"Ya of!Herkesin fotoğrafını ben çekmek zorunda mıyım!"diye bağırdım en sonunda sabrım taştığı için."Yeter be!Ben istediğimde kimse çekmez ama konu size gelince hemen çekmem lazımmış!Pışık!"Tam arkami dönüp gidecekken Yelda kolumdan tutup beni durdurduğunda ona bir umutla baktım. Umarım benim fotoğraflarımı çekmek için durdurmuştur Ben hala ona bakmaya devam ederken o elimdeki telefonumu aldı ve galeriye girip ona çektiğim fotoğraflara bakmaya başladı.Bu seferde hayal kırıklığıyla ona bakarken cidden çok yanlış arkadaş seçimleri yaptığımı fark ettim.Arkadaşlar birbirinin fotoğrafını çekerdi sonuçta değil mi?Ama beni çekmiyorlardı. Olmaz olsun böyle arkadaş! Derin bir nefes alıp elimi burnuma götürdüm ve gözlerimi yumdum."Ya sabır!"diye tekrar bağırarak elinden telefonu aldım ve lafımı da atıp abimin yanına ilerlemeye başladım"Merak etme fotoğrafları sana atarım!Ayrıca kimse benden bir daha fotoğraf falan çekmemi istemesin çünkü karşılıksız iş yapmam ben!" Bahçeden içeriye girdiğimde oturduğumuz masaya doğru ilerledim.Abim masada oturmuş telefonundan bir şeyler bakıyordu.Yanına yaklaşıp oturduğumda bakışları hemen beni buldu.Daha sonra bir şey demeyeceğim düşünüp önüne döndü ve tekrar telefonuyla uğraşmaya devam etti.Bende tam telefonumu açıp sosyal medyaya girecektimki aklıma gelen şeylerle derin bir nefes alıp verdim çünkü hocam beni antrenmana çağırmıştı ve abimide yanımda istemişti.Gerçi abimi ne için istediğini hala anlamıyordum fakat o da tabiki benimle gelecekti."Abi,"diye ona seslendiğimde 'hı' diye bir ses çıkardı fakat hala telefona bakıyordu."Antrenmana gidiyoruz kalk."dediğimde hemen kaşları çatılmıştı. Bir kere de o lanet kaşların çatılmasın be adam! "Nedenmiş o?Ben niye geliyorum yani?" "Bilmiyorum,hocama neden gelemediğimi açıkladığımda senin de benimle birlikte antrenmana gelmeni istedi." "Of."diyerek telefonunu kapattı ve cebine koydu.Birlikte aynı anda ayağa kalktığımızda masadan uzaklaşarak annemi aramaya başladık.İçeride bulamayınca bahçeye çıktık.Gezinip aramadan önce olduğumuz yerde durup sağı solu yolladığımızda annemin tam solumuzda arkadaşlarıyla sohbet ettiğini gördüm.Bu hallerine içten bir şekilde gülümseyip yanlarına doğru ilerlemeye başladığımda abim de arkamdan geliyordu.Annemin yanına yaklaştığımızda annemin bakışları ikimize döndüğünde hemen konuşmaya başladım"Antrenmana gidiyoruz anne, hoşçakal"dediğimde hepsine el salladım. Annemde bana tamam der gibi elini işaret edip daha sonra hoşçakal dermişcesine salladığında geldiğimiz yöne doğru yürümeye başladık.İçeri girdiğimizde kızlarında fotoğraf çekme işini bitirdiğini gördüm. Çok şükür "Çok şükür ciddenki bitmiş!"dedim ve ardından ekledim"Ben antrenmana gider! Hoşçakalın ey ahali!"dediğimde hepsi bana el salladı. Niye bugün herkes böyle yapıyor Abimin koluna girip yürümeye devam ettim.Binadan çıkıp yönümüzü antrenmanın olacağı yere doğru çevirdik ve yürümeye devam ettik.Zaten çok uzak değildi,10-15 dakikaya orada olurduk fakat kahvaltı yapmam zaten yarım saat sürmüştü ve fotoğraf çekme falan derken bir saate yakın bir süre olmuştu. Umarım