Gözlerim muhteşem bir kokuya aralandığında gözümü ovuşturarak kendime gelmeye çalıştım.Bu gece öyle bir uyumuştumki kıyamet kopsa bile kimse beni uyandıramazdı. "Günoo,ben"diyip ayaklarımı yataktan aşağı indirdim ve oturur hale geldim.Bir sürede bu şekilde kendime gelmeye çalıştım fakat yine olmayınca ayağa kalkıp odamdan çıktım ve banyoya doğru ilerledim.Banyoya girip elimi ve yüzümü yıkayıp banyodan çıktım ve mutfağa girdim.Mutfağa girdiğimde Arya her bizde kaldığında ki gibi yine birlikte kahvaltı hazırladıklarını görünce yanlarına gidip hazırladıklarına baktım."Günoo,herkesee"diye her zamanki gibi enerjik kişiliğime geri döndüm. Arya"Günoo" dediğinde ona gülümseyip yanağına bir öpücük kondurduğum sırada annemin de bizi taklit ederek"Günoo"dediğini duydum.Anneme arkasından sarılıp onunda yanağına bir öpücük konudurp ayrıldım ve tekrar masaya doğru döndüm ve ilerleyerek sandalyene oturdum "Sen de bize yardım ediyorsun,Defne" "Yoo,kim çıkardı."dediğimde bana dönen öldürücü bakışları görüp yanlarına gittim."Ee,ne yapacağım ki?" Annem"Tezgahtaki şu tabakları götür bakayım masaya."dediğinde tezgahtaki tabakalardan tutabildiğim kadar aldım ve masay dizdim.Arya da birkaç tabak alıp masaya oturduğunda annemde elindeki çaydanlık ile bardaklarımıza çay dolduruyordu. "Beni sadece iki üç tabak taşıyayım diye mi kaldırdınız?"dehşetle sorduğum soruya ikiside göz devirdi ve kahvaltılarını etmeye başladılar. "Çok üşengeçsin."Aryanın bana dediğini duyduğumda hemen bakışlarım ona döndü. "İltifat olarak algılıyorum." 30 dakika sonra Kahvaltılarımızı ettikten sonra Arya'yı evine bırakmak için evden çıkmıştık.Yol boyunca bugün buluşup bir şeyler yapalım mı diye düşünürken zamanın nasıl geçtiğini fark etmemiştik. Arya'yı bırakıp arabaya tekrar bindim ve çalıştırdım.Daha sonra Ayçalara doğru yöneldim. Giderken en sevdiğim şarkıları bağıra bağıra söylüyordum.Tam şarkının en sevdiğim kısmına gelince grubun aradığını gördüm.Uzanıp görüntülü aramayı açtım ve kızları hiç takmadan şarkıyı bağıra bağıra söylemeye devam ettim.En sonunda kızların birinin bana seslendiğini duydum ve durdum.Kimin seslendiğini anlamamıştım o yüzden kimin dediğini anlamak için kızları tek tek süzdüm."Kim seslendi!" "Şarkının sesini kısarsan hem bağırmak zorunda kalmazsın hemde bizi duyarsın aptal!" Kimin dediğini yine anlamadığım için uzanıp şarkının sesini kıstım ve tekrar sordum"Ne?Duymadım ne dediniz?" Yelda'nın gözünü devirdiğini görünce bende ister istemez göz devirdim."Görüyorumda kendinden geçmişsin.Ne bu sevinç." Eflal'in dediğine hafif güldüm ve cevapladım"Arada oluyor ya bir nedeni yok." Ayça"Emin miyiz?"diye imalı bir şekilde sorunca tekrar göz devirdim. "Ayça sanki sen çok fazla Wattpad kitabı okuyorsun he canım?Biraz ara mı versen şunlara?" "Saçmalama ya!Ne alakası var!" "Çok var ama...Neyse"diye mırıldandım.Yelda dudak okumayı bildiği için dediğimi anladığında ağzından küçük bir kıkırtı kaçtığını duydum.Daha sonra bende güldüm ve ekledim"Ayça,evdesin değil mi?