Hani bir duygu vardır ya, başardığın bir şeyi tekrar başaramayacağını düşünmek. Tırmanmayı başardığın bir dağa tekrar tırmanamayacağını düşünmek...
Hayal kırıklığı. Benim için isimsiz olan bu duygunun yanında gelen berbat bir hediye gibi. Beklentileri karşılayamamak tam bir hayal kırıklığı, gücünü gösterip ayakta duramamak tam bir hayal kırıklığı, sözlerini tutamamak tam bir hayal kırıklığı... çok kötü. Sadece çok kötü.
Bruce' a her şeyi anlatmıştık. Daha doğrusu Chloe anlatmıştı. Ben oturmuş Chloe' yi dinliyor yeri geldiğinde abartmaması için ayağına basıyordum. Chloe her şeyi anlatmayı bitirdiğinde -ki doğru düzgün olan bir şey yok. Hepsini Bruce biliyor zaten- derin bir nefes aldım. Her şeyi noktasına kadar anlatmıştı. O kadar ayrıntıyı ne zaman fark ettiyse artık.
"Tamam... benim için sıkıntı yok. Eğer Vanessa'nın gerçekten yardıma ihtiyacı varsa gelirim tabii ki." Derin bir nefes daha aldım. Bu sıralar çok fazla derin nefes alış ve iç çekme yapıyordum.
"O kadar da yardıma gerek yok ama yardım olsa daha iyi olur yani." Diye mırıldandım. Bruce bu dediğimi duymamıştı fakat Chloe çok iyi duymuş, bana sert bir bakış fırlatmıştı. Benim iyiliğim için mi yapıyor yoksa beni küçük düşürmek için mi anlayamıyorum bazen. Şuan bütün karizmam gitti ya, içim ona yanıyor.
"Vanessa..." dedi Bruce fısıltılı bir sesle. Meraklı bir şekilde başımı kaldırdım ve ne olduğunu sorarcasına ona bir bakış yolladım.
"Bir süre burada durup bana yardım eder misin?" Anlamamış bir ses çıkardım.
"Hangi konuda yardım lazım?" Gözlerinde ki yenilgiyi görebiliyordum.
"Bütün koruyucular halka dayanamadı ve başka galaksilere gitti. Sadece Luis ve ben kaldım," Luis'in ismini söylerken yüzünü buruşturmuştu.
"Ve Luis' te hiç bir şey yapamıyor. Koruyuculuğu asla ve asla başaramıyor. Ben de tek başıma daha da zorlanıyorum. Senin gibi." O an hızlı bir şekilde konuşmaya daldım,
"Hop hop hop. Ben zorlanmıyorum bir kere. Sadece halk bahane bulup üzerime suç atıyor. Buda sinirimi bozuyor ve öfke prob- yani odaklanamamamı sağlıyor bu kadar." Chloe bana sinirli bakarken Bruce tebessüm etti.
"Tamam sen zorlanmıyorsun. Anladım... ama ben zorlanıyorum..."
"Tamam!" dedi Chloe mutlu bir sesle. Gerçi mutlu olduğunu yalnızca ben anlayabilirdim. Çünkü onun nasıl mutluluğunu gizlediğini biliyorum.
"Cidden mi?" dedi Bruce hafif bir umutla. Offf. Chloe!
"Ta-mam." Dedim istemeye istemeye. Bu isteksizliğimi sesime yansıtmamaya dikkat ettim...