hocam canıma okumaz Kızlar bana karşılık verince ikimizde yürümeye devam ettik.Dışarı çıktığımızda sağa, buz patenini yapacağımız yere doğru ilerlemeye başladık. Gideceğimiz yere ulaştığımızda içerdeki gişeye doğru ilerlemeye başladığımda abimin beni izlediğini biliyordum.Gişeye biraz daha yaklaşıp Selim'in içeride olup olmadığına baktığımda sandalyede oturmuş telefona baktığını gördüm."Pişt Selim."dediğimde bakışları telefonundan bana döndü.'Hı' diye cevapladığında bakışlarını tekrar telefonuna çevirdi."Hı mı?Biz ne zamandan beri böyle anlaşıyoruz kendine gel be.Hı."En son onu taklid ettiğim için onda aynı benim gibi kaşlarını çatarak bana ters ters baktı. "Efendim Defnecim"diye bana gözlerini irice açarak baktığında güldüm. "Ha şöyle," dedim ve devam ettim"Geçen geldiğimde yoktun.Senin yerine gıcık ve olabildiğince kaba bir kişi buradaydı.Arkadaşınd sanırım." "Evet,ismi Karel.İşim çıktığı için bir süreliğine yerime bakmasını rica etmiştim."dediğinde anladım dermişcesine kafamı salladım. "Peki,ben gidiyorum.Malum antrenman var ve geç kaldım."Hoşçakal anlamında en salladığında ben de aynı şekilde karşılık verdim ve dolabımdan patenlerimi almak için odaya yöneldim.Abim de arkamdan hızla geldiğinde kaşları çoktan sorgularmışcasına çatılmıştı."Arkadaşım,Selim"diyerek bir açıklama yaptım. Odaya girdiğimizde kendi dolabıma doğru ilerledim.Dolabı açmak için sürgülü cebimi açarak anahtarımı aldım.Kilidi açtığımda buz patenimi ve eldivenimi alıp hızlı bir şekilde kapatıp kilitledikten sonra tekrar abime döndüm ve ona elimle yolu göstererek yürümeye başladım. Buz patenimi giymek için kayacağım yere en yakın yerde oturarak buz patenimi giymeye başladım.Hızlı bir şekilde giydiğimde ayağa kalkarak dikkatli bir şekilde yürümeye başladım ve buza yavaş bir şekilde bastığımda ilk önce kenarlara tutunarak dengemi sağladım.Dengemi iyice ayarladığımda ellerimi tutunduğum yerden ayırıp buzun üstünde ve kenarlara yakın bir şekilde yavaşça giderek hocamı arıyordum.Az önce patenlerimi giydiğim yerin tam karşısına geldiğimde hocamın oradan beni izlediğini fark ettim.Durup bende ona baktım ve yiyeceğim azarı bilsemde gülümsedim."Geldim hocam." "Onu ben de görüyorum."Hocam çok zeki evet biliyorum. "Yani antrenmana başlayabiliriz?"diye sorduğumda olumsuz şekilde kafasını iki yana salladı.Sorgular şekilde kaşlarımı çattığımda bu sefer o bana gülümseyerek baktı. "Yeni bir öğrencimiz var.Veya pek öğrenci sayılmasa da bir misafirimiz."dediğinde hala neyden bahsettiğini anlamıyordum. Bugün sanırım tüm algimi yitirdim. "Abinden bahsediyorum Defne"dediğinde aydınlanmış şekilde'hee' diye bir ses çıkardım."Abinin ayak numarası ne?" "..." "Tamam,ben ona uygun pateni bulup geliyim.Sen de ben gelene kadar abine çaktırmadan yeteneklerini göster.Kıskansın biraz bu usta yeteneğini."diyip bana göz kırptığında sırıtarak hocama baktım. "Eyvallah hocam"dediğimde arkasını dönerek patenleri almaya gitti.Bende çevik bir hareketle arkamı dönüp yaklaşan yarışma için yaptığım kareografiyi yapmak için buzun tam ortasına doğru kaydım. 