Şehir, sabah olduğunda bile karanlığını tamamen bırakmazdı. Özellikle bazı sokaklar… özellikle bazı insanlar.
Kerem, gece boyu uyumamıştı. Duvara yazılan o cümle aklından çıkmıyordu: “Valentina uyandı.”
Bu bir tehdit miydi, yoksa bir işaret mi?
“Komiserim,” dedi ekipten biri, “depo çevresindeki güvenlik kameralarını inceledik. Bir şey var.”
Ekranı açtıklarında görüntü net değildi ama bir siluet seçiliyordu. Uzun siyah bir mont, sakin yürüyüş… ve arkasında iki araçlık koruma.
Kerem gözlerini kısmadan baktı.
“Bu kadın… kim?”
“Yüz net değil ama… mafya ailesiyle bağlantısı olduğu düşünülüyor.”
Kerem derin bir nefes aldı.
“Valentina.”
Aynı saatlerde Valentina, şehir merkezine gitmek üzere arabadaydı. Yanında yine o sessiz adam vardı: Luca.
“Polis seni arıyor,” dedi Luca. “Artık doğrudan senin adını konuşuyorlar.”
Valentina camdan dışarı baktı.
“Bıraksınlar konuşsunlar,” dedi sakin bir sesle. “Konuşanlar hep en son susanlardır.”
Luca ona baktı.
“Bunun sonunda savaş çıkacak.”
Valentina hafifçe başını çevirdi.
“Zaten herkes savaşta, Luca. Sadece bazıları henüz farkında değil.”
Depoya giden yol kapatılmıştı ama Kerem kuralları pek umursamazdı. Tek başına, yan sokaktan içeri girdi.
Sessizlik… fazlaydı.
Tam ortada duvar hâlâ duruyordu. Aynı sembol, aynı mesaj.
Ama bu kez altında yeni bir şey vardı.
Taze yazılmış gibi duran bir cümle:
“O buraya gelecek.”
Kerem o anda arkadan gelen ayak sesini duydu.
Yavaş… kontrollü… hiç acele etmeyen.
Elini silahına götürdü.
“Dur!” dedi sertçe.
Ses kesildi.
Ve ardından bir kadın sesi duyuldu.
“Sence bu kadar basit mi?”
Kerem arkasını döndü.
Valentina, birkaç metre uzağında duruyordu. Siyah bir ceket, sakin bir duruş… ve gözlerinde tuhaf bir soğukluk.
İkisi ilk kez yüz yüze gelmişti.
Sessizlik ağırlaştı.
Kerem silahını indirmedi.
“Sen kimsin?”
Valentina hafifçe başını eğdi.
“Beni arıyormuşsun.”
Kerem bir adım öne çıktı.
“Cinayetlerle bağlantın var mı?”
Valentina gülümsedi.
“Yanlış soru.”
“Doğru soru şu olmalıydı: Bu cinayetleri ben mi yönetiyorum… yoksa ben de mi hedefim?”
Kerem’in bakışları sertleşti.
“Ben cevap istiyorum.”
Valentina bir adım daha yaklaştı.
“Cevaplar tehlikelidir, komiser.”
O an, uzaktan bir silah sesi duyuldu.
İkisi de aynı anda hareket etti.
Valentina Kerem’i kolundan çekip duvarın arkasına itti. Kurşun beton duvara saplandı.
Kerem şok içinde ona baktı.
“Beni neden korudun?”
Valentina gözlerini kaçırmadan cevap verdi:
“Çünkü seni öldürmek… benim planım değildi.”
Ve o anda Valentina’nın arkasından gelen gölge, her şeyi değiştirecekti.