Çünkü size geliyorum." "Evet evdeyim.Kitap okuyordum."diyip okuduğu kitabı ekrana doğru uzatıp gösterdi. "Kitabın ismi ne?" Ayça Arya'nın sorusuna cevap olarak"Kar küresi"diyip kitaba uzun uzun baktı.Daha sonra gözlerinin dolduğunu anlayıp kitabı bir kenara bıraktı ve tekrar bize döndü.Sanırım kitabı daha şimdiden çok sevmişti çünkü bizimle her görüntülü konuşurken hep biraz önce okuduğu kitabı gösterir,eğer sevdiyse az önceki gibi kitaba gözleri dolana kadar bakar fakat eğer o kadar sevmediyse sadece kitaba bakarak derin bir nefes alıp verir ve tekrar bize dönerdi. "Kitabı şimdiden çok sevdin anlaşılan?"diye sorduğumda kafasını olumlu anlamda salladı. Araba sürdüğüm için onlara pek bakamıyordum ve konuşamıyordum o yüzden telefonu alıp onlara"Kapatmam lazım, görüşürüz."diyip aramayı kapattım.Zaten 5 dakika sonra Ayçalarda olacağım için orada onlarla konuşabilirdim. Telefonumdan bildirim sesi geldiğinde umursamadım.Ne de olsa Ayçalara gittiğimde bakabilirdim.Zaten büyük ihtimallede annem bana mesaj atıyordu. Anneme Ayçalara gideceğimi söylemediğimi fark ettiğimde hızlıca telefonu aldım ve aradım.Biraz bekledikten sonra telefon açıldı ve konuşmaya başladım"Anne ben Arya'yı evine bıraktım ve şimdide Ayçalara geçiyorum.Haber etmek için aradım." "Tamam sen geç bende oraya geliyordum zaten,onun için mesaj atmıştım ama görmedin." Annem de Ayçalara geleceğine göre büyük ihtimalle Banu teyzeyle dedikodu yapıp kısır yiyeceklerdi. "Peki, görüşürüz."dedim "Görüşürüz"dediğinde aramayı kapattım. Çoktan Ayçaların evine gelmiş ve arabayı otoparka park etmiştim.Asansöre binip gideceğim kata tıkladım.Asansörün kapısı açıldığında indim ve Ayçaların kapı zilini çaldım.Bir süre beklememe rağmen kimse kapıyı açmadığı için bir daha zili çaldım fakat yine açan olmadığında Ayça'yı aradım.Bu seferde telefonu açmayınca Banu teyzeyi aradım fakat o da açmadığında annemi aradım.Annem aramayı açtığında hemen konuşmaya başladım"Anne Banu teyzeler kapıyı açmıyorlar,evde değiller mi?" Normalde Ayça bana evdeyim demişti ve bende onun evde olduğunu görmüştüm çünkü kitap odasındaki pufunda oturuyordu.Neden kapıyı açmadığı hakkında hiç bir fikrim yoktu. "Banu bana biraz uyuyacağım demişti 2-3 saat önce.Bana da on 11-12 gibi gelirsin demişti.O uyuyordum belki ama Ayça'yı bilmiyorum." "Peki,ben Ayça'yı tekrar arayayım o zaman, görüşürüz" "Görüşürüz"dediğinde aramayı kapattım ve tekrar Ayça'yı aradım.Bu sefer açtığında derin bir nefes aldım ve konuşmaya başladım"Ayça telefonu niye açmıyorsun!İki saattir kapıda endişeden kafayı yiyecektim!" "Duştaydım,ne yapabilirdim?" "Tam zamanını bulmuşsun gerçekten!"dediğimde göz devirdiğini görmeden bile anlayabiliyordum fakat şuan bu önemli değildi,ben hala bu lanet kapının önünde dikiliyordum!"Kapıyı açmayı düşünüyor musun!" "Kapıda mısın?"dediğinde bu sefer o da benim göz devirdiğimi anlayıp "Tamam bekle açıyorum"diyip aramayı kapattı. Kapı açıldığında onu alkışlayıp eve girdim"Gerçekten dediklerimden ne çıkardın?Hala yolda olduğumu mu?"diye azarladım. "Abartma Defne,altı üstü bekledin biraz." "Sorun beklemem