Mehri ile geçen zamanlarım çoğunlukla, onunla birlikte yürüyüş yaparak veya onunla film izleyerek geçiyordu.O sırada ben babamı düşünüyordum...Eninde sonunda onunla yüzleşecektim, Bu benim kaçınılmaz bir sonum olacaktı... Mehri koltukta oturmuş, ben ise masada telefonumdan birşeyler izliyordum. Sonunda telefon yasağın kalkmıştı ama Mehri olmadan biryere gidemiyordum.Birden Mehrinin sesini duydum"Zei." "Efendim?" dediğimde kafamı ona doğru çevirdimBir süre duraksadı, ama devam etti "Saat 1 gibi bir toplantım var," "Evet?" dediğimde gözlerim parladı"İstediğini yapabilirsin, Robert yanında olucak ve sana siyah kartımı vericem."Dediğinde gözlerim parladı, ama paradan değil, özgür olmaktan."Tamamdır!" dedigimde oturdugum yerden kalkıp üzerine atladım.Koltukta onun uzerindeydim"Bak sen şuna," alayla kaşlarini kaldirdi "İşine gelince nasılda kocasi oluyoruz." dediğinde kıkırdadım."Asıl sen kendine bak." .... "İşine gelince nasılda benimle alay ediyorsun!" dedikten sonra dudağının kenarı kivrildi "Öylemi?" dedi ve kolları ile belimi kavradı.Sonra beni gıdıklamaya başladı.Ben gülerken o ise daha çok gidikliyordu.Vampirdi ama işini iyi biliyordu, bu adamla kalmak bana iyi geliyordu, ve onunla geçirdiğim zamanlar boyunca hep haz almıştım.Ama birgün bu elbette bitecekti, babam beni bulduğunda... ne yaşayacagimi bile bilmiyordum.Mehri beni bırakıp gider miydi? yoksa beni gerçekten korurmuydu?-------0------Bir süre sonra odadan çıkarken, üzerimdeki elbise Mehrinin gözünü kamaştırmıştı.Elbise bana Özel yapimdi ve benim için en sevdiğim renk olan mavi rengi kullanılarak tasarlanmıştı."Nasıl?" dedim "Güzel olmuşmu?" Belimden kavrayıp bana bir öpücük kondurdu,"Bu halinle bile beni büyülüyorsun, yavrum."Bende yanağına öpücük kondurdum ama öptüğüm de dudağında ruj izi çıktı,"Benide boyadin be yavrum," dedi ve ruhunu eliyle sildi, Birden babamı hatırlayınca suratım asıldı,"Noldu?" diyen sesi kulağımda cinliyordu "Babam ya beni yakalarsa?" dediğimde bana kizacagini düşündüm."Baban seni yakalayamaz," teselli bir sesle "Eyer olursa bile beni araman yeter."Ona sıkıca sarıldım.Merdivenlerden aşağı inerken, Robert beni bekliyordu.Roberto önüne yavaş adımlarla geldik ve önünde dikildik "Sana emanet, kardeşim." dedi ve beni birkez daha öptü,"Rujun artık dikkat çekmeyecek," dedi gülerek, bende ona karşılık güldümDışarıya çıktığımızda, Robert ile arabaya bindik, Mehrinin dediğine göre çok uzun zamandir arkadaşlarmış, babasının ölümünden beri.....yanındaymış....."Zei?" dediginde yasladığım camdan kafamı kaldırdım"Efendim?""Bugün nereye gitmek istersin?" dediğinde arkadaş olmak istediğini anladım."Fark etmez." dediğimde ise o beni yönlendirmeye başlamıştı.İlk önce bir AVM de alışveriş yapacak, ardından yemek yiyecek sonra ise eve geçecektik.Kısa ama kulağa hoş geliyordu.Bir süre sonra alişveris yerine geldik, yani AVM ye, arabadan inerken elini uzattı, bu çok saçma gelmişti.Elini tutmadan arabadan indim. Bir süre sonra yürüyerek AVM ye girdik, içeri girdiğimizde devasa ve büyük biryerdi bu yerleri daha önce hiç görmemiştim.Aslında içimde huzursuz birşey vardı, acaba arkadaşlarım görürse? ya yanlış birşey olursa? korkusuydu bu galiba.Bir süre sonra yeni kyafetler, elbiseler almak için bir mağzaya girdim. Elimdeki karta baktım."Mehri Kah" onun kartiydiAslında birşey harcamak istemiyordum, calisanlar bana dik dik bakıyor, Robert ise beni zorluyordu.Kyafetleri denemem için bana veriyordu ama Mehrinin parasını harcamak istemiyordum.