İçeriğe geç

VELİAHTALAR (Aydınlığın Yeni Veliahtı)

Bölüm 4 · 7 dk okuma

VELİAHTALAR (Aydınlığın Yeni Veliahtı)

Bölüm 4

Öğrenenler ve Öğrenilenler

Şafak söktüğünde çoktan ortanca abimin kapısının yolunu tutmuştum. Şu sıralar hepsi de erken saatlerde kalkıp işlerinin başına geçtiği için veliahtlık haberini onlara duyurmanın en iyi yöntemi buydu.

Açıkçası veliahtlığı kabul ettiğimi nasıl bildireceğim konusunda hiçbir fikrim yok bu yüzden bu gün bulabilirsem Elena'ya sormam gerek, onun dışında kütüphaneye uğrayıp şu veliahtlık süreciyle ilgili bilgi edinmem de lazım, onu da geçtim en son çıkan haberlere bakarak bütün krallıkların veliahtlarını seçip seçmediğine de bakmam gerekiyor. Pekâlâ sanırım uzun bir gün olacak.

Abimin odasının önüne geldiğimde hiç vakit kaybetmeden kapısını tıkladım ve beklemey koyuldum. İçeriden birkaç yalpalanma ve homurdanma sesi geldi ve daha sonra da kapı açıldı, abim sanırsam yeni uyanmıştı ve karşısında beni görünce de bir o kadar şaşırdı.

"Sabahın bu saatinde ne işin var burda çiçek?" diyerek sorgularcasına bana doğru baktı. Ortanca abim Louis bana 'çiçek' diye seslenirdi, çocukken ona nedenini sorduğumda ise zambağın bir çiçek ismi olduğunu ve bana kısaca çiçek demek istediğini söylemişti, güya ismimi aklında tutmaya üşeniyormuş. Örnek veliaht adayı işte.

"Sana majestelerinden gelen bir duyuruyu söylemeye geldim, malûm erken saatlerde odanda olmuyorsun, bende erken gelim dedim." Yorgun gözlerle onaylayıp açıklamam için kaş göz hareketi yaptı, sanırım konuşmaya bile üşendiği oluyor.

"Majesteleri beni veliaht olarak seçti" dedim ve ne tepki vereceğini izledim, inanamamış gibi dudağını büküp güldü.

"Sen ha?"

"Ne varmış bende?"

"Korkusuzluk ve Sorgulayıcılık"

"Ay hiç bilmiyordum cidden, sabah sabah aydınlanma yaşıyorum şuan" Kıkırdadı.

"Sen ve veliahtlık ha? İlginç olacak, dört gözle bekliyor olacağım, ama şimdi artık git yoksa tekrar uyumaya ayırdığım zamanımı çöpe atacaksın"

"Aman yutmadık sakin" dedim ve ellerimi teslim olurmuş gibi havaya kaldırdım. Açıkçası böyle bir tepki beklemiyordum, ama sonuçta taht için en ilgisiz davranan kişi de Louis'di. Tamam, sıra en büyük abimde...

Zayn'in odasına vardığımda kalbim küt küt atıyordu, içimizden en iri yarı olanı oydu ve şu sıralar sakal da bırakmaya başladığı için iyice korkunç gözüküyordu, bide üstüne hayatım boyunca en fazla 5-10 kere konuşmuşluğum olunca benim hormonların çektiği halayı düşünün. Acaba bir kağıda yazıp kapısının altından mı geçirsem, hem o görmüş olur hem de ben yaşıyor olurum. Ama yerdeki kağıdı görmeyip üstüne basa basa yürümesi de olası bir ihtimal. Derken birden kapı açıldı, resmi kıyafetlerini giymiş bir şekilde en büyük abim karşımda dağ gibi dikiliyordu. Sakin ol Zambak şşttt.

"Hayırdır noldu da kapının önünde dikiliyorsun?" Zambak sakin kızım, ne bu stres. Konuş bir şey olmaz, öldürecek değil ya. Tamam bundan şüpheliyiz aslında ama olsun. Kekelemeye başladım, üstümde sanki inanılmaz ağır bir taş vardı da üzerime çökmüştü.

"Bir şey diyecektim, majesteleri söylememi istedi." İyi gidiyoruz.

"Ne?" Of abi sendeki bu bodurluk ne böyle ya? İyice strese sokuyorsun adamı.

"Veliaht olarak seçildim, bu kadar. İyi günler" diyip tam gidecektim ki arkamdan seslendi. Ona doğru dönüp baktığımda yüzünde hayal kırıklığıyla birlikte gelen bir gülümseme vardı.

"Tebrik ederim, ama seçilmek isterdim" dedi. Abimin tahtı çok istiyor dediği adam bu muydu yani? Kendine rakip olarak gördüğü? Tabi belki küçük abime karşı olan tavrı başkadır onu bilemem ama bana karşı bu denli sakin yaklaşması beni çok şaşırttı.

