"Defne kızım uyan,alarmın çalıyor"Annemin sesini duyunca gözlerimi ister istemez hafif araladım.O alarmı ne için ve ne zaman ayarladığımı hatırlamıyordum ama ayarlamışsam sevdiğim bir şey için ayarlamışımdır diye içime derin bir nefes çekip yattığım yerden hafifçe doğruldum.Gözlerimi ovalayıp saçlarımı açtığımda annem bana "Günaydın" dedi. Bende ona karşılık olarak "Günaydın"dediğimde annem odamdan çıktı.Ayağa kalkıp aynamın tam yanında duran masadan tarağı alıp saçlarımı taradım.Ardından hala bileğimde duran saç lastiğimi alıp saçlarımıda bir at kuyruğu yaptığımda"Heh"diyip etrafımda döndüm ve "Çok güzelim Allah'ım.Maşallah bana,tü tü"diyip kendime iltifatlar yağdırdım. İnsan en çok ilk önce Allah'ı,sonra kendini sevecek azizim! Alarmı benim duyup uyanmam yerine annemin duyup beni uyandırdığına göre mantıken telefonum odamda değildi. Odamdan birkaç adımda çıkıp mutfağa annemin yanına gittim.Mutfağa gittiğimde tam"Anne telefonum ne-" diye soracağım esnada masada oturan tanıdık ve bana özlem duygusunu hissettiren bir yüz gördüm. Çok ama çok tanıdık bir yüz. Gözlerimin dolduğunu hissettim ama hala gördüğüm kişinin gerçek olup olmadığını anlayamadığım için takmadım"Sen gerçek misin?"diye kısık bir sesle sorduğumda güldüğünü duydum. "Gelip görmek ister misin?"dediğinde benim gitmeme gerek kalmadan o oturduğu yerden ayaklanarak tam karşıma doğru geldi.Gözümden bir yaş süzülürken beni göğsüne doğru çekerek sıkıca sarıldı.Saçlarımı öptüğünde"Gerçekmiymişim?"diye sorduğunda bende ne kadar şokta olsamda güldüm. Yeni fark ettiğim gerçekle bakışlarımı yerden çekerek ona döndürdüm"Abi?"dediğimde 'hı' diye bir homurtu çıkardığında ben de ona sıkıca sarıldım. Tam arkamızda duyduğum babamın sesiyle abimden ayrılarak babama döndüm"Gençler çok şükürki birbiriyle buluşmuş görüyorumda." Aklıma gelen soruları birbirimizi uzun zaman sonra ilk defa yüz yüze gördüğümüz için birazda olsa ertelemeye çalışyordum fakat sanırım en fazla 5-10 dakika falan dayanabilirdim. Abim ona olan bakışlarımı görüp"Ne soracaksın sor hadi."dediğinde sorularımı sormak için hiç beklemedim. Kendi istemişti sonuçta. "Ne zaman geldin?" "Dün akşam"dediğinde tam yeni soruya geçiyordumki duraksadım.Kaşlarım çatıldığında hepsini azarlamak için hiç çekinmeden başladım. "Abim uzun zaman sonra ilk defa eve,bizim yanımıza gelmiş ve sırf ben uyuyorum diye beni uyandırmadınız mı yani!Bir de seni abin yatağına götürdü diyinde tam çıldırayım!"diye bağırdığımda hepsinin bakışlarından çok doğru bir tahmin yürüttüğümü anladım."SİZE İNANAMIYORUM!"Elimi burnuma götürüp sıktığımda sakin olmaya çalışıyordum. Abim gelmiş ve bana sırf ben uyuyorum diye söylememişler! "Size cidden inanamıyorum!"diye tekrar bağırdığımda abimin bana olan bakışlarını gördüm.Neden bana öyle kasları çatık bakıyordu.Bence bu verdiğim tepki bile azdı ve haklı olduğumada emindim.