İçeriğe geç

UYANAMAYANLAR

Bölüm 4 · 8 dk okuma

UYANAMAYANLAR

Bölüm 4

Fantastik 4'lü

17 Eylül 2015

Gene bir öğleden sonra 10-K sınıfı akıllı tahtada çalan 'MFÖ - Ali Desidero' şarkısıyla yankılanıyordu. Rüya ayakta Afra'yla birlikte hem şarkıya eşlik edip hem dans ediyordu.

"Ali, Ali Desidero!"

Açelya ve Eylem de o sıra yerlerinde oturmuş, telefona bakıyorlardı.

"Rüya! Yeter ya!" Açelya bağırıyordu ama Rüya hiç duymuyordu. Artık Rüya, kabusa dönüşmüştü. "Of!"

O sırada sınıf kapısından bir kız girdi. Bir elinde tuttuğu kağıda baktı, bir de cam kenarı en arka tarafa. Sonra Rüya'ya bakıp haylaz bir şekilde güldü. Yavaş adımlarla Açelya ve Eylem'in yanına gelip elindeki kağıdı Eylem'in sırasına koydu. Açelya kağıda eğilip okumaya başladı.

KİRALIK SIRA

-10-K (Dikkat proje sınıfı!)

-Cam kenarının yanı, havadar.

-Yanında oturanı her türlü sıkıntıdan kurtaran Eylem yanı.

-Ders dinlemek istemeyen için ideal.

-Her türlü şamataya hazır.

-Uyumaya müsait.

Arka Dörtlü kavramına uyan biri aranmaktadır. Seçmeler şu an şimdi başlayacaktır. İsteyenler CV'leriyle gelsinler.

"Bu mu yazdığın ilan?"

"Evet."

O sırada yabancı birini arkadaşlarının yanında gören Rüya, saçı başı dağılmış halde yanlarına geldi. Arkadaşlarına kaş göz yapıp yeni kızın kim olduğunu sordu. Açelya kağıdı Rüya'nın eline verdi. Rüya da kağıdı okuyup yerine koydu.

"Okuyunca aldım direkt çünkü başka adaya gerek yok."

"Sen geçen gün sınıfa gelen kız değil misin? Salı günü, bakıp bakıp gitmiştin." Açelya masaj zinciri oluşturduktan sonra hepsi yerde yatarak kahkaha atarken sınıfa gelen ama hiçbir şey söylemeden giden kızı hatırladı.

"Hee, evet. İlanı gördüm panoda, sonra geldim baktım nasıl bir yer diye. Sizi öyle görünce dedim ki; İşte bu! Tam aradığım ortam, sonra aldım ilanı. Dün gelecektim ama öğleden sonra geldim okula sınıfımı değiştirdim."

"Ee, CV nerde?"

"CV yok, ama bence gerek de yok. Tanıtayım kendimi hemen. Laven ben, okula bu sene nakil oldum. Bir sınavda dört kere uyuma rekorum var. Sıkıcı derslerde sahte belgeyle kaçmakta üstüme tanımam. Derste ders dinlemek harici her şeyi yapabilirim. Çoğunlukla geç kalıyorum. Her türlü şamataya, deliliğe varım. Ayrıca yemeğimi de sınırsız paylaşırım."

Diğer üç kız birbirlerine bakıp güldüler ve kafa sallayarak birbirlerini onayladılar.

"Ben Açelya, valla en normalimiz benim ama tanıyınca normalimizin de normal olmadığını anlarsın. Yanına oturacağın da kağıtta yazdığı gibi Eylem. Onu herkes tanır aslında ama sen yeni gelmişsin okula. Uyurken sakın uyandırma, Rüya geçen sene yapmıştı o hatayı."

"Sakın." Rüya tecrübeyle vurguladı.

"Geldiğinde sahnede kendini kaybetmiş gibi dans eden ve maalesef benim yanımda oturan bu arkadaş da Rüya ama biz ona Kabus deriz. Arada biraz inekleşir ama koridorda tüm gün yankılanan müziğin sebebidir kendisi." Rüya gururla gülümsedi. "Bu arada gerçekten yemeğini paylaşır mısın?"

