Güneş doğmuş, yeni bir gün başlamıştı. Giray'ın evinde espiriler ve kahkahalar eşliğinde kahvaltı yapılırken, diğer tarafta Timur Korkmaz çok erken bir saatte evin önüne gelmişti. Büyük bir sabırsızlıkla Giray'ın evden çıkmasını bekliyordu. Artık hiçbir şeye tahammülü yoktu ve daha fazla beklemeyecekti. Bu gün bu iş bitecek ve o kızı alacaktı.
Aradan geçen 2 saatin sonunda nihayet Giray kapıda göründü. Ardında gelen Viran ile birlikte. Birbirilerine sarılmalarını, öpüşmelerini büyük bir tiksinmeyle izledi. Giray'ı yok edecekti eğer biraz daha bu manzarayı izlerse . Neyse ki çok durmadan kızdan uzaklaşmış ve arabasına binip , gitmişti.
Kızın gülen yüzüyle arabasının arkasından bakmasını ve mutlu tavırlarını öfkeyle izledi Timur Korkmaz. Tüm yaşadıklarının hırsını bir güzel çıkaracaktı ama azıcık daha beklemesi gerekiyordu. Giray'ın yarı yoldan dönmesini istemiyordu. O yüzden bekleyecekti.
Giray lokantanın önüne gelince , arabayı park edip içeriye girdi. Viran ile gelmeye başladığı mekana her gün gelmeye başlamıştı. Ömer'in odasının kapısına gelmiş ve kapıyı açarak içeri girmişti. İçeride sadece Ömer değil aynı zamanda avukatta vardı.
İçeriye gelen arkadaşını gören Ömer;
"Gel kardeşim!. Bende seni arayacaktım."
Giray boşta ki koltuğa oturdu.
"Hayırdır inşallah? "
"Hayır kardeşim hayır. Murat , bu Timur Korkmaz ile ilgili baya bi şey bulmuş. Girmediği pis iş yok bu adamın. Ben uzun uzun anlatmayayım. Sen kendin bak."
Diyerek elindeki dosyayı Giray'ın önüne doğru iteklemişti. Dosyayı alan Giray, sayfa sayfa incelemeye başladı.
"Vay anasına , adama bak! Delil karartma, rüşvet, evrakta sahtecilik,mafya avukatlığı daha neler neler .... Hadi kalkın gidelim, önce karakola ihbar edelim , sonrasında da adamı hakettiği deliğe sokalım."Diyerek elindeki dosyayı Murat'a verip ,ayağa kalktı.
Diğer iki adam da Giray ile birlikte ayaklanıp , odadan çıkmıştı. Arabalara binip , istikametlerini karakola çevirdiler.
Karakola geldiklerinde arabayı parkedip , sırayla içeri girdiler. Yol üstünde gördükleri bir memuru durdular ve kısa bir özet geçtiler. Polis memuru onları amirine yönlendirdi. Ömer ve Giray hemen hatırlamışlardı Engin Amir'i .
Hiç hız kesmeden adamın odasına doğru ilerlemişlerdi. Kapının önüne gelince kapıyı çalmış ve gel sesini duyunca içeri girmişti ,üç adamda .
İçeri giren adamlarla ayaklandı Engin Amir. Sırayla hepsiyle tokalaşmış ve oturmaları için koltukları işaret etmişti. Oturan adamlarla lafa girdi.
"Evet , sebeb-i ziyaretinizi neye borçluyum , beyler?"
Murat hem Ömer' e hem de Giray'a bakıp konuşmak için sözsüz izin istedi. İzni onaylayan ifadelerden aldığını anlayıp konuşmaya başladı.
" Bir süredir Giray Bey' i ve Viran Hanım'ı rahatsız eden Timur Korkmaz'ı araştırıyordum."
Çantasından çıkardığı dosyayı Engin Amir'e uzattı. Adamın almasıyla konuşmaya devam etti , Murat.
