İçeriğe geç

Yakamoz Güzeli

Bölüm 5 · 7 dk okuma

Yakamoz Güzeli

Bölüm 5

5. Bölüm

Her şeyi çoktan ayarlamış ve herkes gelmişti.Kızlarla ıslanmayı biraz sonraya bırakmıştık çünkü hepimiz yemeği her şeye tercih ederdik fakat köftelerin pişeceği yoktu çünkü bayadır bekliyorduk.Bizde beklemek yerine en son voleybol oynamaya karar vermiştik. Tek hazır olmayan şey hala babamın ve Arya'nın babası Yusuf amcanın pişirmekte olduğu köftelerdi.Onlarda birazdan hazır olurlardı. Onlar köfteleri pişirirken bizde onlardan biraz ötede kızlarla voleybol oynuyorduk.Beşimizin anneleri ise başka bir köşeye oturmuş sohbet ediyordu. En sonunda kollarımı havada tetikte tutmaktan yorulup"Bana mola!Siz devam edin!"diyip bende annemlere doğru yürümeye başladım.Onlara yaklaştıkça ne konuştuklarını daha iyi duyuyordum ve havadan sudan konuşmak yerine dedikodu yaptıklarını görünce düşüncelerimde yanıldığımı anladım. Yanlarına geldiğimde Eflal'in annesinin yanına oturdum.Kimin hakkında dedikodu yaptıklarını asla anlamadığım için oradan uzaklaşıp bu seferde babamlara doğru yöneldim.Gittiğimde mis gibi bir köfte kokusu beni karşıladı. Onları yemek için sabırsızlanıyorum. Kokudan dolayı derin bir nefes aldım ve"Oh mis!"dediğim sırada Yelda'nın bana doğru geldiğini gördüm.Eline bakınca elindeki telefondan oyun sesleri geldiğini fark ettiğimde büyük ihtimalle bana birlikte oyun oynamayı teklif edecekti.E tabi bende red edecek değildim çünkü biraz daha boş durursam kafayı yiyecektim. Yanıma geldiğinde tamda tahmin ettiğim gibi"Oyun oynayalım mı?"dedi. Yüzüne kocaman sırıtarak baktığımda cevabını aldı ve kolumdan tutarak beni yere serdiğimiz örtünün üzerine doğru çekti.İkimizde oturduğumuzda elime telefonumu tutuşturdu.Telefonuma baktığımda oyunun çoktan açık olduğunu gördüm.Oyuna başlamak için tek yapmamız gereken 'Başla' tuşuna basmaktı. Tam oyunun en aksiyonlu yerindeyken birinin beni dürtmesiyle bakışlarım telefondan beni dürten kişiye döndüğünde beni dürtenin Eflal olduğunu gördüm"Ne var"diyip tekrar bakışlarımı oyuna döndürdüğümde Eflal beni tekrar dürterek ona bakmamı sağladı"Ya ne var dedim ya!" "Gerizekalı köftelerin geldiğini göstermeye çalışıyorum!"dediğinde bu sefer hemen bakışlarım çardağa döndü.Köfteleri gördüğümde gözlerimin parladığını hissetim ve hala devam eden oyunu umursamayıp oturduğumuz örtünün üzerinden bir çırpıda kalkıp çardağa doğru koştum.Hızlıca Eflal'in yanına geçtim.Bakışlarım masada gezinince her şeyin harikulade gözüktüğünü görünce iştahım daha da açıldığı için servis tabaklarından önüme bı tane çektim ve köfte doldurmaya başladım.Köfteleri tabağıma koyup yanınada bardağıma biraz ayran döktüğümde gözlerim masada Yelda'yı aradı fakat onu masa yerine hala yerdeki örtünün üzerinde tüm dikkatini oyuna vermiş bir şekilde gördüm. "Yelda gelsene her şey hazır!"diye bağırdığımda bakışları beni bulduğunda onunda aynı benim gibi gözlerinin içinin parladığını gördüm.O da hemen telefonu bırakıp karşıma,Ayça'nın yanına geçtiğinde o da servis tabaklarından önüne bir tane çekti ve köfte koymaya başladı.Ben de o sıra onun için bardağına biraz ayran döküyordum.Bardağı onun önüne koydum ve hepimiz yemeye başladık. Herkes üç çardağa ayrılmıştı.Eflal,Ayça,Yelda,Arya ve ben bir çardağa, hepimizin annesi bir çardağa ve hepimizin babası da bir çardağa geçmişti.Bizim dışımızda herkes yiyeceklerini sohbet ederek yiyordu fakat biz tüm dikkatimizi vererek yemeklerimizi yemeye odaklanmıştık. Hepimiz anı anda gülünce aslında herkesin aynı şeyi düşündüğünü fark ettim."Acaba dışarıdan nasıl gözüküyoruz." Eflal"Umarım dışarıdan bir haftadır aç bırakılmış ve ancak şimdi önüne yiyebileceği bir şey konulan köpekler gibi gözükmüyoruzdur"diyince hepimiz kocaman bir kahkaha attık. "Hadi gelin bir fotoğraf çekinelim."diyip