Gece
Arden kapının yanında bekliyordu.
Duvara yaslanmıştı,sadece duruyordu.
Belli ki sıkılmıştı.
Kapı açıldı.
Azul içerideydi, aynanın önünde son halini kontrol ediyordu.
Arden kapıdan baktı.
“Geç kaldın.”
Azul aynadan göz ucuyla baktı.
“Geç kalmadım.”
Arden düz baktı.
“Beş dakika dedin.”
Azul saçını düzeltip döndü.
“Altı olduysa nolucak?”
Arden kısa baktı.
“Hayır. Ama bekliyorum.”
Azul hafif nefes verdi.
“Zaten oradasın.”
Arden kapıdan içeri girmedi, sadece bekledi.
“Hazır mısın?”
Azul ceketi aldı.
“Şimdi oldum.”
Arden başını hafif salladı.
“Gidelim.”
Azul kapıyı kilitledi.
İkisi birlikte yürümeye başladı.
Asansöre bindiler.
Sessizdi ama garip değildi.
Sadece normaldi.
Azul aynaya baktı.
“Hazirlanana kadar durup öylece bekledi mi?"
Arden kısa cevap verdi.
“Evet.”
Azul ona baktı.
“Neden?”
Arden omuz silkti.
“Bir şey yoktu yapacak.”
Azul güldü.
“Boş adamsın.”
Arden anında cevap verdi.
“Sende geç kalansın.”
Azul hafif güldü.
Kapı açıldı.
Alt katın sesi geldi.
Müzik, insanlar, ışıklar.
Yürümeye başladılar.
Arden bir an Azul’a baktı.
Bu sefer hızlı değil, normal bir bakıştı.
Azul fark etti ama takılmadı.
Sadece yürümeye devam ettiler.