Giray kızı şoföre emanet etmiş , kendisi eve girmişti. Araba hareket edip , gözden kaybolana kadar camdan izlemişti. Hep derler ki, erkekler güçlüdür ve kolay kolay birşeyden etkilenmezler . Ama hiçte sanıldığı gibi olmuyor.
Birkaç saat önce yaşananlar hâlâ aklından çıkmamıştı. Kendisini biliyordu. İnsanları pek sevmez ve onlarla fazla yakın olmazdı. Hatta bu sert tutumu yüzünden insanlar ondan bir parça çekinir bir o kadar da korkarlardı.
Ama bu öyle bir şey değildi. Kız onu dövebileceğini düşünmüş ve kendini korumak istemişti. Küçücük elleriyle kendini savunmaya çalışması, korkudan ağlamaya başlaması ve en son korkudan bayılması , adam için son nokta olmuştu. Kendinden utanmıştı. İnsan cinsiyetinden utanır mı? Giray utanmıştı.
Kız gittikten sonra camın önünden ayrılmış, salondaki bir kanepeye kendini bıraktı. Ne kadar süre oturup , düşündüğünü önünde oturduğu camdan ona gelen güneş ışıkları ile farketmişti.
Gece boyu uyumamanın cezasını şuan başağrısı ile ödüyordu. Yerinden kalkıp mutfağa gitmiş ve dolaptan ağrı kesici alıp içmişti.
Salona dönüp telefonundan Ömer'i aramıştı. Ellerindeki kayıtları son bir kez daha inceleyip polise vereceklerdi. Bu yüzden kolunun izin verdiği kadar çabuk bir şekilde hazırlanmış ve Ömer'in restoran da değil de evde olduğunu öğrenmesinden dolayı onun evine gitmişti.
Araba Ömer'in evinin önünde durmuştu
Şoföre dönmek istediğinde kendisini arayacağını söylemiş ve onu göndermişti.
Ağır adımlarla kapıya ilerlemiş ve kapının açılmasını beklemişti. Birkaç dakika sonra açılan kapıyla içeri girmişti.
Evde çalışan kadın ona yönelik konuşmuştu.
"Efendim, Ömer Bey çalışma odasında sizi bekliyor."
Kadının sözleriyle ona bakmamış sadece kafasını sallamış ve ezbere bildiği yoldan çalışma odasına gelmiş ve içeri girmişti.
Ömer, adamın dışarıdan ne kadar sert durmasına rağmen bu yönününden de haberdardı. Konuşup onu rahatlatmak istiyordu ama söyleyeceği hiçbir cümlenin yaşananları unutturmayacağını biliyordu. Bu yüzden konuşmayı başka yönden laf açarak başlatmıştı.
"Kayıtlara ben baktım. Bir de sen bak."
Ömer'in dedileri ile kafasını sallamış ve bilgisayarın önüne geçmişti. Kayıtları tekrardan ayrıntılı bir şekilde tekrardan incelemişti ve en ince ayrıntısına kadar araştırdığı adamı yani Viran'ın abisini yine görmüştü. Ne kadar izlerse izlesin hep aynıydı. Kızın abisi kendisini öldürmek isteyenlerle işbirliği içindeydi. Normalde bırakırdı ama Ömer'in bu işin ucunu bırakmayacağı için konuşmaya başladı.
"Biraz dikkatli bakınca adamı görüyorsun. Elebaşlarını bulmak istiyorsak bu adamdan yürüyeceğiz. "
" Tamam o zaman . "
Diyerek yerinden kalkan adam flaşı bilgisayardan çıkarmış ve bilgisayarı kapatıp, çantasını almıştı.
En sonunda o dehşet halinden kurtulmuştu,Giray. Adamın çantasını toparlamasıyla evden ayrıldı iki adam da.
Sessiz geçen araba yolculuğu ile emniyete vardılar. Onlara yardım eden polisin odasının oraya geldi ikili.Kapıyı çalıp , gel lafıyla içeri girdi iki adamda. Adam elini uzatıp, konuşmuştu.
"Buyrun lütfen , oturun."
Adamın işaretiyle odadaki koltuğa kendilerini bıraktı iki adamda. Söze her zaman ki gibi Giray başladı.
