İçeriğe geç

yabanci yakiSikli

Bölüm 9 · 2 dk okuma

yabanci yakiSikli

Bölüm 9

seksi yaratık

Gecenin bir yarısı caddeye doğru yürüyordum. Ev resmen dağın başındaydı! Yürüken durmadan ağlıyordum. Tam bir aptaldım, yine kandırılmıştım. Hem de daha adını bile bilmediğim bir adam tarafından...

Bugün yaşadığım en iyi ve en kötü gündü. Rıza... Ya da Kaan... Artık kendisi her kim ise. Nasıl girmişti böyle birden hayatıma?

Hıçkıra hıçkıra ağlıyordum...ğğ...

Arkamdan bir arabanın geldiğini fark ettim. Taksi olabileceği ihtimali ile durması için işaret yaptım. Sokakta ay ışığından başka ışık olmadığından net görünmüyordu. Neyse ki gelen araba durmuştu. İçimden 'Oh.' çektim. Ama bir dakika bu... Bu taksi değildi! Aman tanrım!

Şoför camını açtı.

"Atla nereye gidiyorsan götüreyim."

Gecenin bir vakti taktığı şapkasından ve güneş gözlüğünden kim olduğu belli olmuyordu.

"G-ge-gerek yok, böyle iyiyim."

"Beni durduran sensin ama?" Bana bakıp hafiften gülümsedi.

Ahh, tanrım bu seksi yaratık da kimdi?

"Taksi sanmıştım, ondan."

"Peki sen bilirsin. Sana iyi şanslar." Orospu çocuğu gibi güldü ve gaza bastı.

"Bekle!"

Onun arabasına binmekten başka çarem yoktu. Bu zifiri karanlıkta yürümektense o seksi yaratık'ın arabasına binmeliydim...

Arabayı geri geri sürdü. Sağ eli direksiyonda sol eliyse çenesinde gülümseyerek bana bakıyordu. Tanrım, dayanılmaz biriydi... Ön taraftan dolanıp yanına oturdum. Öylece beklemeye başladı. Ona dönüp baktığımda ise hâlâ az önceki hâliyle duruyordu. Lanet olsun, koltuğa elli litre boşalmam inş...

"Neyi bekliyoruz?"

Beklemekten ve bekletilmekten hiç hoşlanmazdım.

Kemerini çıkardı ve birden üstüme eğildi. Dudakları dudaklarıma değecek gibi olmuştu. Elini yüzüme doğru getiriyordu. Gözlerimi kapattım. Fakat eli yüzüme değil emniyet kemerine gitti ve o çekme sesiyle gözlerimi büyük bir utançla açtım. Sonrasında da kendi kemerini taktı ve hareket ettik.

Aklıma yine Rıza gelmişti. O kadar güzel şey üstüne böyle bir bitiş hiç iyi olmamıştı. Gözlerimden istemsizce dökülen yaşlara mâni olamamıştım. Seksi yaratık bunu fark etmişti.

"Bir sorun mu var?"

"Sadece... Sadece zor bir gün geçirdim. Yani birkaç gündür böyle..."

"Anlat."

Bana emir verişiyle beni bir ateş bastı...

"Anlatmak zorunda değilim, tamam mı?"

Güldü.

"Neye gülüyorsun?"

"Hiç."

Sinirlerim iyice gerilmişti. Daha da çok ağlamaya başladım.

"Torpidoda peçete var."

Çantama baktığımda peçete bulamamıştım. Bu yüzden sonrasında da torpidoyu açtım. Sadece bir peçete ve bir de not vardı.

"Ada, her şey için özür dilerim. Sana kendimi anlatmama izin ver, lütfen. Bize bir şans ver...

-- Rıza Kaan Tangöze"

Bu da ne demek oluyordu? Seksi yaratığa baktım. Sadece yola bakıyordu. Sanki yanında bile değildim.

"Ne bu? Kimsin sen?"

"Hani tanımadığın insanların araçlarına binmezdin?"

Gülümsedi ve gözlüğünü çıkarıp bana baktı.

"Rıza?"

"Ada seni kaybetmek istemiyorum. Beni dinlemeni istiyorum ve şimdi de beni dinlemek zorundasın."

"Tamam, dinliyorum."

"Sana yalan söylemedim. Sadece beni şöhretimle kullanmandan korktum. Eğer benim kim olduğumu bilirsen sana insanların davranış şekillerinden, beni onlara anlatış şeklinden korktum. Beni benden tanımanı istedim. Her ne kadar magazinclerden kaçmaya çalışsam da bir şekilde saçma sapan hayatıma dahil oluyorlar ve hiç beni yansıtmayan haberler yapıyorlar. Benden nefret etmenden korktum..."

"N-ne-ne... Bir dakika... Sen... Sen Kaan Tangöze'sin..."

"Evet, ben Kaan Tangöze'yim. Hani elleri ellerime, gözleri gözlerime... Ben oyum işte."

Aman tanrım! İnanamıyordum! Bu nasıl mümkün olabilirdi ve ben onu nasıl tanıyamamıştım?

Dayanamayıp üstüne çıktım. Ani bir frenle durdu.

"Yabancı Yakışıklı'm, Allah'ına qurban..."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.