Dün gece olanlardan sonra bugün afallamıştım ve hiçbir derse kendimi veremedim. Rüya görmüş olabilirdim yada hayal kurmuş da olabilirdim. Ama yüzüm nasıl is olurdu ve pijamam nasıl yanmış olabilirdi? Dora'ya anlatmak istedim ama ne diyecektim? Muhtemelen çok okumaktan dolayı kafayı yediğimi düşünecekti. Okumak yüzünden deli damgası yemek istediğim en son şeydi.
Eve koşar adımlarla yürüdüm. Annem geldiğimi görür görmez pijamamı nasıl yaktığımı sordu. Açıklayamadım çünkü kendimde bilmiyordum. Odama çıkıp ödevlerimi yaparken gözüm sürekli kitaba çarptı. Çok güzeldi ama tekrar okumak beni korkutuyordu. Bir iki saat sonra yatağa uzandım ve kitabı elime aldım. Derin bir nefes alıp kapağını açtım. Hiçbir şey olmuyordu. Biraz okuduktan sonra kafamda kurduğumu düşündüm. Belki de önceden yanmıştı pijamam ama fark etmemiştim.
Hafta sonu gelmişti ve bütün hafta sonunu evde geçirmek istemedim. Kitapları aldığım aynı dükkana gittim. Bir kitapçıya göre fazla sessiz ve kimsesizdi. Rafların arasında gergin gergin gezerken bir kitabın kendini bana belli ettiğini hissettim. Etrafıma baktım ve kitaba doğru yürüdüm. Elime aldığımda kalbim çok hızlı atmaya başladı. Maymunlar Gezegeni... Daha önce okumamıştım belki de o yüzden ilgimi çekmiştir diye düşündüm. Arka yazısını okuyunca hoşuma gitti ve sayfaların arasını karıştırıp kitap kokusunu içime çekip gerginliğime bir son vermeyi düşündüm. Sayfaları burnuma yaslayıp kokuyu içime çektiğim anda bir gürültü koptu ve kitap elimden düştü. Etraf karanlık bir ormandı iki maymun benim kollarımdan tutmuş sürüklüyordu. Paniğe kapıldım çığlık atıp yardım istedim. Aklım almıyordu olanları. Beni farklı bir dilde yaygara kopararak sürüklediler. Kollarım,bacaklarım, yüzüm yerdeki kuru dallar yüzünden kesik kesik olmuştu. Can havliyle bağırıyordum beni tutup sert bir şekilde kafese attılar ve kafesin kapısının kapanması ile kendime gelmem bir anda oldu.Korkudan öleceğimi sandım. Kitapçıdaydım ve kitap halen elimdeydi. Arkamdan gelen sesle irkildim.
- Bazı kitaplar sen oku diye seni bulurlar. Tıpkı bir arkadaş gibi yolun kesişir. Bence almalısın. Satmak için söylemiyorum ama okunmaya değer bir kitaptır.
Sesim titriyordu.
-Siz??
-Ah pardon ismim John. Kitapçının sahibiyim. Pek müşteri gelmez bu yüzden içerde kahvemi alır televizyon izlerim. Geldiğini duymadım ama bir inleme sesi duyunca geldim. Herhalde bana öyle geldi çünkü gayet iyisin.
- Ben.. ben iyiyim teşekkür ederim.
- Kitabı alacak mısın?
- Teşekkür ederim almayı düşünmüyorum. Belki başka zaman başka bir kitap alırım. İyi günler.
-Sana da güzel kızım.
Ağlamamak için zor tutuyordum kendimi. Kaldırım bulup soluklandım. Belki bir psikologla görüşmem lazımdır diye düşündüm. Nasıl bir anda maymunların beni sürükleyip yaralayıp kafese attıklarını görmüştüm ki. Görmemiştim hayal etmiştim bence yine. Evet evet hayaldi. Biraz daha sakinleşip eve geldim. Annem ve babam yemek yiyorlardı beni görünce birbirlerine baktılar ve panikle ayağa kalktılar.
- Luna!
- Luna ne oldu sana. Ah inanmıyorum neden haber vermedin ne oldu?
Neden bahsettiklerini anlamamıştım. Ta ki annem gelip eteğimi kaldırıp dizlerimden ve alnımdan akan kanı gösterene kadar.
