İçeriğe geç

VİRAN

Bölüm 7 · 8 dk okuma

VİRAN

Bölüm 7

7.Bölüm

Tomris Hanım yanındaki avukata dönüp,

"Ama önce benim onunla görülecek bir hesabım var. Önce ben sonra sen...""

Adam kafasını sallamıştı, onaylarcasına.Sonra konuştu.

"Şuan yapacak birşeyin yok zaten . İstesen de göremezsin oğlunu. Ben halledince sana haber ederim. " Bu Tomris Hanım'ın daha çok işine gelmişti. Bu aptala hakettiği dersi vermesi için yeterliydi.

Yaşlı kadın Viran'ın yalnız olmasını fırsat bilerek hızla ona doğru ilerlemeye başladı. Kafasını kaldırınca seri adımlarla kendisine doğru gelen annesini görmüştü,Viran. Korkuyla ayağa kalktı.

Kadın Viran' a burada birşey yapamayacağını çok iyi biliyordu. Bu yüzden onu alıp eve götürecekti. Kızın yanına gelince kolunu tutup, konuşmaya başladı.

"Sesini çıkarmadan yürü. Yoksa o kadar insanın içindeyiz demem alırım, ayağımın altına. Hadi yürü!"

Bir taraftan yürüyor, bir taraftan kızı yürütüyordu. Kız kendini o kadar savunmasız hissediyordu ki korkudan sesini çıkaramamış, annesinin ardına takılmıştı.

Emniyetten çıkınca taksi durağını aramış taksi istemişti yaşlı kadın. Yarım saat taksinin gelmesini beklemişlerdi. Taksinin gelmesini beklerken Tomris Hanım'ın öfkesi gittikçe artıyordu. Ve bunu kıza yansıtmaktan da asla gocunmuyordu. Yarım saat sonra gelen taksiyle yola çıkmışlardı. Emniyet evlerine uzak olduğu için bir saatten fazla zaman da yolda geçmişti. Öyle ki evin oraya geldiklerinde hava kararmaya başlamıştı. Taksiye ücreti verip indi , iki kadında.

Taksinin uzaklaşmasıyla Tomris Hanım'ın Viran'ın saçına yapışması bir oldu. Saçlarından sürükleye sürükleye eve gitmeye başladı yaşlı kadın.

Viran'da annesinin elinden kurtulmaya çalışıyordu. Canı yanıyordu evet ama evden içeri girdiğinde saçının acısı yaşayacaklarınının yanında hiç kalacaktı.

Nitekim de öyle oldu. Saçlarını kurtaramamış ve zorla eve girmek zorunda kalmıştı. Eve girmeleriyle annesi kızı evin ortasına fırlattı. Sonra da kapıyı kitledi. Kızın korkusu kapının kilitlenmesiyle giderek arttı.

Hangi ara geldiğini farketmediği tokatla kafasını yere çarpmıştı Viran.

"Seni nankör köpek seni! Yediğin kaba mı pisliyorsun sen ha !!" Diyip tekrar bir tokat atmıştı kıza.

"Sen kim oluyorsun da benim oğlumu şikayet ediyorsun ha , seni aptal seni!!"

Kızın saçından tutup evin içinde sürüklemeye başladı. Kız artık çığlık çığlığa ağlıyordu. Yaşlı kadın bir ara yorulmuş , durmuştu. Ama hâlâ öfkeyle Viran'a bakıyordu.

Kız hıçkıra hıçkıra konuşmaya başladı.

"Abim bir suçlu. Bir adamın canına kastetmişti. Katil olacaktı az kalsın. Ben doğru olanı yaptım.!"

Zaten kızın varlığı bile yaşlı kadına batarken kızın söyledikleriyle iyice sinirlenmiş ve öfkeyle gözü dönmüştü. Hızla ayağa kalmış , kıza tekrar saldıracaktı ki kızdan hiç beklemediği tepkiyle durmuştu.

"YETER! BANA BUNU NEDEN YAPIYORSUN ANNE? BEN DE SENİN ÇOCUĞUN DEĞİL MİYİM? OĞLUM DA OĞLUM ... BENİ NİYE HİÇ DÜŞÜNMEDİN, BENİ NİYE HİÇ SEVMEDİN , ANNE? BEN SANA NE YAPTIM?"

