Giray'ın evden çıktıktan sonra ki ilk durağı restoran oldu. Ömer ile bu avukatı araştırmaları gerekiyordu. Evden çıkmadan önce onu aramış, üstün körü bahsetmişti durumdan. Kızın yanında edemediği küfürleri sağolsun arkadaşı onun yerine etmişti. Ömer kendi avukatlarını da alıp restorana geleceğini, orada buluşacaklarını , onunda oraya gelmesini söylemişti. Şimdi de sözleştikleri gibi buluşmak için restorana gidiyordu, Giray.
Restoranın önüne gelince durmuş, arabadan inmişti. Kendinden emin adımlarla restoranın içine girmiş, her zamanki gibi çalışanların bakışları altında Ömer'in odasına doğru ilerlemişti. Odanın önüne gelince hiç duraksamadan içeri girip ardından kapıyı kapatmıştı.
"Hoşgeldin kardeşim!"
"Çok hoş gelmedim. O adamı da annelikten bihaber olan o kadının da hakettiği cezayı almadıkları müddetçe iyi olacağımı sanmıyorum."
Ömer anlıyorum gibisinden kafasını sallamıştı.
"Murat ile konuştuk biraz. O adamı çok kez görmüş. Ona mevzuyu özet geçince çokta şaşırmadığını söyledi. "
Giray birşey söylemeden beklemeye devam etmişti. Bunun devamı olduğunu anlayarak sadece Ömer'e bakmakla yetinmişti. Ömer, Giray'ın hiçbir yorumda bulunmayacağını anlamış , konuşmaya devam etmişti.
"Adamın adı Timur Korkmaz. Çok normal bir tip değil. Görünüşünün aksine 45 yaşında. 20 yıllık avukat. Devamını Murat sen anlat.
Murat Yılmaz hem ortak hem de arkadaş olan bu ikilinin neredeyse işlerinin ta en başlarından beri yanlarında çalışıyordu. Çok kez düştüklerini ve bir o kadar da güçlü bir şekilde kalktıklarını da görmüştü. Hem birbirilerine güven duyacak kadar yakınlar hem de aralarında ki iş bağını zedelenmesine izin vermeyecek bir mesafede duruyorlardı.
Murat , Ömer'in pası ona atmasıyla Giray'a döndü.
" Ben bu Timur Korkmaz'ı daha öncesinden tanıyorum. Birçok azılı suçluyu ipten aldı. Doğrusu , yanlışı yok bu adamın. Hayattaki tek amacı para. Yer yer çete üyelerini, mafya üyelerini savunduğunu ve hatta ceza almadan veya az cezayla kurtulmalarını sağladığını, duydum. Ne kadar doğrudur bilemem ama bir laf vardır , Ateş olmayan yerden duman çıkmaz."
Giray Viran'ın annesinin böyle bir adamla nasıl yan yana geldiğini merak etmeye başladı. Ama bildiği bir şey var ise bu adamın nasıl biri olduğunu ve kendi başına nasıl bela aldığını çok sonradan farkedeceğiydi.
İki adam da kafasını sallamıştı.
"Tamam sen bu adam üzerine çalış . İnebildiğin kadar derine in ve bu adamı hem avukatlıktan edecek hem de hapse tıktıracak kanıtlarla bize gel."
Ömer'in söyledikleriyle ayağa kalkan Murat,
"O zaman ben gideyim. Ne kadar erken başlarsam o kadar çabuk hallolur bu mesele."
İki adam da Murat'ı onaylamıştı.
"Tamamdır, en küçük bir detayı bile atlama. Senden haber bekliyoruz."
Giray'ın söylediklerinden hemen sonra odadan çıktı, Murat.
Önlerinde uzun ve zor bir yol var, iki adamın da.
"Sorucam, sorucam, diyorum ama o kadar hızlı ilerliyor ki olaylar araya giripte soramadım. Bu kız ne iş? Sen kendi suikastını bırakıp bu kızın sorunlarıyla ilgilenmeye başladın. Tamam yardıma ihtiyacı var ama avukat göndererek halledebilirdin. Senlik tavırlar değil bunlar. Fazla üstüne düştün , sanki?"
Ömer , Giray'ın bu kıza karşı birşeyler hissettiğini çok önceden farketmişti. Arkadaşı gelip anlatsın ,diye beklemişti ama o kadar çok olay oluyordu ki kendisi bile şuan sorabildi.
"Oradan bakınca salağa mı benziyorum , kardeşim! "
Ömer,Giray'ın söylediğiyle büyük bir kahkaha atmıştı.
"Bilmem, benziyor musun?"
Giray,Ömer'in dedikleri ile kaşlarını çatmıştı.
"Ömer! Boş yapma kardeşim! Ayrıca salağa da yatma! Kaç yıldır beraberiz. Birbirimizin ciğerini biliriz, biz. Şimdi gelmiş bana niye öyle davranıyorsun , diyorsun öyle mi?"
Tek kaşını kaldırıp, Ömer'e baktı.
"Tabiki anladım da sen söyle , istedim. Ne zamandan beri bu kıza aşıksın?"
