-"Al bakalım benim minik pamuğum yesin." Elimdeki çilek dolu kaseyi Ala'ya uzattığımda gözlerini büyüterek hemen kapmıştı.
-"Babamız olmayabilir ama teyzemiz bize fazlasıyla yetiyor." dedi çileklere gömülmeden hemen önce.
İkimiz yaklaşık bir hafta önce Ala ile birlikte annemin isteği üzerine Bodrum'a gelmiştik. Yaz sezonu olduğu için eniştem çok yoğundu. Bu yüzden Ala fazla yalnız kalıp sıkılıyordu. Annem beni çağırınca bende yanıma Ala'yı almıştım.
Maalesef sevdiğim bir tanecik erkek yanımda yoktu ama her gün her saat konuşuyorduk.
En son bir ay önce olan olaylı günleri geride bıraktığımızda ben onu daraltmaya devam etmiştim. Oraya gitme bir şey olur buraya gitme bir şey olur diyerek onu canından bezdirdiğim için şuan kafasını dinliyor olmalıydı.
-"Daha fazla yiyemeyeceğim. Hazırlanalım ve bekarlıkta yaptığımız gibi bir beach club günü yapıyoruz ! Kocacım duymasın."
Ala'nın kalkmasıyla sırıtarak onu takip ettim. Burada fazla fazla kopuk mekanlar vardı ve dediği gibi önceden sık gelirdik.
Birlikte kaldığımız odada o banyoda ben odada giyindim. Aslında fazladan oda vardı ama Ala'nın uykusu bastırana dek sabahlıyorduk.
Gözüme gözlük taktığımda son olarak aynadan görüntüme baktım.
Kendime okey işareti yapıp eşyalarımın olduğu çantayı omzuma astım.
Ala'da hazırdı. Siyah beyaz göğüs dekolteli bir mayo giyiniyordu. Az önce dediği gibi gizlemek yerine elbette enişteme haber verdikten sonra yazlığın alt kısmında kalan plaja yürüyerek inmiştik.
İstanbul'dan tatile gelen bir kaç arkadaşımıza rastlayınca onların olduğu tarafa girmiş koltuklara yerleşmiştik. Buz gibi biraları içerken yankı yapan müzik eşliğinde dans ediyorduk. Ala bu sırada oturuyor ve meyve suyunu içiyordu. Ona gelmesini işaret ettiğimde telefonunun kamerasını açarak gelmişti.
Çektiği videoda bir nevi çılgınlar gibi eğleniyor görünüyorduk. Ki öyleydi.
-"Rümeysa'ya atıyorum." dedi gülerek.
Onun da gelmesini çok istemiştim ama küçük güzel bir gelişme olduğu için gelemedi.
Alptekin'in onlarda kaldığı bir hafta boyunca kaçamakları olmuştu. Bir gece Rümeysa su almaya kalktığında Alptekin'in kaldığı odadan düşme sesi duyduğunu söylemişti. Bir şey olduğundan korkarak girdiğinde ise yere düşen yalnızca küllüktü ama alev alan başka şeyler olmuştu.
Sanırım ikiside içinde bazı şeyleri bastırıyorlardı. Açıkçası Alptekin'i çok tanımasam bile ondan etkilendiğine kalıbımı basabilirdim.
O ufak öpücüklerinin yaşandığı geceden sonra Rümeysa çok tedirgindi. Bende onunla birlikte aynı şekilde ürküyordum çünkü Savaş'ın kulağına giderse ne tepki vereceğini kestiremiyorduk.
Uzun süre ikisi yalnızca telefonda kaçak göçek konuştular. Dışarıda görüşemiyorlardı çünkü Rümeysa hep Savaş'ın adamlarından biriyle çıkıyordu.
Bodrum'a geldiğimiz günde Rümeysa İstanbul'a yeni taşınan kuzenine yardım amaçlı onun öğrenci evinde kalırken Alptekin'le aradığı fırsatı bulmuşlardı. Ondan dolayı bizimle gelemedi. Sevgisinin daha ağır bastığına eminim.