O kadar bağırdı ki boğazı ağrımıştı. Bu yüzden susmak zorunda kaldı. Bu tepkiyi vermeyi annesi kadar kendisi de beklemiyordu. Annesi bir süre durmuş, sonra da eve girerken bir kere attığı çantasından telefonunu almış ve evdeki bir odaya girip, sertçe kapıyı kapatmıştı.

Bu tepkiyle yerinden sıçrayan Viran annesinin onu tekrardan dövmesini beklerken bir hışımla gitmesini hiç beklemiyordu.

Odaya giren yaşlı kadın avukatı aradı. Açılan telefonla konuşmaya başladı.

" Neredesin?"

" Evdeyim , Tomris Hanım hayırdır? Oğlunuz için -" Yaşlı kadın avukatın lafını kesip kendisi konuşmaya başladı.

" Hayır , Viran'ı getireceğim adresi gönder!" Diyip telefonu kapatmıştı.

Normal şartlarda bunu yaptığına kadını pişman ederdi de dua etsin şuan tek istediği o esmer şekerdi. Adresi atıp beklemeye başladı , adam.

Gelen adresle odadan hızla çıkıp , tekrardan kızın koluna yapışmıştı.

" Hadi , kalk gidiyoruz.

Kız merakla konuşacak olsa da Tomris Hanım buna izin vermemişti.

" Çeneni kapat ve yürü yoksa elimde kalırsın."

Annesinin onu evden yaka paça çıkartıp sürüklemesiyle mecbur peşinden gitmeye başladı. Şu zamana kadar çok şey yaşamıştı Viran . Kaç defa annesinden hakaretler işitmişti,dayaklar yemişti . Annesi hepsine hep bir bahane bulmuştu ama bu sefer ki başka idi. Beni neden sevmediniz , diye sorarken kendini sokakta annesin peşinden meçhule gideceğini düşünmemişti.

Ana caddeye gelince bir taksi çevirmişti annesi. En son bir evin yanın da durdular, ve annesi bir kapıyı çalmıştı. Kısa bir süre sonra kapı neredeyse babası yaşındaki bir adam tarafından açıldı. Annesi kızı hırsla adama doğru savurdu. Ağzından saçılan tükürüklerle bağırmaya başladı.

“NEDEN SENİ SEVMİYORUZ, ÖYLE Mİ? SENİN GİBİ BİR YARATIĞIN NESİNİ SEVELİM BE ! ADIN GİBİ VARLIĞIN DA HAYATIMI YAKTI,YIKTI!”

Annesinin dediklerinden hiçbir şey anlamayan Viran annesinin yanına adımlayarak kısık bir sesle konuşmaya başladı.

“Ben ne yaptım anne sana? Doğdum doğalı hiçbirinizden tek iyi bir laf duymadım. Bu yaşım neyse de el kadarken ne yapmış olabilirim size ?”

Annesi,Viran’ı dinledikçe sanki daha çok sinirleniyordu . Daha fazla tutamadı kendini ve hırsın verdiği dehşetle konuşmaya başladı.

“Sen benim yaşadığım en karanlık gecenin meyvesisin. Baba bildiğin adam senin baban değil. Hiç hatırlamak istemediğim günden bana kalan bir cezasın sen.Kocamın bedenen olmasa da ruhen gitmesine neden olan O İĞRENÇ YARATIĞIN , İĞRENÇ PİÇİSİN!”

Sonlara doğru yükselen annesinin sesiyle ve anladıklarının ağırlığıyla gözlerini kapatmıştı.Gözlerinden yaşlar akmaya başladı.Ne kadar silse de yenileri gelmeye devam ediyordu bu yüzden bunu yapmaktan vazgeçti. Annesine sarılmak istedi ama onun bu hareketini önceden farkeden kadın buna izin vermeyip kıza sert bir tokat atıp , yere düşmesine sebep oldu. Kıza doğru eğilip konuşmaya başladı.

“O pis ellerinle sakın bana dokunmayı düşünme.”