Ömer'in söyledikleriyle Giray'ın yüzü buruşmuştu.
"Ne aşkı be! "
"Ne demek ne aşkı? Kıza bakışlarından belli nasıl vurulduğun."
"Onu demiyorum. Ben aşk meşk lafları bana boş geliyor. Öyle dizilerde , filmler de gördüğün uydurma şeyler gibi değil benim hissettiklerim. Ben gerçek sevgiye inanırım. Öyle insanların takıntılarını, saplantılarını güzellemek için uydurdukları saçma sapan şeylere inanmam. Yalansız,dolansızdır sevgi. Yara açmaz , can yakmaz gerçek sevgi. Bir kere korkutmaz , güven verir insana. "
Kısa bir duraksama yaşamış ve derin nefes alıp devam etti konuşmasına.
"O sevgiyi bulmak için bir sürü insan aldım hayatıma.Doğru , yanlış birçok kadın girdi , hayatıma. Ama hiçbirinde böyle hissetmedim ben."
Kafasını kaldırıp Ömer'e baktı. Şaşırmakta haklıydı. Böyle konuşabilecek bir adam olduğunu etrafına hiç yansıtmamıştı. Devam etti.
"Viran bende tarifsiz hisler uyandırıyor. Onu sarıp sarmalamak istiyorum. Onu kimse görmesin, ona zarar veremesinler diye saklamak istiyorum. Günlerce bu duygularla yaşadım ben."
Ömer arkadaşının bu denli bir sevdanın içine düştüğünü anlamamıştı. Birşeyler hissettiğini anlamış ama bu kadar derin olduğunu kestiremedi.
"Peki , bu hissettiklerini kıza anlattın mı? Zaten zor şeyler yaşadı ve belli ki yaşayacağı şeyler hâlâ son bulmuş değil, altından kalabilecek mi? Korkabilir , onca şeyden sonra."
Giray, Ömer'in söyledikleriyle gülümsemiş ve elini yüzüne atıp, çenesini kaşımıştı. Kafasını salladı. Ama adamın hareketlerinden bir şey anlamamış ve tek kaşını solgular biçimde kaldırmıştı.
"Ne, sırıtıp duruyorsun oğlum ? Konuşsana."
Konuşmayıp gülen adamla Ömer'de gülmeye başlamıştı , artık.
"Ruh hastasısın oğlum ,sen. Vallaha bak "
İki adam dakikalarca güldü. O kadar kendilerinden geçtiler ki tüm restoran çalışanları patronlarının gülme sesini duymuştu. Hiçbir şey anlamayan çalışanlar da gülmenin bulaşıcı etkisiyle kahkahalara boğulmuştu. Bütün restoranda gülme sesleri yankılanıyordu.
Giray dostuyla kah gülerek kah ciddiyetle son zamanlarda yaşadıklarını konuşmuş ve dertleşmişlerdi. En son Giray eve gitmek için oradan ayrılmış, Ömer'de işine devam etmişti.
Evin önüne geldiğinde elini anahtarı almak için cebine atmıştı, Giray. Tam çıkarmış kapıyı açacaktı ki içeriden biri bu fırsatı Giray'a vermemişti. Yüzünü kapıyı açana çevirdiğinde Viran'ı görmüştü. Yüzünde tebessüm ile kendisine bakıyordu. Kızın yanında kontrolünü öyle bir kaybediyordu ki tüm istemsizce gülümsediğinin farkında bile değildi.
İçeriden gelen sesle ikilinin gözleri birbirinden ayrıldı.
"Kızım kapıyı açmadın mı? İçeriye geçmeyi düşünmüyor musunuz?"
Viran aynı şekilde cevap verdi.
"Geliyoruz,Ayla teyze! "
Giray'a dönüp tekrar gülümseyip , konuşmuştu.
"Hoşgeldin! Hadi gel içeri geçelim. Çok sürmez yemekte hazır olur."
Adam kızın söylediğiyle kafasını sallamıştı. Adamın onayıyla tam içeriye doğru ilerleyecekti ki adamın onu kolundan tutup kendine çekmesiyle yüzü istemsiz bir şekilde adama dönmüştü. Genç adam kızı kendine çekip, kolları arasına almıştı , onu.
Bu beklenmedik hareket karşısında ne kadar şaşırıp kalsa da bir o kadar da mutlu olmuştu. O da kollarını adama sarmıştı. İki sevgili birbirinde huzuru bulmuş, dakikalarca o huzurun tadını çıkardılar. Ta ki Demir Bey gelene kadar.
"Oğlum bir giremediniz içeriye ya. Anlamıyorum ki ne yapıyor - Ovv! pardon.
Söylenerek gelen adamla Viran hızla Giray'ı kendinden uzaklaştırmıştı. Birbirinden ayrılan ikiliyi gören Demir Bey gülerek konuşmuştu.
"Ben hiç gelmemişim gibi devam edin siz. Bekleriz biz. Ayla! " Karısına seslenerek ikisinin de cevap vermesine fırsat tanımamış ıslık çalarak içeriye doğru ilerlemişti, Demir Bey.