"Amirim, sizinde gördüğünüz gibi bu adamın yapmadığı pis iş kalmamış. Ben bu adamı daha öncesinde de görüyordum. Ama üstünde durmamıştım ama adam bırakın kendi menfaatine göre çalışmasını artık insanlara zarar vermeye başladı. Dışarıda durması herkes için tehlike arz etmeye başladı artık."
Engin amir bir taraftan avukatı dinliyor, bir taraftan da dosyayı inceliyordu. Memleket öyle bir hale gelmişti ki ülkenin bir avukatı bile güvenilir değildi.
" Tamamdır. Adamın tüm suç kaydı burada. Bir tek onu bulmak ve tutuklamak kaldı. Ben diğer memurlara bir sorgulatayım da adamın numarası üzerinden yerini bulabiliriz."
Üç adam da onaylar bir şekilde kafasını salladı. Telefonun bir memuru arayıp yanına çağırmıştı, Engin Amir.
Bir dakika sonra kapı çalmıştı.
" Gel! "
Polis memuru kapıyı açıp , içeri girdi.
" Gel, oğlum!. Şu dosyayı al , buradaki adamı araştırın ve numarasını bulduktan sonra adres takibi yapın. Kendisi suçlu avukat Timur Korkmaz. Hemen tutuklanması gerekiyor.!."
"Emredersiniz ,Amirim! Hemen araştırıyorum."
Engin Amir'in işaretiyle gitmişti , polis memuru.
"Az kaldı. Adres takibi ile onu elimize koymuş gibi bulacağız. Siz hiç merak etmeyin.!"
Ondan sonra uzun bir müddet odayı sessizlik esir aldı. Ta ki Engin Amir'in görevlendirdiği polis memuru Timur Korkmaz'ın şuan ki bulunduğu konumu bulduklarını söyleyene kadar. Hepsi hızla adresin olduğu bilgisayarın başına gitti.
Bilgisayar başında ki memur anlatmaya başladı. Adamın şuan ki konumunu duyunca üç adamda şaşkına döndü. Çünkü adamın şuan ki konumu Giray'ın evinin orada oldunu gösteriyordu.
" Burası benim evim! Şerefsiz herif Kapımın önüne kadar gelmiş. Onu bir yakalayayım , elimden kimse alamayacak."
"Giray Bey şuan hiç yeri ve zamanı değil, sakin olun!"
"Ama amirim-"
"Giray Bey anlık öfkeniz o adamın kaçmasına sebep olabilir. O yüzden sakin kalacaksınız yada sizi burada bir süre misafir edeceğiz.!"
Amir'in itiraz istemez tavrından sonra daha sesini çıkarmamış sadece başını sallamıştı.
" Oğlum, gel bakayım. Ekibi toplayın birazdan çıkacağız."
Yanına gelen adama komutları verip , göndermişti , Engin Amir .
Bir kaç dakika tam tesisat hazırlanan ekiple karakoldan çıktılar.
Onlar eve yola çıktığı vakitlerde Timur çoktan Tomris Hanım'ı çağırmış ve buraya gelmesini söylemişti. Bir kaç dakika sonra yanına gelen yaşlı kadınla konuşmaya başladı.
"Şimdi sen evin oraya gidip yaygara koparıp , güvenliklerin dikkatini dağıtacaksın , bende arkadan gelip kızı alacağım. Birşey çaktırmaya kalkışırsan!..."
Yaşlı kadın olumsuz mana da kafasını sallamıştı.
" Ne dediysen o! "
" Güzel, git şimdi!"
Eve iyice yaklaşan kadınla güvenlikler hızla ona doğru gelmişti. Bundan bir miktar ürkse de duramak gibi bir şansı yoktu. Devam etti neredeyse kapının önüne gelmişti ki onu durdurmuşlardı.
" Hayırdır hanım teyze, ne işin var burada ?"
"Benim kızım burada yaşıyor. Viran burada kalıyor. Ben onu görmeye geldim. "
"Annesisiniz öyle mi?"
Adamın söylediğiyle kafasını olumlu mana da salladı Tomris Hanım.
" Bekleyin , biraz biz Viran Hanım'a bir soralım ondan sonra duruma göre sizi alırız."
