Onu lafa tutmam işe yaramış olucak ki yaramı unutup lafa daldı. Aile meselesinin tamamını anlattığımdaki tepkisi çok iyiydi. İlk beş dakika şaşkın bir şekilde olayı anlamaya çalışmış anlayamayınca bana bakıp hasiktir diyerek olayları özetlemişti.
Bana dönüp " Şimdi ben doğru mu anlıyorum sen bebekken karıştırılıyorsun 23 yıl sonra karıştırıldığın öğreniliyorsun" dediğinde başımı salladığımda bana dehşet bir ifadeyle bakıp " Siktir " diyerek kendine gelmeye çalıştı. " 23 yıl neredeymiş bunlarda 23 yıl sonra öğrenmişler " dediğinde başımı sağa sola salladım. Harbi 23 yıl boyunca hiçbir şey yapmayıp 23 yıl sonra bu kız üvey dna testi mi yapalım demişler. Değişik.
İkimiz konuşurken odaya hemşire girip bana döndü " Almila hanım test sonuçları çıkmış aileniz sizi bekliyor " dediğinde başımı sallayıp rüzgara döndüm. " Gazam mübarek olsun yiğidim " diyerek odadan çıktım. Lan ne ara 2 saat geçmişti. Biz rüzgarla 2 saattir konuşuyor muyduk? Tabi 5 ay boyunca buluşmayınca böyle oluyor.
Hızlıca doktorun odasına girip kapıyı çaldım. Gir komutuyla içeri girip daha demin oturduğum tekli koltuğa oturdum. Herkes oturmuş doktorun söyliyeceği test sonucunu bekliyordu. Doktor testi açıp inceledikten sonra konuşmaya başladı.
" Dna testine göre Almila Öztürk Gökhan Uyar 'ın ; Ceylin Uyar Hakan Öztürk'ün kızıdır " diyerek son noktayı koydu. Gerçekten karıştırılmıştım. Lan şimdiye kadar taşak geçiyordum da bu harbi çok sikko birşey. Doktorun dedikleri herkesi düşünceye sürüklemişti. Eski aile yeni kız bakıp " hadi eve gidelim" diyince yeni kız sevinip koşarak yanına gitti. Ona sarılıp " tamam baba " diyerek kol kola dışarı çıkınca ben yeni ailenin yanında bok gibi ortada kaldım.
Onlar bana bakıyor ben onlara bakıyorum , bir süre bakıştıktan sonra biyolojik anne yanıma gelip " Ben Serpil kızım . Tanışalım mı ? " diyince ona gülümseyip " Merhaba Serpil hanım ben de Almila "diyerek kendimi tanıttım. Ne tanıtma ama onlar zaten adımı daha demin doktordan duymamışlardı. Tolga yanıma gelip " Vay motosiklet delisi kız , kardeşimmiş " diyerek gülümsedi. " Sonunda ailede zevkli birisi oldu "ona cavep vericekken çalan telefonum ile sözüm yarıda kaldı. Telefonuma baktığımda bilinmeyen numara olduğunu gördüm . Biyolojik aileye bakıp " 1 dakikaya geliyorum " diyerek dışarı çıktım. Telefonu açıp karşı tarafı dinlemeye başladım.
" Binbaşı Alaz Kurt " diyerek kendini tanıttığında beni neden aradığını sorguladım ayrıca ben bu adamı tanımıyordum.
" Yüzbaşı Almila Öztürk . Erzurum . Emret komutanım " diyerek tekmil verdim. "Neden aramıştınız komutanım ? "diye aklımdaki soruyu sordum. "Sana bir süpriz var . Seni kaçıran Alex piçi hediye paketi şeklinde seni bekliyor eğer ki gelip hediyeyi almak istersen albaydan önce askeriyede olman gerekiyor " dediğinde resmen gözlerim parladı. İntikam !!!
" O kadar uğraşıp benim için hediye hazırlamışsınız komutanım gelmemek ayıp olur şimdi 20 dakikaya ordayım " dediğimde gülerek telefonu kapattı. Galiba Alaz Kurt beni o gün kurtaran timin başındaki komutandı . Koşarak asansöre giderken biyolojik ailenin beni beklediği aklıma geldi. Geri dönüp onlarla konuşacakken yanıma rüzgar geldi. Bence işi ona devredebilirdim . Rüzgara bakıp " Yeni aileye telefon numaramı verip acil işimin çıktığını söyler misin ? görev var da " dediğimde başını sallayıp gidicekken kolundan tuttum.
