İçeriğe geç

Yağmurdan Sonra

Bölüm 25 · 2 dk okuma

Yağmurdan Sonra

Bölüm 25

Gerçeğin Kapısı

Deniz fenerinin içinden gelen ayak sesleri gittikçe yaklaşıyordu.

Defne, nefesini tuttu.

Efe sessizce Defne'nin önüne geçti.

"Arkanda kal."

Demir kapı yavaşça açıldı.

İçeriden bastonuna yaslanan yaşlı bir adam çıktı.

Üçüne de dikkatlice baktı.

"Sonunda geldiniz..."

Defne şaşkınlıkla sordu:

"Bizi tanıyor musunuz?"

Yaşlı adam cebinden eski bir zarf çıkardı.

"Sen Defne'sin."

Sonra gözlerini yere indirdi.

"Ve sen... Aras'ın kardeşi."

Defne'nin kalbi hızlandı.

"Aras sizi tanıyor muydu?"

Adam başını salladı.

"Evet."

"Buraya ölmeden birkaç gün önce geldi."

Defne'nin boğazı düğümlendi.

"Ne konuştunuz?"

"Gerçeği öğrenmek istedi."

"Öğrenebildi mi?"

Yaşlı adam hüzünle başını iki yana salladı.

"Hayır."

"Çünkü gerçek, düşündüğünüz kadar büyük değildi."

Defne şaşkınlıkla baktı.

"Neden?"

Adam derin bir nefes aldı.

"Yıllarca peşinden koştuğunuz olayların çoğu yanlış anlaşılmalardan oluşuyordu. Babanız suçsuzdu. Murat Karaca ise sadece aileyi dağıtan kişiydi. Fakat artık onun da hesap verdiği yıllar önce kapanmıştı."

Ece şaşkınlıkla sordu.

"Yani... Başka bir sır yok mu?"

Adam gülümsedi.

"Hayır."

"Aras'ın tek istediği, geçmişi öğrenip geleceğinizi korkmadan yaşayabilmenizdi."

Defne'nin gözlerinden yaşlar süzüldü.

Onca acı...

Onca mücadele...

Artık gerçekten bitmişti.

Yaşlı adam cebinden küçük, ahşap bir kutu çıkardı.

"Bunu Aras bana emanet etti."

Defne kutuyu açtı.

İçinde ince bir bileklik ve küçük bir not vardı.

Notta Aras'ın el yazısı vardı.

"Defne... Eğer bunu okuyorsan artık geçmişi bırak. Kendine yeni bir hayat kur. Ben seni hep izliyor olacağım. Mutlu olmanı istiyorum."

Defne, notu göğsüne bastırdı.

Sessizce ağladı.

Efe hiçbir şey söylemedi.

Sadece usulca omzuna ceketini bıraktı.

"Dışarısı soğuk."

Defne ilk kez gülümsedi.

"Teşekkür ederim."

---

Deniz fenerinden çıktıklarında yağmur durmuştu.

Gökyüzünde turuncu bir gün batımı vardı.

Efe denize bakarak konuştu.

"Biliyor musun..."

"Ben seni ilk gördüğüm anda çok üzgün olduğunu anlamıştım."

Defne hafifçe gülümsedi.

"Belli oluyordu sanırım."

"Hem de fazlasıyla."

Bir süre sessizce yürüdüler.

Efe tekrar konuştu.

"Aras'ı tanımıyordum uzun yıllardır."

Defne şaşkınlıkla baktı.

"Ne demek?"

"Sadece birkaç kez karşılaştık. Ama senden hep gururla bahsederdi."

Defne'nin gözleri doldu.

"Gerçekten mi?"

"Evet."

"'Bir gün kardeşim çok güçlü olacak.' demişti."

Defne, gözyaşlarını silerek gökyüzüne baktı.

Sanki Aras verdiği sözü tutuyordu.

Yağmurun ardından güneş açmıştı.

Efe usulca elini Defne'ye uzattı.

"Hayat bazen ikinci bir şans verir."

Defne birkaç saniye tereddüt etti.

Sonra yavaşça elini onun eline bıraktı.

Sonra, yavas adımlarla deniz fenerinden uzaklastılar.

Ece evine gitti. Defne ve Efe içinde,

Bu, yeni bir başlangıcın ilk adımıydı.

Geçmiş kapanmıştı.

Şimdi ise Defne'nin önünde, Aras'ın da en çok istediği şey vardı:

Yeni bir hayat...

Ve belki de...

Yeni bir aşk.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.