Arya, hafifçe gözlerini kapatıp derin nefes alırken, birden utangaç ama yumuşak bir sesle fısıldadı: Arya: “Bana sarılsana...” Karan, Arya’nın isteğini duyunca hafifçe gülümsedi. Uyku haliyle biraz sersemlemiş olsa da hemen yanına yanaştı. Yatağa uzandı, dikkatlice Arya’nın yanına yaslandı ve kolunu nazikçe onun etrafına sardı. Karan, hafifçe başını Arya’nın omzuna dayarken fısıldadı: Karan: “Buradayım, seni bırakmam.” Arya, Karan’ın sıcaklığına kendini bırakıp gözlerini kapattı. O an, ağrılar biraz daha hafifledi, kalbi ise Karan’ın varlığıyla biraz olsun huzur buldu. Sabah güneşinin ilk ışıkları odanın içine süzülürken Arya erkenden uyanmıştı. Sessizce yataktan kalktı, saçlarını kurutmadan doğrudan banyoya yöneldi. Sıcak suyun altında huzurla duş alırken, dışarıdaki sessizlik içinde kendi düşüncelerine dalıyordu. Bir süre sonra Karan uyanıp odadan çıkarken Arya’yı fark etti ve hafifçe seslendi: “Karan: Arya…” Arya cevap vermeden mutfağa yöneldi. Karan da sessizce onu takip etti. Mutfakta Arya, kahvaltı hazırlamakla meşguldü; ekmek kızartıyor, çay demliyordu. Karan arkasından yaklaşıp hafifçe sarıldı. “Karan: Güne böyle başlamak... güzelmiş.” Arya, arkasında Karan’ı hissedip hafifçe gülümsedi, saçları henüz ıslaktı ve bu haliyle samimi, sıcacık bir an paylaşmış oldular. Arya, Karan’ın kollarında hafifçe gülümsedi, “Seninle böyle sakin sabahlar geçirmek iyi geliyor,” dedi usulca. Karan da karşılık verircesine saçlarını okşadı. Bir süre sessizlik içinde, mutfaktaki kahvaltıyı hazırlarken birbirlerine eşlik ettiler. Karan, Arya’nın saçlarındaki ıslaklığı fark edip hafifçe, “Saçlarını kurutmaman pek alışılmadık, neden böyle?” diye sordu. Arya, biraz utanarak, “Dün gece çok yorgundum, biraz zamana bıraktım. Belki bugün biraz dinlenmeye ihtiyacım var,” dedi. Karan, anlayışla başını salladı, “Peki, bugün için planın nedir? İstersen birlikte dışarı çıkabiliriz ya da sadece evde kalıp dinleniriz,” diye ekledi. Arya, “Birlikte vakit geçirmek güzel olur,” dedi. Ardından kahvaltıyı masaya koyup, birlikte yemeğe başladılar. Sessizliğin içindeki sıcaklık, aralarındaki bağın derinliğini daha da hissettiriyordu. Arya, kahvaltılık malzemeleri düzenlerken hafifçe gülümsedi: “Seninle birlikte olacağım her şey güzel. İstersen evde kalalım, sakin sakin vakit geçirelim.” Karan, Arya’nın arkasında durup kollarını hafifçe beline doladı, saçlarını okşayarak: “Öyle olsun o zaman. Bugün tamamen sana ait. Sadece dinlen, ben de yanında olacağım.” Arya, Karan’ın sıcaklığını hissederek başını hafifçe yana eğdi. İçindeki yorgunluk bir nebze hafifledi, kalbindeki huzur ise büyüdü. Beraber mutfakta kahvaltıyı hazırlarken, sessizce birbirlerine eşlik ettiler. Karan zaman zaman Arya’ya bakıyor, onun inceliklerini ve yorgunluğunu görüyordu ama buna rağmen güçlü duruşundan etkileniyordu. Bir süre sonra, kahvaltı masasında otururken Arya hafifçe başını kaldırdı ve Karan’a bakarak: “Seninle böyle sakin sabahlar geçirmek gerçekten iyi geliyor. Sanki hayatın tüm karmaşası bir an duruyor.” Karan, gülümseyerek cevap verdi: “Ben de aynı şeyi hissediyorum. Senin yanındayken zaman yavaşlıyor sanki. Her şey daha anlamlı oluyor.” Arya hafifçe tebessüm etti, gözlerindeki yorgunluk kaybolmaya başlamıştı. Karan ise ona daha sıkı sarıldı, aralarındaki bağ ve sevgi bu küçük anlarda en derin halini buluyordu. Güne birlikte başlamak, paylaştıkları bu basit ama kıymetli anlar, Arya’nın hem bedenindeki ağrıları unutmasına hem de ruhundaki yorgunluğun azalmasına yardımcı oluyordu. Karan’ın varlığı, onun en büyük güç kaynağıydı.
Bölüm 21
21. Bölüm
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.