İçeriğe geç

Uzaklarda buldum seni

Bölüm 3 · 1 dk okuma

Uzaklarda buldum seni

Bölüm 3

Farklı bir duygusun

kore’ye gidişim bir emirden çok, kaderin sessiz çağrısı gibiydi. Resmî kayıtlarda adım “hemşire” olarak geçiyordu ama içimde taşıdığım sorumluluk bir askerin yükünden farksızdı. Uzun ve zorlu yolculuğun ardından cepheye vardığımızda, barut kokusu ve çığlıklar gökyüzüne sinmişti. Orada, insan hayatının bir anlık nefese bağlı olduğunu öğrendim. Bir gün sahra hastanesine ağır yaralılar getirildi. Kargaşanın ortasında, annesini kollarının arasına almış bir adam dikkatimi çekti. Gözleri korkuyla değil, kararlılıkla doluydu. Annesi yaralıydı; adam onu korumaya çalışırken bir an bile geri çekilmemişti. O gün, annesiyle birlikte tüm ailesini kaybettiğini öğrendim. Acısı tazeydi, yarası derindi ama ayakta duruyordu. Onu tedavi ederken ellerim titremedi, ama kalbim ilk kez bu kadar hızlı attı. Adı İoe’ydi. Konuşurken sesi kısık, bakışları uzaklardaydı. Kaybettiklerini anlatmadı; sessizliği her şeyi söylüyordu. Günler geçtikçe yollarımız sık sık kesişti. Yaralarını sararken yalnızca bedenini değil, yüreğini de korumaya çalıştığımı fark ettim. Savaşın ortasında filizlenen bu duygu yasaktı, tehlikeliydi ve belki de imkânsızdı. Ama her patlama arasında, her sessiz gecede, birbirimize tutunmak hayatta kalmanın başka bir biçimi oldu. İoe, annesini koruyamadığı için kendini suçluyordu; ben ise kurtaramadığım her yaralı için içimde bir iz taşıyordum. Acılarımız bizi ayırmadı, aksine birbirimize yaklaştırdı. Bir gece, sahra hastanesinin dışında, soğuk rüzgârın altında konuşmadan yan yana durduk. Göz göze geldiğimizde kelimelere gerek kalmadı. Savaşın ortasında, kayıpların gölgesinde, ikimiz de aynı şeyi biliyorduk: Hayatta kalmak, bazen bir başkasının kalbinde sığınak bulmaktı. O an, birbirimize âşık olduğumuzu sessizce kabul ettik.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.