"Bu olan suikast ile ilgili yeni bir gelişme var. "
" Ne gibi? "
Adamın sorusuyla Giray bir dakika yapıp , Ömer'den bilgisayarı alıp kamera kayıtlarını açtı. Görüntüleri gören adam yine aynı şeyleri izleyeceğini düşünerek konuştu.
" Bu görüntüler biz de var ve yeni birşey yok." Diyerek kestirip atmak istedi. Gına gelmişti artık , sürekli oturduğu yerden görüntü izlemekten.
" Acele ediyorsun komiser ! Gel izle !"
Dedikten sonra Metehan'ın indiği ve sonrasında gözden kaybolduğu anları adama izletti.
" Bu nasıl olur? Bu nasıl gözden kaçar?"
Diyerek bilgisayarı kaptığı gibi odadan çıkmıştı.
Aradan geçen yarım saat boyunca iki adamla sabırla komiserin gelmesini bekledi. Biraz sonra kapı açılmış ve adam bilgisayar ile içeri girmişti. Kendisine merakla bakan iki adamla birlikte konuşmaya başladı.
" Görüntüleri üstlerime izlettirdim.
Görüntülerdeki adam size çarpan asıl kişi olabilir Giray Bey. Adam kaza anında kameralara yakalanmıyor ama sonrasında kameraların görüş açısına giriyor. Arabadan indiğinin net görüntüsü var. Bu da onu şüpheli yapar. Bir ekip çıkarttık ve sizin verdiğiniz bilgilerle adamın evine gönderdik. Getirilmesi uzun sürmez."
İki adam da olumlu anlam da kafasını sallamış ve adamın buraya getirilmesini beklemeye başladılar.
İki adam emniyette bekleye dursun. Yıldırım evi soğuk savaş dönemi gibi acayip bir gerginlik ile başlamışlardı. Metehan'ın çekip gitmesi evde bomba etkisi yaratmıştı. Herkes kendi köşesinde kahvaltı yaparken zil çalmıştı. Her zaman ki gibi kapıyı açmaya Viran gitmişti.
Kapıyı açması ile bir grup polisi görmesi bir olmuştu.
" İyi günler hanımefendi. Metehan Yıldırım'ı almamız yönünde emir var."
Kapıda ki polis memuru konuşmaya devam edecekti ki kapıya gelip, konuşan kadınla susmuştu.
"Hayırdır memur bey ? Oğlumu neden arıyorsunuz? Kendisi şuan evde değil , ben yardımcı olayım."
Kadının sözleriyle kafasını olumsuz yönde sallamıştı adam.
" Aradığımız kişi siz değil , Metehan Yıldırım. Kendisi tanınmış bir iş adamı olan Giray Karaalp' i öldürmeye teşebbüsten arıyoruz. Nerede olduğunu biliyorsanız eğer işimizi kolaylaştırmak adına söyleyin."
Viran ailesine abisinin bir valiz alıp çekip gittiğini söylemişti ama detaya inmemişti. Annesinin polisin ettiği her kelime de atan rengiyle söylememekte hatta ettiğini çok net bir şekilde anlamıştı. Direkt annesine dönüp konuşmuştu.
"Anne iyi misin? Su getirmemi ist- "
kız cümlesinin daha tamamlayamadan annesi kollarına bayılmıştı. Anlık korkuyla çığlık atmıştı.
Normal şartlarda Viran'ın çığlığına çıkmayacak olan Atilla Bey ve İlyada kapının çaldığını önceden duydukları için bu sefer odadan çıkıp kapının oraya gelmişlerdi.
İkisi de gördükleriyle neye şaşıracaklarını bilemediler. Kapıdaki polislere mi yoksa yerde baygın yatan kadına mı ...
.....................3 ay sonra..................
Polisin eve geldiği ve Metehan gittiği günden bu yana tam tamına üç ay geçmişti. Evde olan gerginlik Metehan'ın gittiğini öğrendikleri zamandan kat ve kat fazlaydı. O kadar sinirliydi ki anne ve babası bildiklerini söylemeye cesaret edemedi , Viran.
O günden sonra işine gidip gelmeye devam etti. Kız hem Giraylarla hem de polislerle ortak hareket ediyordu. Metehan ne kadar onun abisi olsa da bir cana kıymaya kalkmıştı. Durumunu bilseler onca yaşadığı şeyden dolayı ondan intikam almak istediğini düşünebilirdi. Ama hayır, Viran'ın niyeti asla böyle birşey değildi. Abisi birinin canına kastetmişti ve cezasını çekecekti.