10 dakika sonra Sonunda hazırladığım kareografi bitmişti.Durduğum.yerden hareket ederek uzaklaştığımda en sevdiğim hareket olan etrafımda dönmeye başladım. Abimin ve hocamın yavaş yavas bana doğru yaklaştığını görünce hareket etmeyi bıraktım ve onlara doğru kaymaya başladım.Tam karşılarında durduğumda abim bana şaşkınlıkla,hocamda bana gururla bakıyordu."Ee?"dedim ve ekledim"Bu yenide kim?"diyip kollarımı göğsümde birbirine doladığımda tek kaşımı da kaldırarak ona bakıyordum.Abimde bu sefer kaşlarını çatmak yerine şaşkın bir şekilde yukarı kaldırdığında gülmemek için kendimi zor tutuyordum. Abim düşmemek için bana koluma tutunduğunda bu sefer sırıtarak ona baktım."Başlayalım mı?"diye hocama sorduğumda hala sırıtıyordum.Hocam da bana sırıtarak baktığında bu demek oluyorduki cevap evetti. Bir anda abimden uzaklaşıp yavaş bir şekilde geriye doğru kaymaya başladım.Abim bana daha çok şaşkınlıkla baktığında bu sefer kahkaha atmamak için aşırı bir çaba sarf ediyordum.Abimin yanına gittiğimde ayaklarına doğru baktım."Eğer ayakların öyle durursa düşersin.Ve öyle de kaymaya çalışırsan hayli hayli düşersin.Tam olarak şunu yapman lazım."dediğimde yapması gereken şeyi ona gösterdim. "Ve"diyip elini tuttuğumda devam ettim"kayarkende böyle kaymalısın"dediğimde abimide hafif çekiştirerek ileri doğru kaymaya başladım.Abimin ayaklarına baktığımda olması gerektiği gibi olduğunu gördüm.Bakışlarımı ona çevirdiğimde ayaklarına baktığını gördüm."Hızlı öğreniyorsun fakat ayaklarına bakmamalısın." İki saat sonra Abime azda olsa bir şeyler öğretebilmiştim ve bu yüzden benim işim burada sona eriyordu."Oh be"diyip buzdan çıktığımda abim de arkamdan geliyordu.Az önce patenlerimi giydiğim yere oturduğumda zaten benimde çıkış saatim gelmişti.Hocam sol taraftaki kapıdan çıkıp karşımıza geçtiğinde gülümseyerek bana bakıyordu.Bana yaklaşıp eliyle omzuna iki kere vurduğunda"Aferin kızım,aferin"dediğinde ben de gülümsedim. "Hocam biz çıkalım artık."dediğimde tamam dermişcesine kafasını salladı. "Peki kızım,hadi görüşürüz"dediğinde az kalsın ayağımdakileri unutup ayağa kalkacaktım.Eğer ayağa kalksaydım düşerdim çünkü hala bende olduklarını unutup yanlış şekilde yürüdüğüm için yere çakılabilirdim.Eğilip patenleri çıkarmaya başladığımda abimde benim gibi patenlerimi çıkarmak için aşağı doğru eğilmişti... Buz patenlerimi dolabıma koyup oradan çıktıktan sonra tam gişenin önünden geçerken Selime doğru elimi kaldırıp selam verdiğimde selim de beni görüp aynı sekilde selam verdi.Dışarı çıktığımızda bizimkilerin çoktan gittiğini bildiğimiz için ve evde buraya uzak olduğu için abim bir taksi çağıracağını söyleyerek elini cebine atmıştıki onu durdurdum.Eve şuan gitmeye gerek yoktu sonuçta.Eflal ve Ayçaların evi buraya yakındı ve onlara gidebilirdik."Eve gitmeye gerek yok,en azından şimdi.Eflal ve Ayçalara gidelim."dediğimde 'yeter' dercesine bana baktı."Bana hiç öyle bakma boğarım seni."diyip evlerine doğru yürümeye başladım.Arkamı dönüp abime baktığımda onunda ister istemez peşimden geldiğini gördüm.Galip gelmiş bir şekilde sırıttığımda bana çoktan yetişmişti."Sen yokken onlar