İçeriğe geç

VİRAN

Bölüm 8 · 14 dk okuma

VİRAN

Bölüm 8

8.Bölüm

Giray bir taraftan arabayı sürerken, bir taraftan da arka koltukta yatan kadına bakıyordu. Ne yapması gerektiğini hem biliyor hem de bilmiyordu. Önce hastaneye gidip, oradan da karakola gitmeleri gerekiyordu. Ama kadın uyanır da bu yaptığına kızar mı işte bunu kestiremiyordu.

En sonunda , mantıklı olanın onu kendi evine götürmek olduğuna karar vermişti. Ki zaten aklına da başka bir çözüm yolu gelmemişti. Arabayı belirlediği rotaya doğru yani evine sürmeye başladı.

Aradan geçen dakikalardan sonra evin önüne gelmiştiler. Adam önce kendi inmiş , sonrada kızı kucağına almıştı. Arabayı kilitledikten sonra kapının oraya gelmiş , zili çalmıştı. Evdeki çalışan o eve gelmeden gitmeyeceğini bildiği için bu rahatlığıydı. Kız konusunda en kötü ondan yardım alırım, diye düşündü. Açılmayan kapıyla zorlukla tekrar zili çaldı. Tekrar çalacaktı ki kapı açılmıştı. Tam kadına kızacaktı ki karşındakinin annesi olduğunu farketti.

Uzun zaman boyunca oğullarını görmeyen yaşlı çift oğlunun yanına ziyarete gelmişti. Ayla-Demir Karaalp çifti gündüzden gelip , oğullarına haber vermeyen çift sürpriz yapmak isterken en büyük sürprizi kendileri yaşamıştı.

Oğlunu kapıda karşılamak isteyen Ayla Hanım kapıyı açtığında oğlunu kucağında bir kadınla görmeyi beklemiyordu, hele ki baygın bir kadın görmeyi hiç beklemiyordu.İlk şoku atlattığında ağzından çığlık kaçmıştı. O çığlığa kocası da endişe içinde koşarak gelmişti.

"AYLA! Ne oldu, iyi misin?"

Oluşan curcuna da adamın kollarında ki kız acı acı mırıldandı. Kızın rahatsız olmasından korkan Giray direkt anne ve babasını fısıldar bir şekilde konuşarak susturmuştu.

"Sessiz olun! Niye bağırıyorsunuz?! Çekilinde içeriye gireyim."

Oğullarını dinleyen çift adamın önünden çekilmişti. Giray kızı alarak direkt , kızın bu eve ilk geldiği gün bayıldığında götürdüğü odaya götürdü.

Odadan çıkıp kendi odasına girdi. Dolaptan bir tişört ve eşofman çıkararak aynı hızla kızın olduğu odaya girdi. Kızın bu şekilde kalmasına gönlü razı gelmemişti. Ama elindeki kıyafetleri ona kendisi giydiremezdi. Kıyafetleri yatağın boş kısmına indirerek , girdiği gibi çıkmıştı. Salona,anne ve babasının yanına gelmişti. Giray ,annesine bakarak konuşmuştu.

" Anne , benimle bi gelir misin?"

Oğlunun onu çağırmasıyla yaşlı kadın kafasını sallamış ve Giray'ın arkasından ilerlemişti. Biraz uzaklaştıktan sonra Giray annesine döndü. Alt tarafı annesinden yardım isteyecekti ama nedense çok zorlanıyordu.

"Anne, benim odamı biliyorsun , onun iki yan oda da Viran var . Kıyafet bıraktım, odaya gidip onu kıza giydirir misin?"

Kadın başta Viran kim diye düşünse de sonra oğlunun kucağında gelen kız aklına gelmişti. Oğlunun bu tavrını gören Ayla Hanım yetiştirdiği çocukla bir kez daha gurur duymuş ve bu onu gülümsemişti.

"Tabi , oğlum hemen gidip , bakarım ben şimdi kıza. Merak etme ,sen."