"Üzgünüm, ve teşekkür ederim" dedim son kez ve yavaş ama aceleci adımlarla yemekhanenin yolunu tuttum. Vardığımda bir-iki kişi hariç neredeyse yemekhane bomboştu, ilk fazla dikkat etmesemde o birkaç kişinin içinden biri babamdı. Ah ne tesadüf. Bu saatlerde yemekhaneye uğradığını bilmiyordum.

"Günaydın baba" diyip yanına gittim, o da bana günaydın diyince direkt konuya daldım.

"Veliahtlığı kabul ettiğimi nasıl size bildirmem gerekiyor acaba?" Tam önündeki sandalyeye oturdum.

"Şuan da bildirdin sanırsam."

"Evet, aslında bir şeyi daha merak ediyorum: Veliahtını duyurmayan tek krallık biz miyiz?" İç çekti ve onaylarcasına başını salladı.

"Odama çıkar çıkmaz bu haberi paylaşırım ve eğitimin başlar."

"Acaba bu nasıl bir eğitim? Sormamda sıkıntı yoksa."

"Biraz ağır bir eğitim desek yeridir. Av da karşına ne çıkacağını bilemezsin, her veliaht seçildiği dönemde avın kuralları değişiyor, bu yüzden sabah beşten akşam dokuza kadar her konudan eğitim alacaksın." Saatleri duyunca inanamazmış gibi bakmaya başladım, sabah 5 mi? Aslında şu anda da saat 05:05 fakat eğitim süreci boyunca her gün sabah beşte kalkmak ölüm gibi bir şeydir diye düşünüyorum.

"Fazla acele etmenize gerek yok bence"

"Yok sen sıkıntı etme iki dakikalık iş"

"Aa öylemi?" İlk ve son harfleri uzatarak söyledim. Sanırım şimdilik son zamanlarımı uyuyarak geçirmem gerek, ama önce kahvaltı.

"Buradaki kahvaltılıklarda yesem biraz bir şey olur mu?" Cıkcıkladı.

"Sormana gerek mi var kızım? Bu arada abilerine söyledin mi haberi?"

"Evet söyledim, Everest hariç diğerleri saygı duydu."

"Everest hariç mi?"

"Aynen öyle, beyfendi kendisi hariç başkasının velaiht olarak seçilmesini kabullenemediği için saçma saçma konuştu." diyip iç çektim, aynı anda ağzıma birkaç kahvaltılığı da ağzıma atıyordum.

Yeteri kadar olmasada açlığımı yatıştırana kadar yedim ve masadan kalktım, kısa bir reverans yaptıktan sonra odama doğru çıkmaya başladım. Ah hayır ne çabuk unuttum, bana ayrılan bu son vakitlerimi kütüphanede araştırma yaparak geçirmem gerekiyordu. Yoksa bu av ile ilgili hiçbir şey bilmeden sınava sokulacaktım ve şaftım kayacaktı, ani fikir değişikliğinden sonra yönümü değiştirdim ve kütüphaneye doğru gittim. İçeri girdiğimde kütüphane çok sakindi, mis gibi kitap ve sayfa kokuları içimi ele geçirince derin derin nefesler almaya başladım. Bu kitap kokuları nasıl bu kadar güzel oluyordu?

Kütüphane oldukça büyük olduğu için kenardaki yöneticiye veliahtlar ve krallıklar ile ilgili kitapların nerede olduklarını sordum. Bana eşlik edeceğini söyleyip yürümeye başladı.

"Sormamda bir sıkıntı yoksa bir şey sormak istiyorum leydim." dedi, ben sorun olmayacağını söylediğimde ise sorusunu sormak için lafa başladı:

"Acaba ne oldu da bu konulu kitaplara bakma gereği duydunuz?" Burnumdan nefes vererek güldüm, buradaki yönetici benim genellikle bu tarz kitapları tercih etmediğimi bilirdi, ve bu yüzden de böyle bir soru sormuştu. Haber birkaç saate yayınlanacağı için söylememde bir sıkıntı olacağını düşünmüyordum.

"Veliaht olarak seçildim, bende bu konular hakkında bilgili olmak için birkaç kitap kurcaliğim dedim."

"Siz... Ciddi misiniz?" Sesimle onaylarmış gibi ses çıkardım.

"Çok sevindim, bence size taht yakışır hem de çok yakışır."

"Ah teşekkür ederim! Umarım öyle olur" derken içten içe av sınavını bilerek geçmeyeceğim senaryosu aklıma geliyordu. Şimdiden vicdan azabı çekmeye başlayacağımı düşünmüyordum.

