Değişmeye başlıyordu sanki hayatım... hayatıma giren kişiler, kaybedilenler ve şuan durduğum yer. Her şey değişir. Bunu biliyorum fakat her ne kadar bilsem de garipsiyorum. Sanki bunlar hiç yaşanmıyormuş, rüyaymış gibi.
Yönünü karıştırmış bir kuş gibi... sanki sıcak yerler yerine buz gibi karlı yerlere gidiyordum...
"Güzel bir kahve gibisi yok be!" Diyen Chloe'nin bu rahat tavrına şaşırıyordum. Oysa ben burada boş boş stres yapıyordum! Gerçi şu an kafedeyiz neden stres yaptım ki?
"Aynen öyle." Diyerek kahveleri getiren Bruce' un gözleri gözlerime derinden bakıyor, bir şeyleri anlamaya çalışıyor gibi davranışlar sergiliyordu. Tabii bunu sadece benim gözlem yeteneğim söylüyordu. Ya da... klasik saçmala seansım başlamıştı.
"Teşekkürler." Bana uzattığı kahveyi aldım. En sevdiğim kahve! Bunu nasıl bild- ahh! Doğru. Mesajlar... o kadar dikkatli mi okumuştu? Ben bile ne yazdığıma dikkat etmemiştim. Gerçekten en sevdiğim kahveyi hatırlamış mıydı? En son onunla 2 ay önce konuşmuştum! Ama şimdi yeniden okumuşta olabilirdi değil mi?
Sus Vanessa!
"Vanessa!" Yeni bir ses duyduğumda şansıma küfür ettim. Bakışlarım Bruce' ye kaydığında oda yüzünü buruşturarak oturduğum koltuğun arkasına bakıyordu.
Luis mi geldi cidden!
"Vanessa," dedi masanın ucunda durup.
"Neden duymazdan geliyorsun?" Bir de hesap soruyor! Ne kadar yüzsüz.
"Seni ilgilendirmiyor Luis. Başka kapıya." Şaşkın bakışlarla beni savunan Bruce' ye baktım. O ise sert bir şekilde Luise bakıyordu. Luise karşı çok fazla kin tutuyor olmalıydı.
"Ama benden yardım isteyen oydu." Dediğinde Bruce hızla bana baktı. Top ne ara bana geldi ya?
Bakışlarımla Chloe'yi işaret ettim. Bruce ise onaylarcasına başını sallayıp Luise döndü.
"Ama artık istemiyor. Değil mi Vanessa?" Başımı onaylarcasına sallayarak konuşmak için dudaklarımı araladım fakat Luis benden önce davrandı,
"Sen her şeye karışma iste-"
"Sus Luis! İstemiyorum! Ben senden yardım istemedim. Chloe istedi. Senin bizi aşağılamana katlanmamız gerekmezdi, katlanmadık. İstenmediğimiz yerde durmadık fakat senin gurursuzluk tavan yapmış herhalde. Herkesin sana karşı baktıkları yüzden anlaman lazımdı. Anladığını biliyorum da. Senin sesini çekmek zorunda değilim! Rol yapma ve git!" Bu tavrıma karşı somurtan Chloe ve kahkaha atmamak için duran Bruce' ye ters bakışlar atıp sert adımlarla mekanı terk eden Luis, çok kötü rezil olmuştu. Umursamaz zaten... umarım. Yada umursasın! Gurursuz.
Luis' in mekandan çıkması ile kahkahasını tutamayıp gülen Bruceyle beraber bende gülüyordum. Chloe ise garip bir şekilde hızla kalkıp Luis' in yanına gitti. Şeytani bir şekilde bana kaçamak bakışlar yollarken yakalanmadığını sansa da çoktan yakalanmıştı...




