İçeriğe geç

X [Taegi Fanfiction]

Bölüm 26 · 5 dk okuma

X [Taegi Fanfiction]

Bölüm 26

Bölüm 25: İkinci Yarıyıl Başlangıcı

Günler birbirini kovaladı. Kim Taehyung, arkadaşı Park Jimin'in tezine yardım etmeyi her ne kadar en başında bir bahane olarak kullanarak arşive giriyorduysa da artık durumlar biraz farklıydı. Hem artık Profesör Min'in asistanı olduğu için hem de Park Jimin'e dosyaları bulmakta gerçekten de yararlı olduğu ve birkaç teoremi ispatlamasına da yardım ettiği için pek de bir bahane yerine geçmiyordu.

Bu süreçte fark ettiği çok şey vardı. İnsanlar Profesör Kim Namjoon ve Profesör Jung Hoseok'un isimlerini duyduğunda biraz daha uzun bir yol izlerlerken aynı olay, sadece Profesörleri Kim Seokjin ve Min Yoongi yaptığında tamamen bambaşka bir olay oluyordu, her şey saniyesinde halloluyordu. Kim Namjoon ve Jung Hoseok, geçmiş hayatlarındaki profesörlerinin hepsinde iyi kazınmış haldeyken bu durum Min Yoongi ve Kim Seokjin için geçerli olmamakla beraber 'bu kadar zeki olmaları tanrının bizi sınama şekli olmalı' deyişleri de çoğunlukla benzerdi.

O sorada Min Yoongi ve Kim Seokjin tatil dönüşünden sonra olanları Arkadaşlarına anlatmışlar ama eski hallerinde devaö ettikleri için herhangi bir tepki çekmemişlerdi. Profesör Choi Kyung Mi, başka bir üniversiteye transferini isterken Profesör Shin hala büyük bir merak konusuydu.

Yoongi ve Jin, uzun tatillerinden beri ilk kez, dönemin ilk dersi için birbirlerinden ayrılmışlardı. Jin ona iyi dersler dilerken Yoongi bu büyülü rüyadan uyanmak zorunda kalmanın memnuniyetsizliği içerisinde sınıfına giriyordu.

Gece karanlığı gözlerini tıka basa dolu sınıfında gezdirdi. "Kim Taehyung nerede?" Döneme bu soruyla başlamak kendisini de şaşırtmamış değildi. Normalde güzel bir sohbetle başlar ve bu türden soruları araya sıkıştırmayı severdi ama Kim Taehyung, şu ana kadar -sonunda ölüm bile olsa- dersi aksatmayan birisiydi. Sınıfı bir anda saran sessizlik o kadar büyüktü ki profesör bir süre daha tek kelime etmeden cevabı beklemenin aptallık olacağını anlayarak basit bir teori ortaya attı. "Hasta mı?"

"Hayır, profesör. Gelmek istemediğini söyledi. Fark etmeseydiniz adına imza atacaktım." Tüm dürüstlüğünü ortaya seren Jeon Jungkook korku dolu bakışlarıyla profesöre baktı fakat profesör az önce cevabı beklerken vermiş olduğu imza kağıdını geri alıp sayfaları karıştırmaya başladı. Şu ana kadar hiç devamsızlık yapmamış öğrencisi bugün ne diye ortadan kaybolmuştu? Ayrıca asistanıydı da. Daha fazla katılacağını ummuştu.

"Bunu senden o mu istedi?" Önlüğünün cebindeki mavi dolma kalemi çıkarıp 'Kim Taehyung' isminin hizasına imza atmak için dikkat kesildi fakat alacağı cevabın, fikrini değiştireceğini bildiği için ağırdan almayı tercih ediyırdu.

"Hayır, profesör. Ben devamsızlıktan kalmasını istemedim. Biliyorsunuz ki ben çok kaldım, bu yüzden ne kadar kötü bir durum olduğunu iyi biliyorum. Onun yaşamasını istemedim. Eminim ki öğrenirse beni pataklar ama-" elinden geldiğince hızlı konuşuyorken sözü, profesör tarafından kesildi.

"Yeter." İmzayı atıp tekrar listeyi verdiğinde Jungkook'la buluşmuştu gözleri. "Hayır dediğinden sonrasını dinlemedim bile. Bu kadar ayrıntı vermene gerek yok. Ona derslere gelmesi gerektiğini söyle, yeter."

"Tabi, profesör." Şaşkınlıkla oturdu ve sırasının altındaki telefonu alıp mesajlara girdi çabucak. Elleri tir tir titriyordu. Daha önce Profesör Min'i hiç bu kadar sert görmediğini düşündü.

Jeon Jungkook

İNANAMIYORUM TAEHYUNG!

SANIRIM AZ ÖNCE HOCA SENİN İÇİN İMZA ATTI.

HALA ALTIMA İŞEMEK ÜZEREYİM, ÇOK KORKUTUCUYDU AMA GERÇEKTEN MÜTHİŞ, DEĞİL Mİ?

Kim Taehyung

Bekle, ne?

Önce bir sakin ol.

Gerçekten emin misin?

Jeon Jungkook

İmza kağıdı geldiğinde kontrol edeceğim.

Ama imza kağıdına imza attı.

Kendi adına atmadı ya :)

Kim Taehyung

Belki kendini de devamdan bırakıyordur :)

Jeon Jungkook

Kontrol edip sana da fotoğrafını atacağım.