İstediğim bölüme geldiğimde teşekkür edip gereken kitapları aramay başladım. Teker teker kitap başlıklarını inceliyordum: 'Veliaht Şeçimi' , 'Krallıklar Hakkında Her Şey' , 'Yönetimin Temel İlkeleri' vb. vb. bir sürü kitap vardı. Derken gözüme 'Av Sınavı Hakkında Her Şey' adlı kitap ilişti, hemen raftan çıkarıp ilk sayfaları kurcalamaya başladım. İşime yarayacak bilgileri görünce yakınımdaki bir masanın üstüne koydum, ve böyle böyle 3-4 kitabı üst üste koymuş oldum. Pekâlâ hadi okumaya başlayalım:

'Av Sınavı:

Av, krallıkların hepsi bir veliaht seçip duyurduktan 5 gün sonra başlar, bu 5 günün içinde velaiht adayları türlü türlü eğitimlerden geçer. Bunlara örnek verirsek: Kılıç, Ok, Silahsız dövüş ve Psikolojik eğitimler gibi faktörler baş gösterir. Ava son 1 gün kala resmi haber kaynakları krallıklara avın nerde yapılacağını, saat kaçta olacağını ve avın ne kadar süreceğini belirtir. Av zamanı tüm krallıkların veliaht adayları bir araya getirilir ve bu adaylar 3 aşamada test edilir, bu aşamalar dönemden döneme göre değişiklik gösterebilir.

Her aşamanın puan dağılımları vardır ve bu kazanılan puanlarla belirli bir skora erişmek gerekir, eğer erişilemezse veliaht adayı için krallığa başarısız raporu yazılır ve 2. Veliaht adayı sınava girer. Genellikle her yarışmacı bireysel olarak yarışacağı için 2. Adaya herhangi bir ayrıcalık tanınmaz. Ne kadar böyle olsa da adayların yolları çakışırsa bir takım oluşturabilirler.

Avın sonunda en fazla puanı alan kişiye 1 istek hakkı sunulur ve istenilen şey fazla imkansız olmadıkça yerine getirilir.'

Hmmm sanırım av ile ilgili kafamdaki bazı soru işaretlerinin cevaplarını buldum, fakat hâlâ bazı konularda net değilim: Mesela gireceğimiz 3 aşama, kimse bununla ilgili bir şey bilmiyor, ya da puan dağılımları nasıl yapılır bu da bilinmiyor. Her neyse şimdilik öğrenebildiklerimle yetineceğim, tabi bu konuyla ilgili daha okumam gereken bir sürü kitap var...

Öğrendiklerim sayesinde durmuş olan beynimle odama gelmiştim. Belki kütüphanede 5 saat geçirmişimdir, dolayısıyla saat şuanda sabah onbir ve bir sürü şey okudum. Krallıklarla ilgili neredeyse her şeyi, eski kitaplardan yeni kitaplara kadar ne ararsanız okumaya çalıştım, ve sonuç olarak duruk bir beyne sahibim. Aslında sadece kitap okumakla da kalmadım, biz hariç geri kalan 4 krallığın seçilen veliahtlarınıda öğrendim. Bizimle beraber toplam 5 krallık vardı ve hepimizin kültürleriyle yaşam tarzı farklıydı, bu krallıklar: Aydınlık Krallığı, Gölge Krallığı, Doğa Krallığı, İhtişam Krallığı ve Okyanus Krallığıydı. Bu krallıklar arasında en fazla veliaht adayı olan krallık bizdik: Toplam 4 kardeştik ve veliaht olarak ben seçilmiştim. Diğer krallıkların çocukları ve veliahtları ile ilgili bir tablo hazırladım, bu tablo sayesinde çoğu bilgiyi daha kolay aklıma tutacağını düşünüyorum:

-Gölge Krallığı -> Kralı: Benjamin Kraliçesi: Kaira

•Bu krallığın tek bir çocuğu var o da Atlas -> dolayısıyla veliaht olarak seçilmiş.

•Gölge Krallığı'nın halk adındaki ismi: Yanılsama Yurdu

-------------------------

-Doğa Krallığı -> Kralı: Pan Kraliçesi: Tera

•Bu krallığın 2 çocuğu olmuş, bunlar Hana ve Toprak -> Veliaht olarak Toprak seçilmiş.

•Doğa Krallığı'nın halk adındaki ismi: Yaşam Yurdu

--------------------------

-İhtişam Krallığı -> Kralı: Erickson Kraliçesi: Redmila

•Bu krallığın 3 çocuğu olmuş ve bunlar Donna, Beatrice ve Grace -> Veliaht olarak Beatrice seçilmiş (Ben hariç başka bir kız veliaht!!! Aslında biliyordum ama yine de çok mutluyum, gerçi çocukların üçüde kız olduğu için başka seçenek yokmuş zaten)

•İhtişam Krallığı'nın halk adındaki ismi:

Şatafat Yurdu

--------------------------

-Okyanus Krallığı -> Kralı: Sirius Kraliçesi: Alisha

•Bu krallığın 2 çocuğu olmuş, bunlar Anıl ve İris -> İris veliaht olarak seçilmiş

•Okyanus Krallığı'nın halk adındaki ismi: Su Yurdu

Bölüm sonu

5 yorum