Tomris Hanım adamın söylediğine bir tepki vermeden beklemeye başlamış. Adam arkaya dönüp hemen kapının yanında ki başka bir güvenliğe işaret etmiş, gidip söylemesi için.
Koruma gidip kapıyı çalmış ve kapıyı açan Melek Hanım ile konuşmaya başlamıştı.
" Melek Hanım şurada ki kadın Viran Hanım'ın annesi olduğunu ve onu görmek istediğini söyledi. Ne yapalım?"
Korumanın dediğiyle kaşları anında çatılmıştı Melek Hanım'ın. O pislik kadın ne demeye gelmişti buraya kadar.
" Gönderin gitsin! O kadını evden uzak tutun."
Gelen komut ile kafasını sallayan adam Tomris Hanım'ın yanına gitmişti.
" Burada görüşebileceğiniz kimse yok. O yüzden burayı terkedin hanımefendi."
" Nasıl yok ? Benim kızım burada yaşıyor. "
" Hanımefendi zorlamayın ve buradan hemen gidin."
İşte fırsat eline gelmişti. Avazı çıktığı kadar bağırmaya başladı, yaşlı kadın.
"VİRAN! SANA DİYORUM KIZ! ÇIK DIŞARI! VİRAN"
"Hanımefendi bağırmayın! Ve burayı derhal terkedin!"
Adamı hiç umursamadan bağırmaya devam etti, Tomris Hanım. Bir taraftan da eve yaklaşmaya çalışıyordu. Korumalar yaşlı kadını evden uzaklaştırmaya çalışıyordu.
Dışarıdaki sesleri duyan Viran şoka uğradı. Annesi buradaydı. İçinde başlayan korkuya engel olamadı. Kalbi endişeyle hızlanmaya başladı. Derin derin nefes alıyordu. Melek Hanım kızın bu halini görünce o kadına bir kez daha lanet etti. Gencecik kızı ne hale sokmuştu. Kızın yüzünü avuçları arasına alarak konuşmaya başladı.
" Kızım bana bak , korkma ! Tamam mı? O kadın sana bir şey yapamaz. Bak ben şimdi gideceğim o kadını göndereceğim . Sen mutfağa gidip bir bardak su iç , kendine gel. Ben hemen geliyorum."
Genç kız yaşlı kadının söyledikleri ile kafasını sallamış ve içindeki korkuyla mutfağa doğru adımlamıştı.
Genç kızın ardından sinirle çıkış kapısına doğru ilerlerken yukarı kattan eşi gelmişti.
" Ne oldu , Melek Hanım? Bu gürültü de neyin nesi?"
"Viran'ın hayırsız annesi gelmiş, kapıya dayandı, geberesiyice kadın. Şimdi oraya gidiyorum. Kızı korkuttu meymenetsiz kadın. "
" Dur bekle hanım! Bende geleyim."
Yaşlı çift kapıya gidip , açtılar. Demir Bey konuşmaya başladı.
" Hanım burada seninle konuşacak kimse yok . De haydi yoluna git!"
Karşısında ki adamı zerre umursamayıp bağırmaya devam etti.
" VİRAN! SANA DİYORUM! KIZ BURAYA GEL ,ÇABUK! BENDEN BU KADAR KOLAY KURTULMAZSIN! VİRAN , DEDİM!"
Dışarıdakiler Tomris Hanım'ı evden uzaklaştırmaya çalışıyorken o sırada Timur Korkmaz eve girmişti bile.
Evin içinde ilerleyip , kızı arıyordu. Odaların içinde göremeyince önce lavabolara bakmış ,en sonunda da mutfağa gitti. İçerde gördüğü kızla pis pis sırıtmaya başladı.
"Esmer Şeker! "
Arkasından gelen sesle tüm tüyleri diken diken olmuştu Viran'ın. Korka korka arkasına döndü. Gördüğü adamla derince yutkunmuştu. Ellerinin kontrolünü kaybetmişçesine elindeki bardak yere düşmüş ve binbir parçaya bölünmüştü.
