İçeriğe geç

VERDA

Bölüm 31 · 6 dk okuma

VERDA

Bölüm 31

31. B Ö L Ü M

Babamın gözde arsasını ona geri iade etmiştim. Tekerlekli sandalyede, yaşlı bakım evindeydi. Ben küçükken adımıyla yer titrerdi. Şimdi adım atamaz haldeydi. Bu dünya ne garip bir yer.

Valizlerimi kapının önüne koyup son kez eve baktım. Burayı alan kişi evi yıktırıp dükkân yaptıracakmış. İster istemez duygulanmıştım.

“Verda, bagaj doldu.” diye bağıran Bars’la dolan gözlerimi silip kapıya çıktım.

“Şu valize hiç yer kalmadı mı?” dedim.

Bars eşyalarla uğraşırken yoldan geçen birkaç mahalleli, benimle Bars’ı görünce hemen birbirlerini dürtüyor, dedikoduya başlıyorlardı. Bunca yaşanılan şeyden sonra arsız olmayı öğrenebildim.

Evden çıkmadan önce son kez baktım. İçimde bir burukluk bekledim ama hissiz kaldım. Bütün anılar gözümün önünden geçmesine rağmen bir şey hissedemeden araca bindim.

Uzun süredir bu kadar heyecanlı olmamıştım. Evet, geri dönüyorum. Bars’la birlikte ve canımın çıktığı o konağa. Başka bir yıldaydık artık; bu yıla yakışır bir Verda olmalıyım artık.

Araba durdu. Yine o işlemeli kapıya baktım. Saati ve hafta sonunu düşünürsem avluda ailecek kahve içiyorlar. Bars valizi alıp bana baktı.

“Emin misin, Verda? Canımız sıkılmasın, istersen gel yeni eve gidelim.” dedi. Gülümsedim.

“Artık bu konakta tek değilim. Sen varsın.” dedim.

Bu cilveli sesim aslında Bars’a tamamen hatırlatmaydı. Hayatına geri dönmemi o istedi. Bars elimi tutup kapıyı çaldı. İçeriden kahkaha sesleri geliyor, anlaşılan keyifleri gayet yerinde. Kalbim ağzımda atıyordu sanki. Sonunda kapıyı Iraz açtı. Tam istediğim gibi.

Beni gören Iraz’ın gülümsemesi her saniye de soldu. Benim bu kadar canım yanmışken bu avluda nasıl böyle gülerek oturabilirler! Kinim beynimi ele geçirdiğini hissettim. Iraz ellerimize bakarak Bars’ı kendine çekti.

“N-ne oluyor? Annem, bu ne, ne demek bu?!” kekeleyerek oğlunu kendine çekiyordu. Bars, Iraz’ı omuzlarından tuttu.

“Dur, anne.” deyip kapıdan biraz kenara itip girmemizi sağladı.

Ömer ağa, Dare nene, Beran abi ve Nazlı. Hepsinin gözlerinin içine baktım. Avlunun diğer ucunda, bacaklarını karnına çekmiş, kollarını vücuduna dolamış Vildan vardı. Bunca zaman geçmişti ama hâlâ delirmiş gibi duruyordu. Benim alakam Vildan’a çevrilmişken Ömer ağa bir hışımla ayağa kalktı.

“Bu ne demek!” diye gürledi.

“Utanmaz seni! Babanın bunca lafından sonra nasıl adım attın buraya sen?” diyerek söylene söylene geldi Dare nene.

“Sorun yok. Eskideydi, geçti gitti. Biz Verda’yla boşanmayacağız.” dedi Bars. Iraz başını sağa sola sallayıp

“Hayır. Hayır, oğlum hayır!” diyerek iki eliyle de başına vurmaya başladı.

Bu ailede böyle sarsıcı etki bıraktığım için gururlanmadan edemedim. Yine de gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım. Nazlı, Iraz’ı durdurmaya çalışırken Dare nene bastonunu yere vurarak

“Olmaz! Edepsizlik, arsızlık bu!” dedi. O sırada kapıda sesleri duyup gelen Heja’yı gördüm.