Bu süre boyunca Giray'ın restorana sık geldiğini gördü. Abisi bulunana kadar iletişim halinde olacaklardı. Geçen süre boyunca ikilinin arasındaki iletişim baya ilerlemişti. Kız , adamı bir nebze olsa tanımaya başlamıştı. Evine gittiği o gün kendisine vurabileceğini düşünmüş ve o gün korkudan bayılmıştı. Şimdi anlıyordu nasıl yanlış düşünüp, hata ettiğini. Adam insanlara karşı sert bir tutum içinde olabilirdi ama hiçbir zaman kendisine gücü yetmeyecek birine o şekilde bir üstünlük kurma çabasında hiçbir zaman olmamıştı.
Bu üç aylık süre boyunca korkusu yok olduğu gibi ona temkinli bir şekilde yaklaşan patronundan etkilenmeye başlamıştı kız. Daha önce hayatına kimseyi alma fırsatı olmamıştı ama hissettiklerini kavrayıp , anlayabiliyordu. Çok tehlikeli ve yanlış sularda yüzmeye başladığının farkındaydı.Uzun zamandır iletişim de olmaları ve adamın kendisine fazlasıyla nazik ve anlayışla yaklaşması kızın ona doğru çekilmesine sebep oluyordu.
Her zaman ki restoranda çalışıyor siparişleri alıp , servisleri yapıyordu. Tabakları bırakmış, geri döndüğünde Melih yanına gelmişti. İlk günden bu yana anlaştığı ve samimi olduğu tek kişi Melih olmuştu. Kızlarla bile samimi olamamıştı.
"Viran , Ömer Bey seni çağırıyor. Giray Bey ile seni odasında bekliyorlar. Yeni bir durum olmuş galiba ."
Adamın söyledikleri ile tedirgin olmuştu kız.
" Niye öyle dedin ki şimdi?"
Kızın korkmuş suratını görünce birden gülmüştü Melih.
"Kız korkma. Normal gergin olurlar ama bu sefer durulmuş gibi duruyorlar. Bu iş sonuca ha varacak , ha varacak diye günlerdir stresliydiler. Sakin görünce birşey olduğunu düşündüm sadece."
Adamın söyledikleriyle derin bir nefes almıştı. Korkuyordu. Biri abisi biri patronuydu. Bu işin sonunda ortalık fena halde karışacak ve Viran bunun farkındaydı. Bu işin kendi başına patlamasın diye o kadar dua ediyordu ki Viran...
Günler haftaları , haftalar ayları buldukça gerim gerim geriliyordu.Daha fazla oyalanmadan Ömer Bey'in odasına doğru adimlamaya başladı. Geçen birkaç dakikanın ardından odanın kapısının önüne gelmişti , genç kız.
Kapıyı tıklatmış, gel komutuyla içeri girdi.Fazla beklemeden konuşmaya başladı.
"Beni çağırmışsınız. Yeni bir gelişme mi var? "
Kız önce Ömer'e bakmıştı. Ondan bir yanıt alamayınca Giray'a döndü.
Kendisine bakan kızı gören Giray, konuşmuştu.
"Gel otur, önce . Bakma öyle hadi gel!"
Ne kadar itiraz etmek istese de karşısındaki adamlar onun patronuydu. Sesini çıkarmadan kafasıyla onaylamış ve Giray'ın karşısında ki koltuğa oturmuştu.
"Evet, sizi dinliyorum."
Bu sefer direkt konuya girin dercesine konuşmuştu ,Viran.
Her zamanın aksine bu sefer Ömer kıza anlatmaya başlamıştı.
"Abinin kaçtığını ve uzun zamandır da arandığını biliyorsun?"
Adam soru sormamıştı ama yine de kızın onaylaması için bu şekilde konuşmuştu. Konuşmadan, kafasını olumlu olarak sallayan kızla devam etti , konuşmasına.
"Az önce emniyetten aradılar ve abinin yerini tespit ettiklerini , onu alıp emniyete getireceklerini söylediler. Bizi kazadan dolayı seni de görüntülerde onu tanıdığından ve onun kardeşi olduğundan ifademizin alınacağını söylediler."
Kız duyduğu her cümle de hem şaşırıyor hem de endişesi bir kat artıyordu. Abisi bulunduysa ailesi de emniyete gidecekti. Eğer içlerinden biri onu abisinin aleyhinde konuştuğunu anlarsa bu onun için felaket demekti. Korkuyla konuşmaya başladı.