Üstelik onun da beni en az benim kadar özlediğine emindim fakat şuan sanıyorumki beni hiç anlamıyordu!"Neden bana öyle bakıyorsun?"dediğimde abim gülmeye başladı. Sanırım evden ayrıldı ayrılalı kafayı yemiş.Buralarda bir yerlerde acaba tımarhane var mıydı?Olsa bile vermeyi düşünmüyorum çünkü o kadar yıldan sonra tekrar gelmiş bir daha bırakacak değilim! "Neden gülüyorsun?Sanırım bizden ayrıldın ayrılalı kafayı sıyırmışsın."dediğimde gülüşü durmuştu.Bana gülümseyerek bakarken hala anlamıyordum. Bazı şeyleri boş verip bir sonraki konuya geçtim.Mutfakta olduklarına göre kahvaltıyı evde yapacaktık ve benim abimin uzun zan sonra tekrar bize döndüğünde kahvaltıyı evde yapmayı asla düşünmüyordum. "Baba kalk oradan hemen,anne sende peşime takıl,abi sen özellikle hiç konuşma gelip de geldiğini bana söylememek nedir göstereceğim sana biraz bekle ve hadi bakayım yemek yemeyee"Abim tek nefeste söylediklerimi duyunca hala eski performansımın yerini koruduğunu görünce güldü.Ben hala onlara abim gelince bana haber vermedikleri için sinirliydim ve bunun acısını onlardan çıkaracaktım ama şuan bunun vakti değildi.Gidip bizim gruba ve onların ailelerine abimin geldiğini ve birlikte dışarıda kahvaltı yapacağımızı ayrıca onları da davet ettiğimizi söylemek gibi işlerim vardı. Abimin elinden tutup onu odama çektiğimde kapıyı kilitleyip hen ona sarıldım.Abimde bana aynı sekilde sarıldığında çoktan gözüm dolmuş ve yaşlar bir bir aşağıya akmaya başlamıştı.Onu bunca zamandır yanımızda olmadığı için çok özlemiştim ve vicdansız bir kere bile bizi ziyarete gelmemişti. Aile sevgisi sıfır! Ondan ayrılıp hemen gözyaşlarımı sildim çünkü duygusallığı pek sevdiğim söylenemezdi. Hemen kendimi toparladığım için abimin hemen yanında olan masamın üstünden siyah gözlüğümü alıp taktım.İlk olarak Yelda'yı aramak için telefonumu cebimden çıkardığımda abim gülerek söylediklerini duydum"Kıyamet kopsa umrunda değil arkadaş.Baksana, yıllar sonra tekrar gelmişim bu kız iki dakika ağlayıp yine eski umursamaz haline döndü.Bu kadar mı değersiziz be." "Senin ağzına bir çakarım görürsün o yılları"diye bağırdığımda gülmemek için dudaklarını bastırıyordum. Gülmeyi de gösteririm ben ona! Arama tuşuna bastığımda aklıma gelen şeyle-Pardon aklıma gelmeyen şeyle aramayı kapattım.Direk grubu aradığımda herkes açmıştı.Abim kimi aradığımı ona söylemediğim için kaşlarını çatarak bana bakıyordu."Kimi aradın Defne?"dediğinde sırıtarak ona baktım.Tam güzel bir laf sokmak için ağzımı açacaktımki tekrar konuşarak lafımı böldü"Tamam süs!Bir şey sormadım artık hangi haltı aradıysa çabuk kapat annemler bekliyor."dediğinde kaşlarım tekrar çatılmıştı. "Biz seni yıllarca bekledik hiç şikayetimizi duymadın fakat ben sen yokken beni toparlayan kişileri arayıp konuşmak istediğimde iki dakika bekleyemiyorsun dimi!"dediğimde gözlerim dolmuştu.Dolan gözlerimi görmemesi için oturduğum yatağımdan kalktım ve balkonuma doğru yürüdüm.Balkona çıkıp sandalyeye oturduğumda hen gözyaşlarlm sildim.Biliyorum bu konuyu fazla abartıyor gibi gözüküyordum fakat kimse yaşamadan bilemezdi.Bizim abi kardeş ilişkimiz diğerleri gibi saç baş dalaşmak değildi,bambaşka bir şeydi. Derin bir nefes alıp telefonuma baktığımda hepsinin kaşlarını çatarak bana baktığını gördüm."O kimdi?" Yelda'nın öfkeli gözlerle kameraya baktığını görünce tebessüm ettim.O beni hep korumaya çalışırdı.Her zaman bana bir şey olunca ilk o yardımıma yetiştirdi.Hatta bazı şeyleride ondan öğrenmiştim."Abim"dediğimde hepsi bana şaşkın gözlerle bakıyorlardı. E ama bir saniye!Abim dün biz piknikteyken geldiğine göre onlar da abimi görmüş olmalılardı! Biraz düşününce neden şaşırdıklarını anlayabiliyordum.O gittiği için bir sürü gözyaşı dökmüştüm ve böyle bağıracağım kişininde onun olduğunu tahmin edemezlerdi.Sonuçta kim yıllardır özlemini çektiği kişiyi gördüğü