-"Aa baksana ne diyor !" Ala telefonunun ekranı bana çevirince dans etmeyi bırakıp mesajı okudum.
-'Abimin korkusundan kafayı yemek üzereyim. Yanınıza kaçıyorum ve orada sevgilimle yiyişmek istiyorum !'
Kahkahamı attıktan sonra ses kaydına bastım.
-"Sen çıldırmışsın ! Bir an önce kaç gel !" diye söyleyip gülmeye devam ettim.
Geçen saatler bu iyi haberin üzerine daha keyifliydi. Yeni bir içki almaya gidiyorken Savaş'ın aradığını görünce telefonumla birlikte insanların arasından sıkışarak geçtim. Club kapısından çıktıktan sonra plaj kısmında boş bulduğum bir yere oturup Savaş'ı aradım.
-"Neden aradığımda açılmıyor küçük hanım ?"
Dudaklarımı ısırıp gülümsedim.
-"Şeyden dolayı açılmıyor gürültülüydü dışarı çıktım." dedim.
Sürekli konuşuyor olsak bile hep özlüyorum hep !
-"Oralarda yalnız başınıza olmanız beni çıldırtıyor biliyorsun değil mi ?" diye sordu hafif sert tavrıyla.
-"Biliyorum sevgilim." diye mırıldanırken elim ayağım birbirine dolaşmış yüzüm ateş parçasına dönmüştü.
Aylardır birlikte olmamıza rağmen ona bir sevgi sözcüğü söylemek çok zordu. Çok utanıyordum. Yıllarca Savaş dediğim bir adama sevgilim demek karnımı ağrıtıyor !
-"Hım...sevgilim demek. Pekala şimdi kızamıyorum güzel hamleydi." dediğinde utançla kıkırdadım.
-"Sen ne yapıyorsun ?" diye sordum ardından.
-"Şirketteyim. Rümeysa yanınıza gelmek istedi ona bilet aldım."
-"Sende gelsen keşke." dedim üzüntülü bir iç çekişle.
-"Biraz işlerim var güzelim. Hallettiğimde gelmeye çalışacağım. Sende kendine dikkat et olur mu ?"
-"Olur ama sen daha çok dikkatli ol. Yine bir yerlerine zararlar gelmesin." derken yüzüm kötü anılar sebebiyle asılmıştı.
-"Ederim. Tekrar ararım akıllı olun oralarda."
Vedalaşıp Ala'nın yanına geri döndüğümde kızlardan birini ayarlamış kendine fotoğraf çektiriyordu.
Biraz plajda güneşlenmenin sonrasında eve geri dönmüştük. Annem soğuk ve birbirinden lezzetli tatlılar hazırlamıştı. Onunla böyle şeyler yapmak ortak anılar biriktirmek aslında iyi hissettiriyordu.
Akşam saat 10 sularında Rümeysa'yı alması için şoförü göndermiştik. Geldiğinde ise tek yaptığımız sevinç çığlıklarıyla birbirimize sarılmak oldu.
-"Kaçırdığımız bütün ayrıntıları anlat !" dedim üçümüz odaya girdiğimiz gibi.
Hemen yatağa kurulup kocaman gülümsemesiyle bizi heyecanlandırdı.
-"O buz kütlesinin arkasında nasıl bir adam yattığını size anlatamam !! Her şey rüya gibi gidiyor. Abimden başka bir erkekten böyle şefkat ilgi görmek inanın paha biçilmez. "
Ya canım benim nasıl da mutluydu !
-"Sevdiğini söyledi mi hiç ?" diyerek Rümeysa'nın yanına oturdu Ala.
Rümeysa hızla başını salladı.
-"Beni ilk gördüğünden beri aklında olduğumu söyledi."
