Kamilin Anlatımıyla
Kamil:Hayri yeter koş koş nereye kadar valla bende derman kalmadı!
Hayri:benimde ayaklarıma kara sular indi.
Hayri arkamızda birisi var mı diye kontrol etti baktı ki ne gelen var ne giden:
Hayri:gel iki dakika soluklanalım şurada.
İkimizde perişan halde yere çöktük hem koşmaktan ayaklarımız ağrıyordu hem de fena terlemiştik. Nefes alış-verişlerimin arasından Hayri'ye:
Kamil:Hayri sence Mertler iyi midir?
Hayri:Umarım Kamil...
Biraz sonra yavaştan kendimize gelmiştik ve hemen oyalanmadan ayaklanıp yola devam ettik nereye gittiğimize dair ikimizin de en ufak bir fikri bile yoktu.
Kamil:Hayri biz ne kadar daha böyle devam edicez?
Hayri:Nerden bileyim arkadaş!
Kamil:Of Hayri of!
Biraz daha yürümeye devam ettik ve sonunda bir çıkış göründü aşağıdan bir yerden ışık geliyordu. Tam heyecanla çıkışa doğru koşmaya başlayacaktım ki ayağım kaydı ve aşağıya doğru yuvarlandım.
Hayri:Kamil!
Kamil:AGAGAGAGAGGAGAGAG!
Neyse iyi tarafından bakarsak oraya daha hızlı varmıştım ama sanırım belimi kırmıştım:
Kamil:Of belim!
Hayri:Kamil iyi misin?
Kamil:Turp gibiyim Hayricim kesinlikle belimi kırmadım.
Hayri:Yok arkadaş sana soru falan sorulmaz!
Dedi Hayri son basamaktan inerken.
Kamil:Halimi görmüyor musun?
Hayri gözlerini devirdi bende sinirle yerden kalktım daha sonra etrafa bakındım burada bir sürü oda vardı.
Hayri:Kamil nereye geldik biz?
Kamil:Bilmiyorum ama galiba yakaladıkları kişileri burada tutuyorlar.
Tam o an aklıma dank etti:
Kamil:Hayri! Ya Akında buradaysa?
Hayri:Aha! Olabilir bakalım mı bir?
Kamil:Bakalım hem Akın buradaysa zaten Mert'te buradadır.
Hayri ile birbirimize bakarak gülümsedik ama bunu bir ses bozdu:
X:Kim var orda?
Kamil:Şimdi yandık...
Hayri:Buldular bizi Kamil!
X:Kim var dedim!
Hayri daha çok koluma sarıldı bende daha çok Hayri'ye sarıldım bu sırada adım sesleri yaklaşıyordu. Soğuk soğuk terliyordum resmen galiba bu sefer ciddi yakalanmıştık.
Artık sesin sahibinin gölgesini de görebiliyorduk. Tam o sırada Hayri'nin deli cesareti tuttu ve:
Hayri:Asıl sen kimsin arkadaş!
X:Hayri?
Hayri:ANNECİM İSMİMİ BİLİYOR BU!
Bu sesin sahibini tanıyordum sanırım ama teyit etmek için sormaya karar verdim.
Kamil:Mert?
X:Kamil?
Hayri:Mert?
Mert:Hayri?
Kamil:Sen misin?
Mert:Evet benim!
Hayri ile derin bir oh çektik ve koridorun köşesinden Mert göründü:
Kamil:Mert! Oh çok şükür bir şey olmamış sana.
Hayri koşarak Mert'e sarıldı hemen arkasından bende gittim ve üçümüz birbirimize kocaman sarıldık.
Mert:Sizin dışarıda olmanız gerekmiyor muydu?
Hayri:Yakalandık...
Mert:Tahmin etmiştim.
Kamil:Sen naptın buldun mu Akını?
Mert:Galiba evet.
Hayri:Ee nerde?
Mert eliyle bize koridorun sonunda bir oda gösterdi:
Mert:Muhtemelen orda.
Hayri:Muhtemelen mi?
Mert:Evet o kadar seslendim ama cevap vermedi en sonunda o odanın içinde bir karaltı gördüm ve muhtemelen o Akın.
Kamil:Nasıl yani sana cevap vermedi mi?
Mert:Evet galiba bana tavırlı...
Hayri:Akın? Sana? Tavırlı? Hayatta duysam inanmam.
Kamil:Normalde olsa bende inanmazdım ama bu sefer sanırım tavır almada haklı.
Mert:Evet hemde sonuna kadar.
Hayri:Ee ne duruyoruz o zaman gidip kurtaralım Akını sonra alırız gönlünü.
Mert:Sizi bilmem ama beni kolay affetmeyecek...
Elimi Mert'in sırtına koydum:
Kamil:Merak etme Mert Akın hemen
yumuşar seni görünce.
Bu biraz olsun Merti rahatlatmıştı derin bir iç çekti ve bizi Akının olduğu odaya doğru götürmeye başladı.