Annesinin dediğiyle kafasını sallamış ve odasına doğru gitmiş ve ardından kapıyı kapatmıştı. Önce banyoya girmişti. Gördüklerini sindirmesi için zamana ihtiyacı vardı. Bu yüzden bir duş alıp , kafasını dağıtması gerekiyordu.

Yaşlı kadın giden oğlunun arkasından o da kızın olduğu odaya girmişti. Kıza yaklaşınca gördüğü manzaraya inanamadı. Önü yırtılmış bir tişört , yüzü dahil vücudunun her yerinde morluklar ve yer yer yeşile çalan izler vardı. Bu kıza kim ne yapmıştı , böyle.

Odanın içindeki banyoya gidip, bir kaba su koydu.Bir bezde alıp odaya geri dönmüştü. Kızın üzerindeki yırtılmış tişörtü dikkatli bir şekilde kızın üzerinden çıkarttı , yaşlı kadın. Çıkarılan tişörtle yaralar daha çok gün yüzüne çıkmıştı. Yaşlı kadın ağlamak üzereydi ama kendini tutması lazımdı. Kızın yorgun olduğu o kadar belliydi ki uyanmasını istemedi.

Sessiz bir biçimde ıslattığı bezi kızın önce yüzünü silmişti. Kızın kandan temizlenen yüzünü gören yaşlı kadın bir kez daha anlamıştı, yüzün güzel olacağına bahtın güzel olsun sözünün anlamını. Yatakta yatan bu kız o kadar güzeldi ki o bile hayranlıkla bakmadan edememişti. Kızı izlemeyi bırakıp , kızın geri kalan vücudunu silmesi gerekiyor. Boynunu silmeye başladı, önce. Bezi tekrardan ıslatıp kızın vücuduna değdirmişti ki acı acı ağlayarak sayıklamaya başlamıştı.

"Anne, anne beni bırakma! Ne olur beni bırakma!. "

Kız ağladıkça yaşlı kadın da ağlamaya başladı. Nasıl bir anne ki evladına bunları reva görürdü. Kızın ağlamaları bir anda evi inleten çığlıklara dönüştü.

“BIRAK! BIRAK BENİ! İSTEMİYORUM! BIRAK!" Kız çığlık çığlığa ağlıyordu. Yaşlı kadın kızı uyandırmaya çalışıyor ama bir türlü başarılı olamıyordu.

Giray duştan çıkmış, giyinmişti. Biraz olsun , dinlenmek için yatağa girmiş, ve gözlerini yummuştu. Tam dalmak üzereyken kızın çığlıklarıyla yataktan fırlamış ve hızla kızın odasının oraya gidip, hızla içeri girmişti. Hatta o kadar hızlı girmişti ki kapı duvara çarpıp geri sekmişti.

İçeri girdiğinde çığlık çığlığa ağlayan Viran ve bir taraftan ağlayan bir taraftan da kızı uyandırmaya çalışan annesini gördü. Hızla annesinin yanına gitti.

"Anne hadi kalk, sen çık ben hallederim. "

"Nasıl halledeceksin , oğlum? Baksana nasıl ağlıyor yavrucak."

Annesini kaldıramayacağını anlayan adam kıza acıyla bakan babasına seslenmişti.

"Baba! Annemi al , çıkın , hadi!"

Gözünün önündeki görüntü yüzünden konuşamadı sadece kafasını sallayabilmişti ,Demir Bey. Demir Bey karısının yanına gelmişti. Onu kollarıyla sarıp, yerden kaldırmıştı. Yaşlı çift odadan çıkıp , kapıyı kapatmışlardı.

Kapanan yapının ardından Giray hemen yatağın kenarına oturmuştu. Hâlâ ağlayan ve çığlık atan kıza hem yüksek sesle ismini söylüyor hem de hafif hafif sarsıyordu onu.

"Viran! Viran hadi kalk ! Hadi kalk güzelim,hadi esmerim kalk ! Geçti, geçti güvendesin!"

Kız en sonunda sıçrayarak yataktan fırlamıştı. Yataktan da kalkacaktı ki Giray engel olmuştu ona. Hızla sarılmıştı kıza.

