İçeriğe geç

Ütüsüzler Takımı: Macera Başlıyor

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Ütüsüzler Takımı: Macera Başlıyor

Bölüm 3

RENKLİ HATIRALAR OPERASYONU

Küçük Kırışık artık Ütüsüzler Takımı'nın resmî ve en "ince dokulu" üyesiydi. Damla'nın sırt çantasının iç cebinde kendine bir yer edinmiş, çantayla hoplaya zıplaya yürüyen Damla'ya uyum sağlamaya çalışıyordu. Biraz zorlamalı bir uyumdu. Çünkü Damla yürürken çanta bir sağa, bir sola, bir yukarı, bir aşağı, adeta fırtınada savrulan bir yelkenli gibi sallanıyordu.

Küçük Kırışık dayanamadı:

"Damla, acaba çantanı biraz daha sabit tutabilir misin? Çok sallanıyorum. Midem yani pamuklarım şişti."

Damla güldü.

"Tamam, tamam. Ama sen de çok şikâyet ediyorsun. Karşımızda daha büyük bir görev var!"

Berna ve Şeyma sınıfın boş bir köşesinde onları bekliyordu. Küçük Kırışık heyecanla konuşmaya başladı:

"Beni dinleyin! Bu okulda kaybolan tek şey eşyalar değil. Bir de Kayıp Renkler var."

"Kayıp Renkler mi?" diye sordu Şeyma, antenini andıran kaşığını merakla eğerek.

"Evet. Okulun ilk açıldığı yıllardan kalma, renkleri solmuş, unutulmuş eşyalar. Onlar en hüzünlüleri. Eğer onları bulup 'Renk Canlandırma Töreni'ni yapabilirsek, eski ihtişamlarına kavuşacaklar."

Berna: "Peki bu töreni nasıl yapacağız? Ve Kayıp Renkler nerede?"

"Harita var," dedi Küçük Kırışık. "Ama kayıp eşyalar odasında, bir sandığın içinde."

Üçlü birbirine baktı.

"Yani..." dedi Damla yavaşça, "Ahmet Öğretmen'den izin almamız mı gerekiyor?"

Küçük Kırışık fısıldadı: "Sandık, Kayıp Eşyalar Odası'nda. O odaya herkes girebilir. Ama sandığı açmak için bir şey lazım."

"Ne?" dedi Şeyma.

"Sandığın kilidi yok. Sadece ağır. Açmak için üç kişi gerekli."

Ertesi gün öğle teneffüsü geldiğinde Ütüsüzler Takımı Kayıp Eşyalar Odası'na yöneldi. Kapıyı açtılar. İçeri usulca süzüldüler.

Küçük Kırışık yönlendirdi:

"Sol köşe. Üzerinde 'Eski Günler' yazan kutu."

Üçü kutunun başına geçti. Ağırdı ama taşımak mümkündü. Şeyma kaşığını bir kaldıraç gibi kenarına yerleştirdi, Berna ve Damla itmek için hazırlandı.

"Bir, iki, üç"

Kapak gıcırdayarak açıldı.

İçinde, kenarları yıpranmış, elde çizilmiş gibi duran eski bir harita vardı. Damla haritayı açınca gözleri parladı. Okulun eski geçitleri, bodrum koridorları, unutulmuş köşeler. Hepsi işaretliydi.

Haritayı tam alacakken arkasında bir not olduğunu fark etti:

"Sahibini Bekleyenlere."

Damla bunu okuyunca Küçük Kırışık cebinde duygulanmış gibi kıpırdadı.

Takım haritayı kütüphanenin sessiz köşesine taşıyıp masaya yaydı.

Harita yaşlı bir kağıt gibi hışırdadı. Üzerindeki çizgiler sanki bir zamanlar canı olan birinin hatıraları gibiydi.

Küçük Kırışık haritanın üzerine hopladı.

"İşte! İlk kayıp renk burada!" dedi.

Haritada "Solmuşlar Köşesi" yazan bir nokta kırmızı mürekkeple işaretlenmişti.

Berna hafif ürperdi.

"Burası okulun bodrumu değil mi?"

Damla gülümsedi.

"Evet. Ve biz oraya gidiyoruz."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.