oturduğum yerden kalktım ve örtüde bıraktığım telefonumu aldım. Allah'tan akşam telefonumu şarja koymuştum çünkü köftelerin gelmesinin heyecanıyla şarjım bitebilirdi. Oyunun hala açık olduğunu görünce oyunu kapattım.Ardından kameraya girdiğimde bizimkilere biraz yaklaştım ve"Köfte diyin!"diye bağırdığımda hepimiz aynı anda"Köfte!"dedik.Fotoğrafı çektiğimde hepsi yanıma doluşarak fotoğrafa bakmaya gelmişti.Hepsinin kafası görüş açımı kapattığı için geri adım attığımda onların kafası da aynı tavuk gibi benimle birlikte gelmişti.Tekrar geri adım attığımda aynı şey tekrarlanınca dayanamayıp bağırdım"Tavuk gibi davranıp görüş açımı kapatmazsanız çektiğimiz fotoğrafları göstereceğim ve siz de ben de rahatlayacağız!" Tek nefeste söylediklerimi duyduklarında kafalarını çekmiş ve bana bön bön bakıyorlardı.Bakışlarından dolayı"Ne var?"diyeceğim sırada Eflal "Senin kafanı tavuk gibi bir guduklarım görürsün!"diyip üzerime atladığında yere, örtünün üstüne düşmüştüm.Beni sırt üstü çevirip beni gıdıklamaya başladığında çığlıklarımı ardı ardına savuruyordum. Şaka Maka şuan yardıma ihtiyacım var yoksa birazdan öleceğim! Etrafıma baktığımda kızların bana bakıp güldüğünü gördüm.Ben bu haldeyken onların hiç bir şey yapmadan sadece izlemesine alışıktım fakat yinede bu sefer gerçekten yardıma ihtiyacım vardı çünkü gıdıklanmaktan nefret ediyordum.Bu beni o kadar rahatsız ediyordu ki ağlayabilirdim fakat Eflal bunu bilmesine rağmen hala beni gıdıklıyordu.Beni o gıdıkladığı için aslında sorun yoktu çünkü onlar beni gıdıklayınca ancak ben 'yeter!'diyene kadar gıdıklarlardı.Aksi takdirde yakın arkadaşım falan demeyip onları beter edeceğimi de bilirlerdi. Tekrar bir çığlık daha atacağım sırada bu sefer çığlık atmak yerine gülmeye başladım.Aslında bundan keyif de alıyordum fakat beni gıdıklarken eğer benim elimden bir şey gelmiyorsa ondan hoşlanmazdım.Aksine nefret ederdim. "Yeter!"dediğimde beni gıdıklamayı bıraktı ve o da yanıma uzanıp bana kollarını sardı.Diğerleride yanıma uzanıp bana kollarını sardığında rahat,derin bir nefes aldım ve kıkırdadığım sırada annemin,babamın ve diğerlerinin anne ve babasının buraya geldiklerini gördüm. "Noluyor burada! Defne kızım iyi misin!" Annemin dediklerini duyunca hafiften güldüm ve Eflal'e baktım.Onunda bana baktığını görünce kıkırdadım. Hiç anne,sadece en nefret ettiğim şeylerden birini yapıyorlardı o kadar. Acaba anneme bunu söylesem tepkisi ne olurdu?Annemin yüz ifadesini hayal etmeye çalıştım.İlk tepkisi sanırım şu olurdu;Kaşları havaya kalkmış, ağzı açık şaşırmış bir şekilde bana bakardı daha sonra ikinci tepkisi ise yavaş yavaş kaşları çatılır,ağzı kapanır ve kim olduğunu sorardı.E tabi bende Eflal diyince 'O zaman sorun yok'diyip güler ve giderdi çünkü onlardan rahatsız olmadığımı o da biliyordu. Düşüncelerime gülünce bizim grup dışında hepsi bana canavar görmüş gibi bakmaya başladığını görünce kızlarda ne düşündüğümü anlamış olacakki bu sefer hep birlikte gülmeye başladık. Ailelerimiz"Bunlara bir psikolog randevusu almamız lazım bence."gibi şeyler söyleyip çardaklara geri dönerken bu seferde onlara güldüğümüzde gerçekten dışarıdan deliymişiz gibi gözüktüğümüzü fark ettim. "Yanlız şuan gerçekten deliymişiz gibi gözüküyoruz"dediğimede hafif gülünce hepimiz uzandığımız yerden kalktık ve çardağa geri döndük.Yiyeceğimizi yiyip tabak,çatal,bıçak ve kaşık gibi şeyleri de kaldırıp örtüye geçtiğimizde ailelerimizde birbiriyle sohbet ediyordu. Hepimiz kararmakta olan gökyüzünü izlerken ben yanımda uzanan Eflal'e sarıldım.Uykuya dalacağım sırada Eflalinde bana sarıldığını hissettim... 