Kabusun etkisinden çıkamayan kız diğer adamdan kurtulamadığını düşünüp daha çok çırpınıp, çığlık atmaya başladı.

Giray en sonunda kıza sımsıkı bir şekilde sarılmıştı. Kız bir süre daha debelenmiş , bir anda durulmuştu.

Gördüğü kabusla yerinden fırlayan Viran etrafına bakmadan, nerede olduğunu dikkat etmeden kendini bir an önce dışarı atmak istiyordu. Onu durdurmak isteyen elleri hissettikçe kaçmak istiyordu. Yanındaki her kimse ona bir anda sarılmıştı. Kurtulmak için yine çırpındığı sırada burnuna gelen tanıdık kokuyla durmuştu. Ona sarılan Giray dı.

Giray kızın durduğunu farkedince yavaşça geri çekildi.

" Korkma , güvendesin. Daha iyi misin?"

Kız ağırca kafasını sallamıştı. O kadar bağırmıştı ki boğazı ağrımıştı. Adam onu o kadar acınası bir durumda görmüştü ki . O anlar tekrar aklına gelince ağlayacak gibi olmuştu ve bu sefer kendini tuttu.

Sakinleştikten sonra dönüp kendine baktığında adamın karşısında üstünde bir sütyen ile durduğunu görmüştü. Daha ne kadar rezil olabilir bilmiyordu. Utana sıkıla adama döndüğünde adamın gözlerinin yüzünde olduğunu ve başka hiçbir yere bakmadığını görmüştü. Adamın bu hareketi daha önce hissetmediği ama bu adama karşı hissettiği duyguların bir tık daha artmasına neden olmuştu. Bu onun gülümsemesine neden olmuştu.

Kızdan uzaklaştıktan sonra hiçbir şekilde gözlerini kızın vücuduna değdirmemişti. Hem zor şeyler yaşadığından hem de utanabileceğinden gözlerini kızın yüzünden ayırmadı. Neden bilmiyordu ama birkaç saniye sonra kızın yüzünde öyle güzel bir gülümseme oluşmuştu ki istemsizce kendisi de gülümsemişti.

Kızın daha fazla rahatsız olmaması için oturduğu yerden kalkmış, kapıya doğru ilerlemişti. Tam çıkacaktı ki yerdeki kıyafetleri görmüştü.Kıyafetleri parmağıyla işaret edip, arkasına dönmeden konuştu.

" Kıyafetleri anneme ben verdim sana giydirsin diye ama fırsat olmadı. Sen kalktığına göre , istersen duş al öyle giyin."

Adamın söyledikleri ile önce kafasını sallamıştı ama adamın görmediğini farkedince boğazının ağrısına rağmen konuştu.

"Tamam ben hallederim, teşekkür ederim Giray Bey."

"Rica ederim. Ben çıkayım o zaman . Sen istersen uyumaya devam et . İstersen de salonda annemlerle oturuyoruz, oraya gelirsin."

"Tamam , tekrardan teşekkür ederim Giray Bey."Giray birşey demeden odadan çıkmıştı.

Çıkan adamın arkasından o da kıyafetleri alıp duşa girmişti. Duştan sonra kendi kıyafetlerini bir daha görmek istemediği için çöpe atmıştı. Adamın ona verdikleri o kadar bol ve büyük olmuştu ki rahatsız olmadan dışarı çıkmıştı. Birkaç saniye sonra salona varmıştı. İçerde Giray Bey ve yaşlı bir çift vardı. Onu ilk farkeden yaşlı kadın olmuştu. Ayağa kalkmış kıza doğru yürümüştü.

" AA kızım uyandın mı? Kalkmasaydın keşke!"

Kadının ondan rahatsız olabileceğini düşünüp hemen özür dilemeye çalıştı.

"Kusura bakmayın ben rahatsız olabileceği -" Ayla Hanım kızın ne demek istediğini anlamış ve yanlış anlamayı düzeltmek adına araya girmişti.