ilk anda azarlasınki? E tabi ben istisyanım. "Of aman boş verin,şey diyecektim"diyip eski ruh halime tekrar döndüm. Hiç bir şeyi iki dakikadan fazla kafaya takmam. "Bugün kahvaltıyı birlikte yapalım dedik,hepiniz ailesine söylesin."diyip gideceğimiz yeride onlara söylediğimde hepsi beni onaylayıp hepimiz aramayı kapattığımda tam oturduğum yerden kalkacaktımki telefonum çalmaya başladı.Telefonuma baktığımda Yelda'nın aradığını gördüm. Telefonu açıp kulağıma götürdüğümde hemen konuşmaya başladı"Ben aileme söyleyip size geleceğim.O yıllardır özlemini çektiğin abinin seni böyle ağlamasına asla izin vermem!Sen onu yıllarca köpek gibi bekle ama beyefendi gelsin seni ağlatsın,yok canım öyle bir dünya!Hemen oraya geliyorum,kapıyı çaldığımda saniyesinde açılmazsa kırarım o kapıyı!"dediğinde gerçekten çok sinirli gözüküyordu. Boşuna sevmiyorum bu kızı Gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırıyordum çünkü Yelda böyle sinirliyken gülersem canıma okurdu"Tamam,bekliyorum."dediğimde daha fazla konuşmamı beklemeyip aramayı kapattı. Arkama yaslanıp indirdiğim Wattpad uygulamasına girdim.Ayça'nın kitaplığında gördüğüm bir kitaba girip okumaya başladığım sırada abimin bana yaklaşarak karşımdaki sandalyeyi alıp yanına çektiğini gördüm.Telefonuma doğru eğilip ne yaptığıma baktığında şaşırarak kasları yukarı doğru kalkmıştı."Kitap mı okuyorsun?"dediğinde ters cevabımı geciktirmemiştim. "Evet bay utanmaz!" Abimin bana göz devirdiğini gördüm ama umursamadım.Ne de olsa birazdan Yelda gelip onun canını okuyacaktı bu yüzden benim bir şey yapmama gerek yoktu çünkü onun laflarına göre benim laflarım hiç bir şeydi."Ne yani beni umursamayıp kitap okumaya devam mı edeceksin?" "Ayça,kitapların seni dış dünyadan kopardığını ve bunun çok güzel bir his olduğunu söylüyordu.Gerçekten güzel bir yöntemmiş ve evet,seni umursamadan kitabı okumaya devam edeceğim çünkü-"diyip durdum.Şuan neden böyle davrandığımı ben bile unutmuştum.Neydi ya az önceki trip atma sebebim? Kaşlarımı çatarak düşünmeye başladığım sırada abimin dudağının bir tarafı kıvrılarak bana baktığını gördüm.Evet neden trip attığımı unuttuğumu anlamıştı. Tekrar"Çünkü,"diyip durduğumda sonunda aklıma gelmişti"beni sinir ediyorsun!"dediğimde gülerek bana kolları arasına aldı.Sıkıca sarıldığı esnada zilin sesini duydum.Anlaşılan Yelda gelmişti.Bu sefer benim dudağımın bir kenarı kıvrıldığında kollarından çıktım ve ayağa kalktım.Telefonumda açık kalan uygulamayı kapatıp abime baktım.Bana gülümseyerek bakan adam birazdan olacaklardan habersizdi."Kapıyı açmam lazım."dediğimde kafasını onaylar şekilde salladığında koşarak odadan çıktım.Saniyesinde açılmazsa kapıyı kırarım dediği için hızlı olmaya çalışıyordum.Kapının önüne geldiğimde delikte kimin geldiğine baktım.Gelen tahmin ettiğim gibi Yelda'ydı.Kapıyı açtığımda hızlıca içeri girdi ve kapıyı kapattı.Elimi tuttuğunda beni odama doğru çekmeye başladı"Yelda sakin ol,adam kaçmıyor ya!" "Sus Defne!" Niye ben azarlanıyorum ya! Yelda odamın kapısını kırarcasına açıp girdi ve ardından kapıyı kapattı.Odada hızlıca gözünü gezdirdiğinde abimin balkonda kaşları çatık bir şekilde bizi izlediğini fark etmeyip bağırdı"Nerede o!Bulursam kellesini alacağım onun!" Dediğine gülmemek için kendimle büyük bir savaş içersindeyken bakışlarım abime döndüğünde onun şaşkın bakışlarını gördüğümde kahlahama engel olamadım.Güldüğümde Yelda'nın öldürücü bakışlarının bana döndüğünü hissettim. Sıçtık "Defne dua et buraya senin için gelmedim."dediğinde gerçekten haklı olduğunu fark ettim. Benim için gelseydi çoktan evden cesedin çıkmış olurdu.Tabi canım arkadaşım beni çok sevdiği için beni öldürmeyi çok sever.Saçlarımı falan yolar ama sevdiğinden yapar.