“Edebi arsızı sizden mi görecektik?” dedim. Herkes birkaç saniye Heja’yla bana baktıktan sonra Ömer ağa üstüme gelerek

“Bak, dil uzatıyor! Elimde kalacak!” diyordu. Bars önümde siper olurken iyiden iyiye sabrımın dolduğunu hissettim.

“Orada burada sürttü de şimdi mi geliyor! Niye kaçtı bu kız? Kime kaçtı?” dedi Iraz.

Sinirden titremeye başladım. Bu aile Heja’ya sahip çıkıyorsa benim hakkımda nasıl yorum yapabilirler? Önümde siper olan Bars’ın önüne geçip bir anlık sinirle bütün öfkemle bağırmaya başladım.

“Kimseye kaçmadım ben! Bebeğimi korumak istedim sizden!” dedim.

Ne dediğimi fark ettiğim an kendimi susturdum ama çok geç kaldım. Konakta sesim yankılandıkça söylediğime pişman oldum. Üstüme yürüyenler, kin kusanlar şimdi şaşkınlıkla bana bakıyordu.

Ne yapacağımı bilemeyince Bars’a baktım. Sessizlik uzadıkça titremem artıyordu. Bars elimi tuttu. Bugün gerçekten arkamda durduğunu hissetmiştim. Hayatımda hissettiğim en güzel duyguydu.

“Neler yaşadığımızı bilmiyorsunuz. O yüzden çekilin, ayların yorgunluğu var üstümüzde, dinlenelim.” dedi. Valizi alıp elimi bırakmadan merdivenleri çıktık.

Odaya girdiğim an ne kadar özlediğimi fark ettim. Babamın evinde yayı çıkmış çocukluk yatağımla bu bir olmayınca uyumayı bile özlemiştim. Odamın manzarasına baktım. Hafif avlu, hafif şehrin manzarası vardı. Ben keyifle etrafa bakınırken Bars’ın sıkıntıyla nefes verişini duydum.

Ona döndüğümde yorgun gözlerle bana bakıyordu.

“Şey… Ben özür dilerim. Bu bebek işini söylememeliydim. Bir anlık sinirle oldu.” dedim. Bars başını sallayıp yatağa oturdu. Hâlâ aynı sıkıntıyla durması beni şaşırttı. Yanına oturup elini tuttum.

“Bir sorun mu var?” dedim. Bars bana bakmadan

“Sana yine aynı şeyleri yaşatmak istemem ama Verda, konaktan dışarı adımını atma olur mu? Mert hâlâ buralarda.” dedi.

Gözümüzün önünde en ince ayrıntılarıyla flashback sahneleri canlandı. Mert’in beni kendi tarafında istemesi ama en önemlisi Heja… Heja’nın Mert’e bakışları, sarılmaları…

“Mert tam olarak ne istiyor?” dedim. Bars bana bakıp omuz silkti.

“Hepimizin ölmesini.”

“Bir şey yapmayı düşündünüz mü?”

“Yakında Simay doğum yapacak. Vildan’ın başına gelen ortada, yeğenimi öldürdü. Koskoca Ömer ağayı ilk defa böyle çaresiz görüyorum, Verda. Hiçbir şey yapmadan korkarak bekliyor.” dedi.

Başımı salladım. Bars’a sarıldım, kaskatı kesilmişti. Omzuna öpücük kondurup

“Hadi biraz uyuyalım. Eğer istediğin buysa çıkmam dışarı.” dedim. Bars gülümserken

“Bu arada üniversite okuyacağım.” dedim. Gülümsemesi yarıda kalan Bars gözlerini kapatıp başını çevirdi.

“Nereden çıktı şimdi bu?”

“Aman korkma! Açıktan okurum, ayrılmam dizinin dibinden!” dedim. Bunu şakayla karışık söylediğim için Bars güldü.

“Tamam. Tıp falan kazan bari, yoksa okutmam.” deyip üstünü değiştirmeye başladı. Ben yatağa geçerken hâlâ birbirimize dalaşıyorduk.

