İçeriğe geç

yabanci yakiSikli

Bölüm 10 · 3 dk okuma

yabanci yakiSikli

Bölüm 10

arabadan atladı amı patladı

Onunla tutkulu bir öpüşmedeyken dilini ağzıma sokmaya çalıştığında bu hiç hoşuma gitmemişti ve ben de dayanamayıp üstüne kustum.

"Ahh, ne zamandır öpüşmüyorsun sen?" derken, üstüne 98 kilo kusmuş olmama rağmen, sesinde bir arzu vardı.

Aman tanrım ben ne yapmıştım? Utançtan gebermek üzereydim. KAAN TANGÖZE'NİN ÜSTÜNE KUSMUŞTUM! O ise bu durumdan orgazm olmuştu. Tanrım ne kadar seksi bir şeydi!

Ama utancıma dayanamayıp yan koltuğa geçtim. Bütün bunlar olurken arabayı da sürmeye devam ediyordu tabi ki de gerçek errrrkek işte, ahh boşalacağım!

Yan koltuğa geçtikten birkaç dakika sonra "AAAAAEEEEEEEEĞĞĞĞĞHHHHHHH H H H H H H HHH!" diyerek camdan dışarı balıklama atladım.

"ADA!" *BOOOOOOOMMM*

Kaan'ın bana seslenişiyle aynı anda bir patlama sesi geldi. Bu ses çok yakından gelmişti. Tanrım neler oluyor? Canım yanmaya başlamıştı fakat otoyolun kenarından aşağı otların arasından hızla yuvarlanırken kendime bakacak uygun bir zaman yoktu. Durmamı sağlayan şey ormanın biraz içindeki ağaca çarpmam olmuştu. Yavaşça doğruldum ve kendimi kontrol etmeye başladım.

"Siktir!"

Arabadan atladıktan sonra amım patlamıştı. Tanrım bu da neydi şimdi? Altımdan dumanlar geliyordu. Başımda dönüyordu ve kendimi hiç iyi hissetmiyordum. Sanki uykum geliyor gibiydi. Bir yerden duyduğum ayak sesleriyle başımı oraya çevirdim. Gözlerim kararmadan önceki gördüğüm en son şey ise bir insan silüetiydi...

1 Hafta Sonra...🛌🏻

Bugün sabah ekstra erken kalkmak zorundaydım. Çünkü bugün okulun ilk günüydü. Lanet olası okulun ilk günü! Saçlarımı doğal hâliyle bırakıp dudaklarıma da sadece nemlendirici sürdüğümde gitmeye hazırdım. Tabi bir de forma... Odama son bir kez bir şey unuttum mu diye göz atarken onun ceketini görmemle yutkundum. Yavaşça odama girdim ve sandalyemin üzerinde duran deri ceketi alıp kokladım. Onun kokusu... Vanilya-sigara karışımı kokusunu iyice içime çektim. Bu bana bir hafta öncesini hatırlatmıştı. Utançtan Kaan'ın arabasının camından atladıktan sonra bir ormana yuvarlanmıştım. Ve tabii

arabadan atladığım için de amım patlamıştı. Ama şu an her şey olması gerektiği gibiydi sağlığımda bir sorun yoktu. Beni ormanda baygın bulan kişi ise bir kulübeye getirmişti, benimle orada ilgilenmişti. Ertesi gün ise ailemin evine getirmişti beni. Bir haftadır Kaan'la yaşadıklarımızı ara ara düşünüyordum. Zaten kendisi de beni sürekli arayıp anılarımızı bana tekrar tekrar hatırlatıyordu. Ama hiçbir telefonunu açmamıştım. Ondan uzak durmak istiyordum. Bir yandan da onu istiyordum. Kafam çok karışıktı ve Kaan'la karşılaşmak, konuşmak istemiyordum. Tayyar mı Tezek mi Teosman mı her neyse işte o ne idüğü belirsiz uyuşturucu bağımlısı tipli adamın Kaan'la ben evdeyken öylece girmesiyle ise ona olan güvenim zedelenmişti. Üstüne üstlük en yakın arkadaşım da onun yanındaydı! Ona da bana da zarar gelmemesi için Kaan'la bağlantımı kesmek en iyisiydi. Fakat ona olan aşkım günden güne büyüyordu...

Annemin bana seslenmesiyle kendime geldim. Ceketi geri sandalyeme bırakıp aşağı indim. Çantamı da alıp dışarı çıktım.

Yaklaşık 15 dakika sonra okula varmıştım. Bahçedeki kalabalığın belli bir noktada toplanmış olduğunu fark etmiş ve garipsemiştim. Çünkü sıraya girilen alanda bile değillerdi ve bu tabi ki de garipti. Biraz daha kalabalığa doğru yaklaştıktan sonra Kaan'ı gördüğümde başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü resmen. Onunla fotoğraf çekinmeye çalışanlar, imza almaya çalışanlar...

O ise Deniz ve Ela'yla konuşmaya çalışıyordu. Beni sorduğundan endişelenip hemen oradan koşar adımlarla uzaklaşmaya başladım. Bu lanet herifin burada ne işi vardı? Onunla görüşmek istemiyordum bunu anlaması niye bu kadar zordu?

"Ada, bekle!"

Onun bana seslenişiyle olduğum yere mıhlanmıştım. Arkama döndüğümde bana doğru geliyor olduğunu gördüm. Arkadaki kalabalığı önlemek içinse birkaç özel güvenlik kollarıyla barikat kurmaya çalışıyordu. Sonunda yanıma gelmişti.

"Ada lütfen biraz konuşabilir miyiz?"

"Hayır Kaan! Seninle konuşmak istemiyorum. Ne işin var senin burada ya beni rezil mi etmek istiyorsun? Adamlarını da al git buradan."

"Ama neden böyle yapıyorsun? Neden benimle konuşmak istemiyorsun en azından bunu açıklasan lütfen. Bir daha seni hiç rahatsız etmem."

"Öyle mi?"

"Evet, lütfen."

"O zaman açıklamıyorum!" deyip arka bahçeye doğru hızla ilerlemeye başladım. Beni güçlü kollarıyla ensemden tutup kendine döndürdü.

"N'apıyorsun ya?" diye ona cırladım.

"Benimle konuşacaksın!"

"Bırak ensemi acıyor! Kaan lütfen bırak dedim!"

"Beni terk edemezsin! Sen de öylece beni kendine bağlayıp gidemezsin!"

"Kaan lütfen bırak..."

Ensemi öyle bir tutuyordu ki acıdan inlemeye başlamıştım. Ve arkadan birinin geldiğini gördüm.

"Kazan uglum sen ne yapiyursun burda?"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.