Kim Taehyung

Söylesene, seni korkutacak ne oldu?

Jeon Jungkook

Seni sordu.

Ben de bana ne dediysen aynısını dedim.

Fark etmeseydi imza atacağımı da söyledim.

Kim Taehyung

Senden böyle bir şey isteyen oldu mu peki?

Jeon Jungkook

Merak etme onu da belirttim -,-

Dinlemediğini falan da söyledi ama kimin umrunda?

Ben açıkladım ne de olsa.

Kim Taehyung

İyi...

Jeon Jungkook

Bu arada Tae...

Profesör derslere gelmen gerektiğini söylememi istedi.

Neden gelmedin gerçekten?

Çok sevdiğini sanıyordum.

Kim Taehyung

Halsizdim.

Bir dahakine gelirim.

Niye bu kadar umrundaydı acaba -,-

Jeon Jungkook

Gelip kendin sor.

Bende onu da soracak hal kalmadı.

"Çünkü ödev sorularımı çözen tek öğrenci o. Öyle yaz." Jeon Jungkook yutkundu, önünde bırakılan imza kağıdına bakarken telefonunun ekranını karartıp başını usulca kendisine bakan adama doğru kaldırdı. Daha az önce sınıfa hal hatır sormuyor muydu, ne zamam dibinde bitivermişti?

"P-profesör..." diye zorlukla mırıldandı.

"Dediğimi yaz." Tekrar ettikten sonra merdivenleri ikişer üçer inmeye başladı. "Bugünkü dersimizde tekrar ilk dönemi tekrar edeceğiz zira ben hatırladığınızı pek düşünmüyorum. Şu basit hatırlatma sorusuyla başlayalım..." tahtanın önündeki tebeşirlerden birini alarak tahtaya iki kere vurdu ve soruyu yazmaya başladı. O sırada Jungkook tekrar telefonuna döndü. Park Jimin ilk kez düzgünce not alıyor, derse katılmak için can atıyor gibi görünüyordu.

Kim Taehyung

Biraz abartıyorsun sanki.

O iyi birisi.

Ona karşı önyargılı davranıyorsun.

Jeon Jungkook

ALTIMA SIÇIYORDUM.

GERÇİ KONTROL ETMEM LAZIM.

SIÇMIŞ DA OLABİLİRİM ÇÜNKÜ.

Kim Taehyung

Yine ne oldu?

Ne kadar da abartıyorsun...

Jeon Jungkook

MESAJLARIMI OKUYORMUŞ.

SANA YAZARKEN MESAJLARIMI OKUYORMUŞ.

VE BANA DEDİ Kİ...

ELİM AYAĞIM TİTRİYOR YAZAMIYORUM BİLE!

Kim Taehyung

Neden yazamıyormuş?

Ne alakası var elinin ayağının titremesiyle?

Gerçekten çok saçma.

Jeon Jungkook

SEN ŞAKA MISIN!?

BENİM ELİM AYAĞIM TİTRİYOR, GERİZEKALI!

"Jeon Jungkook." Seslenişiyle yerinden fırladı, bu isme sahip yakışıklı genç oğlan. Beti benzi atmıştı ama hala güçlü durmaya çalışıyordu. "Burada çelişkiye nereden düştüğümüzü gösterir misin?"

Jungkook yutkundu, hızlıca soru üzerinde gözlerini gezdirirken Jimin -bilerek- yere düşürdüğü kalemini alırken fısıldadı. "İlk kabulden de ve kurtul."

"İ-ilk kabulden." Dedi Jungkook çaresizce. "Kabulümüz doğru olsaydı çelişkiye düşmezdik." Basit bir akıl yürütmeydi ama genelde bu cevabı isterlerdi zaten. Jimin olmasa bu basit şeyi bile anımsayamazdı.

"Aferin sana, Park Jimin." Gülümseyerek kollarını göğsünde bağlamıştı. "Bu derse ilginin artmasına hayran kaldım. Tahtaya gelip benimle basit bir örnek yapmak siter misin?"

Gözleri ardına kadar açık onu izleyen Park Jimin boğazını temizledi ve usulca ayağa kalktı. "P-peki profesör..." merdivenleri hızlı hızlı inmiş, profesörün yazmakta olduğu soruya dikkat kesilmişti.

O sırada profesörün telefonu titredi.

Kim Taehyung

Sizin asistanınız olmak istemiyorum.

Okulu da bırakıyorum.

Şu ana kadarki ilginiz için teşekkürler ama bunu yapabileceğimi sanmıyorum.

Profesör iç geçirdi, tahtadaki soruyu çözen Jimin'e hayranlıkla baktı. Bu tatil herkese yaramış gibi görünüyordu, elbette asistanı hariç.

X

Sana fikrini sormadım.

Sen söyledin.

Artık geri dönemezsin.

Bir sorun varsa bunu beraber çözebiliriz.

Dersten sonra yanıma gel ya da yanına geleyim.

En azından okulu bırakma.

Sen parlak bir öğrencisin.

Kim Taehyung

İstemiyorum.

X

Sana fikrini sormadım.

Kim Taehyung

Canımı yakıyorsunuz.

X

Dersten sonra konuşalım.

Yüz yüze.

Lütfen.

Kim Taehyung

Yanınıza gelirim.

Ama bu fikrimi değiştirmez.

X

Göreceğiz.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.