Çok güzel bir arkadaşlığımız var değil mi?Bence de öyle. Yelda'nın en sonunda bakışları hala balkondan kaşları çatık bir şekilde bize bakan abimi bulunca"keşke patlamış mısır olsaydı"dedim... 🌙 Çoktan yola çıkmış kahvaltı yapacağımız yere doğru arabayla gidiyorduk.Yelda zaten bizim eve geldiği için o da bizim arabadaydı. Yelda ile galerimdeki bizim grupla olan fotoğraflara bakıyorduk.Tabi ilk en eskilerden başlamıştık.Hepsiyle lisenin ilk yılında tanışmıştık ve bu yüzden de o zamanki fotoğraflardan başlamıştık.E tabi bizimde az fotoğrafımız olmadığı için yaklaşık 20-25 dakikadır bakmanıza rağmen hala aynı yıldan devam ediyorduk.4 yıl önce olmasına rağmen her fotoğraftaki anıları hatırlıyor ve hepsine gülüyorduk çünkü her günün bir rezilliği vardı.Birinde Ayça benim üzerime kahve dökmüştü,bir diğerinde ise Ayça Arya'nın üzerine su dökmüştü. Ayça niye bizim üzerimize sürekli bir şey döküyor ya. Biraz daha kaydırdığımızda önümüze yine bir fotoğrafımız çıkmıştı.Bu fotoğrafta da aynı dünkü gibi su tabancalarmızla askerler gibi poz vermiş kameraya gülümsüyorduk.Tabi benim dışımda çünkü kamerayı tutan Eflal fotoğrafı tamda ben hapşururken çekmişti. İkimizde aynı anda kahkahalara boğulduğumuzda arabadakilerin garip bakışlarının bizi bulması çok zaman almamıştı.Biz gülmemizi durduramazken annem"Boşuna tımarhanelik demiyorum bunlara.Neye gülüyorsunuz bakayım."diyip bize döndüğünde elimdeki telefonu anneme doğru uzatıp gösterdim.O da fotoğrafa güldüğünde telefonu geri çektim. Abimin bize yine çatık kaşlarla baktığını görünce artık kendimi tutamadım"Kaşların çatık dura dura daha gencecikken yüzün kırışacak."dediğim sırada telefonum çalmaya başladı.Arayan kişinin kim olduğuna baktığımda Harun amca olduğunu gördüm."Bugün antrenman vardı!" Aslında alarmım sayesinde unutmayıp antrenmana gidecektim fakat abimin geldiğini görünce heyecandan ve sinirden dolayı alarmı tamamen unutmuştum.Buz pateni e gideceğimide unuttuğum için kahvaltı için herkesi çağırmış ve kahvaltı yapacağımız yere gidiyorduk."Omen Tonrem bı saniye!"dediğimde Yelda'nın ve abimin bakışları beni buldu.Ben ise kalp krizi geçirmek üzereydim.Hatta her an şuraya bayılıp kalabilirdim. Yanlız şaka maka ben bittim! Hocam bana bugün kesin gelmemi söylemişti çünkü bugün sıkı bir antrenmanım vardı.Benimde bu yöndeki yeteneğimi bildiği için gelmen için bana oldukça ısrar etmişti.E tabi bende buz patenini sevdiğim için reddedecek biride değildim ve kabul etmiştim ama abim geldiği için heyecandan her şeyi unutmuştum. Kesinlikle benim unutkanlığım yüzünden değil,abim gelmeseydi unutmazdım sonuçta. Elimi sert bir şekilde alnımın ortasına vurdum ve derin nefes aldım.Hocam canıma okuyacaktı.Ceza için büyük ihtimalle bir saat daha fazla çalışacaktım.Gerçi benim için yine sorun yok çünkü ne de olsa buz patenini seviyordum.Ayrıca gelecekte olmak istediğim meslek buz pateni antrenörü olduğu için bütün bunlar benim işime gelirdi. "Ne olduğunu söyleyecek misin?"abimin sesini duyduğumda ağlamaklı sesler çıkardım.