"O nasıl laf öyle? Ne rahatsızlığı kızım , ben senin için dedim. Yorgunsundur, dinlen istedim sadece. Bizimle oturmak istiyorsan tabiki de gelebilirsin."

Hatta kızın elinden tutup, koltuğa oturtmuştu, Ayla Hanım. Bir süre havadan sudan konuşmuşlardı. Kimse Viran'a ,ne yaşadın, diye sorup hatırlatmak istemedi, Tabi Giray hariç.

Giray ilk gördüğü an da vurulduğu bu kadının şimdiye kadar ne yaşadığını öğrenmek istiyordu. Artık duygularından emindi. Bu kadını seviyordu.

Bugün kızın halinden ne yaşamış olabileceğini az çok kestiriyordu. Herşeye rağmen bu ondan vazgeçmeyi düşünmüyordu. Ne yaşamış olursa olsun ondan uzaklaşmaz ve soğumazdı. Gerçek sevgi de böyle olmaz mı, zaten? Birini seveceksen onu olduğu gibi kabul etmen gerekmez mi, aksi takdirde onun adı sevgi olur mu?

Salon da oturulan iki saatin sonunda yaşlı çift uyumak için kalkmıştı. Ne Giray ne de Viran uyuyabileceğini düşünmüyordu. Giray ne kadar Viranla konuşup olanları ona hatırlatmak istemese de olay tazeyken bir an önce kıza bunları yaşatanların ceza alması için işe koyulmalıydı. Bakışlarını kıza çevirmişti. Kız sanki adamın bakışlarından içinden ne düşündüğünü anlamış gibi olumsuz mana da kafasını sallamıştı.

"Viran seni anlayamam belki ama bu durumu öylece boşveremem. Seni o halde görmek nasıl bir acıydı bilemezsin. Daha önce de yine bu evde bayılmıştın hem de korkudan. Sana vuracağımı sanmıştın. Çok canın yanmış , çok acı çekmişsin. Ne zamana kadar böyle tek başına sırtlanacaksın?"

Adamın kurduğu her cümle öyle içine işliyordu ki ..

"Başka şansım , başka çarem yok ki! Ne arkam da duran ne de beni koruyup, kollayan vardı bu zamana kadar. Hep sustum. Susmak zorunda kaldım. Bir yaralarımı saran ablam vardı . Şimdi kime anlatacağım derdimi, kim acılarımı dinleyipte kaçmayacak, ha Giray Bey?"

Kız derin bir nefes aldı. Konuşmaya devam edecekti ki Giray araya girmişti.

"Ben . Ben varım."

" Giray Bey siz benim patronumsunuz. Tamam çok iyi birisiniz ama ne zamana kadar yanımda duracaksınız ki? Hem siz böyle yaptıkça -"

Konuşmanın devamını getirmeye korktu Viran. Adam ona iyilik yaparken o neredeyse adama siz bana böyle davrandıkça sizden etkileniyorum , diyecekti. Tabi adam onun peşini bırakmadı.

"Ben böyle yaptıkça ne Viran?" Adam kızın söylediğiyle ve utanmış halinden birşeyler çıkarmak istiyor ama kız söylemeden ileri gitmek istemiyordu.

" Neyse , ne böyle yapmayın. Bir gün gideceksiniz zaten ve ben bunlarla yine yalnız başıma mücadele etmek zorunda kalacağım. Beni alıştırmayın , sonra toparlanmam."

"Alış , Viran! Ve hayır gitmeyeceğim."

Kız adamın söyledikleriyle kalbi sanki kanat takıp birazdan uçacakmış gibi geliyor. Kız da adam gibi farklı anlamlar çıkarmak istiyor ama korkuyordu. Fısıltı şeklinde konuştu bu sefer kız.

"Niye ? "

Adam şuan kıza herşeyi anlatmayı o kadar çok istiyordu ki... Seni gördüğüm ilk anda etkilendim ve bir türlü aklımdan çıkartamadım , demeyi. Ama kızın ondan korkabileceğini , düşünüyor ve söylemenin erken olduğunu düşünüyordu. Bu yüzden geçiştirici bir şeyler söyledi.