Laven kafasını sallayarak onaylayıp çantasından bir kutu poğaça çıkardı. Rüya, Laven'i omuzlarından tutarak Eylem'in yanına oturttu. Kendisini de sırasına oturttu.

"O elindeki de ne, oha çok güzel çizmişsin! Eline çizdiğin yemekleri boyayabilir miyim?"

"Ay Açelya bi' sus! Motor gibi daraltma sıra arkadaşımı." Eylem yeni sıra arkadaşına doğru döndü. "Hoş geldin sıra arkadaşım."

"Hoş buldum."

"Sana aşırı eğlenceli bir lise hayatı garanti ediyorum. Bir kaç güne ortama alışırsın, zaten sıkıntı yaşayacak gibi de durmuyorsun." Bir yandan da poğaça yiyorlardı. "Sadece dedikleri gibi uyandırma beni. İstemeden kalp kırıcı oluyorum. Hocalar isterse bırak onlar uyandırsın. Bir de dikkat et tam Rüya'nın menzilinde duruyorsun, kalem fırlatmayı çok sever." Elini Laven'in omzuna koydu. "Laven. Çok eğleneceğiz."

Laven sırıtarak elini Eylem'e uzattı. "Güveniyorum o zaman." Eylem elini sıktı.

"Benim hala bir sorum var." Laven, Rüya'ya baktı. Diğer ikili saçma sapan bir şey söyleyeceğini bekliyordu. "Fangirl müsün?"

Laven gelen soruyu bir an anlamazken Açelya iç çekip elini alnına vurdu.

"Ee, hayır."

"Tamam o zaman. Benim fangirl fobim var da." Rüya full neşeli moduna geçiş yaptı. "El sıkışabiliriz."

"Bak şimdi Laven." Eylem önündeki kızı hedef alıp açıklama yapmaya başladı. "Bu sürekli izlediği animelerden falan bahsedecek. Japonca falan konuşuyor arada, defterine yazı falan yazıyor. Deli yani, çok aldırma." Rüya'nın hiçbir itirazı yoktu. Eylem elini Açelya'ya çevirdi. "Bu da her hafta başka bir şarkıcı zibidiye aşık oluyor. Sürekli onlardan bahsedecek. Su içerken de çok menzilinde durma ayrıca, her an üstüne püskürtebilir. Bu dediğim tüm zamanı kapsıyor çünkü sürekli su içiyor zaten. Dikkat et bu ikisine."

"Bir kere ben-" Açelya hemen kendini savunma moduna geçip sonra vazgeçti. "Neyse. Merak etme Laven, bunun da ne mal olduğunu anlarsın yakında."

"Benim için hiçbir sorun yok." Laven gerçekten de halinden çok memnun ve çok eğleniyor gibi görünüyordu. "Normal olsanız çok sıkıcı olurdu zaten."

Ve son olarak Açelya elini uzattı. "Aramıza hoş geldin Laven. Umarım iki gün sonra kaçıp gitmezsin, ben seni çok sevdim. Doğum günün ne zaman? Umarım benden büyük değilsindir çünkü bu grubun en büyüğü benim."

"20 Ekim."

"Aa. Benden dört gün büyüksün. 24 Ekim benim de."

"Ha-ha! Rüya gene en küçüğümüz kaldı. 3 Mayıs benim." Açelya hala en büyük olduğu için mutluydu.

"Senin?" Laven sorusunu Eylem'e yöneltmişti.

"1 Eylül. Ben o zamanlar burada olmuyorum zaten. Allah'ın cezası akrabalarımın yanına Tatvan'a götürülüyorum zorla."

"Al, Eylem de sürekli bundan bahsedecek işte." Açelya, Eylem'den intikam alıyordu.

"Haklıyım ama, değil miyim?" Açelya ve Rüya bunu kafa sallayarak onayladılar. "Sadece bu yaz 15 tane düğüne gittim ya!"