İkinci çığlıklarımız odayı inletirken birbirimizin üzerine yattık.
-"Ciddi olamazsın ! Ben anlamıştım ama !" dedim dikleşerek. O gece ki bakışlardan görmüştüm.
-"Bu çok güzel ama Savaş ne olacak ?" Ala'nın cümlesi Rümeysa'nın gülümsemesini dağıtırken bende bunu düşünüyordum.
Omuzlarını silkti.
-"Bilmiyorum. Alptekin'e kalsa hemen söyleyebilirmiş ama onun bu konuda deli olduğunu düşünüyorum." diyince gözlerimi büyüterek başımı salladım.
-"Bence de." dedim. Biricik sevgilimin kalbine indirecekti.
-"Neyse önemli olan uçakta birlikte geldik. O otele gitti sabah buluşacağız. Allah'ım sonunda özgürce el ele tutuşabileceğiz !" Sevincine bütün gece ortak olmuştuk.
Yalnızca Ala bugün yorulduğu için uykuya erken düşmüştü. Odada bir hayli büyük yatak olduğu için birbirimizden ayrılmak istemeyerek aynı yatakta uyumuştuk.
Sabah uyandığımızda ise hepimizin gözünde uyku bantları telefonlarımızı arıyorduk.
İlk bulan ben olduğumda ikisinin arasında esneyip uyku bandını saçlarıma ittirdim.
-"Benim kocam uyuyor galiba. Bende uyuyorum." Poposunu dönüp yatmaya devam eden Ala'yı bırakıp Savaş'ın mesajına tıkladım.
-'Uyanınca ara.' yazıyordu.
Gözlerim hala deli gibi uyku isterken onu aradım. Rümeysa'ya baktığımda harıl harıl mesaj yazıyordu.
-"Günaydın." derken sesim tamamen uykuluydu.
-"Öğle oldu uyuyan güzel."
Hafif tebessüm edip yan döndüm.
-"Biraz geç yattık." diye mırıltıyla konuşmaya devam ettim.
-"Keyfin yerinde sanırım." diyince dudağımı büktüm.
Gözlerim de kapanmıştı.
-"Sen yoksun ki."
Rümeysa'nın fısıltıyla'ooo' demesi üzerine bacağına vurdum. Acıyla inlemişti.
-"Kim var orada ? Yalnız değil misin ?"
Rümeysa'ya kötü bakışlar atarken bu sefer sırtımı döndüm.
-"Kızlarla birlikte yatmıştık. Ama kardeşin fazla kilolu bir türlü sığamadı." derken son cümlem tamamen Rümeysa'yı sinir etmek içindi.
Popomu mıncıkladığı an bu sefer acıyla bağıran ben oldum.
Telefonun kulağımda olmasını unutarak popomun üzerine oturdum.
-"Etimi kopardın ! Bikini giyiyorum ben !" Kızarırsa birisi gördüğünde çok farklı anlaşılabilirdi.
-"Nasıl bir arbedenin içindesiniz ?" Savaş'ın sesiyle kendime gelirken başlığa yaslandım. Bu boğuşmamıza Ala da mecburen uyanmıştı.
-"Kardeşin bu sefer beni kıskanıp popoma saldırdı." derken sırıtıp kıkırdamaya başladığımda Rümeysa kaşlarını çatarak pis pis bakıyordu.
Gülmelerim kahkahaya döndüğünde yataktan sürünerek kalktım.
-"Seni yanımdan ayırmamam gerekiyordu. "
-"Hala gelebilirsin." dedim büyük bir istekle ve banyoya girdim.
-"Beni bu kadar özlediğini bilmiyordum." Nasıl bilmiyorsun ?!
-"Hissedemiyor musun ? Bu üzdü." derken yalandan üzülmüş gibi sesimi çıkarmıştım.
Güldüğünü görmesem bile hissediyordum. Bu yüzden mutluydum.