"Hâlâ benim restoranımda çalışıyorsun . O kadar zamandır bir sürü şey paylaştık ve arkadaş sayılırız. "

Giray,kızın içinden geçenlere tezat bir şekilde konuşmuştu . Kız ne ümit ederken adam ona arkadaş sayılırız demişti. Yüzü asılmıştı ama adama belli etmemeye çalıştı. Sonuçta sen birini seviyorsun diye o da seni sevecek diye birşey yoktu. O kadar bozulmuştu ki daha fazla adamla konuşmak istemedi. Yerinden tam kalkmıştı ki adam ona engel oldu.

" Nereye Viran? Konuşmamız daha bitmedi. Bugün kü olay dahil başından geçen herşeyi bilmek istiyorum. Bileyim ki canını yakanlara hakettiği cezayı çekmesini sağlayayım. Hadi otur."

Kız gittikçe geriliyordu. Tamam adam birşeyler gördü ama daha fazlasını anlatamazdı. Adam onu sevmese de kendisi adama olan hislerinin farkındayken en aciz olduğu anları anlatamazdı. Kafasını olumsuz mana da salladı. Hızla adamdan uzaklaşmak istedi.

Adam kızın artık panik yaptığını , kaçmaya çalışmasından anlamıştı. Paniğinin sebebi ondan korkması değil anlatmak istemedikleri olduğunun da farkındaydı. O yüzden gitmesine izin vermedi. Hızla kızı kolundan yakalamış ve gitmesine izin vermemişti.

Kız gitmeye çalışırken kendini bir anda Giray'ın dibinde bulmayı beklemiyordu. Kalbi hızla atmaya başlamıştı. Hızlanan nefesini kontrol altına almaya çalıştı. Normalde bugün yaşadıkları yüzünden korkması gerekirken ilginç bir şekilde sadece heyecanlanmıştı.

Adam kadının hızlanan nefesleriyle onun korktuğunu düşünmüş ve ellerini hızlıca çekmişti.

"Korkutttum mu? Kusura bakma ! İyi mi-"

Kız adamın paniğiyle gülümsemişti. Zaten adamın durması da bu yüzden olmuştu.

"Ne oldu? Neden güldün?"

Omzunu silkip cevap verdi , kız.

"Hiç tepkiniz komik geldi , ona güldüm." Sustuktan sonra tekrar gülmüştü.

"Öyle mi, bana mı güldün sen? " diyip göz kırptı.

Kız korkmadan kafasını olumlu manada salladı.

Adamın yüzü bir anda düz ifade oldu. Kız kaçamayacağını anlamıştı.

Kız mecburen anlatmaya başladı. Bugüne kadar yaşadıklarını, annesinin, babasının daha doğrusu babası sandığı adamın sonra abisinin yaptıklarını anlatmıştı. Anlattığı her olay da Giray daha ne kadar sinirlenebileceğini bilemiyordu.

Annesi çok kötü bir şey yaşamış ve acısını Viran'dan çıkarmıştı. Sadece annesi değil ablası hariç evdeki geri kalan herkes bunun acısını Viran'dan çıkartmıştı .

Şimdiye kadar yaşadıklarını anlatmak ne kadar zor olsa da anlatabilmişti. Bugün yaşadığı o iğrenç dakikaları nasıl anlatacaktı. Sıra bugüne gelince iyice gerildi. Konuşan Giray ile ona baktı.

"Bu gün olanlar nasıl oldu? Biliyorum zor ama anlatman gerekiyor."

Kız bunu biliyordu. Anlatıp , kurtulacaktı. İfade vermeye gittiklerinde annesinin yanında gördüğü adamın yanına sürükleyerek geri gittiğini , arada masraf kelimesini duyduğunu anlatmıştı. Sonra annesinin ona öfkeyle söylediklerini , onu nasıl adama bırakıp arkasına bakmadan gittiğini anlattı.

