İçeriğe geç

YAKALA BENİ

Bölüm 2 · 2 dk okuma

YAKALA BENİ

Bölüm 2

2. Kurban

#perşembe

Yine sıradan bir okul günüydü. Her zamanki gibi okula yürüyerek gidiyordum. Telefonumdan favori çalma listemi açıp dinlemeye başladım. Tam müziğin büyüsüne kapılmak üzereyken omzuma birinin dokunmasıyla irkildim.

–Selam.

–Selam?

–Beni tanımadın mı?

–Kusura bakma, hatırlayamadım.

–Ben dün okul çıkışı sana çarpıp telefonunun ekranını kıran çocuğum.

–Şimdi hatırladım o o** çocuğusun sen.

–Hahahahaha, hatırlamana sevindim.

–Eee?

–Ne ee?

–Telefonunumun ekranını kırıp hiçbir şey olmamış gibi gittin dün. Ve şimdi tekrar gelip ben o çocuğum diyosun. Parasını ödemek için mi geldin?

–Şey istersen ödeyeyim ama ben başka bir şey için gelmiştim.

–Tabii ki de ödeyeceksin isterseni mi var bunun. Niye geldin?

–Ben senin adını hep ilk onda görüyorum denemelerde, acaba matematik sınavından önce beni biraz çalıştırır mısın?

–Sen kafayı mı yedin? Hem telefonumu kır hem de bana özel hocan gibi ders çalıştırt. Yok öyle! İlk önce parasını ödeyeceksin. Sonrasına bakarız.

–Tamam be kızma hemen. Anlaştık. Sen telefonunu yaptırınca söyle ben ödeyeceğim parasını.

–Hm hm.

O sırada okula varmıştık tam koridorda ayrılacaktık ki arkamdan seslendi.

–Telefon numaran ne çalışma gününü ayarlamak için soruyorum.

–Telefonum şuan tamirde seni koca kafalı. Yarın bizim sınıfa gelirsin ilk teneffüs, hem tamir ücretini söylerim sana hem de çalışma gününü ayarlarız.

–Tamamdır. İyi dersler.

İçimden ne salak bir çocuk dedim. Bula bula telefonunu kırdığı kızı mı bulmuştu. Her neyse o aptalla kafamı daha fazla meşgul etmesem iyi olur.

#cuma

Sabah onunla karşılaşmamak için biraz erken çıktım evden. İlk ders biyolojiydi. En sevdiğim ders diyebilirdim. Tam konsantre dersi dinledikten sonra keyfim yerine gelmişti. Sonra kapının kenarınadan bana sırıtan bir yüz gördüm. Bu oydu. Derin bir of dedikten sonra kafamla gelmesi için onayladım. Ve bana ücreti sordu.

–Ee, ne kadar tutmuş?

–0TL

–Ne? Nasıl yani yaptırmadın mı telefonu?

–Yaptırdım yaptırmasına ama ücreti ödemeni istemiyorum.

–Ama dün...

–Tamam dün ne dediğim bende biliyorum ama şuan istemiyorum paranı ve başkasından çalıştırmasını iste.

–Bir anlaşma yaptık. Sen sözünde durmaz mısın?

–Hadi ama... İstemeye istemeye ders çalıştırsam daha mı iyi olur senin için?

–Umrumda değil. Bir söz verdin sözünü tut.

–Kahretsin... Gerçekten çok sinir bozucusun. Yarın halk kütüphanesine gel.

–Cumartesi günleri açık oluyor mu ki kütüphane?

–Bilmediğin işe karışma. Ben her cumartesi görevliyle beraber açıyorum kütüphaneyi.

–Vayy hahhahaha...

–Off gülmeyi kes. Saat 8'de açılıyor. Orada ol!

–Neden bu kadar sinirlisin. Altı üstü telefon sadece, düşman gibi davranmana gerek yok.

–Düşman gibi davranmıyorum sadece...

–Ah evet düşman gibi davranıyorsun. Yarın görüşürüz. Bu arada bir türlü tam anlamıyla tanışamadık ben Çınar... Ya sen?

–Ben... Ben de Lina.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.