Birden gülümsemeye başladı. Gülümsemesi önce kıkırtıya sonra sokağı inleten bir kahkahaya dönüştü. Zaten korkan Viran daha çok korkmaya başladı.

“Anne bak seni anlıyorum ama benim bun-“

“KES! Sen kimsin de beni anlıyorsun ? Ama biraz sonra tam manasıyla anlayacaksın.” Diyerek pis bir gülümsemeyle kızın kolunu tutup onu yerden kaldırıp , dakikalarca kendilerini izleyen adamın evine soktu .

“Beni nasıl anlayabilirsin biliyor musun canım kızım?” Normal bir zaman da duysa havalara uçacağı kızım kelimesi ona sadece korkuyu hissettiriyordu.Hiçbir şey demeden annesine bakmaya başladı.

“Benim yaşadığımı yaşayıp, kendin gibi bir piç doğurduktan sonra anlayabilirsin sadece.”

Annesinin dedikleriyle daha ne kadar korkacağını kestiremedi Viran.

Annesi kendisini bırakıp yanlarında ki adamı muhattaba alarak konuşmaya başladı.

“Al sana kız.Masrafların karşılığın da bu.Ne yapıyorsan yap. Lakin bir daha karşıma çıkmasın.”

Kendisine pis pis bakan adam gülümseyerek ,

“Merak etme , dışarı çıkmaya mecali olmayacak ki karşına çıksın.” Diyip keyifle kahkaha attı adam.

Annesinin ve adamın söylediklerin dehşetini yeni atlatmış olmalı ki konuşmaya ancak başlayabildi.

“ Anne diyorsun sen? BENİM İÇİN NASIL BU ŞEKİLDE KONUŞURSUN?!”

Sonlara doğru bağıran kız annesinde hiçbir duygu değişimi yaratamadı. Bunu farketmesi onu yeni bir dehşetin içine atmaya yetmişti. Annesi yanına yaklaşarak iğrenir bir ifadesiyle kızın çenesini tutup, kızın yüzüne fısıldar bir şekilde konuştu.

“Bu gün senden kurtuluyorum, ebediyete kadar.Bugün benim yeniden doğuş günüm. Bugün benim bayramım ,anlıyor musun,Viran? Şimdi beni iyi dinle , bir daha karşıma çıkarsan şimdi ki gibi acımam , canını alırım.”

Cümlesi biten kadın, tiksinerek kızın çenesini itti ve arkasını döndü gitmek için. Bir kez bile arkasına bakmadan ilerlemeye devam etti.Viran da gitmek için hamle yapsa da koluna yapışan adam buna müsaade etmemişti.Debelendi kurtulmak için ama beceremedi , adama gücünü yettiremedi. Tek yapabildiği annesinin arkasından bağırmaktı.

“ANNE! ANNE BENİ BURADA BIRAKMA NE OLURSUN. NE YAPARSAN YAP , AĞZIMI AÇMAYACAĞIM NE OLUR BENİ DE GÖTÜR!”

Bağırmasıyla dönen annesi ona boş gözlerle bakıyordu. Adamın arkasındaki bedenini kendi bedeninde hissetmek daha fazla çırpınmasına neden oldu.Annesi tek bir laf daha etmesine izin vermeden hızlıca evden çıktı. Annesinin çıkmasıyla genç kız daha fazla çırpınmaya ve bağırmaya başladı.

“ANNE ! ANNE, GİTME! ANNE!”

Kızın bağırmalarına dayanamayan adam kıza okkalı bir tokat attı.Annesi gitmişti, onu burada bu adamla bırakmıştı. Durulan kız bu sefer adama yalvarmaya başladı.

“Ne olursun beni bırak.Bak ne istersem yaparım ama beni bırak.”

Kızın sözleriyle pis pis bakıp, ona doğru eğilip aynı hizzaya gelmiş ve konuşmuştu.

“Ben birazdan istediğimi alacağım güzelim sen merak etme.”

Diyerek elini kızın yüzüne doğru götürdü. Aynı anda kız da yüzünü çekti. Sabrı kalmayan adam, kızın koluna yapıştı ve yerden kaldırıp , odalardan birine doğru sürüklemeye başladı. Bir taraftan çırpınıp bir taraftan çığlık çığlığa ağlayarak bağırıyordu.

