İçeriğe geç

Ya Gerçek Olsaydı?

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Ya Gerçek Olsaydı?

Bölüm 1

Rüya Olmalı

Kendimi bildim bileli kitaplarla büyüdüm. Annem ve babam ortaokulda bir kütüphanede tanışmışlar.Birlikte kitap okumayı çok severlermiş ve okudukları ilk kitap Harry Potter serisi olmuş. Bu nedenledir ki annem adımı en sevdiği karakteri koymuş. Luna. Hayat dolu, iyimser ve neşeli bir kız olayım diye. Öyle de oldu. Hayatım boyunca hep çok sevildim ve çok neşeliydim. Kütüphanesi olan bir evde büyüdüğüm için bu tıpkı ailem gibi benide kitap aşığı birisi yaptı. 18 yaşıma kadar pek çok kitap okudum ve hayal gücüm inanılmaz gelişti. Bazı kitap sonlarında ağlıyorum bazılarında ise karakterle bütünleşip onun yerine ben mutlu oluyorum. Hayalim hem bir yazar hem bir müzisyen olmaktı bu yüzden de okul çıkışları keman kursuna gidiyorum. Keman sesi benim için terapi.

Okuldan çıktıktan sonra arkadaşımla yeni açılmış ama hiçbir müşterisi olmayan bir kitapçıya gittim ve kendime yeni kitaplar aldım. Garip bir dükkandı ve kitaplar sanki konuşuyor gibiydi. Her defasında çok uzun düşünürken bu defa bilinçsizce seçtiğim kitapları aldım. Annem türk olduğu için türk romanlarına da ilgim çok fazlaydı ama babama göre okumam için önceliklerim dünya klasikleri olmalıymış. Dora benim en yakın arkadaşım ve o da babamı destekliyor. Şeker Portakalı serisi, Fahrenheit 451, Serenad, Son Ada, Romeo ve Juliet ve Benjamin Button'un Tuhaf Hikayesi kitaplarını aldım. Dora'yla bir kahve içtikten sonra hemen eve gidip bir tanesine başlamaktı niyetim.

Annem Livaneli'nin kitaplarını görünce çok sevindi ama babam için aynı şeyi söyleyemem. Odama çıkıp yatağıma uzandım ve seçtiğim ilk kitaba başladım. Fahrenheit 451. Biraz okumaya başladıktan sonra gözlerim buğulandı ve bir sürü adamın kapıma vurması ve dışardan gelen seslerle irkildim etrafıma baktığımda odam dışında kitap dolu bir evde kitapları saklamaya çalışırken buldum kendimi. Kalbim çok hızlı atıyor ellerim titriyordu. Kimdi bu adamlar? Ben neredeydim? Nerede neden bulunduğumu bilmeden kitap raflarımı telaşla boşaltıyordum ve saklamaya çalışıyordum. Heyecandan kalbim duracaktı soğuk terler döküyordum. Perdeyi araladım ve dışarı baktım. Bu bir itfaiyeydi ve neden kapımdaydı? Yangın falan yoktu yada ben aramamıştım. Anneme babama seslendim ama benden başka kimse yoktu. Çaresizce kapıyı açtım belki yanlış anlaşılma vardır umuduyla. Kapıyı açmamla ellerinde alev püskürten hortumlar olan üç adam kapıyı ve beni itip içeri girdi. Buna ne hakları vardı? Her yeri dağıttılar ve bir tanesi beni kollarımdan tutup bağırdı.

-Nereye sakladın göster yoksa seni de evle beraber ateşe veririz.

-Ben... ben bir şey anlamadım.

-Kitap okumak yasak! Kitap bulundurmak yasak! Bilmiyor musun? Yasalara nasıl karşı gelirsin? Kimsenin seni ihbar etmeyeceğini mi sandın?

Kafam durmuştu ve tek çarem kitapları göstermek oldu. İki itfaiyeci hiç düşünmeden kitapları anında ateşe verdiler.

-Lütfen hayır hayır lütfen...

-Bırak yoksa seni de yakmak zorunda kalırız. Bizi buna zorlama lütfen.

Ne kadar kitap varsa perdelerimle beraber tutuştu ve çıkıp gittiler. Ateşe yaklaştım söndürmeye çalıştım nefesim kesildi. Aralarından bir kitap kurtarmaya çalışırken gözyaşları içinde kendime geldim. Gözlerim yaşla doluydu ve yatağımda kitap okuyordum. Nasıl olabilirdi? Bir rüya mı görmüştüm? Kitabın konusundan etkilenip rüya görmüş olabilirdim. Elimi yüzümü yıkamak için yataktan kalktım ve banyoma gittim. Aynaya baktığımda is sinmiş siyah yanaklarımı ve ucu yanmış pijamamı görünce donakaldım.

Bölüm sonu

3 yorum