Ertesi sabah Defne uyandığında kendini iyi hisetmiyordu, baş dönmesi ve mide bulantısı nedeniyle hastaneye gitti.
Doktor gülümseyerek sonuçları uzattı.
"Tebrik ederim."
"Yine anne olacaksınız."
Defne'nin gözleri doldu.
Bir an ne diyeceğini bilemedi.
Eve döndüğünde Efe salonda küçük Aras'la oynuyordu.
Defne sessizce yanına geldi.
"Efe..."
"Bir haberim var."
Efe yüzüne baktı.
"Nedir?"
Defne test sonucunu uzattı.
Efe okudu.
Sonra gözleri dolarak Defne'ye sarıldı.
"Gerçekten mi?"
Defne gülümsedi.
"Evet."
İkisi de uzun süre konuşamadı.
Fakat tam o sırada Defne'nin telefonu çaldı.
Ekranda Berk yazıyordu.
Efe'nin gülümsemesi yavaşça kayboldu.
Defne telefonu sessize aldı.
"Sonra konuşurum."
Efe hiçbir şey söylemedi.
Ama içinde, son günlerde yaşanan tüm tesadüfler bir araya gelmeye başlamıştı.
Kendi kendine tek bir soru sordu:
"Acaba gereksiz mi düşünüyorum, yoksa gerçekten bilmediğim bir şey mi var?"
Defne ise Efe'nin yüzündeki değişimi fark etmişti.
İlk kez aralarında sessizlik, söylenmeyen sözlerden daha ağır geliyordu.