"Bak bir benim baba tarafım, bir de Eylem'in akrabaları. Daha gereksiz bir kabile bilmiyorum." Rüya'nın gözleri nefret kusuyordu. "Aa!" Rüya'nın modu tekrar bir anda düştü. "Pazartesi sınıflar karışacak. Ya ayrılırsak?"

"Allah kahretsin, unutmuştum ben onu." Eylem, Laven'e açıklama yapmayı da unutmadı. "Ben lanet olası erkeklerden nefret ederim de. Yanlış anlama iki abim bir de küçük bir erkek kardeşim olduğu için."

Laven anlar gibi gülmüştü. "Benim de bir erkek ikizim, iki tane de küçük erkek kardeşim var. Bir de ablam var gerçi." Eylem acır gibi bakmıştı.

"Benim de abim var!" Rüya gene birden yükselmişti. "Ama, çok çok severim. Dünyanın en harika insanıdır."

"Heh, bir de bu var. 7/24 abisinden bahsediyor." Eylem önündeki ikiliyi kınamaya devam ediyordu. "Zaten tanımayan yok artık sağ olsun."

"Bu arada ben dün bu sınıfa geçmek isteyince bana İngilizce sınavı yaptılar. Sonra geçince aldılar buraya. Neye göre ayıracaklarını söylemediler."

"Ay inşallah İngilizce seviyesine göre olmaz, yoksa ben giderim." Endişeli ses Açelya'nındı. "Bu arada nerede oturuyorsun, otobüs arkadaşı mıyız acaba? Ki hiç istemem 79E işkencesine dahil olmanı."

Laven suçlu suçlu gülmeye başladı. "Retrokentte. 5 dakikalık yol aslında ama ben her gün geç kalıyorum. Önceden oturduğumuz yer de öyleydi. Çok yakındı ama her gün geç kalıyordum, üstüme yapıştı artık."

Bu sefer onu anlayan Açelya ve Rüya'ydı. Acılı bir şekilde güldüler. Açelya empatili gözlerle kafasını salladı." Bizimle de Laven, bizimle de. Ben inanıyorum, kader bizi ayırmayacak."

Rüya birden ayağa fırladı." Derse 15 dakika var. Laven'e hoş geldin partisi yapmak için yeterli." Laven'i elinden tutup tahtanın önüne çekti. "Kızlar! Yeni sınıf arkadaşımız Laven'e hoş geldin partisi yapıyoruz! Hazır mıyız?"

"Evet!" Tüm sınıftan coşkulu bir ses çıktı ve hepsi sırayla ikilinin yanına geldi.

Rüya tahtadan 'Erik Dalı' açtı ve tüm sınıf ortada karşılıklı oynamaya başladı. Herkes bir yandan da bağırıyordu. Açelya, Eylem'in fularını alıp alnına bağlamıştı. Sınıftakiler iç içe oynarken denk geldikçe Laven'e 'hoş geldin' diyorlardı.

"İşte bizim sınıf sürekli böyle. Bir de gidip Eylem'in yanına oturmuşsun. Allah yardımcın olsun. Arada kaçar gelirsin yanımıza. Elif ben bu arada. Sizin sıranın en önünde oturuyorum bak."

"Kaçıp gidecek kız şimdi."

"Hoş geldin bacım, Şükran ben de. Arada Eylem'in yanında oturuyordum ama artık sana emanet. Dikkat et Rüya sürekli kalem fırlatıyor. Şunu da vereyim eline ezberlersin."

Laven eline tutuşturulan kağıdı okumaya başladı.

HELAL DİSKO

-Alkol bulunmaz.

-Damsız da girilir.

-Ezanda ara veriyoruz.

-Erkeksiz, rahat ortam.

-Polis baskını yoktur.

-Sürpriz hoca ziyaretleri var.

-Her dil ve türden geniş müzik yelpazesi.

"Ehehehe. Ben burayı gittikçe daha çok sevmeye başladım." Laven'in beklentileri her türlü karşılanıyordu.