vardı dediğin arkadaşlarında normal insanlar olsa bir şey demeyeceğim.Aynı kendin gibi deli arkadaşlar bulmuşsun."diyip bana ters ters baktığında gülüp omzuna bir tane geçirdim. Eflallerin kapısının önüne geldiğimizde zili çaldım.Biraz bekledikten sonra kapı açıldığında karşımda Ayça vardı.Gerçi pekde şaşırdığım söylenemezdi fakat abim şaşırmış bir şekilde iri gözlerle ona bakıyordu. Ne olmuş yani her zaman her yerde birlikteyiz diye? Sanki daha bu sabah birlikte değilmişiz gibi birbirimize sarıldık.Daha sonra ayrıldığımızda Ayça abime yüzünü buruşturarak"Hoşgeldin"dediğinde ikimizde içeri girdik.Ayça ardımızdan kaiyi kapattığında her zaman film izledikleri özel odalarından Yelda'nın, ardından Arya'nın da çıktığını görünce artık kendini tutamamış olacakki"Yok artık.Ha birde uyurken birlikte yatın tam olsun."dediğinde hepimiz birbirimize sırıtarak baktık. "Abi odamdaki o artı olan yatak var ya."dediğimde bakışları diğerlerinden ayrılıp bana döndü. "Ee"diyip kaşlarını çattı. "Orada bizde kaldıkları zaman yatıyorlarki düşün,o kadar sık kalıyoruzki birbirimizde hepimizin odasında artı olarak bir yatak daha var."diyip ekledim"Ayrıca ailelerimiz de birbiriyle yakın arkadaş oldukları için onlar gelmese annelerimiz veya babalarımız birbirine gidiyorlar."Sözümü bitirdiğimde abim gözlerini kocaman açmış bana bakıyordu. Tam arkamı dönüp film odasına giderken mutfaktan Yelda'nın annesinin çıktığını ve yanımıza doğru geldiğini gördüm.Abim dediğimizi kanıtlı bir şekilde anladığını düşünüyordum çünkü kanıt şuan tam olarak önümüzde duruyordu... 1 saat sonra "Hay Allah senin cezanı vermesin!"diye bağırarak yanımdaki Eflal'e sokulduğumda bu korku filmini neden açtığımızı sorguluyordum.Burada komedi veya aksiyon filmleri izlemek varken neden korku filmiydiki?Akşam korkudan birbirimize yapışık bir şekilde hareket etmek için mi? Karşımda oturan abim bize baktığında güldü."Buna mi korkuyorsunuz gerçekten?İsterseniz daha korkuncunu açabilirim."dediğinde hepimiz ona ters ters baktık.Tabi Yelda hariç. Yelda da ne kadar abime gıcık olsada abime katılarak onu onaylar şekilde başını salladı"Sizinle ... izleme fikrim suda yüzüyor şuan."dediğinde abim aferin dermişcesine yüzünü buruşturarak kafasını salladı. Oturduğum yerden kalkıp odadan çıktım ve mutfağa doğru ilerledim.Annelerimiz mutfakta birkaç şey yaptığı için biraz oturup ve yaptıkları şeylerden yiyip geri dönmeyi düşünüyordum.Mutfağa girdiğimde hepsi bı anda sustu ve bana baktı.Hepsiyle göz göze geldiğimizde yüz ifadelerinden dedikodu yaptıklarını anlarım. Gerçi başka bir şey düşünmekte mümkün değil. "Helöö"diyip oturdukları masaya bir sandalyede ben çekip oturdum.Fakat çatal kaşık almayı unuttuğumu fark edip yerimden kalktım ve çekmeceye doğru ilerledim.Ben çatal ve kaşığı alırken onlar tekrar konuşmalarina dönmüşlerdi.Yerime tekrar oturduğumda ne konuştuklarını anlamak için biraz susup onları dinledim ve dinlediğim sırada da önümde duran mantıdan ağzıma tıkıyordum.En sonunda ne hakkında konuştuklarını anlayıp bende dedikoduya dahil olduğumda içeri Arya girdi.Bu seferde herkesin