🌙 "Defne,Defne,Defne..."birinin durmadan ismimi söyleyen sesini duyduğumda yüzümü buruşturarak yan tarafıma döndüm ve öyle uyumaya devam ettim fakat o ses hiç susmuyordu"Defne,Defne,Defne..."bu sesten artık bunaldığım için bu seferde olduğum yerde yüz üstü yatarak uyumaya çalıştım"Defne,Defne,Defne..."huysuz bir homurtu çıkararak bu seferde diğer tarafıma dönerek uyumaya çalıştım"Defne!"diye bağırarak beni sarsınca artık sabrım taşımıştı. "Ay ne var ve Defne,Defne!Uyuyorum burada!"Sürekli bana seslenen kişiye baktığımda Eflal'i gördüm. "Kalk,gidiyoruz.Evde uyursun istediğin kadar."dediğinde oflayarak yerimden kalktım fakat bı anlığına dengemi koruyamayıp yere düşeceğim sırada Eflal kolumdan beni tutarak dengede tutmaya çalıştı.Arabaya doğru geldiğimizde Eflal beni arabada bırakarak gitti.Açık tutmaya çalıştığım gözlerimle arabayl yokladım.Sadece annem,babam ve ben vardım.Daha fazla açık tutamayacağım gözlerimi kapattım ve başımı arkaya yasladım. Uykuya tekrar dalacağım sırada birinin beni tutarak bacağına doğru yatırdığını hissettim fakat gözlerimi açmadım.Çünkü büyük ihtimalle bizim kızlardan biriydi. 🌙 Bora'nın Anlatımıyla Arabaya binip onları beklemeye başladım.Birkaç yıldır onlarla sadece telefondan görüşebiliyorduk fakat benim gelişimle tekrar bir araya gelebilmiştik. Defne çok belli etmemeye çalışsada beni özlediğini anlayabiliyordum.Aslında geldiğimde ilk işim gidip Defneye sarılmak ve biraz konuşmak olacaktı fakat geldiğimde Defne,Eflal'in kolları arasında uyuyordu.Bende onu uyandırmak istemediğim için Defne yerine annem ve babama sarılıp,onlarla sohbet etmiştim.Tabi diğerlerinin ailesiyle de bunu yapmıştım çünkü telefondan da olsa beni sevdiklerini anlayabiliyordum. Birkaç dakika sonra babam ve annemde arabaya bindiğinde onlara Defne neden gelmedi gibi soruları peş peşe sordum çünkü Defne ile hemen konuşmak istiyordum.Aslnda önemli bir şey yoktu ama onun beni özlediği kadar bende onu çok özlemiştim.Bu davranışlarım onlara garip gelebilirdi lakin beni bir tek Defne anlardı. Defne de birkaç dakika sonra Eflal'in yardımıyla arabaya bindiğinde beni görmemişti.İlk olarak arabada kim var kim yok diye yokladı fakat beni görmedi.Ardından kafasını arkasındaki koltuğa yaslayıp gözlerini usulca kapattığında çok geçmeden uykuya dalmıştı.Yavaş ve onu uyandırmayacak şekilde onu kucağıma yatırdım ve saçlarını okşamaya başladım.Kız bundan hoşlandığı için sevimli homurtular çıkardığında gülümsedim ve yanağına bir öpücük kondurdum. Araba biraz sonra durduğunda onu kucağıma alarak arabadan indim.Asansöre bindiğimizde kız iyice bana sokulmuş bir şekilde uyumaya devam ediyordu.Sanki beni uykusundayken bile tanımış ve böyle de olsa sarılmak istiyor gibiydi. Eve girdiğimizde direk onun odasına girince kendi yatağı dışında bir yatak daha olduğunu gördüm.Bu yatak kimindi bilmiyordum.Kimin olabilirdi?Kaşlarımı çattığım esnada daha fazla oyalanmadan onu yatağına bırakmaya karar verdim.Onu yatağa yerleştirdiğimde üzerindeki hırkayıda çıkardım ve üstünü örttüm.Hırkasını dolabına astığımda hala uyumakta olan kıza bakıp gülümsedim ve dışarı çıktım. Mutfağa annemin yanına gittiğimde telefonla görüştüğünü gördüm.Beni görüp telefonu kapattığında"Efendim oğlum?" "Öylesine sohbet etmek için geldim"diyerek tebessüm ettiğimde o da bana karşılık olarak gülümsedi.Karşısındaki sandalyeye oturduğumda ilk o konuşmaya başladı. "Defne seni çok izlemişti.Belli etmemeye çalışsada sen gittiğinden beri daha başka şeyler yaparak kafasını dağıtmaya çalışması bunu kanıtlıyor.O seni gerçekten çok özledi oğlum.Neden bu kadar geç geldin?" "İşim yüzünden böyle olması gerekti,emin ol ben de bu kadar geç gelmeyi istemezdim ama yapacak bir şeyim yoktu"dediğimde annem kafasını 'anladım' demek ister gibi salladı. "Neyse,şuan moralimizi bozmayalım dimi?"diyerek bana tebessüm etti"Hadi bize bı kahve yapalımda içelim"dediğinde oturduğu yerden kalktı ve tezgaha doğru yöneldi...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.