O sırada 'Burak Kut - Komple' çalmaya başladı. Kızlar çember oluşturmuş, durdukları yerde dans ederken ortada ele başı Rüya; Açelya ve Afra'yla birlikte daha değişik bir dans ediyordu. Rüya kendini tamamen şarkının ritmine kaptırmış, vücudunu bin bir türlü hale sokmuştu.

Yani değerini bilemeyen aşkın

Güm güm başını vuracak elbet şaşkın

Bırak da bir kire pasa iyice bulaşsın

Tüm kızlar şarkıya eşlik ederken 'güm güm' kısmında sesleri daha da gür çıkmıştı.

Açelya ve Afra yere çömelip dans etmeye devam ettiler. Rüya, Laven'i elinden çekerek ortaya getirdi.

"Senin hoş geldin partin bu. Sen katılmadan olmaz."

Laven de diğerleri kadar coşmadan da olsa sınıfın namına yakışır şekilde bir gösteri sergiledi. Şarkı bittiğinde çoğu yorgunluktan kendini yere attı.

"Ay şu camı açalım, hoca gelecek birazdan." Bu mantıklı kararı veren kızın adı Ceren'di.

"5 dakikamız var. Şey yapmaya yeterli bence." Eylem iki elini aşağı indirip yukarı kaldırarak bir şeyler anlatıyordu.

Diğer kızlar hep birlikte gülmeye başladılar. "Evet!"

Laven ne olduğunu anlamaya çalışırken kızlar ikişerli olarak el ele tutuşup yan yana dizilmeye başladılar.

Laven de koyun psikolojisiyle ellerini Eylem'e uzattı ama Eylem onun elini tutmadı. "Yok sen değil, sen en öne geç."

Laven denildiği gibi en öne geçtiğinde tek başınaydı ve kızların ellerini zincir yapıp hep birlikte onu havaya fırlatmaya hazır olduklarını anladı. Bu aktivite onu heyecanlandırmıştı ama biraz da olsa tereddüt etmişti.

"Merak etme, bizim çok tecrübemiz var. Düşürmeyiz seni. Tüy gibi bir şeysin zaten."

"Geçen sene Eylem'i düşürmüştük bir kere ama, gerçi acemiydik daha o zaman."

"Hadi hadi. Bak koridora çık, koşa koşa gel oradan atla."

Laven yeni arkadaşlarına güvenerek denildiği gibi yaptı. Koşarak kızların ellerinin üstüne atladı. Sınıfın kapısı açık olduğu için başka sınıftan kızlar da kapıdan izliyordu ama onlar geçen seneden bu sınıfın hallerine alışıktılar.

"Ooo!"

Ve Laven havada bir kuş gibi uçarak yere indi. Yüreği hafifçe ağzına gelmedi değildi. Elini kalbine koydu ve gülerek nefes alıp vermeye başladı. Diğer kızlar da ilk denemelerinde böyle olmuştu. Hepsi birden alkış tutup çığlık atmaya başladılar. Eylem kolunu Laven'i omzuna atmıştı.

"Şimdiye kadar en güzeliydi, biliyor musun?"

"Havada asılı kaldın resmen!"

"Sen bizim ustalık eserimizsin!"

"Çok güzel uçtun ya!" Açelya da diğer tüm kızlar gibi sanki kendi atlamışcasına heyecanlıydı.

"Böyle balonu şişirir şişirir sonra birden bırakırsın uçar ya, aynen öyleydin." Rüya yerinde zıplıyordu.

"Hadi, hadi! Bir daha."

Laven bu hissi çok sevmişti o yüzden ikinci sefer için de hiçbir itirazı yoktu. Diğerleri gene ikili gruplar halinde yan yana dizildi. Laven de koridorun başına geçti.

"Ooo!"

Laven koşarak onu bekleyen ellerin üstüne atladı. Bu sefer daha da yükseğe uçmuştu ve çığlık atarak yere iniş yaptı. Hepsi birden kahkaha atarken sınıfın kapısında Nur Hoca onları izliyordu.

"Dikkat mi çekmeye çalışıyorsunuz siz?"

Bölüm sonu

3 yorum