Zeinin gördüğü o rüyadan sonra gece boyu onu uyutmaya çalıştım,Ama uyuyamiyordu, bu süre zarfında bana herşeyi anlatmaktan cekinmiyordu ve hep "beni bırakma, bırakıp git" korkusu vardı içindeO lanet olası annesinden kaynaklanıyorduAilesinden hiçbirini sevmiyordum, Zei tek çocuktu ve kardeşi yoktu, geri kalan hayatında hep yanlız olacağına inanan bir kızdı ve kesinlikle bu döngüyü ben bozdum.İyikide bozdum.Babasınin onu birakip gitmesinden korkuyordu çünkü bu hayatta tek babası vardıVe benParmaklarımla dalgın yüzünü çenesini kavrayarak kendime çevirdim, o yatağın köşesinde otururken, ben ise onun başında dikilmiş onu teselli ediyordum."Zei." dedim tok bir sesle, bana baktı"Sen benim degerlimsin, sana böyle bişey yapmam bile."Bunu soyleyişim sanırım bir kaç defa daha tekrarlandı ama sanki, kırılmış gibiydi."Bu sonuçta bir rüya." diye soylendim."Hem neden seni aşağı atayım yavrum, delidinmi sen?" Sonunda sustu ve bana masumca bakmaya başladıDizinin üzerine çöktüm.Ellerini ellerimin arasına aldım. Ve avucunun içine bir öpücük kondurdum."Sen benim gelinimsin." durdu "Yarın şu saçmalık değişecek zaten." dedim"Umarım." diyebildi.------0-----Robertin cansız bedenini kaldirtmistim O picin kanini yere süre süre, bir hal edecektim.Zei üzerini değiştirirken ben ise adamlarıma komutlar veriyordum.Ellerim arkamda birleşmiş onlara bakarak konuştum."Evraklar düzgün hazırlansın, ve gerekli işlemleri yapın." dedim hepsi onayladı "Bugün." diye devam ettim."Ayrıca o pisliğin cesedinide yakın, anlaşıldımı?" hepsi onayladı Ellerimle alkış yapar gibi şaklattım, "Güzell." Sofraya geçmiş Zeiyi bekliyordum. O sırada telefonumdan bişeyler izliyordum.Aslında fazla yemek yemezdim, zaten hayatta kalmanın tek gereksiniminin kan olduğunu biliyordum. Sadece Zei için ayak uyduruyor, insan gibi davranıyordum.Zei üzerine korumalarda olduğunu bilerek düz siyah bir tişört giymişti, benim dolabımdan Benim kokumun olduğu ve bana ait olan bişeyi giymesi hoşuma gitmişti."Selam hayatım." bu cümle ile irkildim.Bana uzun bir zaman sonra ilk defa hayatım diyordu. Bu benim için çok iyi birşeydi."Naber yavrum?" dedim ve caprazimdaki sandalyeyi işaret ettim. "Otursana." Oturdu ve yemeğini yemeğe başladı."Mehri?" diyen bir sesle ona doğru baktım, o sırada telefonumdan gelen bildirime bakıyordum.Boşver bildirimi Zei daha önemli."Noldu?" "Bugün, sahilde yürüyüş yapabilir miyiz?" bunu istediğini biliyordum, sonuçta biraz hava alması gerekiyordu."Seninle." dediğinde şaşırdım"Benimle mi?" ..... "Peki neden?" dediğimde masumca bana bakmaya başladı."Neden mi?" kıkırdadı "Sen benim sevgilimsin, neden yapmayayım ki?" dediğinde güldüm"Tamam, yemekten sonra yürüyüş yaparız."aslında eski günlerimi bir an hatırladım.Onu en son lunaparka götürmüş, ellerini tutmuştum. İlk defa orada.Sonra bana olan aşkını söylediğinde içim ısındı. İlk defa cansız bedenim orada hayat buldu benim.Sonra ise bu hale nasıl geldik bilmiyorum ama hoşuma gitmişti.
Bölüm 40
40.Bölüm/Mehri
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.