İşime gelirdi diyordum ama hocamın beni çok zorladığını da unutmamak lazımdı sonuçta. Allah'tan kahvaltı yapacağımız yer buz pateni yaptığım yere yakın yoksa gerçek anlamda ben bitmiştim. "Bugün antrenmanlm vardı ve senin yüzünden bunu unuttum ve şimdi hocam canıma okuyacak!"dediğimde hemen telefonumdan arama kısmına girdim.Hocamın numarasını arayıp kulağıma götürdüğümde beklemeye başladım.Biraz bekledikten sonra telefon açıldığında hocamın sesini duydum"Evet Defne dur tahmin edeyim uyuya kaldın değil mi?Ya da dur trafik mi vardı?Hayır, hayır bence ders çalışıyordun.Aslında elektriklerde gitmiş olabilir."dediğinde benim eskiden ona uydurduğum bahanelerimi sıralamıştı. Yanlız adamın hafızasından bende olsa doğduğum anı hatırlarım.Ayrıca o 'elektrikler gitti'bahanesini ben söylememişimdir çünkü elektriklerin gitmesi antrenmana gitmeme bir bahane değil! "Hayır hocam bu sefer onlar değil,"dedim ve ekledim"Bu sefer abim geldiği için heyecandan unutmuşum.Ve evet bu da saçma gelmiştir bu yüzden hemen açıklayayım.Abim yıllardır işi yüzünden bizden ayrı yaşıyordu ve dün akşam gelmiş.Bende geldiğini bu sabah öğrendiğim için unutmuşum.Kahvaltımı yaptığımda geleceğim." "Peki o zaman Defne hanım,şu abini de getirde yeteneklerini görelim"dediğinde kıkırdadım. "Bana uyar"diyerek sırıtarak abime baktığımda telefon kapanmıştı. "Hey,niye bana öyle bakıyorsun?" "Hiç,boş ver"diyerek Yelda'ya geri döndüğümde bütün konuşmayı dinlemiş olacakki o da benim gibi sırıtıyordu.Bana 'Çakal' dermişcesine kafasını iki yana salladı. Bakışlarımı önüme döndürdüğümde kahvaltı yapacağımız yerin önündeki Eflallerin ve Ayçaların arabasını gördüm.Onlar çoktan gelmişlerdi çünkü onların evi buraya çok yakındı.Aryaların ise Eflal ve Ayça'nın tam tersi olarak buraya uzaktı ama onlarda 10-15 dakikaya burada olurlardı çünkü onlara gelmeleri için haber verdiğimizde yanlarına bir şey almaları gerekmediği için oldukları gibi çıkmışlardı. Arabadan kahvaltı edeceğimiz yerin biraz uzağında indiğimizde babam arabayı başka bir yere park etmek için gitmişti çünkü burada yer yoktu.Yelda'nın koluna girip yürümeye başladığımda Eflal ve Ayça'nın kapıda birlikte fotoğraf çekindiğini gördüm.Bu yüzden Yelda'nın kolundan bir hışımla çıktım ve elini tuttum.Koşmaya başladığımda o da ben koştuğum için koşmaya başlamıştı.Yanlarına geldiğimizde bizde hemen kameranın kadrajına sokulduğumuzda Ayça fotoğraf çekmeye devam ediyordu. Fotoğraf işi bittiğinde abim ve annemin de geldiğini gördüm.Abim kaşları çatık bir şekilde bize bakıyordu çünkü onları tanımıyordu.Tabi en son bıraktığında böyle arkadaşlarım yoktu,daha doğrusu arkadaşım yoktu. Annem ve kızlar sanki her gün birbirlerini görmüyorlarmış gibi sarıldılar ve daha sonra sarılma işlemi bittikten sonra ben tanıştırma işine geçtim.Abime tam solumda duran Ayça'yı gösterip konuya giriş yaptım"Bu Ayça,Ayça Kandemir.Kendisi en yakın arkadaşım olur,gerçi hepsi en yakın arkadaşım ama sen oraları boş ver"dediğimde bu seferde Ayça'ya elimle abimi gösterdiğimde onu tanıtmaya gerek olmadığını düşünüyordum çünkü zaten her şeyi biliyorlardı."Bu da abim Bora Akay.Gerçi abimi tanıtmaya hiç gerek yok zaten her şeyi biliyorsunuz."dediğimde hepsi güldü ve beni onaylar şeklinde kafa salladı...
Bölüm 6
6. Bölüm
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.