" Asker olduğumu söyleme " dediğimde başını sallayıp gitti. Rüzgarın gidişinden sonra hızlıca asansöre binip aşağıya indim. Motosikletime binip askeriyeye ışınlanarak 10 dakika da vardım. Askeriyenin bahçesindeyken Alaz konutanı arayıp nerede olduğunu sordum. Askeriyenin arkasındaki adam konuşturduğumuz yerde olduğunu söyleyince hızlıca yanına gittim.
İçeri girdiğim anda karşımda bağlı bir şekilde duran Alexi gördüm. Hızlıca içeri girdim. Zaten biraz hırpalanmıştı ama bu daha hiçbir şeydi. İçeride sadece Alaz komutan vardı. Bana Alexi gösterip.
" Senin halini görünce intikam almak istersin diye düşündüm. Şimdiden söyliyim Albayın haberi yok öğrenirse topu sana atıp kendimi kurtarırım" dediğinde kahkaha atıp başımı salladım. Elime geçen bir bıçakla alexin yanına gittim. Bıçağı alıp kolunda keskin bir yara açıp işkenceye başladım.
Kaç dakika oldu bilmiyorum ama benim içim soğumuyor. Alex bayıldı ama bayılmasını umursamadan devam ediyordum. Alexin yanında kaldığım süreçte neler yaptığını öğrendiğim için kendim için değil onlar için yapıyordum. Gerçi biraz da kendim için yaptım ama olsun. Alaz komutan bu süre boyunca oturup beni izlemişti. Arkamdan gelen sesle arkama baktım. Alaz komutan yanıma gelip halime baktı. Ben de halime bakınca her yerimin kan içinde olduğunu gördüm.
" Benden daha iyi işkence yapıyorsun " diyerek adama baktı. Yüzünü buruşturup bana baktı . " Ben de devam et isterdim ama devam edersen büyük ihtimal ölücek ve bu it ölürse albay da bizi öldürür o yüzden durman gerekiyor " dediğinde Alexe baktığımda haklı olduğunu gördüm.
Alaz Komutan gidip havlu aldı ve bana verdi. Ellerimi ve yüzümü havluyla sildikten sonra halime baktım. Bu halde dışarı çıkarsam herkes bana bakardı. Kıyafetlerimin kandan kıyafet denilecek hali kalmamıştı. Alaz komutan bana bakıp gülümsedi ve üstündeki ceketi bana verdi. Ceketini çıkarınca üstündeki kıyafetten kasları gözüküyordu. Alaz Komutana dikkatli bakınca dudak uçuklatan bir yakışıklılığı olduğunu fark ettim. Alaz komutana daha fazla yakalanmamak için bakışlarımı vücudundan çekip verdiği ceketi aldım.
Üstümdeki kıyafeti çıkarıp sporcu atletimle kalınca bu sefer onun bakışlarını üzerimde hissettim. E tabi bizimde kaslı bir vücudumuz vardı. Kıyafeti yere atıp onun verdiği ceketi giydim. Ona dönünce bakışlarını üzerimden çekip kapıya doğru yürümeye başladı. Arkasından yürüyerek depodan çıktım. Arka taraftan yürüyünce ilk biraz niye arka tarafa doğru yürüdüğümüzü sorgulamış sonradan altımdaki donun hala kanlı olduğu aklıma geldi. Arka taraftan hızlıca içeri girdik. Alaz komutan kendi odasına ben de kendi odama gelip içeri girdim.
Hızlıca donumu odadaki kıyafetimle değiştirip koltuğuma oturdum. Özlemiştim odamı . Odamla hasret giderirken telefonum çalınca telefonuma baktım. Yine bilinmeyen numaraydı . Açıp karşı tarafı dinlemeye başladım.
" Alo" dediğimde serpil hanımın sesini duydum.
" Heh kızım bu akşam eğer ki bir işin yoksa yemeğe gelebilir misin. Hem tanışmış oluruz " dediğinde her ne kadar bugün evde yatma hayallerim olsa da Serpil hanımı kırmamak için bu hayallerimden vazgeçtim.
" Olur Serpil Hanım . Bana evin konumunu gönderir misiniz" dediğimde serpil hanım "tamam kızım" diyerek telefonu kapattı. Eve gidip banyo yapmam gerekiyordu. Motosikletimin anahtarını alıp aşağı indim. Motosikletime binip evimin yolunu tuttum.