Çünkü ben suçluyum, oyleyimde.Calisanlarin fisirdasmalarinj umursamazdan gelmeye çalışarak korumalar eşliginde bir reyona ulaştım,"Tanrım." diyerek iç geçirdim Ben istesende bu degismeyecekti, hep aynı olacaktı bunun için Mehriyi suçlayamazdim.Bir süre sonra çok güzel mavi bir elbise gördüm, üzerinde simlerle dokunuş olacak bir biçimde suslenmisti, ve çok güzel duruyordu.İçimden almak istiyordum, hemen elbiseye yöneldiğimde çalışanlardan biri gelip, elbiseyi aldı."Üzgünüm, Zei Kah hanım." kaşlarımı çattım "Kocanizin parasıyla bile alamazssınız, satışta değil." tam birşey soyleyecekken korumalardan biri onun fotorafını çekti.Kadın dona kaldi."Mehri beye gonderiyoruz, son iş gununuze veda edin." diye bir ses duyunca alayla ona baktım. Sonra çalışanaArdından burayı terk etmek için öne attılarak hızlı adimlarla gittim.-------0----O kadından sonra birkaç mağza daha gezmiş ama sadece 1 ürün almıştım,Çalışanin dediklerinden sonra toalete ağlamak için gittiğimde bile alay edici bakişlar uzerimdeydi.Cidden acınası bir durumdu.Yemek yemek için bir restoran seçtim ve orada yemek yemek için girdim.Sipariş vermek için kasaya yoneldigimde bir kadın sertçe omzuma çarpti ve kasanın arkasına geçti "Hey!" dediğimde kadın bana döndü ve devam etti"Zei Paraphone?" dedi alayla ve güldü "Senin gibi faişelerin burada işi yok." dediğinde "Senin gibilerin seviyesine inmeyeceğim, sadece yemeğimi yiyeceğim," küçümser bir tavırla ona omzumun aşağısından baktım, "Sana bir köpek maması rica ederim ama?" dediğimde kadın üzerime atıldı ama onu tek vuruşla yere serdim.Birden herkes ayağı kalktı ve gürültü eşliginde kimisj video, kimisi fotoraf çekmeye başladı. Ben ise ayağa kalktım ve mekanı terk ettim.Bir süre sonra başka bir yerde nihayet sipariş vermiştim, 4 koruma, Robert ve kendim içinde yemek soylemiştim.Yemek yerken Robert bana içki ismarlamayi teklif etti önümüze rakı geldiğinde şaşırarak ona baktım, ne kadar çok sevsemde bugün Mehri ile içmeye söz vermiştim."Üzgunum Robert," dedikten sonra bir anda onumdekini alıp bana içirmeye başladi.Birkaç büyük yurdundan sonra sarhoş olmak uzereydim.Birden elini nazikte tutup indirdim, aslında amacını anlamamıştım, neden böyle yapiyordu? neden bana iciriyordu?....-------0-----Bir süre sonra evin sokağı göründü ama hala Robertin bana neden zorla içirdigini anlamıyordum.Sanki bu kötü niyetli birşeydi, ama umursamadım. Sonuçta Mehri ile zor bir dönemdeydik ve üstüne birde en yakın arkadaşı hakkında endişelenmesini istemiyordum.Bir süre sonra eve vardık, bana zorla içki içirmişti, ama sorun şu ki Mehrinin toplantısı uzun sürerdi, bu adam ne planlıyordu?Eve vardığımda sarhoş değildim, sadece numara yapıyordum.Gerçek niyetini öğrenmek için.Beni kolumdan tutarak koltuğa götürüyordu,"Bırak beni!" diyerek karşı çıktım ve kolumu sertçe ondan çektim."Pisliksin sen!" diyerek yüzüne bir tokat geçirdim.Eliyle yanağını tuttu."Faişe!" diyerek üzerime atlamaya çalıştı ama 2 hareketle yere serdim, "Geldiğimden beri!" dedi ve delice güldü "Seni izliyordum, ama sen!" .... "Bana yüz vermedin!" Şimdi ne planladığını anlamıştım!Derken kapı bir anda sonuna kadar açıldı....
Bölüm 37
37.Bölüm/Zei
