Doktor bilgisayardaki görüntülere bir kez daha göz gezdirdikten sonra dönüp ciddiyetle konuştu: “Travma izleri hâlâ belirgin. Karan durumu özetledi, ilk müdahale eksik kalmış. Ama merak etmeyin, geç kalmış sayılmazsınız.” Arya gözlerini kaçırdı, Karan ise hemen sordu: “Ne yapmamız gerekiyor?” Doktor eline kalemi alıp not alırken konuştu: “Çok ağır bir tedaviye gerek yok. Lazerle leke ve damar tedavisi yapacağız. Ufak bir uygulama. Ardından bölgeye iyileştirici krem ve küçük bir fiziksel terapi. 3-4 seans yeterli olabilir.” Arya kısık sesle: “Acıtır mı?” “Hayır. Sadece hafif bir ısınma hissi olur. Ama korkacak bir şey yok,” dedi doktor gülümseyerek. Karan Arya’nın elini tuttu, yavaşça: “Gördün mü? Kolay olacak. Yanındayım.” Arya başını salladı. “Tamam… başlayalım o zaman.” Doktor birkaç saniye daha görüntülere baktıktan sonra başını kaldırdı ve Arya’ya döndü: “Bak Arya, bu morluk izi tamamen geçmeyebilir ama yüzde 90 oranında silinir. Cilt tonu eşitlenir, belirginlik kaybolur. Sadece çok dikkatli bakıldığında fark edilebilecek hafif bir iz kalabilir.” Arya kaşlarını hafifçe çattı: “Yani tamamen silinmeyecek mi?” Doktor başını nazikçe salladı: “Cildin yapısı, maruz kaldığı baskı ve darbe şekli bunu etkiler. Ama tedavi sonrası aynaya baktığında fark bile etmeyeceksin, o kadar hafiflemiş olacak.” Karan hemen araya girdi, Arya’nın elini sıkarak: “Zaten ben hiçbir iz görmüyorum. Ama senin kendini iyi hissetmen her şeyden önemli.” Arya hafifçe gülümsedi, içten ama yorgun bir ifadeyle: “O zaman... denemeye değer.” Arya, doktorun odasında rahatlatıcı bir koltuğa oturdu. Karan ise yanında, elini Arya’nın elinden hiç bırakmadan bekliyordu. Doktor cihazı hazırlarken, Arya derin bir nefes aldı. “İlk seans biraz garip gelebilir ama çok önemli,” dedi doktor. “Lazer ışını, cildindeki morlukları ve damar hasarlarını hedef alacak. Sadece hafif bir sıcaklık hissedeceksin, ağrı yapmaz.” Arya başını salladı. Karan ona gülümsedi: “Ben buradayım, seni koruyacağım.” Doktor cihazı Arya’nın bel bölgesine yaklaştırdı. İlk ışınlar vurulmaya başladı; Arya hafifçe irkildi ama ağrı olmadı, sadece küçük bir sıcaklık hissetti. Karan hemen eğildi, fısıldadı: “Güzelim, harikasın. Dayanabilirsin.” Birkaç dakika sürdü seans, Arya gözlerini kapatmıştı ama Karan’ın varlığı ona güç veriyordu. Seans bittiğinde doktor nazikçe: “Şimdi bir krem uygulayacağım, bu iyileşmeyi hızlandıracak.” Arya kremi sürerken Karan onun saçlarını hafifçe okşadı: “Her şey yoluna girecek, söz veriyorum.” Arya küçük bir tebessümle cevap verdi: “Seninle her şey mümkün gibi geliyor.”
Bölüm 25
25. Bölüm
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.