Sonunda beni kendine çeken Bars’ın kollarına bıraktım bedenimi. Sanki olmam gereken yerdeyim. Hep burada, Bars’la kalmam gerekiyor benim. Gözlerimi kapatıp Bars’ın kokusunu içime çektim. Dudağımda hissettiğim ıslaklıkla gözlerimi açtım.

Bazı şeyler bir daha yaşanır mı? Kaybettiklerimin yerini doldurabilir miyim bilmiyorum ama bu ana ihtiyacım var. Bars’ın beni sevdiğini hissediyorum, yıllarca içimde olan boşluk onun sevgisiyle doldu.

Bu yüzden kendimi ona bıraktım. Öpüşlerine karşılık verip saçlarını okşuyordum. Hayatımın en huzurlu uykusuna daldım.

Sıçrayarak uyanmam deliksiz uyku planımı mahvetmişti. İlk defa Mert’in yaşattıklarını tekrar yaşıyormuş gibi hissettim. Kabusu yaşadığım yetmiyormuş gibi bir de tekrar tekrar görüyorum.

Komodinin üstünde suyum kalmayınca ayaklarımı sürüyerek mutfağa gittim. Işığı açmak için elimi duvara attığımda Iraz’ın sesini duydum.

“Kız sus! Bu sefer bir şeye karışma, sen. Ben yapacağımı biliyorum.”

Kaşlarım çatıldı. Nedense bu konunun benimle ilgili olduğunu düşündüm. Pür dikkat mutfakta karanlıkta oturan Iraz’ı sessizce dinlemeye başladım.

“Eğer ben yapmazsam o bize yapar. Ah ah! Oğlumu avcunun içine almış kevaşe! Hadi Ceren kızım. Bu sefer her şeyi istediğin gibi yapacağım.”

İsmi duymamla başımdan aşağı kaynar su dökülmüş gibi hissettim. Kulağımda bebeğin ölümüne neden olan o kurşunun sesi defalarca yankılandı.

Bir de kendime ucuz atlattım diyordum. Her defasında aklıma gelecek bu yaşananlar.

“Sen onu bana bırak, Ceren. Bazı şeyleri görsün Verda hanım da.” deyip güldü.

Kendime hâkim olmaya çalışarak odama girdim. Direkt banyoya koşup defalarca yüzümü yıkadım. Bu kadın nasıl bu kadar iğrenç birine dönüşebiliyor? Iraz, torununun nasıl öldüğüne dair hiçbir şey bilmediği için mi böyle yapıyor? Bilse dahi aynı olurdu.

O depoyu hatırladıkça her uzvum acıyordu. Ayakta durmakta bile güçlük çekmeye başladım. Benim yüzümden yaşandı bütün bunlar. Ah aptal Verda! Nasıl sahip çıkamadın o bebeğe.

Aptal! Aptal!

Neden sürekli silah sesi kulağımda yankılanıyor! Ellerimle kulaklarımı kapatıp banyonun içinde volta atmaya başladım.

“Sus, sus, sus, sus.”

Haksız olduğumu söyleyen tarafıma ve silah sesine karşı sadece volta atıp sus diyordum. Bars annemin evinde adamı öldürdüğünde bebeği asla doğurmayacağımı, Bars’ın cani olduğunu düşünmüştüm. Ya ben ne yaptım?

“Sus, sus, suus!”

Boğazım ağrıyınca ne kadar şiddetli bağırdığımı anladım. Yere oturup kulaklarımı koparmak istedim. Panikle banyoya giren Bars şaşkınlıkla bana baktı. Deli gibi kafama vuruyordum. Bars kollarımı tutup vurmamı engelledi.

“Verda, ne oldu? Dur, sakin ol!”

“Susmuyor.” diyerek hıçkırarak ağlamaya başladım.

“Ben nasıl bir insanım, bebeğe sahip çıkamadım.”

Bars bir şeyler söylese bile anlayamadım. Sadece hissediyorum. Bars beni kendine çekip hıçkırarak ağlamama izin veriyordu. Saçlarımı okşayıp öpücük konduruyordu.

Bense sanırım deliriyorum…

Bölüm sonu

21 yorum