bakışları az önceki gibi aynı anda ona döndüğünde benimde yaptığım gibi Arya'nın gözleri hepimizin üzerinde gezdi.Daha sonra bana hızlı adımlarla yaklaşıp kulağıma eğildiğinde annemlerde konuşmasına geri dönmüştü."Defne senin şu hoşlandığın-"dediğinde 'şşt' diye bir ses çıkararak onu susturdum.Ne kadar kulağıma fısıldayarak konuşuyor olsada bu konuyu burada konuşmak istemiyordum.Oturduğum yerden kalkıp Arya'nın elini tuttuğumda mutfaktan çıktım ve film izlediğimiz odaya geldim.Tam oturup konuşmaya başlayacaktımki abiminde burada olduğunu hatırladım.Hatırladığım şeyle elimi alnını vurmak gibi bir tepki verdiğimde aklıma gelen şeyle hemen masanın üzerinde duran telefonumu aldım.Gruba girip yazmaya başladım. Power Girller Bu konuyu burada ko- nuşmamız daha doğru olur bence Aryacım. Arya😼:Şu hoşlandığın çocuğa diyorum açılmış mıydın sen. Ayça🐊:Cidden kız.Bu ko- nuyu unutmuşum ben. Yelda👽:Ee Defne söyleye- ceksin inşallah Konuşmanızın bitmesini bekliyorum Yeldacım.Ben- den biraz kibarlık öğren işte. Yazıp yolladım ve devam ettim. Ayrıca şu konu.Ona daha a- çılmadım fakat bı iddiaya gi- rersek neden olmasın?:) Eflal⚖️:Çıkarcı seni. Yelda👽:Ben kabul etmiyorum. Çünkü senin bunu yapacağını biliyorum.O kadar özgüvensiz bir kadın değilsin. Yelda'nın son yazdığını okuyup tam cevap yazacağım sırada abimin sesini duydum."Niye hepiniz öylece sırıtarak telefona bakıyorsunuz?"dediğinde sırıttığımı fark ettim.Daha sonra kafamı kaldırıp diğerlerine baktığımda sadece benim değil, hepimizin sırıttığını gördüm.Kıkırdadığımda tekrar telefona döndüm ve cevap yazmaya başladım. Peki,benimle iddiaya gir- mek isteyen? Eflal⚖️:Hepimizin senin böyle bir şeyi yapabilece- ğini zaten biliyoruz.Bence bu konu hakkında fakat başka bir şey için iddiaya girelim.Örnek olarak seni red edip etmeyeceği gibi. Yazdığını okuduğumda kaşlarım havalanmıştı.Bu kızlar beni gerçekten iyi tanıyordu.Kafamı kaldırıp Eflal'e baktığımda 'vay vay' dermiş gibi kafamı salladığımda o da bana sırıtarak baktı."Cidden ne oluyor?"Abimin sesini tekrar duyunca bu sefer ona döndüm. "Hiç."diyip tekrar yazışmalara döndüğümde Yelda'nın mesaj attığını gördüm. Yelda👽: Mantıklı,he Defnecim. Ne dersin:) Peki o zaman.Bana u- yar.İlk siz söyleyin.Red edilir miyim?Edilmez miyim? Ayça🐊:Bence ben direk dördümüz için cevabımızı söyleyeyim.Red edileceğini düşünmüyoruz. Tamam,bende cevap ver- me gereği duymuyorum çün- kü red edilsemde bir erkek için depresyona girerek kendimi yıp- ratacak biri değilim.Hiç olmadım:) Yazdım ve gönderdim.Gönderdiğim anda bakışlarım Yelda'ya döndü.Buruk bir gülümsemeyle ona baktığımda diğerleri de bizi gördü.Fakat aramızdaki bu anı bir tek ikimiz anladık. Bakışlarım tekrar telefona döndüğünde başka bir şey daha yazıp yolladım. Hatta şuan yazıyorum. Toplanın yanıma hadi. Gönderdiğimde hepsi yanıma toplaştı.Aslında bu iddiaya girsekde girmesekde ona açılmayı yakın zamanda planlıyordum.Duygularımı kendi içimde yaşayarak hayatı kendime zehir etmeyi düşünmüyordum. Sohbete girip yazmaya başladım...
Bölüm 7
7. Bölüm
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.