-"Hissettim şimdi. O zaman daha erken geleceğim. "
Ona cevap verecekken içeriden yükselen oyun havası müziği ile kaşlarımı çatar gibi oldum.
-"Kızlar yine çıldırdı sanırım." diye mırıldandım.
Evi düğün salonuna çevirmişlerdi. Klasik müzik hayranı annem bayılacaktı. Allahtan babam arkadaşlarıyla bir koya gitmişti de evde yoktu.
-"Yok belli ki sizin başınızda biri olmayınca ayarlarınız bozulmuş. " Savaş'ın sözleri kaşlarımı iyice çatmıştı.
-"Hiç de bile biz gayet eğleniyoruz. Şimdi duşa gireceğim tekrar konuşuruz olur mu ?" diye sorduktan sonra görüşmeyi sonlandırdık.
Sırayla duş alırken Rümeysa'nın Ala ile göbek atma sebebi kutlama yapmalarıymış.
Delirdiklerini düşünürken bende onlara katıldığımda birlikte delirmiştik.
-"Ay yeter bu kadar gidip bir yerlerde kahvaltı yapalım. " dedi Ala karnını tutup yatağa otururken.
-"Bence de yoruldum sabah sabah." dedim nefes nefese. Güzel bir terapiymiş bunu kabul etmeliyim.
Sonrasında annemi de alarak sahil kenarında güzel bir mekanda kahvaltı yapmaya gitmiştik.
'
İki gün sonra bütün günü denizde geçirmiş yorgun ve mutlu olarak eve gelmiştik. Bir kaç saat dinlendikten sonra yaptığımız olan doğrultusunda hazırlanıyorduk. Denizde Alptekin de bizimleydi ve o bu akşam yemeğini teklif etmişti.
Saçımı ve makyajımı bitirip kafamda ayarladığım kombini üzerime geçirdim.
Kızlar da giyindiğinde neredeyse aynıydık. Onlarda şort ve crop tarzı üstler giyinmişlerdi. Son olarak ayağıma terlik geçirdim ve hep birlikte evden çıktık.
Sokaklar yürümek için uygundu. Bu yüzden sitenin girişine gelen Alptekin ile buluşup restorana yürümeye başladık. Yanımızda çok konuşkan değildi fakat Rümeysa'nın elini bir an olsun bırakmıyor hep gözlerini üstünde tutuyordu. Bu hoşuma gidiyordu. Sevdiğini bilmek güzeldi.
Sokak ortasına kurulmuş mekanda zorla bulduğumuz boş bir masaya oturmuştuk. Her yer cıvıl cıvıldı ve insanı mutlu ediyordu.
-"Keşke benim kocam da olsa." Ala'nın dudak büzmesiyle gülümsedim.
-"Gelmeyecek mi ?" diye sorduğumda omuzlarını silkti.
-"Bilmiyorum ki eğer fırsat bulursa bir ihtimal. Ama Berzan ağa falan geldi hastane görüşmeleri için şu sıralar beraberler." dediğinde konuyla ilgili daha fazla bir şey sormadım.
Yemeğimiz geldiğinde başlayacaktım ki telefonum çalmaya başladı.
Hemen gözlerimi geriye açıp karşımda oturan Alptekin'e baktım.
-"Savaş görüntülü arıyor. Sakın sesini çıkarma." dediğim gibi başını salladı. Rümeysa'nın anında beti benzi atmıştı.
Boğazımı nazikçe temizleyip aramayı yanıtladım. Açar açmaz ilk önce arkamdan görünen yerleri inceledi.
-"Neredesin sen ?"
Acele çıktığımız için söylemeyi unutmuştum.
-"Kızlarla yemek yemeye çıktık." dedim tedirginliğimi belli etmemeye çalışıp.
Aklımdakileri boşverip onu inceledim. Yine simsiyah giyinmiş çekiciliğini koruyordu ve sanırım arabadaydı.
