Aden, uçurumun kenarında, derin bir nefes alarak kafasını yukarı kaldırdı. Aşağıda, karanlık bir derinlik onu bekliyordu; kalbi, korku ve heyecan arasında gidip geliyordu. Kaan, sakinliğini koruyarak telefonunu çıkarıp bir mesaj yazmaya başladı. “Kimle yazışıyorsun?” diye sordu Aden, merakla. Kaan, gözlerini yola dikerken, “Yakın bir arkadaşım,” dedi. Aden, bu sırada Kaan’a göz attı; bu adamın hayatında ne kadar yer kapladığını merak ediyordu. “Ne yazdın?” diye devam etti. Kaan, “Durumumuz hakkında. Yardım isteyeceğim,” diye yanıtladı. Yarım saat boyunca beklediler. Aden, bu sessizlik içinde Kaan’a dair daha fazla şey öğrenmek istiyordu. “Seninle ilgili bilmediğim neler var?” diye sordu. Kaan, gülümseyerek, “Askerlik geçmişimden başka, iş hayatında da sıkı çalışıyorum. Ama dostlarım benim için her şeyden önemli,” dedi. Aden, “Bir dostun hayatında ne kadar önemlidir?” diye sordu, merakla. “Her şeydir. Güçlü bir destek, zor zamanlarda yanımda olan insanlar,” dedi Kaan, gözleri parlayarak. Tam o sırada, Kaan’ın arkadaşı geldi. Arabasının arkasında ipi tutarak, Kaan’ın arabasını geri çekmeye başladı. İple yavaşça arabayı geriye çekerek arabayı tamamen geriye çekti.İkiside bi süre arabada yaşadığı olayı atlatmaya çalışırken, arkadaşı arkada bekliyordu. İkiside sakince dışarı çıktıktan sonra Aden, Kaan’a sarılırken korku karışık bir rahatlama hissetti. Kaan da onu sarıldı ve o an, Aden’in yaptığı şeyin farkına vararak, “Özür dilerim,” dedi, geri çekildi. Kaan gülümseyerek, “Sorun yok,” dedi. Bu sırada, Aden’in kalbi hızla atıyordu; Kaan’a karşı hissettiği şeylerin karmaşası içinde kaybolmuştu. Kaan’ın arkadaşıyla tanıştıktan sonra, ikisi de gülümseyerek birbirlerine sarıldılar. Kaan’ın arkadaşı, “Biz birlikte büyüdük, çok yakınız,” dedi. Aden, bu samimi havayı hissederek gülümsedi; Kaan’ın yanında olmak ona güven veriyordu. Eve döndüklerinde, kapının önünde Aden'in dayısıyla karşılaştılar. Dayısı yeraltı dünyasında güçlü bir adamdı; etrafında korumalarıyla birlikteydi. Kaan ve dayısı selamlaşırken Aden’in gerginliği arttı. Dayısı Aden'i görüp sıkı sıkı sarıldı. Kaana teşekkür edip olayı anlatmasını istedi. Kaan olayı anlattiktan sonra dayısı, "Ben onu korurum, sana gerek yok,” dedi. Kaan, “Ama abisine sözüm var,” diye itiraz etti. Dayısı şaşırarak, “benim yeğenim şimdi nerede?” diye sordu. “İsviçre’de,” dedi Kaan. Dayısı, telefonu çıkararak, “Jetimi hazırlayın, İsviçre’ye gidiyoruz,” dedi. Aden hemen atıldı, “Ben de geliyorum. Onunla yüzleşmek istiyorum.” Dayısı, “Tamam, eşyalarını topla,” dedi. Kaan, önce itiraz etti ama sonunda Aden’in kararlılığını görünce ikna oldu. Hizmetlilere seslenip “ Yavuz bey'e bir kahve getirin,” dedi Kaan, dayısına ne içtiğini sordu. Dayısı, “sade içerim ama önemli bir şey söyleyeceğim,” dedi. “Eğer yeğenimi korumak istiyorsan, Aden’le evleneceksin,” dedi. Aden, bu teklife karşı çıktı, dayısına bağırarak evlenmek istemediğini söyledi. Dayısı son sözüm budur diyip evden ayrildiktan sonra adende Bir hışımla odasına doğru yürüdükten sonra kapıyı hızlıca çarptı. Yatağının üzerine oturup yaşadığı olayları gözden geçirdikten sonra banyoya girip sıcak suyu açıp odasından kıyafet çıkarıp tekrar banyoya girdi üzerindeki kiyafetlerden kurtulduktan sonra küvetin içine girip biraz mayıştiktan sonra, küvetten çıkıp odasından çıkardığı iç çamaşırlarini giyip üstünde bisiklet yaka tişörtunu giyip altinada gri eşofmanini giyip çıktığında, saçlarını kurularken Kaan kapıyı çaldı. “İçeri girebilir miyim?” dedi. Aden, gir diye seslendikten sonra, Kaan odaya girip yatağın köşesine oturdu ve Aden’in saçlarını kurutmasını bekledi. Aden, Kaan’a boş gözlerle bakarken, Kaan, “Evlilik meselesi hakkında ne düşünüyorsun?” diye sordu. Aden, “Bu konuda konuşmak istemiyorum,” diyerek odadan çıkmasını istedi. Ama Kaan, “Sana bir teklifim var,” dedi, Aden’in dikkatini çekerek. “Eğer benimle evlenirsen, sana seni öldürmeye çalışan adamı veririm,” dedi Kaan. Aden, “Bunu düşüneceğim,” dedi ve Kaan’ı odadan çıkardı. Bir süre sonra, yakın arkadaşı Minel geldi. Bahçedeki çardakta oturdular ve dedikodu yaparak gülüştüler. Minel, Aden’in yüzündeki kaygıyı fark etti ama Aden, bu anın tadını çıkardı. Minel’i uğurladıktan sonra, odasına gitti ve ertesi gün için uykuya daldı; kafasında, Kaan ve evlilik konusunda hala yankılanan düşüncelerle…
Bölüm 4
Uçurumun kenarında