En kötü anlara gelmişti. Adamın onu çekiştirerek odaya soktuğunu, nasıl saldırdığını anlatmaya başladı. Anlattıkça o anları yine yaşıyormuş gibi hissediyordu. Daha fazla tutamamış kendini ve ağlamaya başlamıştı. Hem ağlıyor hem de anlatıyordu.

Anlattıklarından sonra adamın ondan iğrenmesinden korkarak utana utana ona bakmıştı. Herşeyi bekliyordu ama karşısında ki manzarayı beklemiyordu. Adam da ağlıyordu. Gözlerinde öyle bir acı vardı ki sanki kendi yaşamış gibi ağlıyordu , adam . Kız daha çok üzülmüş ama yine de göz yaşlarını silmiş ve adamdan özür dilemişti.

" Özür dilerim. Sizi de üzdüm."

" Asıl ben özür dilerim. Daha erken gelemediğim , için. Seni daha erken kurtaramadığım için.Senin yaşadıklarının yanında benim döktüğüm gözyaşı ne ki..."

Viran halâ gözlerinden yaşlar gelen adama yaklaşmış ve anlık cesaret ile ellerini uzatıp adamın göz yaşlarını silmişti. Adamın onun için ağlaması , sarfettiği sözler o kadar içine dokunuyordu ki dayanamamış ve parmak uçlarında yükselerek biraz da ona doğru eğilen adamın gözlerinden öpmüştü. Geri çekildiğinde adamın şaşırmış yüzünü görünce yaptığından utanmıştı. Bir iki adım uzaklaşmıştı ,adamdan.

Adam kızın anlık gelişen hareketlerini hiç beklemiyordu. Öyle ki parmak uçlarında durup önce gözyaşlarını silip sonra da gözlerini öpen kadının kendisinden uzaklaşmasıyla ne yaşadığını kavramıştı. Ve bu yaşadıklarıdan fazlasıyla mutlu olmuştu. Bunu göstermekten de hiç çekinmedi.

Geri geri giden kadının gitmek üzere olduğunu fark edip hemen onu tutmuştu. Kadının dudakları onun tenine değmişti. Düşündükçe kalbi hızlanıyordu. Kızı kendine doğru çekmişti. Aklını kızın anlına dayadı. Aynı anda gözlerini kapatmıştı , ikili.

" Bugün çok yoruldun ve korkmanı istememiştim bu yüzden ertelemiştim."

Kız daha ne kadar heyecanlanabilir, kestiremiyordu. Adamla çok yakınlardı.

"Neyi ertelediniz?"

Halâ adamla dipdibeydi ama resmi konuşuyordu. Öyle bir anın içindeydi ki ne söylediğini, doğru söyleyip, söylemediğini bilmiyordu.

"Sen daha beni farketmemişken bile sana nasıl vurulduğumu, günler geçse de seni bir türlü aklımdan çıkaramayışı mı, döktüğün her gözyaşının içimi nasıl yaktığını, senin canını yakan herkesi bu dünyadan nasıl yok etmek istediğimi , daha sayabilirim. Beni anlıyor musun, Viran?"

Kız bir taraftan mutluluktan havaya uçmak isterken bir yandan bu mutluluğa kalbi dayanamayacak da birazdan yere yığılacakmış gibi hissediyordu. Adama cevapta veremiyordu, sesi içine kaçmış gibi hissediyordu.

Adam kızın sesi çıkmayınca kızı yanlış mı anladım acaba , korkutttum mu acaba diye , endişelenmeye başlamıştı.

"Ben , seni korkutttum mu? Bak ben sana zarar vermem. Sen beni yanında istemezsen eğer beni seni uzaktan da severim. Gerekirse yanı-"

Giray bir anda beline sarılan kadınla susmuştu. Kız ondan korkmamıştı. O kadar rahatladı ki derin bir nefes almıştı. Geri çekilip kıza bakmak istedi. Ama kız izin vermedi. Kızın kısık sesini duydu , sonra.