Tekrar o geceye gitti aklı. Burada bu adamla duramazdı. Hızla adamın yanından geçip , kaçmak istedi. Ama adam çevik bir hareketle onu belinden yakaladı. Büyük bir çığlık atmak istedi ama adam buna izin vermemiş ve hızla ağzını kapatıp bağırmasını engellemişti. Genç kızın kulağına doğru eğilmiş ve konuşmaya başlamıştı.
" Nereye gidiyorsun , bakalım? Artık benimsin! Benden kaçışın yok , bunu hâlâ anlayamadın mı? "
Kızın bu kadar dibindeyken kendini tutamadı daha fazla. Önce boynundan gelen kokuyu derince içine çekmiş , sonrasında da oraya bir öpücük bıraktı.
Kız o kadar korkuyordu ki ... Korkusunu anlatmaya kelimeler yetmezdi. Adamın onu koklaması ardından öpmesi hem korkuturken hem de midesinin feci derece de bulanmasına sebep oluyordu. Bir taraftan ağlıyor bir taraftan adamdan kurtulmak için çırpınıyordu.
" Çırpın güzelim çırpın. Sen ne kadar çırpınırsan ben o güzel vücudunu o kadar çok hissederim. "
Adamın söylediğiyle anında hareketleri kesildi, genç kızın.
Duran kızla daha çok sırıttı Timur Korkmaz. Kızı biraz daha kendine doğru çekerek aralarında hiç boşluk bırakmadan sarıp sarmaladı. Adamın yaptığıyla daha çok ağlamaya başladı. Adamın vücudunu net bir şekilde hissediyordu. Adamın eli vücudunda gezindikçe kendinden iğreniyordu Viran.
Bir anda kapının önünden gelen polis sirenleriyle Timur Korkmaz'ın ağzından küfürler ardı ardına çıkmaya başladı. Kızın ağzından elini çekmeden , kızla arka çıkışa gitmeye çalıştı. Ama polis sirenlerini duyan Viran'ın çırpınmaları yüzünden bunu başaramadı.
Dış kapının açılması ile evin içine polisler girdi. Evin içinde Timur Korkmaz'ı aramaya başladılar. Timur Korkmaz masa da gördüğü bıçağı hızla almış ve kızın boğazına dayamıştı. Bu yaptığı kızı daha çok ağlatmıştı ama o bunu umursamadı.
En sonunda mutfağa gelen polisler ikiliyi görmüş ve silahlarını hızla Timur Korkmaz'a doğrultmuştu.
" Timur Korkmaz hemen elindeki bıçağı bırak ve teslim ol!"
Polisin dediği hiç umrunda olmamış , kafasını olumsuz mana da sallamış. Bıçağı kızın boğazına biraz daha dayamış ve konuşmaya başladı.
" Buradan çıkmamıza izin vermezseniz eğer kıza zerre acımaz kızın boğazını tek seferde keserim.!"
" Öyle bir şey olmayacak ! Derhal teslim ol!"
" Asla teslim olmam. Sonuna kadar gelmişken katiyen teslim olmam.!"
"Seni bir daha ikaz etmeyeceğim ! Elindekini bırak , hemen teslim ol!"
Polis ne derse desin zerre umrunda değildi. Kafasını olumsuz mana da salladı. Polis memuru adamın teslim olmayacağını anlayınca daha fazla beklememiş ve Timur Korkmaz'ın koluna sıkmıştı.
Yediği kurşun ile elinden bıçağı düşürmüş ve kızdan uzaklaşmıştı. Polis memuru şok içinde olan kızı hemen arkasına çekmişti. Geri kalanlarda hem ambulansı aramış hemde adamı kaçmaması için tutmuştu.
Silah sesiyle mutfağa doğru koşmuştu, Giray. Kızı sağ salim görünce rahatlamış ama gözlerinin kaydığını görünce onu düşmeden yakalamıştı.
Genç kıza kısa bir süre olsa da yaşadığı şeyler o kadar ağır gelmişti ki kaldıramamış ve bayılmıştı. ..

