"Derin nefes al kapağı açıp kitabın içine bakışlarını daldır. Tekrar derin nefes al gözlerini kapat ve hisset. Geri dönmek için hissetmek yeter."
-John kitabevi
Notu okuduktan sonra yaşadığım şeyin her kitapta neden olmadığını anladım. Saçma ve garip geliyordu ama yaşamıştım. O kitapçıya gidip kitap aldıktan sonra olmuştu bütün bu olanlar. Buna bir son vermek ve eskisi gibi sakin hayatıma dönmek istiyordum. Satın aldığım kitapları topladım ve iade etmek için hazırlanıp çıktım.
Her zamanki gibi sessizdi. Kimse var mı diye seslendikten sonra bir kaç kitabın canlı renklerle parladığını fark ettim. Hayır. Bu kez bakmayacaktım.
-Ahh demek yine geldin. Maymunlar Gezegeni'ni almaya mı geldin?
-Hayır. Aldıklarımı tekrar vermek istiyorum. Ben... ben onları sevmedim. Konuları bana hitap etmedi.
- Onları geri veremezsin Luna.
-İsmimi nerden biliyorsunuz?
- Öğrenince zevk alacağına eminim.
-Siz biliyorsunuz değil mi?
-Evet ve sana nasıl yapacağını öğreteceğim. Fakat bunun ciddi birşey olduğunu kavraman gerekiyor. Nasıl ki bacakların kesildi ve pijamaların yandıysa...
-Ama siz.. Nasıl bilebilirsiniz? Nasıl öğrenebilirim?
-Kitaplar sadece okunmak ve anlaşılmak için varlar. Bu gerçek hayatın bir kuralıdır. Fakat bazen ötesi vardır ve sana bunu göstereceğim. Gel benimle.
Parlayan kitaplara doğru yürüdük ve orda benden hikayesi güzel olan bir kitap seçmemi istedi. Simyacı kitabını seçtim. Benden derin bir nefes alıp kitabı açmamı sayfalarına bakmamı ve hayal etmemi istedi. Onu da yaptım ve gözlerimi açtığımda yanımda John vardı ve bir çölün ortasındaydık. Kervanlar geçiyordu. Mısır'a yürüyorduk.
-Bu olanlara inanamıyorum. Muhteşem.
-Her zaman öyle olmuyor Luna. Bazen korkunç şeyler yaşayabilirsin.
-Bana neden kızım demiştin? Genç duruyorsun.
-Benden korkmanı istemedim. Muhtemelen senden büyüğüm ama yaş farkımızın 4-5 olduğunu düşünüyorum.
-Bence onu da biliyorsun.
-Elbette. Hadi geri dönmeyi de öğretmem gerekiyor.
Kitapçıya döndüğümde etkisinden çıkamamıştım. Ayakkabılarım kum dolmuştu.
- Teşekkür ederim fakat neden ben?
- Bu çok karmaşık Luna. Kurtarmamız gereken birisi var ve bu senin için de çok önemli.
- Kurtarmak mı? Kitaptan mı?
- Daha açık olmam gerekirse Luna... Kitaplardaki olaylar gerçek hayatla bağlantısı olan insanları etkiliyor. Sen kitabın içine girdiğin zaman burda ki hayatın devam ediyor. Ama sen kitabın içinde kalmaya devam ediyorsun ta ki gelene kadar. Maymunlar seni sürüklerken sen burda kitaplara bakmaya devam ediyordun. Telefonda annenle konuştun ve geri geldiğinde de kitabı eline aldığın yerden devam etmiş gibi geldi sana. Bu yüzden dizlerinde oluşan kesikleri ve kanamayı sonradan fark ettin. Kitabın sonuna kadar yaşamış olsaydın içinde olduğun kitaba göre bir sonun olacaktı Luna. Ya mutlu bi son ya da ölüm....
- Kimi kurtaracağız? Benimle ilgisi ne?
- Bunu söylemeyi ben istemezdim ama baban benden sana yardımcı olmamı ve bunu tıpkı annen gibi senin de yapabildiğini söyledi.
- Annem mi? O da mı biliyor? Ama ama hiç biliyor gibi değildi? Babam... Neden seni bana yardım et diye seçti? Babam benden ne bekliyor peki?
- Üzgünüm Luna ama senden beklediği anneni kurtarman...