değil aptal!Daha 5 dakika önce kitap odanda bizimle konuşuyordun ve zili çaldığımda açmayınca senin için endişelendim."diyip hızlı adımlarla kitap odasına yürüdüm.Odasına girdiğimde dört duvara yaslanmış dört kitaplığı gördüğümde buraya en son girdiğimde bu kadar fazla kitap olmadığı için afallamıştım. Bu kız bu kadar kısa sürede bu kadar kitap okumayı nasıl başarıyor? Bir kitaplığa yaklaşıp rastgele bir kitabı aldım ve kitabın ismine baktım"Kitabın ismi,Ötanazi Okulu."diyip kitabı evirip çevirip bakmaya başladım"Kaçıncı kitabı bu?"diyince Ayça hiç beklemeden cevapladı "4. Kitabı"dediğinde kaşlarım yukarı doğru havalandığında şaşkınlığımı gizleyemedim "Şu senin ağlaya zırlaya bize çok beğendiğini anlattığın kitap mı?"diye dehşetle sorunca hızla başını salladı. Normalde bu kitap için bizim kafamızın etini yediği için onun saçlarını yolardım fakat kitaptaki iki ana karaktere bende aşık olduğum için hiç bir şey demeden sadece gülümseyerek aldığım yere geri koydum.Ayça bu tepkimi fark etmiş olacak ki o da bana şaşkınlık içinde baktı."Neden öyle gülümsüyorsun?" "Hiç"dedim ve yan tarafında duran ilk kitabını aldım.Cildini çıkarıp rafa geri koydum ve Ayça'nın pufuna kendimi bırakarak ilk sayfasını açtığım sırada Ayçada ne yapacağımı anlamış olacakki o da ben arabadayken konuştuğumuz kitabın ikinci kitabını yani 'Kar tanesi'ni aldı ve o da diğer pufa kendini bırakarak ilk sayfasını açtı ve okumaya başladı. 2 saat sonra Kitabı bitirmeme en fazla 30 sayfa kaldığında oturduğum yerden kalktım.Dönüp Ayça'ya baktığımda gülümseyerek kitabı okuduğunu gördüm.Benim ona baktığımı fark etmeyerek ağzından küçük bir kıkırtı kaçtı. Gözlerim okuduğu kitaba kaydığında iki ay önce çoktan bitirmiş olduğu 'Yaralasar'a tekrar başladığını gördüm"Yaralasar'a tekrar mı başladın!"diye dehşetle bağırdığımda Ayça irkilerek ve gözlerini kocaman açarak bana baktı. Sanırım bu sefer sıra bendeydi. "Defnecim şimdi sakin bir şekilde o kitabı bana ver ve olduğun yerden kıpırdama."dedi ve gözlerini hala kocaman açmış bir şekilde bana gülümsedi.O da oturduğu yerden kalkarak bana doğru yaklaşınca kitabı sağımda duran masaya yavaşça bırakarak bende hafif gülümsemeye çalışarak tekrar doğruldum.Tam kapıyı açıp dışarı koşarak çıktım. Ayça arkamdan bana bağırınca olduğum yerde durdum ve keyifle ona döndüm"Defne dur!Benim su tabancalarımı hatırlıyor musun?"Ona döndüğümde onun da aynı benim gibi kocaman sırıtarak bana baktığını gördüm. Şöyle tekrar bir düşününce su tabancalarıyla hem intikamını benden acısız bir şekilde alabilirdi hem de diğerleriyle birlikte de birbirimizi ıslatarak serinleyebilirdik.Hem de eğlenirdik! Demek istediğini anlayıp"Olur"dedim ve kitap odasında kalan telefonumu almak için yanından koşarak geçtim.Girdiğimde Ayça daha fazla kızmasın diye az önce okuduğum kitabı masadan aldım ve rafa bıraktığım cildini takıp yerine geri koydum.Kitabın geri kalanını başka bir gün okurdum.O yüzden pek önemsemeyerek bu seferde Ayça'nın okuduğu kitabı aldım ve onun da cildini takıp rafa geri koydum ve telefonuma