Viran’ın ablası ile konuşmasının üzerinden günler geçmişti. Gelmeyeceğini söylemişti ablası ama yinede o düğünün olacağı yerin konumunu atmıştı. Giray’a ne kadar abartmayalım dese de Ayla Hanım ve Demir Bey sade bir düğünü kabul etmemişlerdi. Düğün ayarlanan bir otelde yapılacaktı. Bir o kadar da kalabalık olacaktı.
Büyük gün gelip çatmıştı artık. Kuaförden alacaktı onu Giray. Herşeye ,herkese rağmen mutluydu.Hayatında çektiği acıların sonuna gelmiş ve mutluluk onu da bulmuştu.Karanlık anılarını hafızasının çok gerilerine atmış ve kendisini mutluluğun ve Giray’ın kollarına bırakmıştı.
Kuafördeki tüm işleri bitince Ayla Hanım oğlunu aramış ve gelmesini söylemişti. Yarım saattir kuaförde Giray’ın gelmesini bekliyorlardı.
“Anne…”
“Efendim kızım?”
Yaşlı kadın Viran’ın fazlasıyla heyecanlı olduğunu salladığı ayağından ve yüzünden anlıyordu. sakin olan kız strese girince şirazesi kaymıştı.Sanırsa o anlardan birini yaşıyordu şuan,Viran.
“Giray kaçmamıştır … değil mi?”
“Aa kızım! Niye kaçsın çocuk ?”
“Gelmedi hala…”
“Trafiğe takılmıştır ,kuzum dert edip de kendini üzme. Daha evlenmeden peşinden karım da karım diye geziyordu , bu çocuk.Gelir birazdan ,merak etme!”
Ayla Hanım doğru diyordu ama Viran da korkuyordu ,işte.Sona gelmişken, tam mutlu olacağım derken herşeyin yarım kalmasından korkuyordu.Tekrardan karanlığa çekilmek istemiyordu.Giray bundan sonra hayatında olmazsa ne yapar nereye gider bilmiyordu. Ne gidecek bir yeri ne de yanına sığınabileceği biri vardı.Bunu dile getirmekten de utanmadı.
“Korkuyorum anne , ben. Tam mutlu oldum derken başa dönmekten korkuyorum. Giray’ı ,onun sevgisini ve sizi kaybetmekten korkuyorum. Sanki her an uyanacağım da kendimi yine o evde , o insanların arasında bulacakmışım gibi hissediyorum.”
Genç kızın yaşadıklarına şahit olmuştu ve korkmasına hak veriyordu. Onu anlıyordu ve aynı zaman da üzülüyordu. Kızın bu hale gelmesine ,böylesine korku dolu olmasına sebep olan herkesten nefret ediyordu.Şuan eline geçirse onları bir kaşık suda boğabilirdi. Ama onu yerine ayağa kalkıp , gelinin yanına gidip,oturmuştu Ayla Hanım.
Elini kızın sırtına koyup,sıvazladı.
“Seni bu denli üzen,korkutan,ümitsizliğe düşüren insanları boğasım geliyor.”
Kızın yüzünü kendine çevirip ,konuşmaya devam etti.
“Bak kızım , ben seni Giray ile birlikte tanıdım ama Giray’dan bağımsız sevdim.Sen benim gelinim değilsin. Ben seni olmayan kız evladımın yerine koydum da sevdim.”
Kızın yüzünü eliyle okşayıp ,kızı kendine çekti ve sımsıkı sarıldı.
“İnşallah olmaz da ez kaza olur da boşanırsanız bu hiçbirşeyi değiştirmez.Sen yine benim kızım olarak kalacaksın.Yani anla seni o kadar çok seviyorum kızım!”
Dakikalarca konuşan kadınla ve söyledikleriyle içindeki panik duygusu uçup gitmişti.
“Sağol ,anne. Bende seni çok seviyorum!”
Genç kız da kollarını yaşlı kadına iyice sarmıştı.
“Anne ne diyorsun ,ya ? Bismillah daha bugün evleniyoruz , ne boşanması!”
İki kadın da beklemedikleri için anlık olarak irkilmişlerdi.
“Oğlum ! ne sessiz sessiz geliyorsun? Aklımız çıktı !”
“Çıksın , çıksın ki karımla beni boşamaya kalkma!”
İki kadın da adamın ne yapmaya çalıştığını anlamıştı.Belli ki onları duymuş ama üstlerine gitmeyip , mevzuyu şakaya vuruyordu. İki kadın da adama ayak uydurdu.
“Boşatacağım! Hem de yarın ! Ki tarihe geç . En hızlı dul kalan adam diye…”
“Anneee!”
“Ne anne ? Bak kızım , oldu ki bu seni üzdü hem bırak ,hemen. Benim yanıma gel ,sen”
“Karımın aklına girip ona kötü örnek olma!”
“Daha evlenmediniz, o senin karın değil! “
“Hayır ,karım! Görürsün bir evlenelim , karımı yanına getirmeyeceğim.!Yüzüne hasret bırakacağım ,seni.”
“Hele şuna bak ! Benden çıkan bana laf ediyor! Bana bak oğlum kızı alıp giderim sende mal gibi orta da kalırsın. Benim ashabımı bozma!”
