yapıştım.Ben daha ne olduğunu anlamadan başka bir kişinin de üstüme düştüğünü hissettim. Ölüm kalım savaşı veriyorum arkadaş. Arkadan kahkaha sesleri duyarken üzerime düşen kişide üzerimden çekilerek gülmeye başladığını duydum.Bende yüzüme gelen saçlarımı arkaya atarak geri doğrulduğumda üzerime düşen kişinin Arya,kahkaha atan kişilerinde annem ve Beril Teyze olduğunu gördüm."Sadece kalan mantıları saklama kabına koyup giderken yemek istemiştim!"diye bağırıp ben de gülmeye başladım. Daha fazla oyalanmamak için hızlıca yamandığım yerden kalkıp mutfağa doğru koştum.Dolaplardan birinden hemen küçük bir saklama kabı aldığımda tam altında duran çekmecedende mantıları kaba koymak için büyük bir kaşık aldım ve ışık hızında masaya döndüm.Saklama kabı dolana kadar mantıları doldurduğumda imkanım olsa direk Beril Teyzeyi alıp götürürdüm diye düşündüm fakat şu anlık öyle bir şey çokda mümkünmüş gibi gözükmüyordu. Kabı iki elimle tutup mutfaktan çıktığımda annemin valizleri kapını önüne çıkardığını gördüm.Annem Beril Teyze ile konuşurken tam Arya'yı aramak için arkamı döneceğim sırada arkamdan bir sesin "Bö!"diye bağırdığını duydum.İrkilerek geri çekildiğimde derin bir nefes aldım.Tabiki bunun intikamını alacaktım. Arya'ya ters ters bakmaya devam ederken bir anda elimdeki içinde mantı olan saklama kabını Arya'nın eline tutuşturdum ve askıdan montumu alıp hızla üzerime geçirdim.Az önce benim montumun hemen yanındaki yerdende onun montunu aldım ve saklama kabını alarak montunu giymesi için ona verdim.O montunu giyerken bende Beril teyzenin yanından geçerek ayakkabılarımı giymeye başladım.Gerçi başlayamadım çünkü elimde içinde mantı olan bir saklama kabı varken tek elle giymek pekde mümkün değildi.Eğildiğim yerden doğrulup saklama kabını anneme uzattığımda gülerek bana baktı.Beril teyzede yan taraftan bana sarılıp yanağımdan öptüğünde ne olduğunu şaşırmıştım çünkü böyle bir şeyi bir anda beklemiyordum."Siz gelince istediğin kadar yaparım sana mantılarımdan tamam mı ,kızım?"Beril teyzenin dediklerini duyunca ondan ayrılıp bakışlarımı ona çevirdim. Acaba evde yaptığım gibi üstün oyunculuğumu kullanarak yine ağlayamaya başlayarak onları kandırsam mı? Yuh, Defne!Ne şeytan kız oldun be bu aralar! Aklımdan geçenleri yapmaktan vazgeçip ben de onu yanağından öptüğümde"Tamam,hadi git bakalım ayakkabını.Geç kalacaksınız."dediğini duyunca az önceki gibi eğilip ayakkabılarımı giydiğimde bağcıklarını da bağlayıp eğildiğim yerden bir hışımla kalktım.Tam hala annemin elinde durmakta olan saklama kabını alacağım sırada başım dönünce mantıyı almak yerine annemin omzuna doğru tutundum.O da benim başımın döndüğünü anlamış olacak ki koluma girdiğinde"Yavaş ol biraz.Mantılar kaçmıyor ya.Sanarsın kanatlanıp uçacak." Annemden de azar yediğimize göre evet,yola çıkabiliriz. Bir anda annemin dediğini hayal edip hunharca gülmeye başladığımda elimle ağzımı kapatıyordum.Çünkü çok fazla ses çıkarsa komşular duyup rahatsız olabilirdi ama gülüşüm çokda duracak gibi değildi.Arya da ne düşündüğümü anlamış olacak ki o da benimle birlikte gülmeye başladığında dışarıdan deli gibi gözüküyor olduğumuzun farkındaydık. Gülüşlerimiz biraz daha azaldıktan sonra Beril Teyze ile vedalaşmış ve valizleri aldıktan sonra apartmandan çıkmıştık.Babamın valizleri arabaya koymasını beklerken grubu aramıştık ve onların da aramızdaki arabada olduğunu fark etmiştik. Gittiğimizde yapabileceklerimiz hakkında konuşurken bir anda babamın sesi bizi böldü"Haydi gidelim!" Babam arabayı hareket ettirdiğinde Arya'nın midesi bulandığı için görüntülü aramayı kapatmıştık.Ben arkamı yaslanmış Trabzon'da ne yapabileceğimizi düşünürken Arya ise camdan dışarısını seyrediyordu. Daha sonra telefonumda bir uygulamaya girip Arya ile valizlere çektiğimiz fotoğrafı paylaştıktan sonra ben de ekranı kilitleyip bir kenara koydum.Başımı Arya'nın omzuna yasladığımda uyumak için gözlerimi kapadım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.