Otele döndüğümde saat geceyi geçmişti.
Koridor sessizdi.
Odamın kapısını açıp içeri girdim. Çantamı yatağın üzerine bıraktım, ayakkabılarımı çıkarıp pencerenin önüne geçtim.
Tam perdeyi kapatacakken kapı çaldı.
Bir kez...
Sonra bir kez daha.
Kapıyı açtığımda karşımda Aras vardı.
Yüzündeki ifade her zamankinden daha ciddiydi.
"Konuşabilir miyiz?"
Kapıyı biraz daha araladım.
"Dinliyorum."
"Böyle ayakta olmaz."
Bir an düşündüm.
Sonra kapıyı tamamen açtım.
"Beş dakika."
Aras içeri girdi. Odanın ortasında durdu.
İkisi de birkaç saniye konuşmadık.
Sessizliği bozan o oldu.
"Bugün seni Emre'yle görünce..."
Cümlesini yarıda bıraktı.
"Ne oldu?"
"Rahatsız oldum."
Kollarımı bağladım.
"Neden?"
"Görmek hoşuma gitmedi."
"Arkadaşım."
"Biliyorum."
"O zaman?"
Aras derin bir nefes aldı.
"Bilmiyorum."
Gözlerini benden kaçırdı.
"İlk defa böyle hissediyorum."
"Nasıl?"
"Seni kıskandım."
Odanın içinde kısa bir sessizlik oluştu.
Ona birkaç saniye baktım.
Sonra sakin bir sesle konuştum.
"Sen kim oluyorsun da beni kıskanıyorsun?"
Aras başını kaldırdı.
"Sadece..."
"Hayır."
Sözünü kestim.
"Üç yıldır hayatıma istediğin zaman girip istediğin zaman çıktın."
Sessizce dinliyordu.
"Mesajlarıma geç cevap veren sendin."
"Mary..."
"Konuşmam bitmedi."
İlk kez sesim biraz sertleşmişti.
"Bugün kiminle oturacağıma, kiminle konuşacağıma hesap soruyorsun."
"Ben hesap sormadım."
"Sordun."
Aras'ın yüzündeki ifade değişti.
"Belki de sordum."
"Peki hangi hakla?"
Bu sorunun cevabı yoktu.
Başını eğdi.
"Bilmiyorum."
"Biz sevgili değiliz."
"Biliyorum."
"Ben sana hiçbir açıklama yapmak zorunda değilim."
"Haklısın."
İç çekti.
"Yine de seni Emre'yle görünce... elimde değildi."
Bir adım bana yaklaştı ama aramızda hâlâ belirgin bir mesafe vardı.
"Senden hoşlanıyorum, Mary."
İlk kez bunu açıkça söylemişti.
"Belki uzun zamandır."
Odanın sessizliği yeniden üzerimize çöktü.
Ben cevap vermedim.
Ne geri çekildim...
Ne de ona yaklaştım.
Aras bakışlarımdan bir cevap aradı.
Bulamayınca hafifçe başını salladı.
"Sanırım bunu söylemek için doğru zaman değildi."
Kapıya yöneldi.
Tam çıkarken durdu.
"Bir daha sana böyle hesap sormayacağım."
Kapıyı sessizce kapatıp koridora çıktı.
Ben ise olduğum yerde kaldım.
İçimde cevaplayamadığım onlarca soru vardı.
Ama bir şeyi biliyordum.
Bu gece, aramızdaki denge geri dönmeyecek şekilde değişmişti.