-"Yanındalar mı ?" diye sorduğunda nefesim kesilir gibi oldu. Hafifçe gülümseyip yanımdaki Ala'yı gösterdim.
-"Evet şimdi yemeğe başlıyorduk." İlk kez kapatmasını istiyordum çünkü ateş basmıştı.
-"Rümeysa yanınızda değil mi ?"
-"Burdayım abi !" diyerek sesini duyurmuştu. Gerginlikle gülümsememi bozmadım.
-"Pekala siz yiyin konuşuruz."
-"Görüşürüz." dedim hızlıca ve kapattım.
Tuttuğum nefesimi verirken kızlar da benimle aynı durumdaydı.
-"Ne kadar daha gizleyeceksiniz ? Bu Savaş sonuçta her yerde gözü kulağı var !" diyen Ala'yı onayladım.
-"Hazır değilim."
Rümeysa'nın çaresiz yüzüne üzülerek baktım.
Alptekin elini saçlarından geçirip Rümeysa'ya döndü.
-"Neyine hazır değilsin ? Ben bu adamla her saat dip dibeyim aramızda gizli saklı olmuyor." dedi sinirini göstererek.
En yakın arkadaşı olduğu için o da geriliyordu.
-"Abimin ve hepimizin sağlığı için doğru zamanda söylemeliyiz."
-"Evet ama eğer o öğrenirse daha kötü olabilir." dedim.
-"Ki öğrenecek." diye cümlemin devamını Alptekin getirdi.
Bu olumsuz durumdan dolayı Rümeysa bütün akşam mutsuz mutsuz oturmuştu. Ne kadar keyfini yerine getirmeye çalışsak bile olmamıştı.
-"Asma artık yüzünü." Alptekin'in Rümeysa'yı kolunun altına çektiğini görünce Ala ile biraz önden yürümeye başladık.
-"Yinede güzel bir tatil oluyor ne dersin ?" diyip omzuma omzuyla vurdu.
Gülümseyip başımı salladım.
-"İhtiyacımız vardı." Her ne kadar Savaş'ı da yanımda istiyor olsam bile.
-"Evet iyi oldu. Umarım Arslan gelir biraz daha tatil yaparız."
İçimden Savaş için aynısını dilerken kalabalık sokaklardan geçerek siteye doğru yaklaşmıştık. Rümeysa ve Alptekin hala bir kaç adım arkamızda el ele yürüyorlardı.
Sonunda sitenin giriş kapısının olduğu geniş düzlüğe gelmiştik ki karşımızda iki tane siyah araba duruyordu. Birinin ön kaputuna kalçasını yaslamış sigarasını içen adamın yüzü karanlıkta vuran site ışıklarıyla aydınlandığında nutkumuz tutuldu.
Nefesim içimde kaldığında Ala koluma yapışmıştı.
Savaş ?
-"Bende nerde kaldınız diyordum keyifli bir yürüyüş yapıyormuşsunuz ! Tatil nasıl gidiyor Alptekin ?"
İşte şimdi bitmiştik.
Yolun ortasında hiçbirimizden çıt çıkmıyordu. Gözlerimi ayırmadığım Savaş sigarasını söndürüp kalktı ve bize doğru iki adım attı. O adımlar gittikçe kalbimize indiriyordu.
Korkudan dönüp Rümeysa'ya bakamıyordum bile.
-"İstersen önce biz konuşalım." Aramızdan tek sesini çıkaran Alptekin olduğunda Savaş direk arkamıza onlara bakıyordu.
Sessizce yutkunup içimde sıkışan nefesimi verdim.
Gözlerinin kahveleri simsiyah olurken alnında atan damar fazlasıyla ürkütüyordu. Sinirden bütün bedeninin gerildiğini buradan hissediyordum. Elini belli aralıklarla sıkarak bir kaç adım daha attı.
Çenesi kasılmıştı. Yavaşça başını salladı.