"Ben gelmesem , olmaz mı?"
Bir umut iki adamın yüzüne de bakmış ama istediği yanıtı görememişti.Devam etti konuşmaya belki ikna ederim düşüncesiyle.
"Ailem beni orada görürse hele ki abimin aleyhinde ifade verdiğimi farkederse bu benim sonum olur. Lütfen gelmeyeyim!!"
Kızın korkuyla söyledikleriyle iki adam da kaşlarını çatmıştı. Sonum olur derken muhtemelen gördüğü şiddetten bahsediyordu.
Kızın bu haline tahammül edemeyen Giray kızgınlıkla konuşmaya başladı.
" Kimse sana birşey yapamaz!. Saçma sapan korkup beni deli etme! Abinin ne kadar tehlikeli olduğunu biliyorsun. Benim düşmanla işbirliği yaptı , beni öldürmeye kalktı. Bugün başarılı olamadı ama başka bir zaman başka bir insan da başarılı olabilir. Bunu mu istiyorsun? "
Adamın sözlerinin haklılığıyla sesini çıkaramadı. Sadece olumsuz manada kafasını sallamıştı.
"Tamam , gidelim. "
Kızın söyledileriyle iki adam da kafasını sallamıştı.
Üçü de hazırlanmış, önce odadan sonrada restorandan çıkmışlardı.
Çok uzun sürmeyen yolculuğun ardından üçlü emniyetin oraya gelmiş ve ardından içeri girmişti. Ömer Giray ve Viran' a dönüp,
" Siz burada bekleyin, ben buradaki memurlarla bir konuşayım. Adamı getirdiler mi ,ifade verecek miyiz , bir öğreneyim."
Ona karşın Giray lafa girmişti.
" Tamamdır , kardeşim. Sen git, biz de şurada bekliyoruz."
İleride ki koltukları kafasıyla işaret etmişti.
"Tamamdır, haber alır almaz yanınıza gelirim."
Ömer bunu dedikten sonra hızla polis memurlarının yanına doğru ilerlemeye başladı .
Karşısına çıkan görevliye durumu sormuştu ama adam amirine sorması gerektiğini söyleyip, odanın yerini tarif ettikten yoluna devam etmişti. Tarif edilen odanın önüne gelince kapıyı çalmış ve içeri girmişti.
Ömer daha adamın konuşmasına fırsat vermeden neden burada olduğunu, durumu anlatmış ve bilgi almak istediğini söylemişti.
Ömer'i dinleyen adam konuşmaya başladı.
"Evet , durumunuz bilgim dahilinde. Uzun zaman sonra bu gün Metehan Yıldırım saklandığı barakadan bozma bir evde yakalandı. 5 dakika önce emniyete getirildi. Şuan gözlem altında. İlk önce onun sonra da sizin ifadeleriniz alınacak. "
Ömer Viran'ın durumunu sormadan geçmek istemedi.
"Viran Yıldırım, kendisi Metehan Yıldırım'ın kardeşi o da bizimle birlikte ifade verecek."
Adamın söyledikleriyle amir baya şaşırmıştı.
"Nasıl yani, abisi aleyhinde ifade mi verecek? Bu aile içinde soruna sebep olmaz mı? Zor durum da kalmaz mı? "
Amir'in söylediklerini kendisi ve Giray da düşünmüştü. Hatta Viran' a bu sıralar fazlasıyla ilgili olan arkadaşı ekstra kafa yormuştu bu konu hakkında. En kötü kendileri koruyacaktı kızı.
" Biliyoruz. Biz onun yanındayız ve bir sorun çıkmasına izin vermeyiz ama yine de sağolun."
"Ne demek görevimiz. İyi günler Ömer Bey!"
"İyi günler,size de kolay gelsin Engin Bey."
Masadaki isimliği son anda görmüş söylemişti , Ömer.
Adam sağol dercesine kafasını sallamış , Ömer de odadan dışarı çıkmıştı.
Büyük adımlarla geldiği yoldan geri dönüp ikilinin yanına gelmiş ve amir ile aralarında geçen konuşmayı anlatmıştı. Son kısım hariç tabiki de ...
Aradan geçen bir saat sonra yanlarına gelen polis memuru Metehan'ın ifadesinin alındığını ve sıranın kendilerine geldiğini haber etmişti.