“Senin hiç insafın yok mu? İstemiyorum seni! BIRAK! BIRAK BENİ ALLAH’IN CEZASI ADAM BIRAK!”

Kızı odaya sokan adam , gözü dönmüş bir vahşilikle kızı odadaki yatağın üzerine attı. Bir taraftan üstünü çıkarırken bir taraftan da yatağa doğru gitmeye başladı. Kızın yataktan kalktığını görüp hızla kızı tutup tekrar yatağa attı. Kızın ağlamalarını, yalvarmalarını aldırmayıp üzerine çıktı.Kızın kendini iteklemeye çalışmasına aldırış etmeden ona saldırmaya başladı. Kızın üzerindeki tişörtü çıkarmaya çalışan adam kızın çırpınmaları yüzünden bunu başaramayınca hırsla tişörtü ön kısımdan yarıya kadar yırtmıştı. Adamın son yaptığıyla çığlık atıp daha çok çırpınmaya başladı.

Adamdan bu şekilde kurtulamayacağını anlayan kız bir süre durdu ,etrafında kendini koruyacak bir şey aramaya başladı. Adam kızın pes ettiğini düşünerek kadının bedeni üzerindeki iğrenç dokunuşlarına devam etti.Ne kadar üzerindeki adamdan tiksinse de kurtulmak için yol arıyordu. En son yatağın yanındaki gece lambasını buldu gözleri. Yaşadıkların dehşetiyle lambayı tuttuğu gibi adamın kafasına geçirdi.

Bayılan adamla hızla yataktan kalkıp, nasıl bir halde olduğunu bile umursamadan kendini evden dışarı attı. Yalın ayak koşmaya başladı. dakikalarca koştu ve en sonunda kendini çalıştığı restoranda buldu. Hızla içeri girdi.Gizlenecek yer ararken kendine arkadan bir ses duymuştu.Giray’ın sesiydi bu.Onu arkasından tanıyamadığından seslenmişti genç adam.

“Sen de kimsin ? Ne işin var burada? Sana diyor-”

Arkasını dönen kızla neye uğradığını şaşırdı .Kaşları anında çatılmıştı.Kızın üzerini baştan aşağı incelemişti. Geçen her dakika siniri artıyordu. Konuşmadan bile bir insanı korkutabilecek bir potansiyel vardı şuan Giray da . İçinde harlanan öfkeyle ne kadar ortalığı ayağa kaldırmak istese de kızın korkmuş yüzünü gördüğünden onu bir de kendisi korkutmamak için sakinleşmeye çalıştı. Başarabilmişmiydi bilmiyordu ama bunun üzerinde daha fazla durmadan konuşmaya karar verdi.

Kızı incitmek istemez gibi yavaş adımlarla kıza yaklaşmıştı. Yumuşak bir şekilde kızın yüzünü ellerinin arasına aldı. Kızın anlık olarak irkildiğini görse de elini çekmeden konuşmaya başladı..

“Bunu sana kim yaptı? Hadi bana söyle Esmer güzeli , söyle ki onu doğduğuna pişman edeyim.”

Artık güvende olduğunu hissetmenin rahatlığımı yoksa yaşadıklarının acısından mı bilinmez kız adama cevap veremeden oracıkta bayılıvermişti.Kızın cevap vermesini beklerken gözlerinin kaymasından bayılacağını anlayıp hızla onu kucaklamıştı.

Karakoldayken ifade verdikten sonra odadan çıkınca ne Ömer ne de Giray kızı görmemişti. Defalarca onu aramışlardı ama genç kız telefonlarını açmamıştı. Evinin nerede olduğunu bilmediklerinden gidememişlerdi . Ama şuan o kadar pişmandı ki Giray , keşke aramaya devam etseydim, diyordu. Kızın peşini hemen bırakmasaydı belki de kız bunları yaşamayacaktı. Ama öğrenecek, hem de herşeyi öğrenecek ve kızın bu halde olmasının bedelini herkese ödecekti. Ama önce kız, önce o iyi olacaktı..

Bölüm sonu

2 yorum