"Ay rezil olduk. Resmen basıldık ya!"
Giden adamın arkasından az kalsın dövünecekti , Viran.
"Basıldık derken alt tarafı sarılıyorduk . Öyle bir tepki verdin ki sanırsın sarılmıyorduk da se-"
Demir Bey onları gördü diye utanan Viran Giray'ın pervasızca dile getirdikleriyle daha fazla utanmıştı. Giray'ın cümlesinin devamını anlamasıyla daha fazla yerin dibine girmek istemediği için hızla adamın ağzını eliyle kapatmıştı.
"Hişt çok ayıp!"
Ağzını kapatan kıza bakmıştı adam. Bir taraftan kızın bu tatlı hallerine gülmek isterken bir taraftan da onu dakikalarca öpmek istiyordu. Ki öptü de. Ağzının üzerinde ki küçük avucu tutup içine sıcak bir öpücük bırakmıştı.
Adamın bu hallleri o kadar hoşuna gidiyordu ki... Sevgi görmemiş kalbi kanatlanacak uçacakmış gibi hissediyordu. Giray'ın yanında kendini o kadar değerli hissediyordu ki bu tarif etmek gerçekten çok zordu.
Adamın yüzünde ki elini çekmeyip her santiminden hoşlandığı yüzü sevmeye başladı, Viran.
Birbirilerine o kadar derin ve anlamlı bakıyorlardı ki hisleri gözlerinden yansıyordu adeta.
Yaşlı çiftten birinin daha onları basmasından korkan kız adamdan uzaklaşmıştı.
"Hadi içeri girelim.!" Diyerek adamın bir tepki vermesini beklemeden içeri geçmeyi düşündü. Ve sadece düşünmekle kalmıştı yine.
Tekrardan kollarından tutup kendine doğru çevirmişti adam. Aynı hızla kızın boynuna eğilmiş ve oraya kızın kalbinin çok şiddetli bir şekilde atmasına sebep olacak bir öpücük kondurmuştu.
Adamın kendini çekmesi onu öpmesi ve aynı şekilde yanında ayrılması bir olmuştu. Adamın arkasından bakakalmıştı. Adam hem öperek hem de sırıtarak göz kirpması kızın dengesini fena halde bozmuştu. Biraz daha adamın arkasından bakmış sonra da hızla yaşlı çiftin yanına gitmişti.
O akşam şakalı, espirili bir yemek yemişlerdi. Ayla Hanım dan Giray'ın yemek mutfakta yenir adlı takıntısını öğrenmişti. İlk başlarda zoruna giden eylemin aslında kendi çapında bir kural olduğunu farketmişti, Viran. İçindeki bir sıkıntı daha buhar olup gitmişti. Yemek yaşlı çiftin Giray'ın komik ve bir o kadar değişik huylarını anlatıp ortamı kızıştırması ile devam etmişti.
Onlar o kötü anları bir nebze olsun anılarının karanlık taraflarına saklayıp , mutlu olmaya çalıştılar. Ama diğer tarafta işler hiçte öyle musmutlu ilerlemiyordu.
Kafasına darbe alıp bayılan adam kendine geldiğinde yattığı yerden hızla kalkıp kızı aramaya başlamıştı. Tabi o uyanana kadar kız ortadan kaybolmuştu.
İlk gördüğü andan bu yana bu kızı delicesine bir istekle istiyordu ve kızı almıştı da ... Ama kız ne yapmış etmiş elinden kurtulmuştu. Onu bulduğunda merhamet etmeyeceğini ve canını çok yakacağına dair kendine sözler vermişti. Sanki kızın canını hiç yakmamış gibi...
Aslında ilk kızın annesi aklına gelmişti ve onu arayacaktı ama onu kendisine verenin annesi olduğu için oraya gitmeyeceğini düşünerek bunu yapmaktan Vazgeçmişti, Timur Korkmaz.
Diğer gün olduğunda geniş çaplı bir araştırma yapmaya başladı. Avukat olsa da orta da işlenen bir suç olmadığı için istediği bilgilere ulaşması zamanını almıştı. Ama ne kadar zaman alırsa alsın günün sonunda kızın nerede olduğunu bulmuştu.
Fazlasıyla zengin ve tanınan restoran zincirleri olan bir iş adamının evine sığındığını ve orada kalmaya başladığını öğrenmişti.
Keşif yapmak için adamın evinin oraya giden Timur Korkmaz evin içinde, kendisini bayıltıp kaçan kadını ve yanında yaşlı bir kadınla gülüşerek muhabbet ettiğini gördü.
Onu bir elime geçireyim nasıl gülünürmüş göstereceğim, diyordu kendi kendine. Ama onu ele geçirmesi imkansız gibi bir şeydi. Evin etrafında gezinen korumalar , bırak kızı almasına, eve yaklaşmasına dahi izin vermezler.
İşte bu yüzden iyi bir plan yapıp öyle gelmesi gerekiyordu. Bir süre daha iki kadını izlemiş ve istediğini alma arzusuyla hem bir o kadar sessiz hem de hırs dolu adımlarla oradan uzaklaştı.