İlk önce Viran sorguya girmişti. Kaza gününü, kameralara bakınca gördüğü abisini anlatmış ve teyit etmişti. Kısa sürede verdiği ifadeden sonra sorgu odasından çıkmış , emniyetin koridoruna gelmişti.
Gözlerini etrafta gezdirirken annesiyle göz göze gelmişti. Viran korku ve endişe ile annesine bakarken annesi de kaşlarını çatmış durumu anlamak ister gibi kızın gözlerinin içine bakıyordu.
Diğer iki adamın sorgusu Viran'ın ki gibi kısa sürmemişti ve hâlâ devam ediyordu.
Kızını koridorun diğer ucunda gördüğünde hem şaşırmış hem de ne olduğuna anlam veremediği için kaşlarını çatmıştı.
Kocası bu olay boyunca baya yıpranmıştı. En son Metehan'ı yakalandığını duyunca fenalaşmıştı. İlyada ile hastaneye bırakıp emniyete gelmek zorunda kaldı , Tomris Hanım.
Düşünürken zor bela ikna edip, tuttuğu avukat polislerin yanından geldi.
"Bilgi almak için gittim ama oğlunun işi zor gibi. Hele ki kız kardeşi onun aleyhinde ifade verdikten sonra işler iyice çıkmaza girdi."
Adamın sözleriyle şoktan şoka giren kadın zorlukla konuştu.
" Ne kardeşi , ne diyorsun sen avukat?"
"Viran Yıldırım, oğlunun kardeşi değil mi?" Diyerek tek kaşını kaldırıp kadına bakmıştı , avukat.
"Evet , kardeşi. Viran , Metehan aleyhinde ifade mi vermiş?"
Şaşırmalı mı yoksa sinirlenmeli mi bilemiyordu,kadın.
Kafasını sallayan avukat konuşmaya devam etti.
" Hem de ne ifade . Görüntülerde görünüyor evet ama eğer Viran onun Metehan olduğunu söylemese benzerlik diyerek Metehan'ı işin içinden bir ihtimal de olsa çıkartabilirdim . En kötü zaman kazandırırdı ki bu da ilerde onu kurtarmamızın yolunu açardı. Ama işte Viran'ın ifadesiyle bu artık imkansız."
Tomris Hanım şuan ne kadar Viran'ı yerden yere çalmak istiyorsa da şuan oğlu onun için daha önemliydi.
"Peki ne yapacağız? Oğlumu kurtarmanın bir yolu yok mu?"
Kafasını olumsuz manada sallamıştı , avukat.
"Birşey yap avukat. Oğlumu kurtar .Ne istersen veririm. Para , mal , mülk ne istersen."
Bırak cinayete teşebbüsü , direkt katilleri ipten alan ve alabilecek kadar herşeyi yapmayı mübah gören para meraklısı bir adama söylenebilecek en tehlikeli cümleydi bu.
Ama bu kadın şanslıydı. Adamın şuan istediği ne para ne de mal , mülktü. İstediği tek şey geldiği ilk anda gördüğü esmer şekerdi. Bu kadınla ve yakalanan salak oğluyla ilgilenirken o afetle nasıl iletişim kuracağını düşünürken onun, bu kadının kızı olduğunu öğrenmişti. Bunun işini kolaylaştıracağını düşünmüştü. Ama işler sanki düşündüğünden daha kolay ilerliyordu.
" Ne istersem? "
Adamın sorduğu soruyla hevesle başını sallamıştı.
"Ne istersen..."
"Kızını, Viran'ı istiyorum. Onu bana getireceksin."
Adamın söylediğiyle ilk etapta baya şaşırdı yaşlı kadın.Yüklü bir miktar duymayı bekliyordu.İlya da olsa ipin ucundaki hiç düşünmez , redder adamı da bir temiz döverdi. Metehan'ın aleyhinde ifade verdiğini duyduğundan beri hissettiği öfke bir anda puf diye, yok olmuştu , sanki.
Sonra gözlerini koridorun öteki ucundaki kızına çevirdi ama içinde ona karşı ne bir vicdan ne de merhamet kırıntısı dahi hissedemedi.
Tereddüt etmeden gözlerini avukata çevirdi.
"Tamam, al senin olsun. Yeter ki oğlumu kurtar.!"


