İçeriğe geç

Uzi el Chavo

Bölüm 5 · 4 dk okuma

Uzi el Chavo

Bölüm 5

5. Bölüm

- Hatırlıyor musun o gece Mali'nin denize düştüğünü, salak ayakkabılarıyla atladı!

Özkan sesi ve kahkası arabada yankılandı. Ve Mali konuya atladı.

- Ayakkabı değildi lan, terlikti, bırak artık şu konuyu!

Telefonuma uzanıp müziğin sesini biraz daha açtım. Onlar konuşurken dışarı izlemeye devam ettim. Gece olmuştu ve Haziran'ın 11'ydi ama hava serindi ve tüm camlar açıktı.

Keşke azıcık aklımı kullanıp çantama ceket koysaydım.

- Anıl en yakın petrol ofisinde duralım. Hem benzin hem atıştırmalık azaldı.

Uzi sakince konuştu. Bir süre sonra Anıl arabayı benzin istasyonuna sürdü.

- Tuvalet ve market molası, sonra yola çıkıyoruz. Bu sefer direksiyon bende. Anıl sen biraz dinlenirsin.

Bende kalkıp petrol ofisinin tuvaletine girdim saçımı düzeltip yüzümü yıkadım ve güneş kremini tazeledim. Çıktığımda eski bir arkadaşı gördüm Mert. - Mert abi!

Ne yaptığımı bile bilmeden koşup ona sarıldım. Eski zamanlarda abim yerine geçen kişiydi ve eski zamandan bir şey görmek güzeldi. Demek ki ben hastaneye yattıktan sonra eski hayatım yok olmamış.

Mert abinin hafifçe güldüğünü duydum. Sarıldı ve omzumu okşadı.

- Naber cimcime özledin mi beni? Televizyonda gördüm seni, Uzi abinmiş. Üstüme kuma ha? Aşk olsun.

- Hala benim sadece bir tane Mert abim var.

Sonra fısıldadım. - Uyku ve ağrı kesici var mı yanında?

Fısıltısını duydum. - Onu az sonra hallederiz, stres yapma ama abin dik dik bakıyor şuan.

Sonra kolunu omzuma doladı ve sesini normal seviyeye çıkarıp konuştu.

- Gel sana bir şey ısmarlayım.

Tek içimlik kutu süt içeceklerin reyonuna yürüyüp bir tane çikolatalı süt aldı.

- Hala seviyorsun değil mi? Hayatın değişince çikolatalı sütü de bıraktıysan küserim.

- Çikolatalı süt mü gerçekten mi? Çok teşekkürler.

Sütün parasını ödedi sonra bir paket kek verdi, dokununca anladım. İlaçlar ordaydı hızlıca çantama tıktım. Benzin istasyonundan çıkınca soğuk hava tekrar vurdu. Mert abim arabanın yanına kadar benimle yürüdü. Sonra ayrıldık ve ben arabaya binip çikolatalı sütün pipetini taktım.

- O adamı hiç gözüm tutmadı. Dikkatli ol , Nazar.

- Ne zamandan beri hayatıma karşıma yetkin olduğunu bana bir hatırlatır mısın?

Çenesi sıkıştı ama bir şey demedi.

Kulaklığımı taktım ve çikolatalı sütümü içerek dışarıyı izledim.

O sırada kucağıma Modd'un attığı gri kumaş yığını düştü.

- Al üşüme.

Pahalı bir sweatshirt olduğu belliydi ve şey kokuyordu... Uzi parfümü.

Vay Çakal.

Hızlıca sweatshirtü üzerime geçirdim çünkü gerçekten hava soğuktu. Başımı cama yasladım. Gözlerimi kapatıp kendimi tamamen bıraktım...

Araba durduğunda gözlerimi açtım. Gözlerimi ovuşturup baktım biraz uzakta bir araba yol kenarına çekmişti.

- Biz bir sorun var mı , yapabileceğimiz bir şey mi bakmaya gidelim. Sen ister gel ister bekle sen bilirsin.

Özkan arabadan inerken konuştu. Fırsat bu fırsat.

- Ben kalıyım ya zaten yapabileceğim bir şey yok.

Onlar hepsi gittikten sonra çantamdaki kek kutusu açıp şişedeki ilaçlardan bir tane alıp içtim.

İçimi bir huzur doldurdu. Sonra gözlerimin ağırlaşmasıyla uyudum...

(Uzi'nin gözünden)

O adamda kafamı kurcalayan bir şey var ama anlamıyorum. Kimlerle yürüdün sen bu zamana kadar Nazar. Arabaya dönünce onu gördüm. Küçük beyaz bir inci tanesi gibi uyuyordu. Sweatshirt ona çuval gibi olmuştu.

Beynim çığlık çığlığa bağırmaya başladı bu kız sadece uyumuyor garip bir şey var diye. Sadece yorgun diyerek geri plana attım.

Mali arabaya otururken konuştu.

- Minik kuşumuz uyumuş. Onu biraz yorduk herhalde.

Özkan sözü devam ettirdi.

-O düşüşten sonra normal bence ama öyle bir sürsüldü gitti ki. Gülmemek için dişimi sıkmaktan çenem ağrıdı.

Anıl yorgunca Nazar'ın yanına yığılırken konuştu.

- Bırakın artık şu kızı da ben uyuyayım.

Yol biraz sohbet biraz sessizlik içinde geçti. İskelenin yakınlarına park edince gözüm arkaya kaydı. Nazar hala uyuyordu ve uyandırmak için fazla huzurluydu.

Kalkıp yanına gittim beynimin tekrarladığı " saçmalama napıyorsun sen" sesleriyle birlikte Nazar'ı kucakladım.

- Lütfen şimdi uyanma lütfen uyanma lütfen.

Diye mırıldanarak tekneye taşıdım.

Anıl - Oda psylaşımını yapabilir miyiz artık? Bir yatakta uyumak istiyorum.

Özkan - Peki, çift kişilik odayı sen almak ister misin Uzi? Nazar tek olmaktansa yanında daha rahat eder bence.

Nazar? Benden köşe bucak kaçan sözde kardeşim , saçmalama.

Uzi- Bana farketmez istediğiniz gibi yapın.

Modd - Kolun ağrıyacak oğlum, Bırak artık kızı. Bence teknenin altında saklanmaktansa yukarı çıkalım. Orda konuşuruz kim hangi odayı alıyor diye.

- Bence uygun ne diyorsunuz?

Yukarı çıkınca ay ışığı hemen gözümü aldı. Nazar'ın kenar minderli oturaklara yatırıp rahatsız etmesin diye saçını omzundan ve ensesinden sakince ittim.

Harika küçük kardeşim bütün gece kapana kısılacam. Hala aşağı inmemiş ay altında oturuyorduk. İnternette gezinirken bir haber dikkatimi çekti. Bu adam tanıdık geliyor... Mert!

Hemen haberi okudum.

" Uyuşturucu Ticaretinden Yargılanan Şüpheli Beraat Etti

Muğla'da madde ticareti suçlamasıyla yargılanan Mert Demir (20), 4 aylık yargılama sürecinin ardından delil yetersizliğinden beraat etti. Karar, mahalle sakinleri arasında tepkiyle karşılandı. Bölgede uzun süredir faaliyet gösterdiği iddia edilen şüphelinin serbest kalması, güvenlik endişelerini artırdı. Soruşturma dosyasının yeniden açılabileceği belirtiliyor."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.