İçeriğe geç

Yağmurdan Sonra

Bölüm 24 · 2 dk okuma

Yağmurdan Sonra

Bölüm 24

Aynı An Farklı Kişi

Defne, Efe'nin uzattığı eli birkaç saniye boyunca tuttu.

O an kalbi garip bir şekilde sıkıştı.

Bir anlığına zaman durmuş gibiydi.

Yağmur...

Yine aynı şekilde yağıyordu.

Yine düşeceği sırada biri onu tutmuştu.

Ve yine karşısında, adını bilmediği bir yabancı vardı.

Defne hızla elini geri çekti.

Gözleri dolmuştu.

Efe şaşkınlıkla sordu:

"Bir şey mi oldu?"

Defne cevap veremedi.

Sadece başını iki yana salladı.

"İyiyim..."

Ama iyi değildi.

Çünkü iki yıl önce Aras'la ilk karşılaştıkları an da neredeyse aynıydı.

Yağmur...

Düşen bir eşya...

Ve onu tutan bir yabancı...

Kader sanki aynı sahneyi yeniden yazıyordu.

---

Efe, telefonuna gelen aramaya bakıp mahcup bir ifadeyle konuştu.

"Gitmem gerekiyor."

Sonra Defne'ye döndü.

"Eğer deniz fenerine gitmeye karar verirseniz..."

Cebinden küçük bir kart çıkardı.

"Beni arayın."

Defne kartı aldı.

Efe hafifçe gülümsedi.

"Kendinize dikkat edin."

Birkaç dakika sonra gözden kayboldu.

Defne olduğu yerde kaldı.

Ece yanına geldi.

"Defne..."

Defne gözlerini eceye çevirdi.

"Fark ettin mi?"

"Neyi?"

"Aras'la ilk tanıştığım günü..."

Ece sessizce dinliyordu.

"Yine yağmur yağıyordu."

"Yine düşecekken biri beni tuttu."

"Yine adını bilmediğim biri bana yardım etti."

Defne'nin sesi titremeye başladı.

"Her şey... O günle aynı gibiydi."

Ece derin bir nefes aldı.

"Belki de hayat sana yeni bir sayfa açıyordur."

Defne hemen başını salladı.

"Hayır."

"Kimse Aras'ın yerini alamaz."

Ece, Defne'nin omzuna dokundu.

"Kimsenin onun yerini almasına gerek yok."

"Belki bazı insanlar, sadece hayatına doğru zamanda girer."

Defne cevap vermedi.

Elindeki kartvizite baktı.

Üzerinde sadece tek bir isim yazıyordu.

Efe Yılmaz

Kartı yavaşça çantasına koydu.

"Şimdi tek bir işimiz var."

Ece başını salladı.

"Deniz feneri."

---

Yaklaşık yarım saat sonra...

Üçü de eski deniz fenerinin önünde buluştu.

Efe söz verdiği gibi gelmişti.

Rüzgâr, denizden gelen tuz kokusunu etrafa yayıyordu.

Dalgalar kayalara sertçe vuruyordu.

Deniz feneri ise yıllardır kimsenin uğramadığı kadar sessiz görünüyordu.

Efe ağır demir kapıya baktı.

"İçeri girdiğimiz andan itibaren geri dönüş olmayabilir."

Defne, Aras'ın bıraktığı haritayı elinde sımsıkı tuttu.

Gözlerini kapattı.

İçinden sadece tek bir cümle geçti.

"Merak etme Aras... Ne olursa olsun gerçeği bulacağım."

Sonra kapıya doğru ilk adımı attı.

Tam Efe kapıyı açacakken...

İçeriden birinin ayak sesleri duyuldu.

Üçü de oldukları yerde donup kaldı.

Deniz feneri...

Aslında hiç de boş değildi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.