"Sizden korkmuyorum. Korkarım sandım ama öyle olmadı.Bende sizden hoşlanıyorum."

Kızın söyledikleriyle o kadar mutlu olmuştu ki ağzı kulaklarında deyimi onda vücut bulmuştu sanki. Geri çekilip kıza bakmak istedi ve bu sefer başardı.

"Şuan o kadar mutluyum ki , bunu anlatacak kelime bulamıyorum. Hayatımda yaşamadığım hisleri bana yaşatıyorsun. "

Bu sefer Giray , Viran'a doğru eğilip onun burnunu öpmüştü. Utanmıştı.Viran o kadar toydu ki şuan yaşadıklarından sonra tek yapabildiği tekrardan adama sarılmak olmuştu.

Adam kendisinden utanıp yine kendisine sarılan kadınla kahkaha atmıştı. Birşey dememiş sadece kadının saçlarını öpmüştü.

Şu zamana kadar sürekli çekilen saçlarını öpmüştü Giray. Bir anda kendini beklemediği duygu selinin içinde buldu. İçinde bir yerler hem kanarken hemde şifa bulmuştu. O kadar değişik hissediyordu ki az geri çekilip Giray'ın kalbini öpüp yine Giray'a sarıldı.

Kız onu kalbinden öpmüştü. Beklemedik bu hareket kalbini o kadar hızlandırmıştı ki kız bunu duyabiliyordu. Adamın hızlanan kalp atışlarıyla gülümsemişti , Viran. Hâlâ inanmakta zorluk çekiyordu ve bunu adamla paylaştı.

" Şu an yaşadıklarım bana o kadar imkansız geliyordu ki acaba uyanmadım da rüya mı görüyorum acaba diye düşünmeye başladım. Rüya da değiliz dimi?!"

Diyerek adamdan azıcık uzaklaşmış, yüzüne bakmıştı.

" Rüya değil . İspatlamamı ister misin?"

Konuşmadan kafasıyla onu onaylayan kadınla ona doğru eğilmiş bir anda yanağından öpmüştü. Geri çekilip kıza baktığında kızın şaşkınlıkla gözlerini hızlı hızlı kırptığını görmüştü. O kadar tatlıydı ki kızın bu hâli tekrardan uzanıp diğer yanağından öpmüştü.

" Hatrı kalmasın dimi ? Küser sonra.." diyip göz kırmıştı.

Kız hem o kadar çok heyecanlanmış ve utanmıştı ki tek sığınağı adam olmuştu yine. Utangaç bir sevgilisi vardı, adamın . Bu durum o kadar çok hoşuna gidiyordu ki tekrardan kahkaha atmıştı.

"Emin oldun mu artık gerçek olduğuna?" diyerek tekrardan gülmüştü.

Ne kadar adamın ona takıldığını bilse de utanmaktan geri duramıyordu. Adam kendisine bu kadar sevgi dolu yaklaşırken kendisinin de uzak durmaması gerektiğini düşünüyordu.

Hızla adamdan uzaklaşmış omuzlarından biraz bastırarak eğilmesini sağlamıştı. Sonra da adamın boynuna bir öpücük bırakıp, adamın şaşkınlığını fırsat bilip kollarından kurtulmuştu. Ne kadar içinden gelerek yapmış olsa da adamdan uzaklaştığı an utancı baş gösterdi. Bu yüzden de ardına bile bakmadan kaçarak odasına gitmişti , Viran.

Şaşkınlığını üzerinden atan adam hem mutluluktan hem de kızın o tatlı hallerinden dolayı evi inletecek bir kahkaha atmıştı. Tabiki bunu kız da duymuştu. Değişik bir mutluluk ile o da gülümsemişti. Gün nasıl başlamış ,nasıl bitmişti.

Hayat beklenmediktir. Ne zaman , ne yaşayacağını bilemezsin. Bir dakika sonra ne olacağını tahmin edemezsin. On dakika önce ağlarken , on dakika sonra gülebilirsin...

Bölüm sonu

2 yorum