uzanıp grubu görüntülü aradım. Ben grubu aradığım sırada büyük ihtimalle Ayçada diğerlerinin hiç düşünmeden kabul edeceğini bildiği için şu tabancalarına su dolduruyordu.Ben tüm grubu aradığım için Ayça'nın çalan telefonunu alıp aramayı kapattığımda gruptaki herkes aramayı açmıştı."Kim ıslanmak ister!"diye keyifle bağırdığımda hepsi tek çırpıda ima ettiğim şeyi anlayıp "Olur!"dedi ve herkes aynı anda konuşmaya başladı. Yelda"Ben markete uğrayıp biraz atıştırmalık alacağım"dediği sırada Arya da"Ben de evden bir örtü,bardak tabak gibi şeyler alıp geleceğim"diyordu. Eflalde"Ben hepimizin anne ve babasını çağıracağım."diyordu "Hep bir ağızdan konusmazsanız herkesin dediğini anlayacağım!"diye bağırdığımda hepsi gülerek tek tek konuşmaya başladı.O sırada Ayça da yanıma gelmiş ve su tabancalarını masaya bırakmıştı.Ayça beni kolumdan tutup puflara oturttu ve ardından kendide oturdu. İlk olarak Yelda konuşmaya başladı"Ben marketten atıştırmalık bir şeyler alacağım." Ardından Arya"Ben de evden örtü,tabak,bardak gibi malzemeler alacağım." Eflal de"Ben de hepimizin anne ve babasını çağıracağım."diyip son noktayı koyduğunda hepimiz birbirimizi onayladıktan sonra aramayı kapattık. Ayçaya dönüp kocaman sırıttığımda onun da bana aynı sejilde baktığını gördüm. Aklıma annemin ve Banu teyzenin de yan komşuda oturarak dedikodu yaptığı aklıma gelince telefonumu tekrar açarak Eflal ile olan yazışmamıza girdim ve yazmaya başladım Eflal benim annemi ve Banu teyzeyi aramama gerek yok biz onlara söyleriz,Aslı teyzede de- dikodu yapıyorlar. Eflal⚖️:Tamam,bende diğer- lerini aramaya başlayayım o zaman. En son "👍" yazıp yolladım ve Ayça ile birlikte aynı anda oturduğumuz yerden kalktık ve hızlı adımlarla odadan çıktık.Salondan da hızla geçip kapıya ulaştığımızda kapıyı açıp pembe terliklerimizi giydik ve önümüzdeki kapının zilini çaldığımda Ayça'nın elini yüzüne vurduğunu gördüm. "Yanlış kapı Defne!"diye sessizce bana kızdığında dudağımı ısırdım. Berrin teyzenin kapısını hep karıştırırdım zaten! "Of"diyip kapıdan uzaklaşacağm sırada kapı açıldı ve olduğum yere çivilendim sanki. Bu çocukla her yerde karşılaşmak zorunda mıyım? "Ee,eheh" Bir saniye,'eheh' mi! Allah'ım bana neler oluyor! Ayça benim öylece kaldığımı anlayınca "Kusura bakmayın,arkadaşım karıştırmışda"desede onunda böyle bir tesadüfe şaşırdığını anlamıştım. Çocuk"Bir daha olmasın."diyip kapıyı yüzümüze kapattı. Sessizce kapanan kapının arkasından ona dediğim şeyleri duymadığı için Allah'a şükretmem lazımdı"Terbiyesiz!"dediğim sırada Ayça beni kolumdan tutarak az önce asıl çalmamız gereken kapıya doğru getirdi. Bu sefer o kapının zilini çaldığımda biraz bekledikten sonra kapıyı beklediğim gibi Berrin Teyze açtı"Buyrun,yavrularım?" Bu sefer çaldığımız kapının doğru olduğunu görünce ikimizde rahat bir nefes verip konuşmaya başlayacağımız sırada Berrin Teyze ne olduğunu anlayıp"Yine mi başka birinin kapısını çaldınız?"diyip güldü. Halimiz vahim Teyze,niye gülüyon...
Bölüm 4
4. Bölüm
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.