Şaka yapayım derken işlerin farklı bir yöne doğru kaydığını gören Giray direkt geri vites yapmıştı.
“Şaka yapmıştım ki…”
Adamın birden mahzunlaşması ve sesinin içine kaçarcasına konuşması iki kadının kahkaha atmasına neden olmuştu.
Dakikalarca anne ,oğlun didişmesini izliyordu.Sessiz bir şekilde ikiliyi izlerken Giray’ın sesinin kısılmasıyla gülmesini tutamıştı.
Başından beri yapmak istediğini yapmış ve güzel karısının gülmesini sağlamıştı.Artık düğünün olduğu yere gidebilirlerdi.Birkaç adımda gelinlikler içindeki karısının yanına vardı,Giray.
“Gidelim mi,artık? Ben artık senin resmi olarak da karım olmanı istiyorum.”
Adamın gözlerindeki samimiyeti ve mutluluğu görebiliyordu,Viran.O yüzden tereddüt etmedi.
“Olur ,gidelim artık, Kocacım!”
Genç kızın söylediği kelimeyi en başta anlamadı.Kolunu uzattı ve kolunu tutan kadınla birlikte bir iki adım attı.Ancak kulağının duyduğunu beyninin algılaması biraz sürünce böyle gelişmişti,durum. Yanlış anlayıp anlamadığını öğrenmek için Viran’a döndü.
“Ne dedin sen,az önce?”
“Olur ,dedim?”
“Ondan sonra ?”
“Gidel-”
“Seni burada herkesin içinde öperim ,Viran!”
Adamın tehditiyle hem sinirlenmiş hem de utanmıştı .
“Giray ,ne diyorsun ,sen? Terbiyesiz misin , ne öpmesi?”
“Yaparım, biliyorsun!”
“UFF! Tamam .”
“Duyamadım?”
Elini kulağına götürmüş ve duyamadım gibisinden işaret yapmıştı,Giray.
Sevgilisine takılmak istemişti ama yine zor durumda kalmıştı . Ama yine de en sevdiği ve hoşuna giden zorluklardı. Gülümseyerek az önce dediği sıfatı tekrar etti.
“Gidelim artık , Kocacım! Geç kalacağız!”
“Ne güzel dedin sen öyle. Bir daha de bakalım, kocacım diye…”
“Giray !”
“İtiraz yok, öperim bak!”
“Kocacım,kocacım , kocacım… Old-”
Zaman mekan tanımayan adam yine umursamamış ve kocacım diyen kadını dudaklarına yapışıvermişti. Viran annesi yanların da diye ayrılmak istemiş tam geri çekildiğin de Giray onu bırakmamış daha istekli öpmeye devam etmiş. Kız ne kadar ayrılmak istese de adama gücünü yettiremedi. Ki gerek kalmamıştı. Ayla Hanım sınır tanımayan oğlunun kafasına çantasını geçirivermişti,en son.
Kafasına yediği çantanın ağrısıyla geri çekilmek zorunda kalmıştı,Giray. Kafasını çevirdiğinde kafasına vuranın annesi olduğunu görmüştü.
“Anne ne yapıyorsun ya ? Niye kafama vurdun ,şimdi ?”
“Niye mi vurdum ? Aynaya bak anlarsın! Ne kadar terbiyesiz bir adam oldun sen !”
Aynaya dönen adam dudaklarına bulaşan ruju görmüştü. Saniyelerce önce kızı öptüğü aklına gelince yüzünde istemsizce bir sırıtma oluşmuştu ki o da kısa sürmüştü. Çünkü annesi çantasıyla tekrardan kafasına vurmuştu.
“Hala pis pis sırıtıyor ! Terbiyesiz, utanmaz seni! Önceden böyle değildin ,sen! Kuduruk seni!”
“Anne ya !”
“Anne deme bana ! Git arabada bekle biz geliyoruz birazdan .”
Utancından kafasını kaldıramayıp,suspus olan kıza kafasını çevirmişti,Giray.Kızın dudaklarındaki ruj dağılmıştı.
“İsterseniz , yardımcı olmak maksadıyla kalabilirim.”
“Defol ,Giray! Ayağımın altına almayayım bu yaştan sonra seni .”
Daha konuşur gitmezdi ama hem annesinden hem de nikaha geç kalmaktan korktuğu için kafasını olumlu manada sallayıp çıkmıştı,kuaförden.
Yaşlı kadın giden oğlunun arkasından gelinine döndü. Kız utancından kendisine bakamıyordu.
“Kızım sen niye utanıyorsun? Haltı yiyen benim oğlum. Kudurdu mu ne anlamadım gitti. Neyse kızım sen gel otur . Makyajını tazeleyelim de gidelim. Ne olur ne olmaz geri gelir melir …”
oturmuştu. Ondan sonrası herşey çok hızlı gelişmişti. Makyaj bitmiş , arabaya binip ,düğünün yapılacağı otele gelmişlerdi.
Bir saat ,sadece bir saat sonra karı – koca olacaklardı. Mutluluklarına giden yolun ilk adımını atacaklardı.