-"Size söyleyecek...seninle konuşacak hiçbir şeyim yok." Bıçak gibi kesen sözlerinin sonrasında nefesim titredi.
-"Savaş..." dedim güçsüz sesimle.
Elini kaldırdı.
-"Hayır Alisa." dedi ve susturdu. Arkasını dönüp arabanın kapısını açmıştı ki nereden geldiğini bilmediğim güçle ayaklarımı harekete geçirdim.
-"Gitme lütfen. " diyip koluna yapıştım.
Sert bir soluk verip kendini sakin tutmaya çalışırken elini elimin üzerine koyup kolundan çekti.
-"Sonra."
Böyle gitmesine asla izin veremezdim. Başımı iki yana sallayıp bu sefer elini tuttum.
-"O zaman bende geleceğim." dedim ısrarla.
Sakinleşmeye ihtiyacı vardı. Hele ki beni bile istemiyorsa daha fazla sakinleşmeliydi.
-"Savaş konuşalım. Ben gerçekten söyleyecektim." Arkamda beliren Alptekin elini kapıya koymuştu.
Savaş delip geçen gözlerini ona çevirirken sanki saatler geçmişti. Bir şey söylemedi.
-"Evet evet söyleyecekti. Rümeysa senden çekindi korktu. Lütfen dinle konuşalım. " dedim ona arka çıkarak. Bir şekilde Savaş'la konuşmalı biraz olsun gevşetmeliydik.
Yeniden bana baktığında o kadar korkudan titriyordum ki azcık bağırsa düşüp bayılacaktım. Elimi ittirip bedenimi kenara kaydırdı. Bana yavaş hamleler yaparken geri adım atmıştım ki ışık hızıyla Alptekin'i yere yatırmış suratına yumruğunu patlatmıştı.
Kızlarla aynı anda attığımız çığlıklarla onu durdurmaya yeltenecektik ki korumalar rahatça bizi sabitlemişti.
-"Lan şerefsiz o kadar karının kızın içinde kardeşime mi sıra geldi ?! Seni öldürürüm Alptekin ! Yemin ederim öldürürüm !!" Onu izlemeye gözlerim dayanmazken bir ara Alptekin kurtulmuş kaşına vurmuştu. Ama Savaş aynı hızla yakasına yapışıp altına çektiğinde hem dudağını hem kaşını patlatmıştı.
Üstleri başları kan içerisindeyken gözlerimi yumdum.
Allah'ım sen yardım et.
-"Kötü bir şey yapmadım dur artık !" Alptekin'in bağırışıyla gözlerimi yeniden açtığımda Savaş'ın üzerine çıkmış ellerini sıkıca tutmuştu. Göğsü hiddetle inip kalkan Savaş'a baktığımda insan üstü güçle ona karşı koymaya çalışıyordu.
-"Seni bilmiyor muyum ben piç ?! Nasıl benim kardeşime bunu yaparsın ?! Nasıl kandırdın lan onu ?!"
Rümeysa'nın hıçkırık sesiyle başımı birbirine girmiş iki adamdan çekip ona baktım. Korumanın kollarında yere çökmüş ağlıyordu.
-"Ya bırak beni !" diye bağırdığım adamdan kurtulup onun yanına gittim ve kollarımı sardım.
-"Ağlama kalk lütfen önce şunları ayırmamız lazım Rümeysa." dedim kulağına.
Bu defa Ala'ya baktığımda ellerini karnına koymuş korumanın onu tutuşundan kurtulmuştu.
-"Seviyorum gerizekalı oldu mu seviyorum ?! Niyetim onunla sevişmek olsaydı yapardım !" Alptekin'den yükselen cümlelerin sonunda yüzüne yediği yumrukla yerde kıvranmaya başlamıştı.
Nefesimi tutup titreyen ellerimle yerden destek aldım ve kalktım. Benim yerime Ala eğilmiş Rümeysa'yı yerden kaldırmıştı.Güçsüz adımlarım Savaş'ın yanında son bulduğunda öyle sesli derin soluklar alıyordu ki gövdesi sallanıyordu. Korkarak kolunu tuttum.
Alptekin'e saydırdığı küfürlerle yine ona hamle yapmıştı ama bu sefer daha sıkı olarak beline sarıldım. Korkudan ağlamaya başladığımda onu durdurmuş olmanın rahatlığı vardı.
-"Seviyormuş şerefsiz ! Sen ne anlarsın lan sevmekten ?! Tek yaptığın kullanıp kenara atmak ! Kardeşime pisliğini bulaştırmana izin vermem !!" Sardığım vücudu öfkeden titrerken beni itmediği için şanslıydım.
Alptekin öksürürken bir yandan kan tükürüyordu.
-"Sen sevmedin mi göt herif ?! Bir tek sevmeyi bilen sen misin ?! Zamanında yatıp kalkmadın mı şimdi bana laf atıyorsun ?!" diyen Alptekin'in yanına nasıl kaçtığını anlamadığım Rümeysa koşunca Savaş'ın bir şey yapmaması için dua ettim. Rümeysa yüzü gözü kan içinde kalmış Alptekin'in yerden kalkmasına yardım ederken deli gibi ağlıyordu. Ona o kadar üzülüyordum ki ama yapacak bir şeyim yoktu ! Söz konusu Savaş'tı !
-"Rümeysa bırak şu iti !" Savaş'ın öne doğru gitmesiyle onu geriye ittirdim.
-"Abi anla lütfen anla ! Seviyorum çok seviyorum." Gözlerinden akan onlarca yaş yüzünü ıslatırken Alptekin , Savaş'ı umursamadan onun gözlerini silip kendine çekti.
Savaş seslice yutkunup yalnızca ikisine baktı. Öfkesi yavaş yavaş kaybolmuş duygusuzca bakıyordu. Elimi göğsüne koyup diğer elimi beline sardım.
Kaşından damlayan kanlar yüzünden gömleğine süzülüyordu. Ama Alptekin daha kötü bir durumdaydı.
Bir kaç dakika içerisinde sitenin bütün güvenlik görevlileri buraya doğru gelmişti. Polise haber verecekleri anda korumalar tarafından uzaklaştırılmıştı.
-"Eve girelim olur mu ?" dedim hala derin soluklarla sakinleşmeyen Savaş'a.
-"Ben daha fazla dayanamayacağım hiç iyi değilim." Ala bembeyaz olmuş yüzüyle gittiğinde ona da ayrı endişeleniyordum. Nihayetinde hamileydi.
Savaş'tan ses çıkmayınca elini sıkı kavrayıp çekiştirdim. Keskin bakışlarının hedefinde olan çift birbirinden ayrılmadan Savaş'a bakıyordu.
Onun izin verdiği kadarıyla peşimde zorda olsa sürükleyeren sitenin içinde bizim eve kadar yürüttüm. Kapı açık duruyordu ve girişte pufta Ala oturuyordu. Bizi görünce rahat bir nefes alıp ayağa kalktı.
-"Biraz yatacağım." dediğinde başımla onayladım.
Tatilin güzel gitmesiyle ilgili fazla erken konuştuğumuzu hepimiz anlamıştık.
•••
Merhaba dün gece yazamadığım için şimdi geldi 🌸
Bölümü beğendiniz mi ?
Rümeysa ve Alptekin ile ilgili gelen kitap sorusunu buradan topluca yanıtlamış olayım , hayır yazmayacağım. Bu hikaye içerisinde de onların ağzından yazmayacağımı söylemeliyim. Bu gibi kesitlerle illaki yer veririm ama bir hikaye içerisine başka hikayeler girmesinden hoşlanmıyorum.
Anlayışınız için şimdiden teşekkür ederim bir sonraki bölümde görüşmek üzere ❤❤